Bugün, Uluslararası Mitoloji Film Festivali kapsamında Bergama’nın en güzel köşelerinden biri olan binlerce yıllık antik tiyatroda, geçmişle bugünü aynı sahnede buluşturan sesler yükseldi. Dinleyiciler olarak Dr. Ali Özkan’ın sunumuyla Helenistik Bergama’dan bugüne uzanan tarihsel bir yolculuğa çıktık.

Ardından Yaşar Müzesi Müdürü Sayın Rıdvan Gölcük’ün anlatımıyla Anadolu’nun geçmişine, kültürel mirasına ve bu toprakların derin hafızasına bir kez daha, bu kez kendi gözümüzle, yakından baktık.

Anadolu’nun düşünce kökleri yeniden hatırlandı

Sayın Rıdvan Gölcük’ün konuşmasında, Anadolu’nun düşünce tarihine uzanan çok kıymetli bir kapı aralandı. “Her şeyin başı sudur” diyen Thales’ten Batı Ege’de filizlenen akılcı düşünceye; Efesli ve Miletli bilginlerin dünyayı anlama çabasından, düşüncenin bu topraklarda ne kadar erken kök saldığına kadar uzanan bir çerçeve çizildi. Anadolu’da ve Batı Ege’de düşünce çoktan filizlenmişken, bunu sanki bir anda doğmuş bir “Yunan mucizesi” gibi okumanın, büyük ölçüde 19. yüzyıl Avrupa tarih yazıcılığının kurduğu tek yönlü bir anlatı olduğu üzerinde duruldu.

Sn. Gölcük’ün anlatımına göre; Anadolu’nun bütün katmanlı geçmişini kendi tarihimiz olarak düşünmeye başladığımız anda, bu topraklara sonradan tutunmuş bir kalabalık değil; onun mirasını, hafızasını ve ruhunu sahiplenen gerçek bir devamlılık olduğumuzu daha güçlü hissediyoruz. Böyle bir bakışın kentlere, kültüre, yaşama ve insanın kendi iç dünyasına güven, güzellik ve doğal bir koruma duygusu kattığını anlattı.

Bergama için geçmişle bağ kuran bir kütüphane hayali

Sayın Gölcük, Troya Müzesi müdürlüğü sırasında arkeoloji, kültür ve tarihle yaşamı buluşturan pek çok projeye imza atmış bir isim olarak, yılların birikimiyle çok değerli bir düşünce bıraktı ortaya: “Neden eski Bergama Kütüphanesi’nden ilham alan bir kütüphane olmasın?” Ardından şunları ekledi:

Ama yalnızca büyük bir kütüphane değil; bu toprakların bütün geçmişini en iyi anlatan, yaşayan bir kültür mekânı… İnsanların gidip o hikâyenin bir parçası gibi hissedeceği, belki kahvesini içeceği, eski Bergama Kütüphanesi’nde yer aldığı düşünülen antik yazarların eserleriyle ya da büstleriyle karşılaşacağı bir yer… Bergama, antik çağda dünyanın en güçlü bilgi ve kültür merkezlerinden biriydi; şimdi de hikâyesini en güzel anlatan kütüphanelerden birine sahip olsa ne güzel olurdu. Çünkü sadece, kaçırılan eserlerden ya da tahrip edilenlerden bahsetmek yetmez, sahip olduklarımızla neler yapacağımız onları nasıl sahiplendiğimiz de önemli.

Dinleyiciler olarak bu düşünceyle heyecanlanırken, soru-cevap kısmında “Biz ne yapabiliriz?” diye düşündük. Benim de aklıma şu detay geldi: Efsanevi Kibele Taşı’nın Roma’ya kaçırıldığı, Zeus Sunağı’nın ise parça parça götürüldüğü Bergama-Dikili arasındaki yol, sadece gidenlerin değil, başka bir kültürün bekçisi olan bir köprüye dönüşebilir mi? Sn. Gölcük’ün de belirttiği gibi sadece kayıpları konuşmak da yetmiyor; elimizdeki değerlerle nasıl hikâyeler yazacağımız, onların kıymetini nasıl bilip anlatacağımız da önemli.

Asklepion’da şifanın izinde bir yürüyüş

Bu güzel söyleşinin ardından Asklepion’da, Dr. Ali Özkan’ın rehberliğinde, taşların bugüne neler söylediğini duyuran sağlık dolu antik yolu adımladık. Yürüdüğümüz yer sadece bir ören yeri değil; bedenin, ruhun, inancın ve bilginin yüzyıllar boyunca iç içe geçtiği büyük bir hafıza alanıydı.

Günün bir başka hoşluğu da Sibel Onbaşı’nın sağlık ve şifa dolu şerbetleriydi. Karabaş otlu, papatyalı, tarçınlı ve limonlu şerbetleriyle sanki antik dünyanın tatları bugüne taşındı. Tarih bazen bir taşta konuşur, bazen bir seste, bazen de bir yudumda.

Mitolojiyi bugünün diliyle anlatan festival

Uluslararası Mitoloji Film Festivali’nin kurucu direktörü yazar Gülşah Elikbank, sanat yönetmeni ise Gökmen Küçüktaşdemir’dir. Festival, “İnsanlığın Ortak Hikâyesi” yaklaşımıyla film gösterimlerini; söyleşi, panel, atölye, kısa film ve dijital oyun yarışmalarıyla bir araya getiriyor. Resmî festival kaynaklarında etkinliklerin halka açık ve ücretsiz gerçekleştiği belirtiliyor. Festival programında İzmir, Aydın, Manisa, İstanbul ve Çanakkale gibi farklı duraklarda etkinlikler yer alıyor.

6754Cd3B E26F 4Ae3 A1A2 013817A39094

1B002782 0058 448C 821A 03E19Df9F697

D371Bf36 59Ec 4Ecd Afa5 764875A2B387