25.02.2022, 13:20

O Gece Sarhoştum

Benim rutinimdir vakti kerahette üç kadeh rakı…

İllâ sodalı olacak. İllâ rakımın yanında leblebi- fıstık olacak. İllâ aç karna…

Üç kadehten yarım saat sonra da akşam yemeği…

Değmeyin keyfime…

---

Ne olursa olsun, rutinimin dışına çıkmam ben. Her akşam aynı ritüel desek doğru olur mu acaba…

Sonuçta rakıcı bir babanın oğluyum ben.

14 Şubat’ta rutinimin dışındaydım.

Yılmaz İstanbullu, Tekirdağ’ı tercih etmişti. Gıkımızı çıkarmadık. İyi dedik.

Servis başladığında bana sormadan kadehime su koyan garsona çok bozulduysam da sessizliği tercih ettim. Leblebi sorduğumda 'yok' dediklerinde kızmıştım zaten. Kendi kendime "huysuzluk etme Recai!" demiştim.

Sormadan su boca edilir mi hiç?

Bu mekânda herkes rakıyı suyla içiyor olmalı.

Garsonları cehaleti… Bence eğitilmeliler.

Bence rakı dediğin sodayla içilmeli. Dikkat edin, "sodayla içilmeli" derken 'bence' diyorum.

Buradakiler bu incelikten uzaklar. "Suyla içeceksiniz!" der gibiler…

Hatta geçen hafta sıhhi tesisatçı Osman Uçak, eşime diyesiymiş ki "Hatice abla, hocamın dediğini yapıyorum. Öyle güzel oluyor ki… Ben rakıyı sodayla içmeyi ondan öğrendim valla!"

---

Aradan henüz iki dakika geçti ki, sağımda bir el…

Lop diye buzu yuvarlayıverdi kadehime.

Haydaaa!

Gözümün önüne Aydın Boysan geliverdi. "Defol şurdan!" derkenki hâli…

Defol demenin dışında da bir şeyler derdi herhalde.

Hiç onaylamazdı rakıya buz koyma işini. Evsafını bozduğu için…

Masada on kişiyiz. Her biri değerli dost… Kimisi bürokrat…

Onların yanında garsona "Sen ne yapıyorsun cahil adam!" mı diyeyim yani…

Rakıya buz mu konur hiç!

Garsonlar gerçekten eğitimsiz.

Leblebi yok. Rakı sodasız.  Bir de üstelik sormadan buz!

30 yıldır başıma gelmedi böylesi…

Öyle sinirlendim ki ilk yudumda ölçüyü biraz kaçırdım. İkincide de… Kadeh zaten bizim evdeki gibi değil. Bitiverdi hemen. İkincisi de…

Öte yandan çok da mutlu olduğum bir gün. Bir iş başarmışız o gün. Keyfim yerinde…

Şaka maka 52. Kütüphanemizi açmışız. Ta Ankaralardan gelmiş, kütüphanemizi açacak olanlar…

Çok sevdiklerimle bunun tadını çıkarıyoruz. Kutlama yapıyoruz.

Gel gör ki garsonlar içine etti keyfimin…

Serde işçi sınıfına duyduğum ilgi/ sevgi ve saygı var. Büyükşehir Belediyesinin işbilmez proleterlerine tafra mı yapayım yani…

Güzel dostlarımla bir arada bulunmanın keyfi, öfkeyle harmanlanınca ayarım kaçmış olsa gerek…

Üstelik yemek yiyerek rakı içen biri değilim. Rakı, benim bildiğim ne etle ne balıkla ne de herhangi bir yemekle yenir. Rakının ekürisi leblebidir benim bildiğim. Ya da badem, fıstık… Çerez yani… Ötesi de muhabbet…

Yemekle ne oluyor?

Bakmayın siz, rakı etle yenir/ içilir lafına… Bakmayın siz 'Rakı Balık Ayvalık' üçlemesinin kabul görmüşlüğüne… Bizim Ayvalıklıların kafiye aşkı o…

Vah zavallı bağırsaklarım, vah benim hassas midem!

Rutinimin dışında çalışacaklar bugün. Biliyorum ki kızacaklar buna. Tepki gösterecekler. Kim bilir, belki de küfredecekler.

