(Otobiyografi 12)

İskenderun, İskenderun Körfezi kıyısında bulunan, Antakya’dan sonra, Hatay’ın ikinci büyük kentidir. Hatay İli’nin sınırlarını İskenderun Körfezi ile birlikte değerlendirmek gerekir.

İskenderun, Akdeniz’in Orta Doğu’ya açılan kapısı olduğu gibi, İpek yolunun Akdeniz’e ulaştığı ilk liman kentidir.

İskenderun bölgesi, Hatay’ın diğer yerlerinde olduğu gibi, yalnız ulaşım ve geçiş yolu olma özellikleri ile değil, aynı zamanda yerüstü, yeraltı, deniz ve denizaltı varlıkları ile önemlidir.

Örneğin İskenderun, Arsuz’da petrol bulunması (17 Temmuz 1887), güncel olarak İskenderun Körfezi deniz tabanında, “yakın geleceğin enerji kaynağı” olarak tanımlanan GazHidrat varlığı araştırmaya değer konulardır.

Günümüzde, Doğu Akdeniz, Kıbrıs çevresi ve Alanya Boğazı’ndaki deniz altı kaynaklarının araştırılmasında da çok önem kazanmıştır.

Bu yüzden, Üniversite kurumlarının İskenderun’da bilimsel temeller üzerinde kurumsal olarak büyümesi, araştırma merkezleri ve yeni projeler ortaya koyması gereklidir.

Bostan İ. Osmanlı topraklarında petrolün bulunuş ve İskenderun’da ilk petrol işletme çalışmaları. AKDTYK Coğrafya Araştırmaları (1990;2(2):129-135.

Taşman CE. Petrolün Türkiye'de Tarihçesi. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Dergisi 1949; Ekim 39:14.

https://antakyagazetesi.com/hatay-ekonomisinin-kurtulus-recetesi-gaz-hidrat-rezervleri/

01-47

Fotoğraf 12-1. İskenderun’un 1950’li yıllardaki görünümü.

02-18

Fotoğraf 12-2. İskenderun Körfezi, sahil yolu, Amanos Dağları ve Yarıkkaya.

MKÜ’de yeni göreve geldiğimde (28 Kasım 2006-2010), İskenderun’da bir Yüksek Okul (YO)l, bir Meslek Yüksek Okulu (MYO) bulunuyordu.

İskenderun’da öğrenci sayısı 1 500 - 2 000 idi (2010 yılı sonunda 10 000’e ulaşmıştır).

Daha önce İskenderun’da olan Mühendislik ve Su Ürünleri Fakülteleri Antakya’ya taşınmıştı.

Oysa, hedefim Üniversitenin İskenderun ekosistemi içerisinde büyümesi, gelişmesiydi.

İskenderun Üniversitesi (İskenderun Teknik Ü.) kurulması için gerekli tüm yeni birimler (Fakülte, YO, MYO, Program, Bölüm); çoğu önceden tarafımdan çalışılarak bir proje olarak tasarlanmış olsa da, aşamalarla kurullardan geçirilerek, yasal biçimde kurulmuştur.

28 Kasım 2006 günü MKÜ’de göreve başladığımda, İskenderun ve yakın çevresinde, öğrenci eğitimi yapılan; MKÜ İskenderun Turizm İşletmecilik ve Otelcilik Yüksekokulu (YO), MKÜ İskenderun Meslek Yüksek Okulu (MYO), Dörtyol MYO ile öğrencisi olmayan 2 MYO bulunuyordu.

28 Kasım 2010’da, 4 yıllık görevimin sonundaki durumla karşılaştırılırsa, gerçek ortaya çıkar.

MKÜ Mühendislik Fakültesi’nin İskenderun’a taşınması

Elbette ki, yapılar, içindeki topluma değer katan bilim, kültür, düşün ve sanat insanları ile değerlidir.

Bunu gerçekleştirecek olanlar, Üniversite, Fakülte, Okul Üst Yönetimi, Öğretim Üyeleri, Öğrenciler ve görevlilerdir.

Yerel yönetimlerin, STK’ların, yerel halkın da katkısı olmalıdır.

Çünkü üniversiteler;

a) Bilimsel araştırma,

b) Öğrenci eğitimi ve

c) İçinde yaşadığı toplumun sorunlarına çözüm üreten kuruluşlardır.

