Urla, Neyzen Tevfik, Oyuk Festivali…
Çeşme’ye giderken o güzelim Manzara Kahvesi’nde durup bir çay içer ve sonra yolun alt taraflarındaki düzlüğe baktığınızda modern bir köy gözünüze ilişir. Barbaros Köyü’dür burası. Ovaya yayılmış güzel bir köy.
Buraya çok önceleri, 1990’ların ortası olmalı, “Çocuk Köyü” varken gelmiş, çocuklara yardım malzemesi getirmiştik. Sonra çocuk köyünde tatsız şeyler oldu ve bir daha gelme fırsatı olmadı.
Aradan zaman geçti,2019’da Oyuk Festivali’ne geldik.
Şimdi, 2020’nin Aralık ayındayız ve Çeşme’ye gidiyoruz.
Manzara Kahvesi’nde mola verince ovanın düzlüğüne yayılmış Barbaros Köyü’nü seyre koyulduk. 2019 Eylülünde olan “Oyuk Festivali” aklıma düştü.
Urla Özbek’te bir Pazar sıkıntısını atlatmak üzere yola çıkmış, kendimizi bu köyde bulmuştuk, “Oyuk Festivali’ nin tam da olduğu gündü.
Köyün bütün sokaklarında mahşeri bir kalabalık vardı. Ağırlıklı kadınlar olmak üzere bu stantlarının başında herkes bir şeyler satmanın derdindeydi.
Rengârenk yöresel giysiler, ışıklar, taklar, palyaçolar, ot yığınlarından, saman balyalarından yapılmış satış yeri tasarımları… Yüzlerini boyatma telaşında onlarca çocuklar…
Tam da bir festival…
Üstüne, köyde oturanların festivalin yolunda gitmesi için verdikleri uğraş. Zaman zaman telaşa dönen sevimli bir kargaşa hali…
Beri taraftan da oluk oluk gelen insan seli…
***
Konak Belediyesi olarak yıllarca Alsancak Şenliği’ni organize ettiğimizde itiraf edelim, o işin yıllarca başında olmuş birisi olarak, semttekileri şenliğe tam anlamıyla katmayı başardığımız söylenemezdi.
Bu yüzden kendimizi eleştirir, Brezilya’nın Rio Karnavalı gibi bir şenlik hayal ederdik, olamayınca da hayıflanırdık.
Ama şunu biliyorduk ki, Rio’daki bine yakın dans ve bale okulu şehirde faaliyet gösteriyordu. Böyle olunca buradaki öğrenciler, festivalin doğal katılımcıları idiler.
Bizde öyle mi?
İşte bu yüzden bizde bir festivalin Rio’daki çıtayı yakalama şansına sahip olamayacağı belli.
Her neyse, Barbaros bu kez bizim yapamadığımızı yapıyor gibiydi, Rio’ya en azından yaklaşıyordu. Tamam, burada dans, bale yoktu ama buna benzer sanatsal aktiviteler ile halkın birebir katılımı söz konusu idi. Köydeki kadınlar, çocuklar, tiyatro yapanlar, yaşlı ve gençler bu etkinliğin içindeydi.
Görülen köydeki herkes festivalin bir parçası olmuştu, burada imece işe yaramıştı. Yani Rio’nun küçük bir benzeriydi bu festival…
***
Ya standlar?
Kadınların evlerinde pişirdiği börek- çörek, dolma gibi şeyler; köyde üretilen tarımsal ürünler, takılar, çanak, çömlekler stantlarda yerini almıştı.
Dışardan gelenlerin kimi bakıp geçiyor, kimi satın alıp oracıkta karnını doyuruyor, kimi ise torbasına koyup evine götürüyor. Kısaca festivalin bir ekonomik ayağının olduğu apaçık görülüyor.
Sanıyorum köyün katılım göstermesi de buradan kaynaklı.
Tabii şimdilik ürünler küçük el emeği ağırlıklı, daha sonra bu da farklılaşacaktır. Zamanla göreceğiz!
Her neyse, festivalin, tiyatro, çocuklara dönük eğlence, söyleşi ve paneller bölümlerinin de olduğunu da belirtelim.
Bir stantta kitap bile satılıyordu. O stantlardan birinden “Ve Urla’dan Neyzen Geçti.”[1] Kitabını aldığımı anımsadım.
Akşam eve dönünce ilk iş kitabı bulmak oldu. Yazarı, Erdoğan Karabıyık. Urla’da öğretmenlik yapmış, emekli olmuş.
***
Buraya bir not eklemeliyim; yaz dönemi Urla’da oturmanın verdiği sorumlulukla, içinde Urla geçen her şey ilgimizi çekiyor.
Çinli coğrafyacı Yi fu Tuan, (…insan- bilinçli ya da bilinçsiz; rasyonel ya da irrasyonel-mekan ile varoluşsal ve hissi bir bağ kurmaktadır) diyor ya, bizimkisi o hesap.
