MÖ 2600 civarında Sümerlere ait tapınaklarda ilk izine rastlanan ve Asur döneminde bilinen ilk kütüphanenin tarihi ise MÖ. 7’nci yüzyıldır. Türkiye'nin devlet eliyle kurulan ilk kütüphanesi 24 Haziran 1884 tarihinde, Beyazıt Külliyesi'nin imaret kısmında hizmete açılan "Kütüphane-i Umumi-i Osmani" bu günkü adıyla “Beyazıt Devlet Kütüphanesi ”dir.

1964 yılından itibaren mart ayının son pazartesi günü ile başlayan ve bir hafta devam eden Kütüphane Haftası bu yıl 30 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Kütüphane, bilimsel kaynakları, kültürel mirası barındıran eserleri, güncel dergi ve kitaplarıyla, çeşitli atölye çalışmalarıyla okuma kültürünü geliştiren, araştırma ve inceleme kitapları ile ufkumuzu açan bireylerin ve toplumun sosyal ve bireysel gelişimini destekleyen en önemli kurumlarımızdandır. Bu kurumlarda çalışan tüm görevlilere teşekkür ediyor “Kütüphane Haftalarını” kutluyorum.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin "kütüphane istatistiklerine” göre;

Ülkemizde 44 bin 829 kütüphanede ki kitap sayısı 117 milyon 172 bin 954 dir. 2024-2025 eğitim öğretim yılında Türkiye'de örgün eğitim kapsamında toplam 74.040 okul hizmet vermektedir. 61 bin 111 devlet okulundan 26 bin 920’sinde kütüphane bulunmazken var olan kütüphane sayısı 34 bin 191, kitap sayıları ise 59 milyon 432 bin 361 dır.

Bugün kütüphaneler ücretsiz internet ulaşımıyla açısından araştırma, inceleme ve özellikle öğrencilerin ders çalışmaları açısından etkin olarak kullandıkları bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Bu imkanları etkin olarak veren en yaygın ağ olan 1301 mevcudu ile Halk Kütüphanelerinin gezici kütüphaneler, atölyeler, etkinlik alanları, yaş gruplarına göre oluşturulmuş alanlar, engellilere özellikle görme engellilere hizmet veren bölümleriyle daha etkin bir kullanım alanlarına ihtiyaç duyduğu da bir gerçektir.

Kitap okuma; özellikle çocukların düşünce ufkunu genişleten, hayal gücünü zenginleştiren, sorgulama, problem çözme ve analiz yeteneğini artıran, kültürel mirası tanımayı sağlayan, sosyal ve bireysel gelişimi destekleyen, dil, sosyal ve ahlaki gelişimlerine de doğrudan etki eden, doğaya, insanlara, doğada gördüğü diğer canlılara ve olaylara karşı da hassasiyet geliştiren önemli bir araçtır.

Çocukların bu gelişimlerini sağlamak için yapılacak en doğru yol çocuklara daha okuma yazmayı öğrenmeden kitabın önemini vurgulayacak etkinlikler düzenlenmesiyle okuma alışkanlığını, okuma kültürünü küçük yaşlarda kazandırmaktır.

Okuma alışkanlığını kazanmış ve okuma kültürü ile yoğrulmuş bir çocuk bugünkü bilişim ortamında dijital alanı bilgiyi araştırıp bulma ve kullanma becerisine sahip olacak ve dijital bataklıktan kurtulmak için ilk adımlarını atacaktır.

Okumak Ne İşe Yarar?

– Bir çocuk her gün, günde 20 dakika kitap okursa, yılda 1.8 milyon kelime ile karşılaşır; bu da dakikada 137 yeni kelime ile tanıştığı anlamına gelir.

– Aileler her gün 20 dakika çocuklarıyla birlikte kitap okurlarsa, bu onların yılda 121 saatten daha fazla birlikte/ bağlayıcı vakit geçirmeleri anlamına gelir.

– Okula başlama zamanına kadar bazı temel okuma becerilerini geliştiremeyen çocuklar, gelecek yıllarda okuldan ayrılmaya/okulu bırakmaya 3-4 kat daha eğilimli/yatkın olabiliyor.

- Kitap okumayan çocuklar normal bir cümleyi 45 saniyede anlayabiliyorken bu süre kitap okuma kültürü edinmiş çocuklarda 13 saniyeye kadar düşüyor. Bu faktör sınavlarda çocuğun soruyu anlama ve çözüme yönelmesinde zamanı kullanma açısından önemli bir etkendir.