Nitekim olmadı da değil…

Midem "Bu ne menem iş Recai?" der gibi…

Alışık değiller lokmaları etle/ rakıyla çalkalamaya…

Lokmalar acele acele bağırsaklara doğru yola çıkmış bile… Midede çalkalanıp durmaktan hoşlanmamışa benziyorlar. Kaçıyor gibiler. Normalde, midenin çeperini okşayıp, öpüşüp koklaşan rakı da kızgın… Lokmalarla çarpışıp durmaktan…

Midemdeki anarşi biteceğe benzemiyor.

1350 gramlık diğer can dostum da etkilenmiş olsa gerek… Emir verse de onlara, ne lokmalar dinliyor beynimi ne de rakı… Ağırlığı da artmış gibi sanki… Kim bilir, belki de iki kiloya çıktı ağırlığı… Hissedebiliyorum çünkü… Bir ağırlığın altında gibiyim.

Onlar boğuşadursun ben hâlâ deviriyorum sevimsiz sulu kadehleri…

Bu arada dilim de alıyor payını. Beynimin kontrolünden çıkmışa benziyor. Peltek peltek konuşmaya başlıyorum.

Allah bilir arkadaşlarım "kafayı buldu" deyip duruyorlar. "İşin tadını kaçırdın ama" demek istiyorlar belki de… Diyemiyorlar inceliklerinden…

---

Perakende satıcıları gibi taksit taksit konuşabilmekteyim artık. Bir çırpıda çıkmıyor sözler. Nöronlar izin vermiyor. Ağız burun da büyük olasılıkla kaymış durumda…

Bu durumda, hiç olmazsa sus! Sesini çıkarma!

Ama çok mutluyum. Konuşmak istiyorum sevdiklerimle…

Paylaşmak istiyorum o günkü yaşadıklarımı… Hele hele, illâ T.S. Elliot’ın "İnsanların ikiyüzlü olması sizi hâlâ şaşırtabiliyorsa iyi bir insansınız demektir" sözünü paylaşmak istiyorum can dostlarımla…

Keşke Doğu’nun bilge kişilerini gözümün önüne getirip az konuşmanın erdemiyle ilgili sözlerini anımsasaydım. Anımsayabilseydim.

İşte benim zayıf yanım!

İşte benim sorgulanması gereken huyum!

İşte üstesinden gelemediğim özelliğim!

Sonuç mu?

Evime geldiğimde yatağın üstüne devrilivermişim.

İskeleden evime kadar yürüyerek nasıl geldim diye düşünüyorum. Yanıt yok! Sendeleye sendeleye, savrula savrula yürüdüğümü hayal meyal anımsıyorum. Ne diye taksiye binmedim ki…

Arada bir şarkı bile mırıldandım yollarda... Allah bilir ne kadar kötü okudum.

Benim bildiğim her gece rüya görürüm ben. Annemi, babamı, akrabalarımı, arkadaşlarımı… Arada bir de cilveli kadınları…

Hayret! Rüya bile görmedim o gece.

Ertesi sabah…

Sekreterim gibi hep yanımda taşıdığım çantam da yok!

Eyvah! İçinde kimlik kartlarım, maaş kartım, dolmakalemim, kitaplarım, selpağım, diş fırçam…

Param da var mıydı acaba?

Hışımla pantolonumun arka cebine yöneliyorum.

Oh!

Onlar cebimde. Çok şükür!

***

Öğleden sonra arayan arkadaşlarımın hiç birinin telefonuna yanıt vermedim. Çünkü utanıyorum. Sarhoşlara tahammül edemeyen biri olarak kendime en ağır cezayı vermek istiyorum. Hiç ses vermeyeceğim birine de… Not yazıp yanıt bekleyenlere de…

Böyle olmamalıydı. Utandım bu hallere düşmekten.

İki güzel abime hâlâ telefon açasım bile yok.

Kendine gelen beynim, "O gece hem beni yordun hem de yanımızdakileri" derken itiraz edemedim.

Kulağıma sessizce fısıldadı.

"En iyisi, utancını kaleme al. Yazdıkça iyileşeceğine adım gibi eminim. Çünkü seni 68 yıldır tanıyorum."

Ben de onu yaptım, gördüğünüz gibi.

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 30 54
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 30 41
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Atletico Madrid 28 57
4.  Villarreal 28 55
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 28 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@