İzmir’in Bakırçay Havzası’nda yer alan Bergama, Dikili ve Kınık ilçelerinin ekonomik geleceğini şekillendirmek amacıyla düzenlenen "Bakırçay İş Dünyası Vizyon Buluşmaları" Bergama Tarihi Tonoz’da tamamlandı.
Bergama Ticaret Odası (BERTO) Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran öncülüğünde yürütülen ve dördüncü oturumuyla bölge turizmi ile yerel kalkınma hamlelerine yön veren çalıştayda; uzmanlar, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri bölgenin tarım, sanayi ve turizm potansiyelini küresel markalara dönüştürmek için gereken stratejik adımları değerlendirdi.
Çalıştay boyunca öne çıkan en kritik başlıklardan biri markalaşma, inovasyon ve sürdürülebilirlik oldu. BERTO Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran, bugüne kadar yürütülen projelerde süreklilik sağlanamadığına dikkat çekerek Odanın bağımsız yapısıyla tüm kurum ve STK’larla iş birliği içinde sürecin öncüsü olması gerektiğini vurguladı.
Çalıştay’ın ilk oturumunda Dr.Emre Ataberk, Doç.Dr. Murat Tiryakioğlu moderatörlüğünde ve “Bakırçay’ın Geleceği” başlığında bölgenin turizm potansiyellerini anlattı.
Trendler, iklim değişikliği ve alternatif turizm türleri, Prof. Dr. Seda kundak moderatörlüğünde, Gülper Ergün, Dr.Pınar Üretmen ve Gözde Emre tarafından anlatıldı.
Bakırçay ve Kuzey Ege'nin tarihsel katmanları, Dr.Ayşe Füruzan Caman moderatörlüğünde, Doç.Dr.Murat Tozan ve Doç.Dr.Ahmet Uhri tarafından anlatıldı.

Çalıştayda ayrıca; Avukat ve Marka Vekili Dilara Uçar, coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını ve bu değerlerin doğru pazarlama stratejileriyle küresel pazarda rekabet edebilecek markalara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
İş ve Strateji Geliştirme Uzmanı Göktürk Altınbaş ise girişimcilerin marka korumasını ve hukuki altyapıyı henüz işin başındayken kurması gerektiği uyarısında bulundu.
Şehir Plancısı Doç. Dr. Dalya Hazar moderatörlüğünde gerçekleştirilen panellerde ise bölge turizminin hikâye kurgusu, deneyim tasarımı ve gastronomi başlıkları detaylandırıldı.
Bergama Tiyatro Festivali Kurucu Direktörü Eren Arıkan, kentin tanıtımında kayıp eserler üzerinden Berlin odaklı bir söylem yerine hâlen sahip olunan ruhun öne çıkarılması gerektiğini savundu.
Gazeteci-Yazar Nedim Atilla, kentin antik çağlardan gelen şifa ve gastronomi kimliğine vurgu yaparak Bergama girişine "Sağlık Yurduna Hoş Geldiniz" ya da "Bu Şehre Ölüm Giremez" gibi konsepti yansıtan tabelalar konulmasını önerdi.
Doç. Dr. Erhan Akarçay ise zeytinyağı ve üzüm gibi coğrafi işaretli ürünlerin antik çağ temasıyla pazarlanarak tarımsal üretimin tarihsel mirasla markalaştırılması gerektiğini dile getirdi.
İnovasyon uzmanı İsmail Adıgüzel, Bergama’nın "İlkler Şehri" kimliğini "inovasyon başkenti" vizyonuyla modernize etmeyi önerirken, bu doğrultuda siyaset üstü bir "Pergamon Konseyi" kurulmasını tavsiye etti.
Yerel üretim tarafında ise Kadın Kooperatifi Ortağı Özge Ölmez, üreticiler arasındaki güven sorunu ve bilgi kirliliğinin önüne ortak marka ve ambalaj altında birleşerek geçilebileceğini ifade etti.
Programın bu bölümü, tüm katılımcıların bölgenin önceliklerini değerlendirdiği SWOT ve değer atölyesi çalışmalarıyla son buldu.





