Soframızda eksik olmayan meyvelerimiz var tatlısı ve tuzlusu ile, ekonomik değerleri nedeniyle alabildiklerimiz yanında sadece pazarda tezgâhta gördüklerimiz var, derde derman şifa kaynağı özellikleri ile öne çıkanları var. İşte bunlardan biri “Üzüm”; sarısı, siyahı, pembesi, kırmızısı ile Sultaniye, Trakya İlk Eren, Superior Red Glop, Mevlâna, Kripson… Yaş çeşitleriyle, yaprağı, kurusu, çekirdeği, pekmezi, bulama, hoşaf, suyu, pestil, lokum ve köfteri ile sağlıklı beslenmemize katkı sağlayabilecek değerli bir gıdadır. Ayrıca alkol üretimi ile de ekonomik değeri yüksek bir meyvedir. Alaşehir’de doğup büyümenin ve orada dededen toruna aktarılan bir üretim kültürünün uygulayıcısı bağ sahibi olmanın verdiği avantajla yaşı, pekmezi, hoşafı ile soframdan, atıştırmalık olarak kurusu ile avucumdan eksik olmayan arkadaşlarıma ikram etmekten mutluluk duyduğum üzüm hakkında okuduğum kaynaklardan (1,2,3) edindiğim bazı bilgileri paylaşmak istiyorum ki üzüm daha çok tüketilsin ve üreticinin alın terinin karşılığı ekonomik olarak ona destek olunsun. Bağlarımız sökülmesin, üzümcülük bitmesin bizlerde bu şifa kaynağından mahrum olmayalım…

Bağcılık için yerkürenin en elverişli iklim kuşağı üzerinde bulunan ülkemiz, asmanın gen merkezi olmasının yanı sıra son derece eski ve köklü M.Ö. 3500 yılına kadar dayanan bir bağcılık kültürüne de sahiptir. Türkiye ‘de 761.310 dekar alanda yarısına yakını Ege bölgesinde olmak üzere 255.000 ton çekirdeksiz kuru üzüm üretimi gerçekleştirilmekte Manisa’nın Alaşehir ilçesi üretim ve çeşitlilikteki en yüksek payı ile ‘Üzümün Başkenti’ olarak anılmaktadır. Kuru üzüm potansiyeli bakımından dünya üretiminin %40’ını sağlayan ülkemiz, çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde ABD’den sonra 2’nci sıradadır.
Yaş, yeşil, siyah, kara üzüm çeşitli değerlendirme yöntemlerinin oluşu, iklim ve toprak istekleri yönünden çok seçici olmayışı, çok yıllık olması ve çoğalma yöntemlerinin kolay oluşu gibi etkenlerin etkisi ile dünyadaki en yaygın kültür bitkilerinden biridir… Bileşimi ile ilgili verilere göre; karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağı, B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineral maddeler içerdiğinden iyi bir besin, faydalı bir ilaçtır. Özelikle bedensel gelişme, deri ve saç beslenmelerinde iltihaplı, ateşli hastalıklar ve madensel tuz eksiklikleri, böbrek ve karaciğer hastalıklarında yararlılığı tıpça tespit edilmiştir.

Anadolu coğrafyasının en köklü ve zengin mikro besin kaynaklarından biri olan üzüm; içerdiği yüksek orandaki K vitamini, kabuğundaki resveratrol, lif ve güçlü antioksidanlar sayesinde bağışıklık sisteminden kalp-damar sağlığına kadar vücuda çok yönlü fayda sağlar. Vücudu enfeksiyona karşı koruyarak daha dirençli bir hale getirir.
Hücresel boyutta bakıldığında üzümün içinde bulunan bileşenler hücrelerin işlevlerini desteklerken yapısal bozukluklarını önler. Bu nedenle hücre yapısının bozulmasından kaynaklanan kanser için de önleyici ve koruyucu bir etkiye sahiptir.
Kandaki yağ miktarını dengeleyen yeşil üzümün aynı zamanda karın bölgesinde oluşan ve özellikle organ yağlanmasına işaret eden göbek yağlarını da erittiği tespit edilmiştir.
Siyah üzümler, temel olarak antioksidan bakımından yeşil üzümlere kıyasla daha zengindir. Kara üzümün faydaları arasında hücre koruması, hücresel yaşlanmayı geciktirmesi ve yoğun lif miktarı nedeniyle kan şekerini dengelemesi de bulunmaktadır.
Üzümün işlenmesi, taze olarak tüketilmek yerine farklı biçimlerde üretilip kullanılması anlamına gelmektedir.
Bunlardan en yaygın bilinenleri kurutularak, suyu sıkılarak ya da pekmez ve sirke gibi başka besinlere ek olarak tüketilmesidir. Taze üzümdeki su oranının yüksek olması, üzümün işlenmesine olanak sağlayan en önemli faktörlerden biridir.
Aynı zamanda taze üzümde olduğu gibi işlenmiş üzüm de vitaminler, mineraller, lif ve antioksidanlar açısından oldukça zengindir. Üzümün faydaları ve besin değerlerindeki farklılıklar işlenme biçimlerine ve yetiştiği koşullara bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Kuru üzüm faydaları, taze üzüme kıyasla daha fazladır. Bunun temel sebebi kurutulmadan kaynaklı olarak içeriğindeki lif miktarının fazlalığı ve mineral ve vitamin yoğunluğunun artmasıdır. Kuru üzüm de taze üzüm gibi zengin bir B vitamini kaynağıdır.

