Dikili’de 61 yaşındaki Mihraç Kıyıcı'nın hayatta kalma mücadelesi!...

Dikili’de 61 yaşındaki Mihraç Kıyıcı, 20 yıldır evsiz ve işsiz, hayatta kalmaya çabalıyor. Yıllardır prosedürler ve toplumsal ötekileştirme arasında sıkışan Kıyıcı, son olarak on adımlık bir konteynerden sesini duyurmaya çalışıyor.... Yenigün'den Nurcan Etik'in haberi...

GÜNDEM 25.12.2025, 13:17 29.12.2025, 21:33
Dikili’de 61 yaşındaki Mihraç Kıyıcı'nın hayatta kalma mücadelesi!...

61 yaşındaki Mihraç Kıyıcı 1980’lerden bu yana Dikili’de yaşıyor. Yaklaşık 20 yıldır bir evi olmayan Kıyıcı, 18 yılını yazları çadırda kışları da Kaymakamlığın yerleştirdiği pansiyonda yaşayarak geçirdiğini söylüyor. Ancak son 2 yıldır da çatısı akan, elektriği ve suyu olmayan, kapıları yamulmuş, altı delinmiş, yağmurda su basan bir konteynerde yaşıyor!

Suyunu komşunun evinden taşıyarak temizlik yapıyor. Tüp ile ısınıyor. Çoğunlukla kuru gıda tüketiyor. Akşamları karanlık olduğu için erkenden uyuyor. Defalarca yetkililere başvurmuş ki zaten herkes Dikili’de onu tanıyor. Ancak yıllarca yetkililerin prosedürlerine, halkın da ötekileştirmesine takılmış… Artık çok öfkeli! “Yurttaş olarak kabul edilmiyorum” derken, yaşama tutunmak için son çığlığını atıyor: “Ben artık heterolardan değil, hemcinslerimden destek bekliyorum. Tüm translardan…”

Haber: Nurcan Etik (YENİGÜN)

YAĞMURDA SU BASIYOR!

20-25 metrekarelik bir konteyner. 2 yıl önce Kaymakamlık tarafından buraya yerleştirilmiş. Kapıdan girince sol tarafta tek kişilik yatak ve küçük bir masa, sağ tarafta da hem tuvalet hem de mutfak! Hem giriş hem de tuvaletin kapısı Sındırgı Depremi’nde yamulmuş. Tuvaletin hemen önünde büyük bir delik var. Kıyıcı orayı dikdörtgen bir tahta parçasıyla kapatmış. Tavanda da birçok delik var. Hele bir yağmur yağmaya görsün, konteynerin her köşesinden sular sızıyor. Şiddetli yağışlarda ne yaptığını soruyorum, o da bana, “Yatağı bir o tarafa bir bu tarafa alıyorum, kıyıda köşede oturuyorum. Naylon aldım onu çekeceğim, ne yapayım boş evleri gasp mı edeyim?” diye soruyor.

SU, ELEKTRİK, YEMEK YOK!

Elektrik olmadığı için ısınmak da zor. Tüplü bir soba var ancak tüpe de para yetiştiremediği için sürekli sobayı yakmasa da o gün ben gideceğim diye açmış. Geceleri çok soğuk olduğundan söz ediyor, “Daha da soğuklar olacak, ne yapacağım bakalım” diyor. Yazı da ayrı bir dertmiş. 2 yıl önce hemen yanı başındaki okulun inşaatı devam ederken konteynere hem elektrik hem de su bağlanmış. İnşaat biter bitmez de kesilmiş. Buzdolabı var ama çalışmıyor. Yaz sıcaklarında perişan olduğunu anlatırken, “Bir bardak soğuk suya hasret kaldım” diyor. Gıdaları nasıl muhafaza ettiğini soruyorum, “Almıyorum ki, aslında çok güzel yemek yaparım, yapmayı da çok severim, eşyalarım da var ama elektrik su yok, nasıl yapayım. Kuru gıdayla besleniyorum çoğunlukla. Sıcak, sulu ev yemeğine de hasretim zaten” ifadelerini kullanıyor.

‘ÖL DAHA İYİ’

Yıllardır, sürekli olmasa da Dikili’de sahne alan Kıyıcı, “Aldığım parayla pansiyon parası veriyordum. Sürekli bir iş yok, ara ara çıkarsa. Sigorta yok, maaş yok, üç kuruşa çalışıyordum. Hiç çok para kazanmadım, daha doğrusu çalıştığım zamanlarda da hakkımı alamadım” diyor. Kıyıcı, yetkililere defalarca başvurmasına rağmen temel bir yurttaşlık hakkı olan barınma ihtiyacının karşılanmadığını ifade ederken oldukça öfkeli. Sosyal hizmetlere defalarca başvurduğunu, kendisine dört-beş ayda bir 4 bin lira kadar bir para verildiğini, bunun dışında ise hiçbir destek alamadığını anlatırken, “Öl daha iyi” ifadelerini kullanıyor.