Üniversite Üst yönetiminin, genelde devletin bütçesinden sağlanan ödeneklerle, emek ve çaba ile yapmış olduğu Fakülte ve Okul yapılarının, bir bütün içinde yönetilmesi, eğitimin geliştirilmesi, eksiklerin giderilmesi, işletilmesi, öğrenci yaşam koşullarının daha iyi olmasıyönetimin ve paydaşların ortaklaşa görevidir.

Bu nedenle, üniversitelerde YÖK’e bağlı merkezi Rektörlük Yönetimi varsa da, ayrıca “kurullar demokrasisi” de vardır.

Türkiye’de demokrasi kültürü ve “entelektüel” yapı geliştikçe, elbette ki uygulamalar da daha iyi olacaktır.

Bunun için de; “eğitimli”, “liyakatli”, “entelektüel”, ileri ülkeleri bilenler iş başında olmalıdır.

Bu “kimselerin yetiştirilmesi, bulunması, işin başına getirilmesi “ başlı başına ayrı bir konudur.

“ÖĞRENCİLER ÖĞRETİM ÜYELERİNİN DENİTÇİSİDİR”

1992 yılında kurulmuş olan MKÜ, kendisi ile aynı yıl kurulmuş diğer üniversitelerin, özellikle öğrenci sayısı açısından çok gerisinde kalmıştı.

Üniversite eğitiminin temel amacı, gençlerin üniversiteye çekilmesi, eğitilmesi ve toplumun ilerlemesine katkı yapılmasıdır.

Öğrenci olursa, üniversiteler gelişir, ilerler.

Bu nedenle yönetimlerin temel görevi öğrencilerin isteklerinin dikkate alınması, varsa eksiklerin giderilmesidir.

İskenderun’a, MKÜ Rektörlüğü ne kadar çok önem ve değer vermiş olsa da başarılı olabilmesi;

– Fakülte, YO ve MYO gibi birimlerin yöneticilerinin çabası,

– Görevli öğretim üyelerinin katkısı,

– Öğrencilerin çözüm üretici “heyecanının” devreye girmesi,

– Kısacası “harmoni” içinde çalışılması le olasıdır.

Bu durum, değişik yerlerdeki okullarda, değişik biçimde ve düzeyde geçekleşmiştir.

Çok başarılı olan yerler olduğu gibi, sıradan işlerin, sorunların çözümlenemediği yerler de olmuştur.

Gerek benim zamanımdaki, gerekse sonraki dönemlerde, öğrencilerin eleştirilerini dikkatle okudum, çok haklı ve yönetimi uyarıcı, yol gösterici, yönetime katkı yapıcı konular yazmışlar. Duydukları bu sorumluluk nedeniyle, kendilerine teşekkür edilmesi gerekir.

Zamanımda, özellikle İskenderun Mühendislik Fakültesi’nin yeni yapılan yerine taşınması (Antakya’dan, İskenderun’a) aşamasında, bağlantı yolu konusu gündeme gelmişti.

Bu konunun, o zamanki İskenderun Belediye Başkanı Sn. Mete Aslan ile görüşülerek çözüme ulaştığını biliyorum.

Diğer konular, yani Fakültenin öğrencilere dönük yapması gerekli ödevleri ve işletmeleri doğrudan Dekan ve Müdürlerin işi olsa da, Rektörlüğün de ilgilenmesi gerekir.

Bir üniversitenin gelişmesi, kalkınması, ilerlemesi için öğrencilere çok gereksinim vardır.

Bu yüzden, MKÜ’de tüm yeni açılan birimlere en hızlı biçimde öğrenci almaya çalışmıştık.

Öğrenci ne istiyor?

Kitaplık istiyor, Kantin istiyor, Yol istiyor, Spor alanı istiyor, Sosyal ortam, Güvenli barınma istiyor, vb.

Bu istekleri ve sorunları çözmek ya da Rektörlüğe bildirmek, her yönetimin temel görevidir.

Bunlar, tümüyle görevin getirdiği doğallık içinde olması gereken işler.

Yöneticilik; beceri, empati ve analitik düşünme gerektir.