Özellikle Türk mutfağına kek ve kurabiye gibi hamur işlerine katılarak sağlıklı bir rafine şeker (beyaz şeker) alternatifi olabilir. Yoğurt gibi protein kaynaklarıyla beraber tüketildiğinde tokluk hissini güçlendirir ve güne enerjik başlamanızı ya da devam etmenizi sağlar.
ABD ‘de yapılan son bilimsel araştırmalar, ¼ fincan kuru üzüm de kolonları sağlıklı tutan 1.5 gr. inulin adlı bir madde içermekte olduğunu ve kolon kanseri tedavisinde doğal bir yöntem olarak kullanılması tavsiye edilmektedir.
* Kalp Atışını Düzenler, Yüksek Tansiyonu Azaltır * Kansızlığa İyi Gelir, Kanın Temizlenmesine Yardımcı Olur *İçerdiği Antioksidanlarla Kanser Oluşumunun Önleyicilerindendir * Çocuklarda; Kemik Gelişimini Destekler * Yetişkinlerde; Kemik Yapısını Güçlendirir * İçerdiği Enzimler Diş Çürümelerine Engel Olur * Zekâyı ve Hafızayı Kuvvetlendirir, Stres ve Yorgunluğu Giderir * Sinir ve Kas Sistemini Güçlendirir * Beyin ve Kalp Damarlarını Açar, Beyni Besler *Hormon Düzenleyicidir, Zayıflama Rejimlerinde Ana Ürünlerdendir * Karaciğeri Temizler, Kolesterolü Dengeler * Sindirim Sistemine Yardımcı Olur * Bağışıklık Sistemini Güçlendirir * Göz Sağlığını Korur * Cildi Güçlendirir, Güzelleştirir * Diğer Atıştırmalıklara Göre Daha İyi Enerji ve Tokluk Hissi Verir * İçerdiği bioflavonoidler C vitamini aktivitesini arttırır
100 Gr. Kuru Üzümün Besin Değerleri: Kalori 294, Protein 1,8 g, Karbonhidrat 65 g, Kolesterol 0, Lif 7g, Fosfor 95mg, Kalsiyum 52 mg, Demir 1,8 mg, Bakır 0,35mg, Potasyum 850 mg, Magnezyum 35 mg, A Vitamini 30 IU, B1 Vitamini 0,1 mg, B2 Vitamini 0,08 mg, B3 Vitamini 0,50 mg, B6 Vitamini 0,38 mg
Üzüm pekmezi, su oranı yüksek olan üzümlerin sıkılması ile elde edilen üzüm suyunun kaynatılması ve pekmez toprağı ilavesiyle yoğunlaştırılmasıyla elde edilir. Pekmez lif açısından zengin olmasa da demir, potasyum, kalsiyum ve magnezyum açısından zengin bir besin olarak günlük gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Glikoz ve fruktozun fazla miktarlarda bulunması üzüm pekmezini doğal bir karbonhidrat ve enerji kaynağı yapar. Aynı zamanda kana hızlıca karışarak enerji seviyesini hızlıca etkileyebilir. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Üzüm pekmezi faydaları özellikle hamile ya da emziren anneler için çok kritiktir. Amino asit içeriği hem bebeklerin hem de büyüme dönemindeki çocukların gelişimine önemli katkıda bulunur. Özellikle iştahsızlık ya da anemi (kansızlık) gibi durumlarda pekmezin iştah açtığı ve kırmızı kan hücrelerinden kan üretimini desteklediği bilinmektedir. İçerisinde iki önemli B vitamini bulunur; bunlar, tiyamin adı verilen B1 vitamini ve riboflavin denen B2 vitaminidir. Özellikle riboflavin demir alınımına destek olduğu için kansızlık gibi durumlarda pekmezin tercih edilmesine neden olur. .Pekmezin kara tahin ile karıştırılarak ceviz ile tüketilmesi ise besin değerlerine çok önemli katkılar yapmaktadır…
Ancak tüm bu özellikleri yanında; taze olarak tüketilmesinin yanı sıra kuru üzüm, pekmez ve doğal probiyotik kaynağı olan sirke gibi işlenmiş formlarıyla da hücre yenilenmesini destekleyen bu şifalı meyve, yüksek şeker oranı nedeniyle günlük porsiyon kontrolüne dikkat edilerek günde bir avuç kuru 40-50 gr. yaş olarak 150-200 gr. ölçülü tüketilmelidir. Sağlıklı ve mutlu yaşam dileğiyle sağlıcakla kalın üzümü sofranızdan eksik etmeyin…
(1) https://www.tarisuzum.com.tr/