Antakya’da, yapımı ve donatımında emeğiniz geçen Hatay Mustafa Kemal Üniv. (MKÜ) Hastanesi, depremde (6 Şubat 2023) ayakta kalmış, depremzedeler buraya sığınmış ve ilk bakımı burada yapılmıştır.
MKÜ Hastanesi ve döneminizin diğer yapılarını, yıkılanlardan ayıran özellik nelerdir?

Fotoğraf 1. Hatay Mustafa Kemal Üniv. Sağlık Uyg. Araş. Hast. Antakya (Bu Hastane 2008’de tarafımdan açılmış, 6 Şubat 2023 depreminde ayakta kalmış, depremzedeler buraya sığınmış, işlevine devam ede gelmiştir.)
Bu sorunun yanıtını bulabilmek oldukça güçtür:
Öncelikle yörenin tarihsel, çevresel (doğal), kültürel (inançlar) özelliklerine bakmak gerekir.
Şunu, bilmek gerekir ki, Antakya (Hatay), tarihte bilinen, büyük bir deprem bölgesidir.
Sorun; Antik çağlardan beri bilinen bu gerçeğin; yetkililer, toplum, eğitimli yerel liderler tarafından unutmuş görünmesi ya da aldırmazlıktan gelmesidir.
Yöredeki, etkin kültür, Romalılar döneminden beri, “günü yaşamaya” odaklanmıştır.
Genelde; “duygular”, “söylemler”, “özlemler”, “istekler” “abartılıdır.”
Görkemli Roma mozaikleri, geçmişteki , “köleliğin” de geçerli olduğu “İmparatorluk” dönemlerinin; “göz alıcı”, varsıl yerel yaşamını ve kültürünü betimleyerek, kayıt altına almış, günümüze ulaşmasını sağlamış, “köprü görevi” yapmış, tarihsel, sanatsal ve bilimsel açıdan değerli görsel belgelerdir.
Nedeni; Çevresel (ekoloji), sosyolojik, kültürel, psikolojik, eğitimsel, geleneksel ve aşırı doğal varlıklar ve bunların ürünleri ile iç içe bir yaşamın, insan ruhsal yapısı üzerinde yarattığı etkileri olabilir. Çünkü çevresel etkenlerin etkisiyle genler yapısal değişime uğramazsa da, işleyişinin değişmesi sonucu kalıtsal olmayan değişiklikler görülebilir.
Buna “modifikasyon” denir ve “kalıtsal olmayan varyasyon” adı verilir.
Tarihsel süreçte, yöredeki insan topluluklarının “demografik yapısı”, savaşlar, göçler, afetler, ekonomik nedenlerle değişse bile yeni gelenlerde de benzer değişimler görülmesi olasıdır.

Fotoğraf 2. Defne (Harbiye) Çağlayanları.
https://hatay.bel.tr/gezi-rehberleri/harbiye-selalesi