Türkiye’de o gün de, bu gün de yaşanan koşullarda, Üniversitelerde yönetimde “liyakat” sorunu hep olmuş, bir biçimde göreve gelenlerin, iş üretmesi, iş odaklı çalışması gereklidir.“

Canda MŞ. Toplumsal Yaşamda, Dünden Bugüne, Liyakatin Önemi. Akademik Akıl. Nisan 25, 2025. https://www.akademikakil.com/author/mscanda/

28 Kasım 2006 - 28 Kasım 2010 döneminde Hatay’da MKÜ Rektörü olarak görev yaptım.

Özellikle, yeni kuruluşlarda, öğrencilerin yakınmalarını, ben de öğrenciliğimde yaşadım.

ODTÜ’de olduğum yıllarda, çok değerli bir Rektör, Kemal Kurdaş bulunuyordu.

O yıllarda ODTÜ öğrencileri, Ankara’nın zorlu kış koşullarında Barakalarda eğitim görmüştür.

Birçok güçlükler yaşanmıştır.

ODTÜ Ormanının oluşmasına, ağaçların dikilmesine tüm öğrenciler hep birlikte katılmıştır.

Benzer etkinlikler İskenderun MYO’da da yapılmıştır.

Her şey aşama aşama, zaman içinde ilerlemiş, daha iyi ve daha güzel olmuştur.

Ege Üniversitesi’nde, Atatürk Üniversitesi’nde, Cumhuriyet Üniversitesi’nde ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde de çok değerli Rektörleri ile karşılaştım.

Sonuç olarak, Türkiye’de yeni Üniversiteler, YO, MYO açılması, gençliğin eğitim görmesi, dünya uygarlığı içerisinde bilimsel, sosyal, kültürel ve diğer alanlarda var olması için, dayanışma ve ”harmoni” içinde, kimseyi dışlamadan, “liyakate” önem vererek daha çok çalışmalıyız.

Umuyorum ve diliyorum ki, MKÜ İskenderun Mühendislik Fakültesi’nin İskenderun’a taşındığı 2008 yılındaki güçlükler, eksilikler, İskenderun Üniversitesi’nin kuruluşuna giden bu dönemde, öğrencilerin yaşamış olduğu güçlükler, günümüzde önemli ölçüde aşılmıştır.

Ancak her dönemde, gençlerin olduğu ortamda, yeni istekler, sorunlar oluşabilir, bunların çözümlenmesi gerekir.

Belirtmek isterim ki, 2006-2010 döneminde yapılan işlerdeki öncelikli amacımız şudur:

– Genç kuşakların, öğrencilerin en iyi biçimde eğitim, öğretim görmesi, dünya uygarlığı içinde, iletişim kurabilen, saygın bir yer edinmesi için çalışmak,

– Depreme dayanıklı ve çağdaş yeni okullar, derslikler,

– Güncel donanımlı laboratuvarlar, atölyeler, spor salonları yapmak olmuştur.

Var olan koşullarda, yapılabilecek her şey, en optimal koşullarda”, eldeki olanaklar sonuna dek kullanılarak yapılmıştır.

Nitekim bu çalışmalar ile 2010 yılı sonunda;

İskenderun Üniversitesi’nin tüm yeni birimlerinin, tarafımdan kuruluşu tamamlanmış,

– MKÜ’nin sayısı 30 000’e ulaşan öğrencisin,

10 bini İskenderun bölgesinde yer almıştır.

İskenderun Basını

Özellikle belirtmeliyim ki, İskenderun Basını:

Disiplinli ve ciddi biçimde çalışarak,

Yapılan tüm işleri günü gününe, tarafsız biçimde, yazıl belge durumuna getirmiş,

Dijital olarak arşivlemiştir.

Bu durum, çok büyük bir öngörü, özveri ve disiplinli çalışma başarısıdır.

---

Emek, çaba, gayret, yürek ve bilginin ortaya koyduğu İskenderun Üniversitesi’nin kuruluşuna giden yolu açan başarının öyküsünü;

İskenderun Basını olağanüstü bir biçimde adım adım yazmış ve dijital arşiv oluşturmuştur. Kendilerini kutlarım ve teşekkür ederim.

----

Çoğuyla henüz tanışamadığım, İskenderun Basının;

– Onurlu, liyakatli , “adsız” üyelerinin tanıklığını,

Tüm çalışmalarımızın, yazılı belgeye dönüştürülmüş olduğunu,

– Böylece, “emeğin” ve “bir hakkın teslim edildiğini”,

15 yıl sonra da olsa, görmüş olmak benim için büyük mutluluktur.

