Ya da, Birleşik Metal İş Sendikası’nın Kemal Türkler adına hazırladığı kitabın başlığıyla:
Alınterine Adanmış Bir Yaşam.

1960-1980 arası Türkiye’de işçi sınıfının hak arama,
iş-ekmek-özgürlük ve demokrasi mücadelelerinin yükseldiği yıllar oldu…
İstanbul’da olduğum dönemde bir kısmına tanık olduğum,sonrasında bazılarına İzmir’den katıldığım (1 Mayıs 1976-77 gibi…)
bu dönemdeki eylemler,beni ve bizim kuşağı derinden etkiledi.

Tüm bu eylemlerde imzası olan,öne çıkan bir lider vardı:
Kemal Türkler…

İşte birkaçı:

1961 Saraçhane Mitingi.
İşçiler,grev ve toplu sözleşme hakları için meydanı silme dolduruyorlar.
Cumhuriyet tarihinin ilk görkemli yığınsal eylemi…
İşçi sınıfı ayağa kalkıyor…
Lider,Kemal Türkler…

1963 Kavel direnişi…
İşçi sınıfında grev kıvılcımının çaktığı direniş…
Ne diyordu Kemal Türkler?
“Grevimiz yasal değilmiş!
Olmasın! Ama anayasal…”

1966 Paşabahçe grevi…
DİSK’in kuruluşuna yol açan eylem…

1967 DİSK’in kuruluşu…
Ne diyordu kurucularından ve ilk genel başkanı Türkler?

“DİSK’i neden kurmuştuk?
Çünkü Türk-İş ve işçi sınıfının en yüksek noktasında bulunan kişiler,Amerikan dolarına satılmış bir sarı şebeke haline gelmişlerdi…
Çünkü Türkiye işçi sınıfının uyanmaması için etrafı kalın
zincirlerle örülmeye başlanmıştı…Zincirleri patlatıp özgürlüğüne kavuşması lazımdı.Onun için DİSK bayrağını açtık…”

1969 Demir Döküm direnişi…
İşverenin yasal olmayan tutumuna karşı işçilerin kapıları kaynakla kapatmaları…

Ordu komutanının ‘tankları gönderirim!’ demesi üzerine Kemal Türkler’in yanıtı:
“Bizi ezip geçmeden kapıları açamazsınız …Tercih sizin…”

1970.
15-16 Haziran direnişi.
Meclisten çıkan yasa ile,DİSK ve ona bağlı sendikaların işlevsiz hale getirilmek istenmesi üzerine,
fabrikalarından çıkan yüzbinlerin İstanbul sokaklarını,meydanlarını doldurmaları…

Egemen güçlere ‘hodri meydan!’ diyen Kemal Türkler şöyle sesleniyordu:

“Gelsinler…Davetleri kabulümüzdür…İşçi sınıfını ayağa kaldırıyorlar…Biz işçiyiz.Herşeyi yapan işçileriz.
İşçiler durduğu zaman dünya durur…”

Ve 1 Mayıs’lar…
1976 1 Mayıs’ının, Türkiye’de ilk kez yüzbinlerin katılımıyla Taksim’de kutlanması…

Ve çok daha büyük bir katılımla, 1977 1 Mayıs’ı…
Bu gelişmelerden ürken egemen güçlerin tetiğe basarak,meydanı kana bulamaları…

Ardından DGM ve MESS direnişleri…

İşçi sınıfının ekonomik ve demokratik hakları için savaşırken; baskısız,özgür,
sömürüsüz,aydınlık bir Türkiye için iktidar mücadelesi de vermesinin gereğine inanan Kemal Türkler,sendikacı işçi yoldaşlarıyla birlikte 13 Şubat 1961’de Türkiye İşçi Partisi’ni kurar ve ilk genel sekreteri olur…

Ve…
Bu büyük işçi önderi,
22 Temmuz 1980’de faşist katillerce katledildi.
Tetikçiye ‘vur!’ dediler,vurdu…
O sadece bir maşaydı…

Gerçek katiller,Türkiye işçi sınıfının yükselen mücadelesine tahammül edemeyen,dışta ABD emperyalizmi ve içte ona bağımlı sermaye; emekçinin,
demokrasinin, özgürlüğün düşmanı; azgın talan ve sömürüden beslenen
egemen güçler ve onların sırtını dayadıklarıydı…

Amaç, yurtseverlerin,
demokratların,sosyalistlerin susturulup ezilmeleri;
Kemal Türkler gibi efsane önderlerin ortadan kaldırılması ve son taşlarının döşenerek 12 Eylül faşist darbesinin önünün açılmasıydı.

Katledildiğinde 54 yaşındaydı.
Yaşasaydı 100 yaşında olacaktı…
Yeri doldurulamadı…

Peki neydi onu unutulmaz kılan?

Mücadeleciydi.
Sözden öte,işçi sınıfının militan bir eylemcisiydi…
Sınıf ve kitle sendikacılığının kararlı bir savunucusu; sarı sendikacılığın amansız düşmanı; işçi odaklı,tabana yayılan,işçilerin söz ve karar sahibi olduğu bir işleyişin tavizsiz uygulayıcısıydı…
İlkeli,cesur ve sorumluluk alan bir lider olduğu için o işçilere,işçilerde ona güveniyorlardı…

Düşünce ve yaşamı tutarlıydı.
Kişisel çıkar anlayışını elinin tersiyle itiyor; her şeyiyle açık,dürüst,namuslu yaşamıyla işçilerin ve kitlelerin güvenini kazanıyordu…

Ondan önceki ve sonraki sendika liderlerinin önemli bir kısmı,bir partiden meclise girmeyi hedeflerken o yalnızca,işçilerin arasında,
onlardan birisi olarak mücadeleyi önceliyordu…

Sennur Sezer’in dizeleriyle bize şöyle veda ediyordu:

“Kitapları öldüremezler
Alanlarda bizi vuranlar
Tarihi geriye döndüremezler
Hoşçakalın…
Sürdürün savaşı arkadaşlar.”

Doğumunun 100’cü, aramızdan ayrılışının 46. yılında Kemal Türkler’in anısına sonsuz saygı ve sevgiyle…