Fotoğraf 3. Defne (Harbiye) Çağlayanları “Defne’nin gözyaşları).
https://casiusrestaurant.com/hatay-daphnes-tears-harbiye-waterfalls/
“Coğrafya Kaderdir” der, İbn-i Haldun (1322 – 1406),
“İnsan yaşadığı yere benzer” diye yazıyor, Edip Cansever (1928-1986).
İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna,
O yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konya’nın beyaz
Antep’in kırmızı düzlüğüne benzer
Cansever E. Mendilimde Kan Sesleri.
https://siir.gen.tr/siir/e/edip_cansever/mendilimde_kan_sesleri.htm
Toplumsal Körlük
“Yörenin olağanüstü doğası, insanların bu coşkun doğaya kendini kaptırması, çevre ile etkileşim, kolayca -hayallere- kapılma, giderek –gerçeklikten- uzaklaşma, dertsiz, tasasız, keyifli, eğlenceli, kolaycı bir yaşam özlemi ve gastronomi, Orta-Doğu kültürü, müziği, folkloru, eğlencesi, davranış biçimi gibi baskın bir kültürün bir araya gelmesi -Toplumsal Körlük- açısından nasıl bir etki yapmıştır?
“Cennet Hatay Atatürk’ün Mirasıdır”
Hatay ve Antakya’nın pek çok yöresinde, toplumun “Cennet” diye tanımladığı, mitolojik öykülere konu olmuş çok sayıda değerli yerler bulunur.
Defne (Harbbiye), Çağlayanlar bölgesi, “Cennet vadisi” adını alır.
“Cennet Koyu”, “Cennet Köşesi”, “Saklı Cennet”, “Cennet Bahçesi” vb adlar verilen yerler de vardır.
Hatay’ın pek çok yerinde “Cennetten köşeler” tanımlanmıştır.
Doğanın coşkun olduğu bu coğrafyada yaşayan eski kuşak kentliler, hafta sonu dinlenmeye / eğlenmeye gittikleri küçük bahçelerine, “Küçük Cennet” “Cüneyne” adını vermiştir.
Antakya Belediye Başkanı (2004-2009) Sn. Mehmet Yeloğlu, “Cennet Hatay Atatürk’ün Mirasıdır” diye tanımlıyor. https://www.instagram.com/p/DMdWfpNCMFw/
“Cennetten Bir Kare”
Örneğin, yeni yapılan, herkesin dikkatini çekmeyi başaran, görkemli büyük bir konut yapısı “cennetten bir kare” diye pazarlanmış, 6 Şubat 2023 günü, depremde çoğu genç ve eğitimli 269 kişi burada yaşamını yitirmiştir.
Antakya Mozaikleri ve Antik Antakya
Bu kültürün, gösterişli (şaşaalı), göz alıcı, parıltılı, bolluk içinde, eğlenceli, “mutluluk”, “huzur” arayışındaki “büyüleyen” yaşamın temelleri Seleucus ve Roma çok kültürlü ve “köleliğin” geçerli olduğu döneme dek gider.
Romalı tüccarların, Romalı sivil ve asker yöneticilerin İpek Yolunu elinde tuttuğu bu dönemlerde;
Orta sınıfın varlıklı olduğu, ticaretin, sanatın, türlü inançların, uzak, yakın yerlerden gelen değişik kültürden insanların toplandığı, yeteneklerini sergilediği, yeni ve görece, çok renkli ileri bir kültür oluştuğu görülüyor.
Büyük görkemli Saraylar, Apollo Tapınağı, Tiyatro, Hipodrom, Hamamlar, villalar, eğlence ve içki evlerini sanat değeri olan, dönemin yaşam ve kültürünü betimleyen, günümüze ulaştıran değerli belge niteliği taşıyan görkemli Antakya mozaikleri, süslemiştir.
“Bol yemeli-içmeli”, müzikli, eğlenceli, çok kültürlü ve çok renkli yaşam, zamanla, değişen inançların da etkisi ile sürekli değişime uğrayarak, günümüze dek ulaşmıştır.
-
Antakya kentindeki bu çok renkli kültür ve yaşam “felsefesi”, tarih içinde büyük depremlerle kesintiye uğrasa da, yine eski yerinde, Anka kuşu gibi küllerinden doğarak süregelmiştir.
Kentin yerinin, yersizlik nedeniyle değiştirilmesi güç olduğu için, depreme dayanıklı zemini olan, daha güvenli yerlere taşınması, ancak yeni kentleşme iie birlikte olabilir.
u koşullarda, antik Antakya, antik Defne, Antik Seleucia Pierra (Çevlik), Amik Ovası’ndaki Hitit sarayları nasıl korunabilir?
Gatronomi; Künefe, Tini, Diyabet, Obesite
Güncel olarak, yöreye; çevre, gastronomi, beslenme düzeni, sağlık açısından bakarsak, gastronomi önemlidir:
Künefe, yağlı hayvansal beslenme / yağlı kebaplar, yağlı yemekler, çiğ köfte, tini ‘incir rakısı”, “alkol tüketimi’, vb. yerel diğer öğeler belirtilebilir.
Güncelde, (Akdeniz anemisi ve akraba evliliği dışında), gastronomi yönünden olası hastalıklar şunlar olabilir:
Diyabet ‘şeker’, Obesite, Damar sertliği (Arteriyoskleroz), Kalp hastalıkları, Tansiyon yüksekliği (Hipertansiyon), Beyin kanaması (Serebral hemoraji), Böbrek yetmezliği, vb.
Temelde aşırı şeker ve hayvansal yağ tüketimi çok önemlidir.
Çocuklar dahil şekersiz çay içilmesi önerilmektedir.
Dünyanın en iyi zeytin ve zeytinyağının üretildiği Altınözü Hatay’da, bu değeri iyi bilmek gerekiyor.
Halk Sağlığı birimleri liderliğinde alan çalışmaları yapılarak, diyabet, obesite, böbrek yetmezliğinin azalması sağlanabilir.
Bu hastalıklar, ülkenin kaynaklarını tüketmektedir.
Kanser açısından (deri kanserleri dışında);
Erkekde, Akciğer, Prostat, Kolon,
Kadında, Meme, Tiroid, Kolon kanserleri daha sık görülebilir.
Bunlar, beslenme, çevre, kalıtım, yaşam koşulları ile ilgilidir.
Güneşli ve kırsal yaşamın olduğu Amik Ovası ve Hatay’da özellikle açık tenli, renkli gözlü kimselerde, güneşin morötesi ışınlarının etkisi ile deri kanserlerinin çok görülmesi doğaldır.
Güneş ışınlarından, çocukluk döneminden başlayarak korunmak gerekir.
“Her insanın bir güneş saati vardır”.
Yaşam boyu alınan morötesi güneş ışınları, zaman içinde deri hücrelerinin DNA’sında değişikliğe (mutasyon) ve DNA kırılmalarına, bunların onarılmasında güçlüğe yol açar.
Deri kanserlerinin gelişimine yol açabilir.
Çocuklarda, gelişim geriliği, beslenme bozukluğu, kansızlık görülebilir.
Depremden sonra hangi hastalıklar daha çok görülür?
Hava kirliliğine bağlı solunum hastalıkları, akciğer toz hastalıkları, silikoz, asbestoz, akciğer kanserleri, mezotelyoma (akciğer zarı kanseri) görülme olasılığı artar.
Deprem sonrası, çocuklardaki olası sağlık sorunları neler olabilir?
– Gelişim geriliği,
– Beslenme bozukluğu,
– Kansızlık (anemi),
– Bodur kalma,
– Beyin gelişim geriliği,
– Bağışıklığın düşmesi,
– Enfeksiyonlar, vb hastalıkların daha çok görülmesi olasıdır.
Bu nedenle deprem sonrası erkenden, özellikle yetersiz beslenme ve hijyenik koşullardaki çocuklar için önlem almak, Halk Sağlığı birimlerinin çalışmalar yapması iyi olur.
Yerel hastalıklar nelerdir?
Akdeniz anemisi, Akdeniz ateşi, akraba evliliğine bağlı anomalili (malformasyonlu, doğumsal özürlü) çocuk doğumları, vb.
Az görülen hastalıklar, ALS
Deprem bölgelerinde, toplumda az görülen kimi hastalıklar için de önlem almak yaşamsaldır.
Örneğin, ALS (Motor Nöronları tutar) hastalarını unutmamak gerekir.
https://als.org.tr/yonetim-kurulumuz/ (Dr. Alper İhsan Kaya)
6 Şubat 2023 Depremi sonucu basında izlenilen fotoğraflar, düşündürücüdür, değerli bilgiler vermektedir, uzak-yakın geçmişten, günümüze gelen yaşamın ve kültürün doğrudan yansımasıdır.
Antakya, bilimsel kayıtlara göre, yaklaşık her birkaç yüzyılda, “büyük depremlerle yıkılmış, yeniden aynı yerde kurulmuş” olan çok ilginç bir yerdir.
6 Şubat 2023 günlü “büyük deprem” sonrası,
– “Yeni konutların yapımı yoğun bir biçimde yürütüldüğü”,
– “Güvenli yerlere kentleşmede yönelim” görülmesine karşın,
Antik Antakya, Antik Defne’de çalışmaların arkeoloji uzmanlarının gözetiminde yapılması gerekir.
Günümüzde Efes Antik Kenti gibi Antik Antakya Kenti orada (Küçük Dalyan, Defne, vb) toprak ve molozun, bahçelerdeki ağaçların altında bulunmaktadır.
4 Mart 1932 - Eylül 1939 günleri arasında Antakya’da kazı yapan Princeton Üniversitesi bunları saptamış olmakla birlikte, günümüz teknolojisi ile bunların yerlerinin en sağlıklı biçimde saptanması çok kolaylaşmıştır.
“Fay zonları” üzerinde yapılaşma “sağlıklı” olabilir mi?