Bu nedenle, yeni yeni de olsa, “yalnız olmadığımı anlıyorum”.

Oysa, 28 Kasın 2006 günü tek başıma gittiğim Hatay’da,

– “Rüzgar gibi soluksuz geçen” 4 yıllık süre sonunda,

Devlet Üniversitesi olarak göreve geldiğim, MKÜ’ni,

– Hak ettiği konuma getirmek, Hatay İskenderun’da ikinci bir Devlet Üniversitesinin kurulması için gerekli koşulları sağlamak,

– Son söz olarak, “Tanımsız bir mutluluğu içinde”,

– Yine bir 28 Kasım (2010) günü,

– Antakya’nın serin ve gizemli sabahında, gönül huzuru içinde ayrıldım.

M. Kemal Atatürk’ün belirttiği gibi;

Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir.”

Bilimin yolunda yürüyenler, er ya da geç kazanır”.

Bilime sırtını dönen kendi gölgesini görür.”

Aziz Nesin’nin “Zübük” adlı kitabı, bu konuyu çok güzel yazar.

Üniversiteler;

– Tüm paydaşları ile bilimin ışığında yürüyerek ilerleyebilir, sorunları çözebilir,

– Yerel halkın kültürünü, refahını, ekonomisini geliştirebilir,

– Türkiye’nin uluslararası alanda daha ileri, daha saygın bir ülke olmasına katkı yapabilir.

Özellikle hem karada, hem denizde var olan, Türkiye’nin sınır ili Hatay gibi yerlerde, bu tür eğitimsel, bilimsel ve kültürel çalışmalar toplumun en büyük gücüdür. 25.08.2026.

00000A1-6

Fotoğraf 12-3. MKÜ İskenderun Mühendislik Fakültesi (2008).

İskenderun Mühendislik Fakültesi görkemli yapısı, 10 aylık sürede (2007-2008), en düşük edere (fiyata) ve rekor bir hızla yapılmıştır.

Geçmişten gelen, “sarmala dönüşmüş”, “sorunlar yumağına” kapılmadan, temiz bir sayfa açılarak, her türlü sorun aşılmış;

– Kaynak yaratılmış,

– Kaynaklar özenle kullanılmış,

MKÜ İskenderun Yerleşkesi açılmış, eğitim, öğretim başlatılmıştır.

“Harmoni” İçinde Çalışma

Buradaki başarımız, MKÜ birimleri ile yerel STK kuruluşları, basın, yereldeki tüm yönetimlerin olağanüstü işbirliği ve ortaklaşa “harmoni” içinde çalışmanın ürünüdür ve örneği azdır.

Ayrıca, planlanan ve yapılan tüm işlerde, MKÜ kurullarından geçirilmiş, saptanan tüm istekler yerine getirilmiştir.

Katkısı olan herkese candan teşekkür ederim.

Benden önceki dönemde, bir biçimde, İskenderun’dan Antakya’ya götürülmüş olan;

MKÜ Mühendislik Fakültesi ve

MKÜ Su Ürünleri Fakültesi’nin

Tarafımdan, karşıtlıklar göğüslenerek, yeniden İskenderun’a taşınması başarıdır.

İskenderun’a taşınan bu Fakültelerin;

Kendi yeni yapılan binalarında eğitim-öğretime başlaması,

Bir yıl gibi kısa sürede başarılmıştır (2008).

Şimdi, birçok yeni bölüm (Program) açılmıştır:

– Elektrik-Elektronik, İnşaat, Makine, II. Öğretim programları.

Ayrıca;

– “Petrol Mühendisliği”,

“Mekatronik Mühendisliği” açılması için de yoğun çalışmalarımız olmuştur.

MKÜ İskenderun Mühendislik Fakültesi öğrenci sayısı;

Yaklaşık 2 katına, 1876’a ulaşmıştır (2008)

Bu sayının arttırılması ve nitelikli teknik elemanlar yetiştirilmesi amaçlanmıştır.

İTÜ, ODTÜ’de olduğu gibi, toplum, sanayi ve endüstri tarafından gereksinim duyulan, çok sayıda yeni program ve bölümün açılabilmesi için çalışmalar sürdürülmüştür.

