Geçen hafta Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Türkoğlu’nun “Bakanlıktan Doğrulattığım Bilgiler” başlıklı yazısında NATO’nun Türkiye’de adı “MNC-TÜR” açılımı “Multinational Corps Türkiye”(Çokuluslu Kolordu Türkiye) olan ve bu bilgiyi dayanak yaptığı NATO da görevli kişinin paylaşımlarını ve sonrasında Milli Savunma Bakanlığı’nın konuyu doğrular yönde açıklamasını okuyunca bir aydır devam eden ABD- İsrail’in İran’a karşı saldırıları ve NATO’nun varlığının tartışıldığı bir ortamda bu teşkilatlanma garip geldi bana.
Hele bir de Hürmüz Boğazında ki harekatla ilgili ABD Başkanı Trump’ın NATO’yu hedef alan “Biz müttefiklerimize yardım ettik, biz diğer müttefiklerimizi de gördük. Diğer müttefiklerin orada olmadığını gördük. Onlara ihtiyacımız yok fakat bizim ihtiyacımız olan zamanda bize yardım etmediler. Ve bunun onlar için bedeli çok büyük olacak” sözlerini hatırlayınca anlam veremedim bu teşkilatlanmaya…
Ve gerçek birkaç gün sonra MSB lığınca yapılan resmi açıklama ile ortaya çıktı…
“Bakanlığımız tarafından, 2023’te NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024’te NATO’ya beyan edilmiştir. Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, milli çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup, NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargâhın onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, bölgesel planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır.”
Bu açıklamadan da anlaşıldığı gibi İstanbul’da konuşlu 3’üncü Kolordu (HRF) Komutanlığı NATO kapsamında Muharip Kolordu Komutanlığı gibi Adana’da 6’ncı Kolordu Komutanlığı bünyesinde ikinci bir komutanlık kurulacak…
Savaş ortamında İran’dan ateşlendiği ve Türkiye’yi hedef aldığı anlaşılan Balistik füzelerin Nato unsurlarınca önlenmesinden sonra Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 5. maddesi, bir NATO üyesine yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini ve ortak olarak savunma hakkının kullanılacağı ilkesinin gündeme gelmeyeceğini açıklaması ile Adana’da bir NATO Kolordusu kurulması değerlendirildiğinde aklıma şu sorular geliyor.
-Kuruluş açıklamasında ki “tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan ve müttefiklerce onaylanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı” nedir, bu plan ne zaman ve nasıl yürürlüğe girecektir?
-İran çatışmanın hemen ardından bölgedeki tüm ABD üslerinin hedefleri olduğu açıklamasından sonra Türkiye de ki üslerle ilgili tedbirler alınmamış ve balistik füzelerin tehdit unsuru olacağı değerlendirilmemiştir?
– 5nci madde hangi şartlarda Türkiye için geçerlikte olacaktır?
-6'ncı Kolordu Komutanlığı bünyesinde kurulma aşamasında olan NATO birliğinin teşkilatlanması hızlandırılması gerekirken “…söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır.” Açıklamasının anlamı nedir?
-NATO tartışılır ve AB ülkesi üyeleri bu konuda taviz vermezken Türkiye’nin AB üyeliğe kabulünde AB Ordusu kurulmasında ki stratejik ve jeopolitik durumu artı bir koz olarak değerlendirilmek temidir?
–Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs Rum Yönetimine karşı İran’ın aldığı mütecaviz tavır üzerine Doğu Akdeniz’e deniz kuvvetleri unsurlarını takviye olarak gönderen İngiltere ve Fransa yanında Türkiye KKTC ye sadece 5 uçak göndermekle yetinmiş TCG ANADOLU’yu bir Görev Kuvveti olarak bölgeye neden göndermemiştir, nerededir TCG ANADOLU?
– İran savaşı ile ilgili açıklamalarda bulunan Trump Orta Doğu’nun dönüştürüleceğini” ve bölgenin geleceğinin hiç bu kadar “parlak görünmediği” iddiasıyla Türkiye ile birlikte Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve Endonezya’ya teşekkür ederken “Bence Türkiye şahaneydi. Aslında harikaydı ve girmemelerini istediğimiz şeylerin dışında kaldılar” sözleriyle İsrail eski Başbakanı Naftali Bennett’in, “yeni İran artık Türkiye”, Amerikalı Ortadoğu uzmanı Michael Rubin’in “Ankara 2036’da Tahran 2026’daki gibi olacak mı” sözlerini işaret ederek aba altından sopa mı göstermekte?
-İşaret ettiği dönüştürülecek bölge İsrail’in kontrolünde vadedilmiş kutsal topraklar ve buraya hapsedilen, ABD güdümünde bir Türkiye’mi?
– “…Girmemelerini istediğimiz şeylerin dışında kaldılar.” Sözleri açıklanmayan bir anlaşmanın işareti midir? Yoksa 2019 da Barış Pınarı Harekatı sürecinde Trump’ın yazdığı “Eğer bu işi doğru ve insani bir şekilde yaparsanız tarih de sizi iyi yazar. Eğer iyi şeyler olmazsa, sizi sonsuza dek hep bir şeytan olarak görürler. Sert adamı oynama. Aptallık etme! Seni sonra arayacağım” sözlerini içeren mektup halen yürürlükte midir?
Bu mektuptan bahsedince aklıma ABD Başkanı Johnson’un 1964 Kıbrıs krizinde Türkiye yazdığı mektup ve Başbakan İsmet İnönü’nün verdiği cevap aklıma geliyor “Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye oradaki yerini alır.”
Savaşın bizden uzak olduğu, savaşsız günler dileğiyle kalın sağlıcakla…