Fotoğraf. 4-4. 6 Şubat 2023 -AFAD Deprem risk haritası (MTA diri faylar). Antakya, bu nedenle, tarih içinde birçok büyük, yıkıcı deprem geçirmiştir.
https://www.jmo.org.tr/genel/jeoloji_harita.php?kod=9004

Fotoğraf 4-5. 6 Şubat 2023 günü olan Pazarcık ve Elbistan merkezli depremde, Antakya’da büyük yıkımdan, https://www.sozcu.com.tr.
------------
Birkaç Söz
“Hataylılar ve toplumun her rengi, yapı işleri ve deprem konusunda yeterli eğitimli, duyarlı olmalı, daha önemlisi -iyilikte- birleşmelidir.”
Yapı, “imar” işlerinin tarafları, daha sağlıklı, bilimsel, saydam, denetime açık, etik, “insana yakışır” çalışma yollarını bulmalıdır.
Hatay’da var olan, yüksek eğitimli, iyi yetişmiş, bilimsel, teknik ve teknolojik bireylerin sesi daha çok ve gür çıkmalı, yetkililer bilgi ve beceri sahibi kimselerden daha çok yararlanmalıdır.
Yerel Meslek Odaları ve Yerel Yönetimler, daha çok demokratik, katılımcı olmanın yolunu bulmalı, sağlıklı öneriler yapmalı, “iyilikte” “uzlaşma zemini” aranmalıdır.
Yerel STK’ların, “siyaset” ile aşırı ilgili olması durumunda;
– İletişim yollarının kopması,
– Etki değerlerinin azalması ve unutulması,
– Aşırı gerginlik ve zıtlaşma yaratılması,
– Giderek “sağırlar diyaloğu” görülmektedir.
Yapı ve imar işlemleri, izinleri, yapı izin belgesi, yapı denetimi, kum (deniz kumu), demir (çürük), çimento kalitesi (düşük kalite), temel etüdü, yapının teknik yeterliği, vb konularda;
– Toplumun tüm renkleri “rant” yerine, “iyilikte” birleşse,
– Denetimler sağlıklı ve kesin yasal zeminde yapılabilirse,
– Depremler, bu ölçüde yıkıcı olmaz,
– Japonya gibi, bizler de başarabiliriz.
Yapı denetimi yetkilileri iç yeni bir yol bulunmlı, bağımsız ve sorumlu olmalı, yeterli ücret almalı, ek iş yapma zorunda kalmamalıdır.
– Üniversite Yapı İşleri mühendisleri, teknik üyeleri, en az Bayındırlık Müd. gibi ödeme almalıdır
– “Üniversiteleri Yapı işleri çalışanları, özel şirketlerde ek iş yapmak zorunda kalmamalıdır.”
– Ana Okulu’ndan başlayarak; çevre ve doğa konusunda eğitimli, bilgili ve uzak görüşlü insanlar yetişmesi, depremin yıkımlarını Japonya’da olduğu gibi önler,
– Depremde, Antakya ve çevre illerde yaşanan ağır, acı olayların yeniden olmaması için, yerel STK’lar (Meslek Odaları) da daha çok sorumluluk almanın yolunu bulmalıdır.
MKÜ’nin “28 Kasım 2006 - 2010” döneminde yapılan tüm yapıları, 6 Şubat 2023 depreminden sağlam olarak çıkmıştır.
Yapım aşamasında, sürekli iletişimde olmaya çalıştığım MKÜ Yapı İşleri, Denetim ekibinin; titizlikle çalıştığına, işten kaçmadığına tanık oldum.
“28 Kasım 2006-2010” döneminde çalışılan, bitirilen, açılan;
– 450 yataklı MKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi,
– Tıp Fakültesi, GSF, Eğitim Fakültesi, BESYO,
– Kapalı Spor Salonu (2000 kişilik) “çelik konstrüksiyon”
– BESYO Jimnastik Salonu “çelik konstrüksiyon”,
– Reyhanlı MYO “çelik konstrüksiyon”,
– İskenderun Mühendislik Fakültesi,