Mühendislik Fakültesi İngilizce Hazırlık Okulunun açılması

Bu Okulun İskenderun’da kurulması için çalışılmıştır.

Önceki yıllardaki çalışmaların sonunda, 2010 yılında,

MKÜ İskenderun Mühendislik Fakültesi’nde,

“tümüyle önerim ve gayretimle, YÖK onayı ile;

– Petrol Mühendisliği ve

– Mekatronik Mühendisliği Bölümleri açılarak, öğrenime başlanmıştır.

MKÜ Su Ürünleri Fakültesi’nin İskenderun’a taşınması

MKÜ Su Ürünleri Fakültesi, İskenderun’da eğitime geçen yıl (2007) başlatılmıştır.

Toplam öğrenci sayısı 224’e ulaşmıştır (2008).

Fakültenin İskenderun’da, yeni yerinin bulunması, bakım ve onarımının yapılaması, taşınması, öğrenci sayısının artması, görevimin ilk yılında sağlanmıştır.

MKÜ Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı (Yeni)

YÖK’ün 22.05.2007 gün, 30.0.EOB.0.00.00.03- 06.03-1803-012548 sayılı yazısı ile de 2007/2008 akademik yılında öğrenci alınmıştır.

5 bölüme; “Piyano, Yaylı Calgılar, Uflemeli ve Vurmalı Yaylı Calgılar, San, Muzikoloji ve Kompozisyon” öğrenci alarak eğitime başlamıştır.

Üniversite yapılarına değer katan içindeki öğretim üyeleri ve öğrencilerin niteliğidir.

MKÜ İskenderun Mustafa Yazıcı Batı Müziği Konservatuvarı, Öğretim Üyeleri, Öğrencileri ve çalışanları ile olağanüstü büyük başarı göstermiştir.

MKÜ İskenderun Batı Müziği Konservatuarı’nın yapım işi, Yazıcı firması (Diler Holding) tarafından, olağanüstü değerde bir yapı olarak yapılmış ve bu yıl bitirilmiştir (2008).

MKÜ’de geçen yıl (2007), ilk olarak Antakya’da başlayan Konservatuvar eğitimi,

– Bu yıl İskenderun’da yeni okulun yapımının bitmesi ile taşınmış ve

– Eğitimini burada sürmektedir (2008).

Kurucuları, bu okula ve öğrencilere çok emekleri geçen;

Prof. Dr. Sevda Askerova ve Prof. Dr. Çiçek Ağayeva’dır.

Konservatuvar için gerek duyulan, çeşitli türde piyano, keman, diğer çalgı türleri ve gereksinimlerin karşılanması için ödenek verilmiştir.

Konservatuvara, öğrencilerin “yetenek sınavı” ile seçilerek alınması, eğitimi, öğretimi, yetiştirilmesi ve konserler verecek düzeye gelmesi,

Prof. Dr. Sevda Askerova ve Prof. Dr. Çiçek Ağayeva’nın olağanüstü çaba ve gayretleri iledir.

İlk iki yılda toplam 27 öğrenci alınmıştır.

Bu sayı, önümüzdeki dönemde, önemli ölçüde artacaktır.

Mustafa Recep Yazıcı firması (Diler Holding) ve Öğretim Üyelerine candan teşekkür ederim.

Batı müziği eğitimi veren bu okul, Türkiye’de, kendi alanındaki 8 okuldan birisidir.

Konservatuvar, MKÜ’nin görsel yüzünü oluşturan ve tüm törenlerine, kültürel gelişmeye, Hatay çapında renk katan bir ilerleme içindedir.

İskenderun Festivalinde, ayrıca Hatay’ın köylerinde dolaşarak, halka konserler vermiştir.

MKÜ Karaağaç Yerleşkesi (Yeni)

2007 yılında yeni olmasına karşın, kullanım dışı kalmış, boş olarak duran TOBB İÖ Okulu’nun, tarafımdan saptanması sonrası, MKÜ'ne kısa sürede sağlanan devri ile burada yeni bir yerleşke oluşmuştur.

Buraya MKÜ Karaağaç Yerleşkesi adı verilmiştir.

Bu okul bahçesi içinde yer alan ME Merkezi’nin buradan taşınıp, yapıların da MKÜ İskenderun Karaağaç Yerleşkesine katılması, buranın daha çok büyümesini sağlar.