Kütüphane kurmak yeter mi yetmez. Kitap okumaya teşvik için okullarda sınıf kitaplıkları ve kitap kolları oluşturulmalı, okuma saatleri planlanmalı ve öğrencilerin bu saatlerde dijital bataklıktan, sosyal medya bağımlılığından kurtulma yöntemleri uygulamalı olarak işlenmeli, kitap okumaları ve okuduklarını anlatarak paylaşmaları sağlanmalı, yazar ve öğrenci buluşması etkinlikleriyle bu süreç geliştirilmelidir. Öğrencilerin kitap okumasını sağlamak için okuduğunuz kitabı özetleyin ev ödevi, internetten bulunacak bir kitap özetinin yazılmasından öteye geçmeyeceği göz ardı edilmemelidir.

Sonuç olarak; “Kütüphanecilik Haftası” içi boş demeçlerle kutlama olarak değil, yeni kütüphanelerin açılış haftası ve okuma kültürünün geliştirilmesi için yoğun kampanyaların yapıldığı ve devamının geldiği hafta olarak değerlendirilmelidir.

Kütüphaneler Haftasında kütüphane ve kitap okuma kültüründen söz konusu olunca emekli öğretmen, yazar, kütüphaneciler kralı unvanını kurduğu 66 kütüphane ile hak eden ve yeni kütüphaneler kurmak için çalışmalarına devam eden Recai Şeyhoğlu’nu da özel bir teşekkürle anmak ve yazısında sorduğu “bu yıl en çok okunan roman, hikâye ya da şiir hangisi acaba diye merak etmemiz gerekmiyor mu sizce? Sorusunu da cevaplamak istiyorum Kütüphaneciler Derneği’ açıklamasından alıntı ile;

“Halk kütüphanelerinde en çok ödünç alınanlar listesine baktığımızda birinci sırada, 9 bin 155 kez ödünç alınan Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu kitabı var.” Çalıkuşu. Çalıkuşu’nu takip eden diğer 19 eser ise şöyle:

“Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali), Suç ve Ceza (Fyodor Dostoyevski), Şeker Portakalı (José Mauro de Vasconcelos), Körlük (José Saramago), Kuyucaklı Yusuf (Sabahattin Ali), Serenad (Zülfü Livaneli), Martin Eden (Jack London), Fareler ve İnsanlar (John Steinbeck), Simyacı (Paulo Coelho), İnce Memed 1 (Yaşar Kemal), Hayvan Çiftliği (George Orwell), Beyaz Gemi (Cengiz Aytmatov), Beyaz Geceler (Fyodor Dostoyevski), İçimizdeki Şeytan (Sabahattin Ali), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa), Gece Yarısı Kütüphanesi (Matt Haig), İki Şehrin Hikâyesi (Charles Dickens), Bir İdam Mahkûmunun Son Günü (Victor Hugo), Yaban (Yakup Kadri Karaosmanoğlu).”

2025 yılı çocuk kategorisinde ise en çok ödünç alınan kitaplar şu şekildedir:

Jeff Kinney’in Saftirik Greg’in Günlüğü kitabı en çok tercih edilen eser oldu. Saftirik Greg’in Günlüğü’nü sırasıyla şu eserler takip etti: 184 Araştırma Makalesi / Research Article Lügen Ceren GÜNEŞ, Enver DURUALP, Ender DURUALP “Levent (Mustafa Orakçı), Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupéry), Pinokyo (Carlo Collodi), Dedemin Bakkalı (Şermin Yaşar), Abartma Tozu (Şermin Yaşar), Ella ve Owen (Kent Jaden), Heidi (Johanna Spyri), Çizgili Pijamalı Çocuk (John Boyne), Oh Ne Âlâ Memleket (Şermin Yaşar), Canavar Peşinde (Adam Blade), Şirin (Birsen Ekim Özen), Kırmızı Başlıklı Kız (Grimm Kardeşler), Define Adası (R. L. Stevenson), Çocuk Kalbi (Edmondo de Amicis), Postayla Gelen Deniz Kabuğu (Behiç Ak), Don Kişot (Cervantes), Limon ile Zeytin (Salih Memecan), Küçük Kara Balık (Samad Behrengi), Babannem Geri Döndü (Şermin Yaşar).”

Ve de benim tavsiye edeceğim kitap özellikle çocuklarını dijital bataklıktan ve sosyal medya bağımlılığından kurtarmak isteyen aileler için yazar Hasan Efe’nin kitabı “İlk Mektup”...

Sağlıklı günlerde iyi okumalar dileğiyle ilk gördüğünüz kütüphaneye girmek ve kitaplara bir göz atmaya ne dersiniz.