13.01.2026, 12:39

2026 yılı, 2025’i aratacak mı?

‘Cehalet ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır.’

***

Halk arasında çokça kullanılan bir deyim vardır. 'Gelen, gideni aratır' denir. 2026 yılının gelişi deyimin doğru olup olmadığını bir tarafa bırakırsak bunu kanıtlar nitelikte oldu. Yeni yılda zamlarla birlikte uyandık. Benzine, motorine, 1’er lira. sigara ve alkollü içeceklere %8 zam yapıldı. Zam yağmuru peş peşe akmaya başladı. Vergilere, harçlar %18.95 oranında zam yapılırken, işçilerin, emekçilerin maaşlarındaki vergilendirme oranları düşürüldü, onlardan daha fazla vergi alınmasının önü açıldı. Trafik cezaları, motorlu taşıtlar vergileri %58.46 arttırıldı. Pasaport, köprü ve otoyol geçiş ücretleri de zamlardan nasibini aldı. .2025 yılı işçileri, emekçileri, üretici köylüleri, esnafları özellikle de asgari ücret ve emekli aylıklarıyla geçinenleri açlığa ve yoksulluğa mahkum etmişti. Yıl dolmadan apar topar Çalışma Bakanı tarafından işçilerin onayı alınmadan açıklanan asgari ücrete %27’lik zam oranı, Türkiye tarihinde bir ilki yaşattı. Asgari ücret, açıklanan zamla (28.075.-TL) birlikte açlık sınırının (30.143.-TL) altında kaldı. Bu ne yaman çelişkidir ki 5 asgari ücretlinin maaşı yoksulluk sınırına (100 bin TL) bile ulaşamadı.

Yeni yılla birlikte dünya bir başka şokla karşılaştı. 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece Amerikan emperyalistlerinin saldırgan lideri Trump, uluslararası hukuku hiçe sayarak tam bir haydutluk örneği ile Venezuela Devlet Başkanı’nın konağını basarak onu ve karısı zorla Amerika’ya kaçırdı. Venezuela topraklarını bombaladı. Onlarca sivil ve askerin ölmesine neden oldu. Venezuela’nın başta petrol olmak üzere yer altı ve yer üstü kaynaklarına çökmek istedi. Tüm Amerika kıtasını ‘kendilerinin arka bahçesi’ olduğunu iddia etti. Maduro’yu New York caddelerinde gezdirerek aşağılamak istedi.

Kapitalizm ve onun en yüksek aşaması olan emperyalizm böyle bir sistemdir. Tek amaçları daha çok para kazanmak ve ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarına el koymaktır. Bunu ülkeleri ya işgal ederler ya da ülkeleri kendilerine borçlandırıp bağımlı hale getirerek yaparlar. Bir örnek vermek gerekirse; emperyalizme bağımlı gelişmekte olan ülkeler bir yılda 415 milyar dolar faiz ödedi. Dikkat çekmek isterim, ana para değil, faiz ödemişler. Türkiye’de bu kategoriye dahil ülkeler içindedir. Dünyada 119 ülkenin -ki bu ülkelerde 6.5 milyar insan yaşıyor- emperyalistlere 8.8 trilyon dolar borcu var. Emperyalistler bunu bildiği için yüksek perdeden atıp tutuyorlar. Borçlu ülkeleri kendilerine biat etmeye çağırıyorlar.

Amerikan emperyalizminin saldırgan temsilcisi Trump, Venezuela’nın yanı sıra Kolombiya, Küba, Brezilya, Grönland, Kanada gibi ülkeleri tehdit etmeye başladı. Kendilerine biat eden yöneticilerin (Arjantin, J.Milei gibi) başa gelmesini, yer altı ve ter üstü kaynaklarının Amerika’nın hizmetine sunulmasını talep etti. Bütün dünyanın ezilen ve sömürülen halkları bu haydutça saldırıyı şiddetle protesto etti. Çünkü bu olay hiçbir ülkenin bir başka emperyalist ülke karşısında uluslararası bir güvencesinin olmadığını göstermişti. Birleşmiş Milletler Topluluğu fos çıkmıştı, bu olay karşısında hiçbir şey yapamamıştı. İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa gibi emperyalist ülkelerin yöneticileri de kâh açık kâh üstü örtülü Amerika’nın bu saldırgan politikasının yanında yer almıştı. Cumhur İttifakının MHP kanadı Amerika’yı açıkça eleştirirken (İç cepheyi güçlendirmek adına, nasıl güçlendirecekse?) AKP kanadı ise etliye sütlüye dokunmayan, Amerika’yı gücendirmeyen bir açıklamayla işi geçiştirmişti. Emperyalizme karşı tek mücadelenin halkların kendi  öz güçleri ve birleşik mücadeleleri olduğu gerçeği bir kez daha açığa çıkmıştı. İç cepheyi de ancak halkaların bir araya gelerek emperyalizme karşı ortak mücadelesi güçlendirebilirdi.