Ayrıca, bu yapının “TOBB İO Okulu” üzerine de 2 kat daha yapma olanağımız vardır.

Bu durumda, Pirinçlik MYO da buraya taşınabilir.

MKÜ Sivil Havacılık YO (Yeni)

Eğitime 13 yıl sonra başlanmıştır.

MKÜ Havacılık Yüksek Okulu 1995 yılında kurulmuş, fakat eğitime geçememiştir.

MKÜ Karaağaç Yerleşkesinde ilk olarak 2008-2009 eğitim-öğretim yılında, Hava Ulaştırma İşletmeciliği programına 40 öğrenci alınarak, eğitim-öğretime başlanmıştır.

Türkiye’de, Sivil Havacılık YO sayısı çok azdır, iş bulma olanağı yüksektir.

Daha sonraki yıllarda, bu okulu bitirmiş öğrencilerle havaalanlarında hep karşılaştım, yanıma geldiler, teşekkür ettiler.

MKÜ Turizm ve Otelcilik YO

Yeni bölümleri (Seyahat, Animasyon) açılmıştır.

Öğrenci sayısı, yaklaşık 2 katına, 742’ye ulaşmıştır.

MKÜ İskenderun MYO

Çok sayıda yeni bölümler (Denizaltı kaynakçılık, Doğal Gaz Teknolojisi, Mekatronik,

kız öğrencilerini çekmek için Çocuk gelişimi, Büro yönetimi, vb) açılmıştır.

İlk gittiğimde bu büyük okulun öğrencilerinin büyük çoğunluğu erkek öğrencilerden oluşuyordu ve öğrencilerin sergilediği genel görünüm daha iyi olmalı diye düşündüm.

Bu nedenle, yenilik yaparak, kız öğrencilerin de eğitime katılmasını sağlamak amacı ile yeni bölümler açmak için çalışmalar yapılmıştır.

İkili öğretime geçilmiştir.

Öğrenci sayısı yaklaşık 2 katına, 2610’a ulaşmıştır.

Sonraki yıllarda bu sayı çok artmıştır.

Tüm laboratuvarlar yeniden çağdaş biçimde yenilenmiştir.

İskenderun MYO’da, CNC cihazı bile vardır.

İskenderun MYO’nun depolarında, önceden gelmiş, atıl duran malzemenin ambalajları açılarak incelenmiş ve hizmete girmesi için çalışılmıştır.

Tüm bu işler MKÜ Rektörlük desteği ile olmuştur.

Bu okul, sanayi işbirliği ile daha da gelişecektir.

Sanayi’nin istekleri yönünde, nitelikli eleman yetiştirmek için yeni bölümler açılacaktır.

Böylece, İskenderun sanayii açısından gerek duyulan nitelikli teknik üyeler yetişecek, okulu bitirenlerin, öğrencilerin staj yaptıkları yerlerde iş bulma olanağı yüksek olacaktır.

Bu okullar, işsizliğe karşı, gençleri donanımlı kılan değerli okullardır.

MKÜ Pirinçlik MYO (Yeni)

04.04.1996/587 – 5701 sayılı YKK kararı ile kurulmuştur.

https://mku.edu.tr/departments/35/menuIcerik/486

2008 yılında 4 bölüme “Deniz ve Liman İşletmeciliği, Deniz ve Liman İşletmeciliği (İÖ), Deniz Araçları Teknolojisi, Lojistik” öğrenci alınarak eğitime başlamıştır.

Bu okul da kuruluşundan çok sonra, tarafımızdan eğitime başlatılmıştır (2008).

2008 yılında ilk olarak Deniz işletmeciliği alanında 40 öğrenci alınarak eğitim-öğretime geçilmiştir.

MKÜ Turizm ve Otelcilik YO'nun üst katında, geçici olarak bulunmaktadır.

Yeni yerleşim yeri için çalışmalar sürmektedir.

MKÜ Dörtyol MYO

Rektörlüğümüzce önemli ölçüde desteklenmiş, öğrenci sayısı arttırılmış ve 1600’e ulaşmıştır.

Yeni bölümler açılmıştır (Teknik bölümler ve Su Ürünleri, vb).

İskenderun Demir Çelik Sanayi'ne (İSDEMİR) yakın olan Dörtyol MYO, daha da büyüyecektir.

Sanayi ile işbirliği geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Laboratuvarlar yenilenmektedir.