‘YURTTAŞ OLARAK KABUL EDİLMİYORUM’

Önüne birçok prosedür konduğunu belirten Kıyıcı, “Bu prosedürler de bir bana uygulanıyor. Çalıp çırpmıyorum, kimseye zarar vermiyorum, sadece barınmak istiyorum ama olmuyor” diyor. “Yurttaş olarak kabul edilmiyorum ben. En temel yurttaşlık haklarım bile verilmiyor” derken terlemeye başlıyor. “Her şeyden önce bir insanım ya ben, hırsız değilim, uğursuz değilim, destek olacakları yerde herkes köstek oluyor” derken, “Elimde imkân olsa Dikili’yi de terk ederim, bu ülkeden de giderim, sıtkım sıyrıldı artık” deyip ellerini iki yana açıyor.

‘YAPAYALNIZ KALDIM’

Kıyıcı, “Beni buraya geçirdiler, nasıl olsa ağzımdan bir şey çıkmıyor. Nasıl olsa arkamda sahip çıkacak kimsem de yok. Millet hırsızlık yapar bir de zeytinyağı gibi üste çıkar ben bunu yapmıyorum, kimseye laf etmiyorum diye ‘saldım çayıra Mevlam kayıra’ olayına girdiler. Çünkü benim arkam yok, keşke benim gibi 10-15 tane trans birey olsaydı yanımda belki bunları yaşamayacaktım, yapayalnız kaldım” diye anlatıyor. O sırada terlemesi artıyor ve ellerinin titrediğini görüyorum. Şeker hastası olduğunu da bildiğim için “Biraz ara verelim isterseniz” diyorum, “Gerek yok, devam edelim. Bazen cinlerim tepeme çıkıyor da artık konuşmak bile beni çok yoruyor” diyor.

‘TRANS OLDUĞUM İÇİN İŞ VERMİYORLAR’

Kıyıcı’nın Dikili halkına da kırgınlığı var. Birlikte şehirde dolaşırken de çoğu insanın kendisini tanıdığını fark ediyorum. “Herkes sizi tanıyor, peki neden bir iş bulamadınız” diye soruyorum, “Birkaç kez bulaşıkçı arayan işletmelere başvurdum, görüştüm ama bana ‘sen gel ye iç, ama iş olmaz’ dediler” diyen Kıyıcı, “Kısacası trans olduğum için iş vermiyorlar” diyor. “Ben ne yapıyorum, fuhuş yapmıyorum, yapana da saygım var, keşke İzmir gibi büyük bir yerde olsam da ben de fuhuş yaparak paramı kazansam, dayanacak gücüm kalmadı çünkü” derken, dostlarının birkaç bin liralık desteğiyle yaşamını devam ettirdiğini söylüyor.

‘ALLAH’TAN BAŞKA KİMSEYE HESAP VERMEM’

Yüzünde bir pişmanlık ifadesiyle “Yıllarca insanlar için yaşadım” diyor Kıyıcı. “Etek giymek istedim, ne düşünürler diye çekindim. Yıllarca hayatımı yaşayamadım doğru dürüst. Ama şimdi artık kimseyi takmıyorum. Madem beni görmezden geliyorlar ben de hiçbirini görmüyorum. Tıpkı cinsiyetimde olduğu gibi ne giyeceğimin, nasıl yaşayacağımın hesabını da Allah’tan başka kimseye vermem” diyor.

‘KENDİMİ BİLDİM BİLELİ BÖYLEYİM’

1965 doğumlu olan Kıyıcı, kendini bildi bileli kadın gibi hissettiğini vurgularken, “Sonradan olmaymış, özentiymiş, istismara uğramış, ailesi kadın kıyafetleri giydirmiş de ondan olmuş falan diyorlar, öyle bir şey yok! Kendimi bildim bileli böyleyim” diyor. “Ayol ben askere bile gittim, sırf babamın başı öne eğilmesin diye. Sonra anneciğim babama söylemiş, babam da çok ağlamış, ‘bilseydim göndermezdim çocuğumu’ demiş. Babamı erken kaybettim ama annem bu dünyadan göçüp gidene kadar beni hiç yalnız bırakmadı” diye anlatıyor.

‘CİNSİYETİMİN ARKASINDAYIM’

80’li yıllara doğru geliyoruz. “Çok evcimen biriydim ama biliyordum ve görüyordum; Güzelyalı’da transları yolda tutup saçlarını kazırlardı. Gazetelerde de okurduk. Ama o zaman birlik vardı, tüm translar birbirini tutardı ama şimdi öyle bir şey de yok” diyor. Dikili’de trans arkadaşı olup olmadığını soruyorum, “Yok, zaten her yerde olduğu gibi burada da çok gizli var. Öyle ortalıkta erkeğim diye geziyorlar, ben geçerken ağız burun kıvırıyorlar, çünkü ben onlar gibi değilim, koç gibi cinsiyetimin arkasında duruyorum. Onlar yapamıyor, yapamadığı gibi de bana ahkâm kesiyorlar” diye tepki gösteriyor.