Dünya bu olayla çalkalanırken 5 Ocak günü TÜİK aylık ve yıllık enflasyon oranlarını açıkladı. TÜİK,  enflasyonu aralık ayı için %0.89, yıllık ise %30.89 olarak açıklandı. Enflasyon, bağımsız ekonomik kuruluş ENAG’a göre %2.11, yıllık ise %56.14 di. Yani TÜİK’in enflasyon rakamları ENAG’a göre 2.5 kat daha azdı. TÜİK’in tartışmalı ve güvenilmez (TÜİK, mahkemeler istemesine rağmen enflasyon sepetine hangi malların girdiğini bugüne kadar açıklamadı) enflasyon rakamları işçi, memur ve Bağ-Kur emeklilerini iyice açlığa ve sefalete mahkum eder nitelikteydi. Açlık sınırının 30 bin lira olduğu bir dönemde en düşük emekli aylığı 19 bin lira bile olmayacaktı. Çarşı-pazarın enflasyonu ise %60’ları aşıyordu. En düşük ev kirasının 20 binleri aştığı bir dönemde en düşük emekli aylığı 18.875 lira olacaktı. Tek Adam İktidarı sanki bir lütuf sunar gibi en düşük emekli aylığının 20 bin lira olması gereken yasayı Meclise sundu. Bu demekti ki, insanlar açlık ve yoksulluğun yanı sıra borç batağına da sürüklenecektir. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre kişi başına düşen borçlanma %42.6 artmış, kişi başı borç miktarı 123 bin TL’ye ulaşmış.

2026 yılı bir anlamda ‘vergiyi çalışanlardan al, sermayeye ver yılı’ oluyor. Dolaylı vergilerin oranı %64-66 arasında. Yani çarşıdan, pazardan, marketten, kasaptan, eczaneden vb. aldığımızda ödediğimiz ÖTV ve KDV miktarı. %24 gelir vergisi de çalışanlardan kesiliyor. Devlet sermayeden, holdinglerden, şirketlerden sadece %11 civarında kurumlar vergisi topluyor. 2026 bütçesinin önemli bir bölümünü dolaylı ve dolaysız vergilerden oluşuyor. Bu durum yetmezmiş gibi devlet 2026 yılında çalışanlardan daha çok vergi alacak. Çünkü vergi derecelendirme oranları çalışanların aleyhine düşürüldü. DİSK-AR’ın verilerine göre; 2000 yılında asgari ücretin 22 katı olan vergi dilimi, 2026 yılı itibariyle asgari ücretin 5.8 katına geriledi. Bu durum işçilerin daha çok vergi ödeyecekleri anlamına geliyor. 2026 yılında bir önceki yılda olduğu gibi patronlara verilen teşvik primlerinin oranı artarken vergi silinmeleri de sağlanacak.  Tek Adam İktidarı son olarak yurt dışında alınan eşyalardaki 30 Euro’luk vergi indirimini de ortadan kaldırdı. Yurt dışından satın alınan tüm eşyalardan artık vergi alınacak. Çünkü siyasi iktidara, sermayeye, yandaşlara kaynak lazım. Sermayeye 3.6 trilyon vergi avantajı sağlanacağı öngörülüyor. Bu kaynak nerden sağlanacak. Doğal olarak halkın delinen cebine iktidarın eli daha fazla girecek. Önümüzdeki günlerde yeni vergiler gelirse şaşırmayalım. Tek Adam İktidarı; okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesini isteyen öğrencilere, asgari ücretliye, emeklilere kaynak yok derken faiz lobilerine 2 trilyon 700 milyar lira ödeyecek, patronlara ise 3.6 trilyon lira vergi ve teşvik olanağı sağlayacak. İktidarın ekonomik politikası yoksuldan al, zengine, rantçılara, faiz lobilerine ver politikasıdır.