MKÜ Dörtyol Teknoloji Fakültesi (Yeni)

Dörtyol’da bu fakültenin kuruluş çalışmaları sürmektedir.

Bunun için yapımı yarım kalmış Dörtyol Kültür Merkezi, “bir protokol ile MKÜ devir edilip okul olabilir mi ?” diye çalışıyoruz.

MKÜ Dörtyol Yerleşkesi

Yeniden ve genişleyerek oluşturmak için çalışıyoruz.

İskenderun’da gelişen demir çelik sanayi, yassı çelik ve yan sanayi ve enerji konusunda, öğrencilerin nitelikli eleman ve iş gücü yetiştirilmesi için Dörtyol Yerleşkesi çok önemlidir.

MKÜ’nin bu bölgede büyümesi hedefimizdir.

Dörtyol dışında, Erzin, Payas, Yeşil’de yeni MYO açmak hedefimizdir.

Sanayi ile MKÜ’nin iç içe olması, uygulamalı eğitim açısından çok önemlidir.

Görevimiz, sanayi tarafından gerek duyulan, nitelikli insan gücünün yetişmesidir.

MKÜ Belen MYO (Yeni)

2008 yılında yeni olarak Belen MYO kurulmuştur.

2009 yılında, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları programına öğrenci alarak eğitime başlamıştır. 2014 yılında kapatılmıştır.

https://mku.edu.tr/departments/35/menuIcerik/486

Belen olağanüstü doğal özellikleri, çevresi ve İskenderun’a yakınlığı, Amanos Dağları’nın iki yakasını bağlayan Belen Geçidi olması ile öğrenci merkezi olabilir.

Belen bölgesi, İskenderun’un, öğretim üyeleri, personel ve öğrencilerinin özellikle bunaltıcı yaz sıcaklarındaki yükünü alabilir.

İskenderun’un aşırı yaz sıcaklarında, hava sıcaklığının 40 derece olduğu günlerde Belen’de 18–22 derece serin hava bulunur.

Yazın olağanüstü sıcak olan İskenderun’un hemen yanında yer alan ve Antakya ile İskenderun’u bağlayan Belen Geçidi üzerindeki Belen’deki bir yerleşkede “klima” kullanımına bile gerek kalmamaktadır.

Bu nedenle, MKÜ Belen Yerleşkesini kurmak için çalışıyoruz.

İskenderun Turizm Ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu

12.60.2009/ tarih 2659/17339 sayılı YÖK yazısı ile kurulmuştur. 2009 yılında 2 bölüme; “Ağırlama Hizmetleri, Turizm ve Seyahat Hizmetleri” öğrenci alarak eğitime başlamıştır. 2014 yılında da kapatılmıştır.

https://mku.edu.tr/departments/35/menuIcerik/486

Erzin MYO (Yeni)

12.60.2009/ tarih 2659/17339 sayılı YÖK yazısı ile kurulmuş, 2009 yılında 3 bölüme; “Elektronik Teknolojisi, Metalurji, Turunçgil Tarımı ve İşleme Teknolojisi”, öğrenci alarak eğitime başlamıştır.

İskenderun Demir Çelik Sanayi ile çok yakın olan bu bölgede Dörtyol yerleşkesi ile birlikte MKÜ olarak büyümek istiyoruz.

Bunlardan Erzin MYO daha sonraki aşamada, Erzin Belediyesi (Ecz. Kazım Şimşek, Belediye Başkanı çok yardımcı olmuştur) ile uzlaşarak tarafımdan açılmıştır, öğrenci alınarak eğitime geçilmiştir.

Bu amaçla, Erzin Belediye Meclisi’nde konuşma yaparak, tüm tarafların onayını almaya çalıştım.

Böylece, MKÜ Erzin MYO Öğrenci Yurdu yapmak için yeni yapılan bir yerin verilesi onaylandı, Protokol yapıldı.

Sonuç olarak,

Meslek Yüksek Okulları, birçok açıdan, günümüz “Köy Enstitüleri” gibi ışığı öğrencilerin yanına götüren, onların, sanayide, tarımda, işletmelerde, teknolojide, dijital teknolojide, turizmde, denizcilikte, havacılıkta, gerek duyulan her alanda, üretime nitelikli, donanımlı, üretken ve yenilikçi genç bir üye olarak katılmasını sağlayan okullardır.