– İskenderun Konservatuvarı (Akustik ve ses yalıtımı açısından, Diler Holding’in Yazıcı Batı Müziği Konservatuvarı için özellikli biçimde yaptığı) tümüyle ayakta kalmıştır.
– “Depremde, depremzedeler MKÜ Hastanesine sığınmış, orada bakılmıştır.”
www.gazeteduvar.com.tr/depremzedeler-ceset-torbalari-arasinda-tedavi-ediliyor-haber-1602466
www.bsha.com.tr/mustafa-kemal-universitesi-hastanesinde-yaralilara-ilk-mudahale-yapiliyor/
Örneğin, 6 Şubat 2023 Depreminde Dokuz Eylül Tıp Fak. (DEÜTF)’ den yardıma gidenler, MKÜ Hastanesi’nde kalmış ve hizmet vermişlerdir.
-------------
Deprem yıkımının azalmasında, yeterlilikler nelerdir?
– Zemin koşulları (Zemin etüdü, sıvılaşma, vb.)
– Zemin altında “antik yapıların, hamamlar, saraylar, villalar, vb.” olup olmaması,
– Temel teknik yeterliliği,
– Malzeme kalite yeterliliği, (demir, çimento, vb.)
– Konstrüktif yeterlilik (Temel türleri, fore kazık, vb.),
– Bilimsel yeterlik (static hesapları),
– Yeterli ve yetkin denetim (7x24, 365X24),
– Üniversite yapıları, bölgesel özelliklere göre olmalı.
– “Denetimcilerin ücretleri üst düzeyde ve MKÜ Rekörlüğü tarafından ödenmiştir.”
Canda MŞ. Antakya Depremi, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ), Prof. Dr. M. Nafi Toksöz Ve Prof. Dr. Jochen Schwarz. Ajans Bakırçay 03.05.2023
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
6 Şubat 2023 günlü deprem sonrası, Hatay MKÜ Hastanesi’ne ilk giden gönüllüler arasında Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nden koşan doktorlar, sağlıkçılar da bulunmaktadır.
Bunlar, Antakya’ya gitmiş, MKÜ Hatanesi’nde hizmet etmiş, kalmışlardır (7-9 Şubat 2026).
Dokuz Eylül Ü. Rektörlüğü, Tıp Fakültesi Dekanlığı;
– 6 Şubat 2023 depreminde, hızla karar alarak,
– İlk elde 44 kişiden oluşan Öğretim Üyesi ve Yard.,
– Hatay MKÜ. Hastanesi’nde,
– 8-10 Şubat 2023 günlerinde görevlendirmiştir.
İvedilikle görevlendirmeyi yapan yöneticiler
Prof. Dr. Esra Bukova Güzel (Rek. Yard.),
Prof. Dr. Nur Olgun (Dekan),
Prof. Dr. Oktay Egene (Ekip Başk.),
Prof. Dr. Recep Bekiş (Ekip Başk.).
– Görevli DEÜTF sağlık ekibi, gerekli cerrahi ve diğer tıbbi uygulamaları yapmış,
– MKÜ Hastanesi’nde üst katlarda konaklamışlardır.
Basın adına, Hatay’a anında giderek;
– 7 Şubat 2023 günü BSH’de haberleştiren,
– MKÜ Hastanesi’ndeki durumu duyurmaya çalışan,
– Genç Gazeteci Sn Güliz Yıldız Zeren,
– İzmir 9 Eylül Gazetesi’ndeki yazısında (16 Şubat 2023),
– “Yaşar Kemal’i de anarak, depremle ilgili şöyle yazıyor:
- “Çağına layık olmak diye bir şey var.”
“Yediğin ekmeğe, içtiğin suya, okuduğun kitaba, girdiğin düşünceye, içinde yaşadığın halkı, hak etmek, aldığın ünü hak etmek, sevdiğini, sevildiğini hak etmek diye bir şey var…”
Güliz Yıldız Zeren. Biz şimdi nasıl? Dokuz Eylül Gaz. 16.02.2023
www.bsha.com.tr/mustafa-kemal-universitesi-hastanesinde-yaralilara-ilk-mudahale-yapiliyor/
6 Şubat 2023 günlü büyük depremde, Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fakültesi’nden Hatay Mustafa Kemal Üniv. Hastanesi yardım amacı ile görevlendirilen gönüllü sağlık ekibi (8-10 Şubat 2026).