Gördüğümüz her şeyin oturduğumuz şehirle bağını sorguluyoruz.
(Bu arada sevgili Gürol Tolunay’ın kulakları çınlasın!)
İşte bu kitap ta böyle..
Neyzen Tevfik’in Urla bağlantıları açısından önemli.
Öbür türlü, Atilla Özkırımlı’da Neyzen Tevfik’in hayatını anlatan bir kitap yazdığını biliyoruz.
***
Şimdi gelelim kitaba:
Neyzen Tevfik, 1879 Bodrum doğumludur.
1892’ de on üç yaşında, öğretmen olan babasının Bodrum’dan Urla’ya tayini onu Urla’ya getirir.
***
Neyzen, bu gelişi, ‘Tercüme- i Halim’ adlı uzun mesnevisinde anlatıyor,
“Girid ile Bodrum’dan o yol sekiz günde
Alındı İzmir’e bastık ayak, peder önde.” (a.g.e.shf.18)
***
On üç yaşında geldiği Urla’da eğitimine devam etmekle beraber sara hastalığı peşini bırakmaz.. Düzenli bir iş edinmesi zorlaşır.
Urla’da, Bodrum’dayken etkilenmiş olduğu neyin hüzünlü ve efsunlu sesini duyar ve ney üfleme işini ilerletmek ister.
Ney çalan Malgaca’da Berber dükkanı olan Kazım ustadır. Neyzen bu ustadan talep edince o da Neyzen’e ney üfleme işini öğretir.
***
Neyzen bu durumu satırlara şöyle döker:
“O neyzenin adı Kazım’dı, sanatı berberdi
Kırk iki yaşında, okuryazar ve sesi güzeldi
Biraz nota bilir, az çok aşına-yı usul,
Ne mutlu ders alabilmek eğer ederse kabul”
***
Bu arada,sara hastalığı yakasını bırakmadığı için iyileşme umudunu İstanbul’da aramaya koyulur.
“Göründü Urla’dan İstanbul’a bu kere sefer…” dizesi de bu yolculuğu anlatır.
Ney üflemeyi öğrenen Neyzen bir yandan da hicivler yazar.
Bu hicivlerde dili keskindir; Abdulhamit’in uyguladığı baskıları, kendisini eleştirenleri sürgüne ya da hapse göndermesini kıyasıya eleştirir.
Bu yüzden birçok kez tutuklanır.
***
Bu eleştiri okunu cumhuriyet devrimlerine karşı olanlar için de kullanır.
“Kim demiş bizde bir demokrat idare yoktur,
Ne demek, olmazsa elbette dışardan alırız
Sırr edip karne usulüyle o gümrük malını
Karaborsaya verir, biz bize benzeriz.”
***
Neyzen Tevfik’in ünü bütün ülkeye yayılmıştır.
Fakat bu güzel kalem ne yazık ki çok fazla içki tüketerek zaten sara hastalığı ile bozulmuş sağlığını her seferinde hiçe sayar.
Bu yüzden sık sık Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedaviye alınır.
Neyzen’nin iyi bir sanatçı olduğunu bilen hastanenin başhekimi doktor Mazhar Osman, her defasında Neyzen’i uyarır, içki içmemesini ister.
Fakat Neyzen dinler mi?
Bir gün, Mazhar Osman, Neyzen’i elindeki kiloluk rakıyla görünce sorar;
-Nereye gidiyorsun?
-Çallı İbrahim’e.
-Elindeki?
-Kiloluk rakı.
-Kiloyla içmeye utanmıyor musun?
-Hepsi benim değil, yarı parasını Çallı verdi.
-Öyleyse kendi hisseni dök.
Neyzen, Doktor’a:
-İmkânsız, benim hissem şişenin alt tarafında, o yüzden dökemem, der.
***
Bir festival bizi Neyzen Tevfik’e getirdi.
Bu arada, bir yerel tarih çalışması olan “Ve Urla’dan Neyzen Tevfik Geçti” kitabı için Erdoğan Karabıyık’da teşekkür etmemiz gerekiyor.
[1] Erdoğan Karabıyık, Urla’dan Neyzen Geçti, Şiiri özlüyorum kitaplığı, 2019, Urla
Bergama İl Olmalı mı?