İskenderun’a selam…

Dört yıl süren bir koşu: “21 Aralık 2006 günü - 13 Ekim 2010 günü”

-İskenderun Gazet. Cem. (21 Aralık 2006), Rektör Canda’nın konuşması

MKÜ Rektörlüğüne başladığım ilk günlerde,

“MKÜ’nin gelişimi ve İskenderun Üniversitesi kurulması” için İskenderun’da gerekli çalışmaları yapacağımı, 21 Aralık 2006 günü İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklamıştım (Fotoğraf.12-4,5).

https://www.iskenderun.org/dunyanin-gozu-iskenderun-korfezinde

07-11
Fotoğraf 12-4. 21 Aralık 2006 günü, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti
MKÜ Rektörü M. Şerefittin Canda ve İGC Başkanı Şehmus Aslan.

06-14

Fotoğraf 12-5. 21 Aralık 2006 günü, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti:

Rektörlük görevinin başında, Rektör Canda; İGC’de, “İskenderun Üniversitesi” kurulmasını hedeflediğini, gerçekleştirmek için çalışacağını açıkladı.

- Hatay İl Koordinasyon Kurulu (13 Ekim 2010), Rektör Canda’nın konuşması

MKÜ’deki 4 yıllık görevin sonunda; Hatay İl Koordinasyon Kurulu’nun Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz’in bulunmadığı, Vali Vekili Sn. Kadim Doğan Başkanlığı altındaki, 13 Ekim 2010 günü, söz alarak, kısaca 4 yıllık çalışmalarımı ve ulaştığım sonuçları açıkladım:

Hatay’da yeni bir üniversite için gerekli Zemin oluştu” (İskenderun Üniversitesi) diye bildirdim (Fotoğraf 12-6).

07-13

Fotoğraf 12-6. 13 Ekim 2010 günü, Hatay İl Koordinasyon Kurulu:

MKÜ’deki 4 yıllık Rektörlük görevi sonunda, MKÜ Rektörü Canda; Hatay İl Koordinasyon Kurulu’nda, “Hatay’da ikinci bir üniversite kurulması için zemin oluştu” diye bildirmiş “İskenderun Üniversitesi” kuruluşu için “yeterli yasal birimlerin oluştuğunu” söylemiştir.

****

“İskenderun Üniversitesi” ve

İki Önemli Gün

“21 Aralık 2006, İskenderun - 13 Ekim 2010, Antakya ”

MKÜ’deki 4 yıllık görevimin, başında ve sonunda,

– Tanıklar önünde,

– İki kez “İskenderun Üniversitesi” ile ilgili Resmi açıklama yapmıştım:

İlki; İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’nde 21 Aralık 2006 günüdür.

Burada, yapılacak çalışmaları ve hedefleri açıklamıştım.

İkincisi; Antakya’da, Hatay İl Koordinasyon Kurulu’nda 13 Ekim 2010 günüdür.

Burada da, “İskenderun Üniversitesi için zemin oluştuğu” nu bildirdim.

MKÜ’nin değerli çalışanları hep birlikte, “maraton” koşar gibi;

– 4 yıl boyunca,

– Gece gündüz demeden, çalışarak, koştuk ve

– “İpi göğüsledik”.

Dünyanın dikkatinin üzerinde olduğu,

Hatay, İskenderun Körfezi, İskenderun ve çevresine,

Bilim ışığını getirmek için gayret ettik.

Çünkü;

“Bilime arkasını dönen kendi gölgesini görür”.

“Doğan çocuğun adını vermek de sizlere kaldı.”

Türkiye’ye ve insanlığa hayırlı olmasını dilerim.

Meslek yaşamım boyunca, Türkiye’nin birçok yerinde pek çok emeğim geçti.

Son olarak,

– Kendi memleketimde, bu değerli işlere imza atma fırsatı bulmama vesile olan,

– MKÜ Rektörü olarak atamamı yapan,

– Cumhurbaşkanı Sn. Necdet Sezer’e,

– YÖK Başkanı Sn. Erdoğan Teziç’e,

– MKÜ’nin işlerini yürütürken, desteğini gördüğümüz,

Valilere, merkez ve yereldeki, eski-yeni siyaset ve yönetim yetkililerine,

– Teşekkürlerimi sunarım… 26.08.2026, İzmir.