Fotoğraf 4-6. MKÜ Hastanesi: 6 Şubat 2023 günlü deprem sonrası, DEÜTF’den MKÜ’de hizmet vermek üzere giden Öğretim Üyesi, Doktor, Hemşire ve Teknik üyeler (8-10 Şubat 2023, Antakya).

Fotoğraf 4-7. MKÜ Hastanesi: Çiğdem Çakır, Paramed. Aysun Genç, Hasan Küçük, Hem. Gökhan Turhan, Doç. Dr. Volkan Karaçam (Göğüs Cer.), Prof. Dr. Recep Bekiş. (8-10 Şubat 2023, Antakya).

Fotoğraf 4-8. MKÜ Hastanesi: Prof. Dr. Oktay Ergene, Emrah Karcı (Göğ. Cer.), H. Emre Ulukaya (Est. ve Plast Cer.), Doç. Dr. Onur Gürsan (Ort. Ve Trav.), Yunus Çelik (Anest.), Emre Acar (Ort. Trav.), Seçkin Soğucak, Mustafa Dönmez. 9-10 Şubat 2023, Antakya.

Fotoğraf 4-9. MKÜ Hastanesi. Denizli’de görev yapan, Balıkesir’li Dr. Alican Baydar (Diyaliz Uz.), yanında getirdiği kendi Diyaliz setleri vekateterler ile, su arıtma sistemini onarmış, MKÜ Acil Servis yanındaki Diyaliz alanındaki diyaliz sitemini çalışır duruma getirmiş, Böbrek yetmezliği olan “Crush sendromlu” hastalara yardımcı olmaya çalışmıştır. 8-10 Şubat 2023, Antakya.

Fotoğraf 4-10. MKÜ Hastanesi. DEÜTF Acil Tıp AD, 8-10 Şubat 2023, Antakya
Prof. Mustafa Barış (Rad.),
Doç. Dr. Volkan Karaçam (Göğ. Cer.),
Doç. Dr. Başak Bayram (Acil Tıp),
Uz. Dr. Tuğçe Açıkgöz (Acil Tıp),
Gamze Özer
Uz. Dr. Mehmet Erişen (Acil Tıp),

Fotoğraf 4-11. MKÜ Hastanesi. DEÜTF Acil Tıp Anabilim Dalı öğretim üyeleri 8,9 Şubat 2023.
İbrahim Yaman, Mehmet Sait Şen, Doç. Dr. Ramazan Sabırlı (Acil Tıp), Gizem Dağlıoğlu, Melissa Demirbağ, Uz. Dr. Feride Fulya Ercan (Acil Tıp), Uz. Dr. Fikri Üstün (Acil Tıp), Sinan Saray, Dr. Hüseyin Bayran (GC), Prof. Dr. Neşe Çolak (Acil Tıp), Hatip Yıldız, Uzm. Dr. Sefer Özgür (Acil Tıp).
----------------------
09.03.2023
MKÜ Rektörü: 40 akademisyen, 120 öğrencimizi kaybettik
https://www.milliyet.com.tr/gundem/mku-rektoru-40-akademisyen-120-ogrencimizi-kaybettik-6914614
Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkımlar olduğu, birçok binanın ağır hasar aldığı Hatay'daki Mustafa Kemal Üniv (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, "120 öğrencimizi kaybettik. Ulaşamadığımız öğrencilerimiz var" dedi.
Kahramanmaraş'ın Pazarcık, Elbistan merkezli depremlerde büyük yıkımların meydana geldiği Hatay'da;
MKÜ'de görev yapan 40 akademisyen, hayatını kaybetti. 70 idari personelin, 120 öğrencinin de yaşamını yitirdiği bildirildi.
Eğitim-öğretimin devamlılığı için bahçesine konteyner kent kurulan üniversitede Rektör Prof. Dr. Veysel Eren;
"Öğrencilerimiz açısından bunlar tespit edebildiğimiz, ileriki dönemlerde artabilir. Ulaşamadığımız öğrencilerimiz var" dedi.
MKÜ Rektörü: 40 akademisyen, 120 öğrencimizi kaybettik
Rektör Prof. Dr. Eren, depremde tek ayakta kalanın MKÜ üniversitesi hastanesi olduğunu belirtirken,
"Deprem sabaha karşı hepimizi evlerimizde yakaladığı için birçok insan evlerinin içindeydi, evleri yıkıldığında insan kayıpları da çok fazla oldu. Yağmur çok yoğun yağıyordu. Yakınlarımızın hayatta olup olmadıklarını anladıktan sonra hızla üniversiteye intikal ettik.
Üniversitede özellikle hastanenin ayakta kalması gerekiyordu. Bölgede çünkü tek ayakta kalan bizim hastanemizdi. Diğerleri yıkılmıştı. Elektrik, su yok. Hastane hizmetlerinin devam edebilmesi için jeneratör devredeydi. Mazot bulmak zordu. 4'üncü gün elektrik geldi, su kuyularını onardık. Trafolar….
