Günümüz siyasetinde muhalif olduğunu ilan edenlerin CHP’yi böl ve güçsüzleştir, CHP’den devşir iktidar partisinin kulvarına yolla uygulamaları geçer akçe sevgi seli nedeniyle henüz işin özü anlaşılmamış, tepkisellik perdelenebilmiştir. Tiyatro piyesi gibi perde perde oynanıyor. Belediye başkanları, il ve ilçe başkanları CHP’yi güçsüzleşiyor içi boşalıyor manşetleri ile güle oynaya gidiyorlar; belki sonra iktidar partisine de transfer olabilirler çünkü gittikleri partinin elbisesi henüz lastik tutmuyor, kemeri tam bağlanamamış,

Hüseyin TURAN’ın söylediği güzel bir türkü sözü var ne kadar ışık tutmuş günümüz siyasi görünüşe:

Pir Sultana ahvalimi arz ettim
Özünü meydana serdin mi dedi
Elin kusurunu demeden evvel
Sen kendi nefsini yerdin mi dedi

-

Dedim haklı olmak para etmiyor
Dedi sen çok toysun aklın yetmiyor
Dedim bir dediğin birin tutmuyor
Verdiğim ikrarda durdun mu dedi

-

Dedim kervan menzil alsın salını
Dedi emekçiysen yürü yolunu
Dedim öpeceğim dostun elini
Bir kere hançersiz gördün mü dedi

Artık hançerler Arapların kullandığı değil ABD’de üretilen zehirli değil, aromalı hançerlerden. Kullanıcısına çok büyük haz veriyor, hançerlenen ise işi geç fark ediyor. Arap hançerleri bilindiği gibi kullanıcısını da mağduru da anında azap içinde bırakıyor.

Ve hançerci, aldığı hazzın etkisiyle hançerleme işine devam ediyor. Kusuru sadece hazın doyumu yok haz aldıkça açlığı daha da artıyor. Mağdur sayısının artması, doymayı bilmeyene nefis tedavisi şart ancak onunda yöntemi bilinmiyor.

Dün koluna girip yoldaşımsın dediğini hançerlemenin bilindiği sonuç körleşme. Geçici körlük mü henüz teşhisi konulmadı ama yıkıcılığı sadece iktidara yarayan bir yıkıcılık. Öylesine kırıp dökme ki içtikleri su bardağını kırmaktan oturdukları sandalye, dayandıkları masaya kadar kırmak yetmez yürekleri, güveni ve sevgiyi de yıkmak hazzın bir parçası olur.

Sen yoluna ben yoluma olsa sorun yok hala Truva atları ile senin içinde sendenmiş gibi rol kesmekten de vaz geçilmiyor. Piyes perde perde dedik ya! Şöyle bir gerçekte var piyesin kadrosu ne kadar çok olursa ya da bir filmin kadrosu çok olduğu için güzel film güzel oyun olmaz,

güzelliği içeriği,

oyuncunun performansı

senaryonun güçlü işleyişi belirler.

Siyasette de üye çokluğu değil nitelik ve etkisi

Örgütün, örgütlü olup olmadığı

İdeolojik çerçeve kalıcı mı ve geleceğe etki edip etmeyeceğiyle belirler.

Çıkar birliği toplumsal çıkar olursa kabulümdür; zimmi bir azınlığın çıkarına çalışandan hep kuşku duymuşumdur.

CHP’yi bölüp onun oyundan ne kadar aldığın üzerinden siyaset yapmak iktidar yapmıyor. İktidar olabilecek misin ve herkesi kucaklayabilecek misine bakar. Sen daha içinden kaçtığını kırıp döktün, düşman addettin ve düşman kılmaya devam ediyorsun. Kime güven vereceksin bu halinle; piyeslerde kurtarmaz.

Güzel özetlemiş Şifa İstemem türküsünde Nesimi Çimen baba:
-
Şifa İstemem Balından
Bırak Beni Bu Halımdan
Razıyım Açan Gülünden
Yeter Dikenin Batmasın
-
Gece Gündüz Bu Hizmetin
Şefaatin Kerametin
Senin Olsun Hoş Sohbetin
Yeter Huzurum Gitmesin
-
Taşa Değmesin Ayağın
Lale Sümbül Açsın Bağın
İstemem Metheylediğin
Yeter Arkamdan Atmasın
-
Kolay Mı Gerçeğe Ermek
Dost Bağından Güller Dermek
Orda Kalsın Değer Vermek
Yeter Ucuza Satmasın
-
Sonu Yoktur Bu Virdimin
Dermanı Yoktur Derdimin
İstemem İlaç Yardımın
Yeter Yakamdan Tutmasın
-
Nesimi'yem Vay Başıma

Kanlar Karıştı Yaşıma
Yağın Gerekmez Aşıma
Yeter Zehirin Katmasın