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Galatasaray |
20 | 49 |
2. Fenerbahçe |
19 | 43 |
3. Trabzonspor |
20 | 42 |
4. Göztepe |
20 | 39 |
5. Beşiktaş |
20 | 36 |
6. Başakşehir FK |
20 | 30 |
7. Samsunspor |
20 | 30 |
8. Gaziantep FK |
20 | 25 |
9. Kocaelispor |
19 | 24 |
10. Alanyaspor |
20 | 22 |
11. Gençlerbirliği |
20 | 22 |
12. Çaykur Rizespor |
20 | 20 |
13. Antalyaspor |
20 | 20 |
14. Konyaspor |
20 | 19 |
15. Eyüpspor |
20 | 18 |
16. Kasımpaşa |
20 | 16 |
17. Kayserispor |
20 | 15 |
18. Fatih Karagümrük |
20 | 9 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Amed SK |
23 | 46 |
2. Erzurumspor FK |
23 | 45 |
3. Esenler Erokspor |
22 | 41 |
4. Çorum FK |
23 | 41 |
5. Bodrum FK |
23 | 39 |
6. Pendikspor |
23 | 39 |
7. Bandırmaspor |
23 | 36 |
8. Boluspor |
23 | 35 |
9. Iğdır FK |
23 | 34 |
10. Keçiörengücü |
23 | 33 |
11. Van Spor FK |
23 | 31 |
12. Manisa FK |
23 | 31 |
13. İstanbulspor |
23 | 31 |
14. Sivasspor |
23 | 30 |
15. Ümraniyespor |
22 | 27 |
16. Sarıyer |
23 | 27 |
17. Serik Belediyespor |
23 | 26 |
18. Sakaryaspor |
23 | 23 |
19. Hatayspor |
23 | 7 |
20. Adana Demirspor |
23 | 2 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Arsenal |
24 | 53 |
2. Manchester City |
24 | 47 |
3. Aston Villa |
24 | 46 |
4. Manchester United |
24 | 41 |
5. Chelsea |
24 | 40 |
6. Liverpool |
24 | 39 |
7. Brentford |
24 | 36 |
8. Fulham |
24 | 34 |
9. Everton |
24 | 34 |
10. Newcastle United |
24 | 33 |
11. Sunderland |
23 | 33 |
12. Bournemouth |
24 | 33 |
13. Brighton & Hove Albion |
24 | 31 |
14. Tottenham |
24 | 29 |
15. Crystal Palace |
24 | 29 |
16. Leeds United |
24 | 26 |
17. Nottingham Forest |
24 | 26 |
18. West Ham United |
24 | 20 |
19. Burnley |
23 | 15 |
20. Wolverhampton |
24 | 8 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Barcelona |
22 | 55 |
2. Real Madrid |
22 | 54 |
3. Atletico Madrid |
22 | 45 |
4. Villarreal |
21 | 42 |
5. Real Betis |
22 | 35 |
6. Espanyol |
22 | 34 |
7. Celta Vigo |
22 | 33 |
8. Real Sociedad |
22 | 28 |
9. Osasuna |
22 | 26 |
10. Deportivo Alaves |
22 | 25 |
11. Athletic Bilbao |
22 | 25 |
12. Girona |
22 | 25 |
13. Elche |
22 | 24 |
14. Sevilla |
21 | 24 |
15. Valencia |
22 | 23 |
16. Getafe |
22 | 23 |
17. Rayo Vallecano |
22 | 22 |
18. Mallorca |
21 | 21 |
19. Levante |
21 | 18 |
20. Real Oviedo |
22 | 16 |
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
Göztepe
Beşiktaş
Başakşehir FK
Samsunspor
Gaziantep FK
Kocaelispor
Alanyaspor
Gençlerbirliği
Çaykur Rizespor
Antalyaspor
Konyaspor
Eyüpspor
Kasımpaşa
Kayserispor
Fatih Karagümrük
Amed SK
Erzurumspor FK
Esenler Erokspor
Çorum FK
Bodrum FK
Pendikspor
Bandırmaspor
Boluspor
Iğdır FK
Keçiörengücü
Van Spor FK
Manisa FK
İstanbulspor
Sivasspor
Ümraniyespor
Sarıyer
Sakaryaspor
Hatayspor
Adana Demirspor
Arsenal
Manchester City
Aston Villa
Manchester United
Chelsea
Liverpool
Brentford
Fulham
Everton
Newcastle United
Sunderland
Bournemouth
Brighton & Hove Albion
Tottenham
Crystal Palace
Leeds United
Nottingham Forest
West Ham United
Burnley
Wolverhampton
Barcelona
Real Madrid
Atletico Madrid
Villarreal
Real Betis
Espanyol
Celta Vigo
Real Sociedad
Osasuna
Deportivo Alaves
Athletic Bilbao
Girona
Elche
Sevilla
Valencia
Getafe
Rayo Vallecano
Mallorca
Levante
Real Oviedo
Neyzen Tevfik, Azab-ı Mukaddes ( Kutsal Eziyet) adındaki kitabında kendi yaşam öyküsünü anlatan ve 400 beyiti aşan Tercüme-i Halim mesnevisinin yetmişini aşan beyitleri Urla'daki günlerini anlatır.
Tercüme-i Halim'in Urla'daki günlerini anlatırken şöyle der:
"Nasılsa çarşıda gezer iken birgün dalgın
Sımah-ı kalbine çarpmıştı bir sada-yı hazin
Beyitinde görüldüğü gibi çarşı dediği yer, ya Malgaca Pazarı ya da Urla arastadır. Tevfik'in İskele'yle bir ilgisi yoktur.