Bitirirken, NATO toplantısı 2026 yılında Türkiye’de yapılacak. NATO, Amerikan emperyalizminin başında bulunduğu bir savaş örgütüdür. Başta ABD olmak üzere Çin, Rusya ve batılı emperyalist ülkeler dünyayı yeniden paylaşmanın uğraşı içindeler. Savaş tam tamları çalmaya başladı. Emperyalistler sınırları yeniden çizmeye çalışıyorlar. Hangi ülkenin hangi emperyalist ülkenin hegemonyasına gireceğine karar veriyorlar. Tam bağımsız ve demokratik Türkiye olmanın yolu emperyalistlerle her türlü ilişkiyi kesmekten geçiyor. Bunun ilk yolu da NATO’dan çıkmak ve ülkemizde bulunan emperyalistlere ait (başta İncirlik ve Kürecik olmak üzere) bütün askeri üslerin kapatılmasıdır. NATO toplantısı Türkiye’de yapılmamalıdır. Çocuklara bir öğün yemek vermeyi zül gören Tek Adam İktidarı NATO toplantısı için 11.5 milyar lira harcayacak. Bu parayla 6 ay boyunca 650 bin öğrenciye bir öğün ücretsiz yemek verilebilir. 

2026 yılı; emperyalizme, açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, sefalete karşı barışı, kardeşliği, dayanışmayı, mücadeleyi büyüttüğümüz bir yıl olsun.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.

Yorumlar (2)
Yasar 2 ay önce
Eline sağlık Hüseyin.Umarım 2026 Emperyalizme karşı dünya çapında bir kalkışma olur.Bütün gericiliğin kaynağı Emperyalizmdir.Çalışmanda başarįlar dilerim
Necati Uygur 2 ay önce
Kalemine sağlık ağabeyim gündem başka nasıl özetlenebilir ki?
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 25 61
2.  Fenerbahçe 26 57
3.  Trabzonspor 25 54
4.  Beşiktaş 25 46
5.  Başakşehir FK 25 42
6.  Göztepe 25 42
7.  Kocaelispor 25 33
8.  Gaziantep FK 26 33
9.  Samsunspor 25 32
10.  Çaykur Rizespor 25 30
11.  Alanyaspor 25 27
12.  Gençlerbirliği 25 25
13.  Konyaspor 25 24
14.  Antalyaspor 26 24
15.  Eyüpspor 25 22
16.  Kasımpaşa 25 21
17.  Kayserispor 25 20
18.  Fatih Karagümrük 26 17
Takımlar O P
1.  Esenler Erokspor 30 63
2.  Erzurumspor FK 30 63
3.  Amed SK 30 61
4.  Çorum FK 30 56
5.  Pendikspor 30 52
6.  Bodrum FK 30 51
7.  Bandırmaspor 30 46
8.  Keçiörengücü 30 44
9.  Iğdır FK 30 44
10.  Manisa FK 30 43
11.  Van Spor FK 30 42
12.  Boluspor 30 41
13.  Sivasspor 30 41
14.  Ümraniyespor 30 38
15.  İstanbulspor 30 38
16.  Sarıyer 30 35
17.  Sakaryaspor 30 29
18.  Serik Belediyespor 30 29
19.  Hatayspor 30 7
20.  Adana Demirspor 30 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 30 67
2.  Manchester City 29 60
3.  Manchester United 29 51
4.  Aston Villa 29 51
5.  Chelsea 29 48
6.  Liverpool 29 48
7.  Brentford 29 44
8.  Everton 29 43
9.  Bournemouth 29 40
10.  Fulham 29 40
11.  Sunderland 29 40
12.  Newcastle United 29 39
13.  Crystal Palace 29 38
14.  Brighton & Hove Albion 29 37
15.  Leeds United 29 31
16.  Tottenham 29 29
17.  Nottingham Forest 29 28
18.  West Ham United 29 28
19.  Burnley 29 19
20.  Wolverhampton 30 16
Takımlar O P
1.  Barcelona 27 67
2.  Real Madrid 27 63
3.  Villarreal 28 55
4.  Atletico Madrid 27 54
5.  Real Betis 27 43
6.  Celta Vigo 27 40
7.  Espanyol 27 37
8.  Real Sociedad 27 35
9.  Getafe 27 35
10.  Athletic Bilbao 27 35
11.  Osasuna 27 34
12.  Valencia 27 32
13.  Rayo Vallecano 27 31
14.  Sevilla 27 31
15.  Girona 27 31
16.  Deportivo Alaves 28 28
17.  Elche 27 26
18.  Mallorca 27 25
19.  Levante 27 22
20.  Real Oviedo 27 18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@