‘ÖLDÜ DİYE KENARA ATTILAR’

Son yıllarda tüm baskılara rağmen yükselen LGBTİ+ mücadelesine değiniyorum. “Evet, neyse ki şimdi daha özgürler” derken şöyle diyor:

“Şimdi milletin çocuğu gay, ailesi de diyor ki ‘benim çocuğum özel.’ Herkesin çocuğu kendine özel. Senin çocuğun bizim sayemizde kimliğini rahat ifade edebiliyor. Çünkü biz çok çile çektik, öyle dayaklar yedim ki, bileklerim kırıldı, öldü diye kenara attılar beni. Tehditler nedeniyle 6 ay evimden çıkamadım.”

Ardından, “Çok acı bir şey daha söyleyeyim, ilk defa söyleyeceğim. Bir gün beni iki kişi arabaya sokup götürdü. Kapkaranlık, büyük duvarları olan bir yerde iki gün boyunca tecavüz ettiler. Bunu söylediğimde benden şahit istediler. Sonrasındaysa hep sustum, ama yeter artık, benden daha ne istiyorsunuz?”

Kısa bir sessizlik…

“Hiçbir LGBTİ+ derneği ile iletişime geçtiniz mi?” diye soruyorum. “Bir tanesiyle geçtim ama bana bir sürü prosedür çıkardılar. Benim İzmir’e ya da başka bir yere gidecek, bir şey anlatacak durumum yok, gelsinler halimi görsünler. Başkalarıyla da nasıl iletişim kurarım bilmiyorum” diyor. “Ne yapacağımı bilmiyorum artık” derken, “Bu ülkede hak, hukuk, adalet falan yok. Hukuk kime işliyor onu da bilmiyorum ama bizim hiçbir hakkımız olmadığını biliyorum” deyip elleri göğsünde kafasını iki yana sallıyor.

‘TRANSLARA SESLENİYORUM’

Kıyıcı, bir pansiyon odasında yaşayabileceğini, kendisine devlet tarafından en azından bu imkânın tanınabileceğini söylüyor. Ya da elektriği ve suyu bağlı olan, yağmurda akmayan bir konteynerin de kendisini rahatlatacağını… Son olarak konteynere bakınıp “Böyle işte” diyor… 61 yaşındaki Kıyıcı’nın son sözleri de şu oluyor:

“Ben aslında hemcinslerimden destek bekliyorum. Heterolardan değil. Bütün trans bireylerden destek bekliyorum. Eskiden olduğu gibi birlik olduklarını bana göstersinler.”

Kaynak: AJANS BAKIRÇAY
Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 20 49
2.  Fenerbahçe 20 46
3.  Trabzonspor 21 45
4.  Göztepe 20 39
5.  Beşiktaş 20 36
6.  Başakşehir FK 20 30
7.  Samsunspor 21 30
8.  Gaziantep FK 20 25
9.  Kocaelispor 20 24
10.  Alanyaspor 20 22
11.  Gençlerbirliği 20 22
12.  Çaykur Rizespor 20 20
13.  Antalyaspor 21 20
14.  Konyaspor 20 19
15.  Eyüpspor 20 18
16.  Kasımpaşa 20 16
17.  Kayserispor 20 15
18.  Fatih Karagümrük 21 12
Takımlar O P
1.  Amed SK 24 49
2.  Esenler Erokspor 24 47
3.  Erzurumspor FK 23 45
4.  Çorum FK 24 41
5.  Bodrum FK 23 39
6.  Pendikspor 24 39
7.  Iğdır FK 24 37
8.  Keçiörengücü 24 36
9.  Bandırmaspor 24 36
10.  Boluspor 23 35
11.  Van Spor FK 24 34
12.  Manisa FK 23 31
13.  İstanbulspor 23 31
14.  Sivasspor 24 30
15.  Sarıyer 24 30
16.  Ümraniyespor 23 27
17.  Serik Belediyespor 24 26
18.  Sakaryaspor 23 23
19.  Hatayspor 24 7
20.  Adana Demirspor 23 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 25 56
2.  Manchester City 24 47
3.  Aston Villa 25 47
4.  Manchester United 25 44
5.  Chelsea 25 43
6.  Liverpool 24 39
7.  Brentford 25 39
8.  Everton 25 37
9.  Sunderland 25 36
10.  Fulham 25 34
11.  Bournemouth 25 34
12.  Newcastle United 25 33
13.  Brighton & Hove Albion 24 31
14.  Tottenham 25 29
15.  Crystal Palace 24 29
16.  Leeds United 25 29
17.  Nottingham Forest 25 26
18.  West Ham United 25 23
19.  Burnley 25 15
20.  Wolverhampton 25 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 23 58
2.  Real Madrid 22 54
3.  Atletico Madrid 22 45
4.  Villarreal 21 42
5.  Real Betis 22 35
6.  Espanyol 22 34
7.  Celta Vigo 23 33
8.  Real Sociedad 23 31
9.  Osasuna 23 29
10.  Deportivo Alaves 22 25
11.  Athletic Bilbao 22 25
12.  Girona 22 25
13.  Elche 23 24
14.  Sevilla 22 24
15.  Mallorca 23 24
16.  Valencia 22 23
17.  Getafe 22 23
18.  Rayo Vallecano 22 22
19.  Levante 21 18
20.  Real Oviedo 22 16

Gelişmelerden Haberdar Olun

@