06.09.2021, 05:15

Çocuklar..

Ülkemizde yaşanan cinsel istismar vakalarının yüzde 42’si çocuklara yönelikmiş.

Karaman’daki Ensar Vakfı yurdunda, Sakarya’daki Uşşaki Tarikatı liderinin yaptığı pisliğin altında kendisini savunmaktan aciz, yaşça küçük olanların varlığı şunu gösteriyor; taciz ve tecavüzlerde tercih edilenler kendilerini koruyamayacak/ savunamayacak kadar küçük olanlar…

Bu da gösteriyor ki taciz ve tecavüz olaylarının aktörleri ahlaksız/ namussuz ve kişilik bozukluğu olanlar…

Kendilerini savunamayan/ itiraz kültürüne değil de biat kültürüne tabi olanları ezenler, 20 – 25 yıl önce bu topraklarda yok gibiydi.

Milyonlarca insanın sırtından para kazanıp zenginleşmek  isteyenlerin, iktidar olmaları halinde öncelik verdikleri tek konunun  halkı cahilleştirmek  olduğunu artık bilmeyen kalmadı.GİBİ

Cahili susturmanın yolu yöntemi konusunda her biri master yapmış gibi.

Biliyorlar ki cahilleştirilen kitleler ne yaparlarsa yapsınlar kendilerine biat etmekten vazgeçmeyecekler.

1 Temmuz itibariyle elektriğe ve doğalgaza yüzde 15 zammın gelmesi bundan!

Zam sağanağının durmaması bundan!

Tacizler- tecavüzler bundan!

Her zam, sofradan etin / sütün / elmanın / zeytinin azalması demek. 

Her zam, beslenmek için değil, karın doyurmak için ekmeğe yüklenmek demek.

Her zam proteinin azalması, karbonhidratın çoğalması demek.

 Her zam,  beynin zihinsel fonksiyonlarının yavaşlaması demek.

Her zam, sömürünün artması demek.

Her zam, boyun eğenlerin çoğalması demek.

Şu işe bakın ki siz; halkı cahilleştirme/ yoksullaştırma politikalarının ana üssü demek olan  Saray, ülkede en büyük masrafın adresi…

Ve o Saray…

Saray ve TBMM’yi kapsam dışı bırakarak kamunun tasarruf etmesini istiyor. Genelgeye göre kamu hizmetleri bütçeyi aşmayacak, araç saltanatında yüzde 20 azaltmaya gidilecek, lojman ve kreş gibi tesisler yapılmayacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarının basını izleme ile ilgili birimleri ve kütüphane dokümantasyon merkezleri hariç, hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak.

Bunun adı, halkı cahilleştirme!

Kimseler okumasın / öğrenmesin.

Bilgilenmesin!

Halkı cahilleştirme/ yoksullaştırma politikalarının yönetim merkezinin başındaki kişi için Can Ataklı’nın "Türkiye’de ilk kez bir siyasetçi çok açık biçimde yabancı ülkelerin haklarını korumak için muhalefete ağır sözlerle yüklendi" deyişi, bir başka siyasetçinin "Sömürge Valisi gibi" şeklinde konuşması karşısında söyleyecek başka söz bulamıyorum.

Açık açık Cumhurbaşkanı "Söke söke alırlar" dedi. Yabancıların tercümanlığına soyunmuşçasına…

Azıcık Türkçesi ve mantığı olanlar "Söke söke alırlar"ın ne anlama geldiğini bu şekilde yorumlarlar çünkü.

Beslenemeyen/ geçinemeyen halkını bir yana bırakıp dünyanın dört bir köşesine yardımlar yağdıran Cumhurbaşkanından da başka bir şey beklenmez zaten…

Kanal İstanbul’la ilgili olarak itirazlarını sürdüren muhalefet liderlerine öyle öfkeli ki, ağzından çıkanı kulağı duymuyor adeta…

Kılıçdaroğlu, bilindiği gibi şöyle demişti: "Ülkemin çıkarlarına hizmet etmeyecek Kanal İstanbul’a finansal destek sağlayacak kuruma hazineden ödeme yapılmayacak. Projenin doğamızda yaratacağı yıkımda ise tazminata başvuracağız."

Bunu da beş ayrı dilde dünyaya ilan etmişti.

Cumhurbaşkanı mı…

"Söke söke alırlar!"

Üstelik Kılıçdaroğlu’nu 'ruh hastası' ilan etti. Ona ayıracak tek saniyesi yokmuş.

Diktatör denilince de kızıyor. Dünyanın neresinde muhalefetin eleştirilerine tek saniye ayırmayan iktidarlar var?

Her şey bir yana…

Bir tören esnasında küçücük çocuğun kafasına vurmasına ne dersiniz?

Sevgi, iman, güzel ahlak, ezan, İslam diye nutuklar atan Cumhurbaşkanı, küçücük çocuğun kafasına  84 milyonun da gördüğü gibi üç kez tak tak diye vurması, bu milletin hafızasından silinmeyeceğe benziyor.

O tak tak vuruşu görünce ülkemdeki çocukların geleceğini iyi görmüyorum doğrusu.

Dincilerin yurdunda tecavüze uğrayan küçücük çocuklar…

Cumhurbaşkanınca kafasına vurulan küçücük çocuklar…

Dilenen çocuklar…

Güneşin altında tarlada toprakta çalıştırılan çocuklar…

BUGÜN 6 EYLÜL 2021

Okullar açılıyor!

Milyonlarca çocuk okula başlıyor.

Milyonlarca çocuk, taşımalı eğitim denilen işkenceyle kendi köylerinde okul varken dere tepe aşıp/ yorgun argın derslere girecek.

20 yıl önce çocuklara bu işkenceyi yapan milli eğitim bakanları yoktu, Cumhurbaşkanları yoktu bu ülkede.

Eziyetin asıl nedenine gelince…

Kırsalı, cehaletin kucağına teslim etmek!

Kırsalı; derdi olduğunda/ sorununu çözemediğinde öğretmene başvuran köylüyü öğretmenden uzak tutmak.

Köyde kutlanan ulusal bayramları unutturmak, ulusal bilinçten ırak tutmak, Cuma akşamları asılan bayrağımızı yok saymak…

Okulun alnına çakılan T.C. ibareli tabeladan kurtulmak…

İktidarın asıl derdi Victor Hugo’nun o unutulmaz sözünün anlamında…

Ne diyordu o büyük adam:

"Her köyde ışık saçan bir öğretmen ve o ışığı söndürmeye çalışan bir papaz vardır."

Türkiye’nin kırsalında 2002’den bu yana kapatılan okul sayısı, 2020 itibariyle 20 binin üstündeydi.

Ey okur! Lütfen 2021 Eylül ayı itibariyle kapatılan köy okulu sayısını sen de araştır/ öğren!

Köylerin okulsuz- bayraksız- cıvıl cıvıl öğrenci seslerinden yoksun bırakılması kimlerin işine yarar, düşün lütfen!

"Vergi kalkınmanın temelidir" sözünün doğru olup olmadığı da sorgulanmalı.

Çünkü o okullar bizden toplanan vergilerle yapılmıştı.

Şimdi ise çürümeye terkedildi.

Vergilerimiz, çürümeye terkedilen binalar için mi toplanmıştı?

Vergilerimizi çarçur eden iktidarın buna yanıt vermesi gerek!

Ve çocuklar…

Umudumuz olan yavrularımız…

Hiçbir şeyin ayırdında olmayan o masum çocuklarımız…

Okulların bahçelerinde cıvıl cıvıl koşuşturacaklar bugün.

Her şeyden habersiz…

Selam olsun, sevgi olsun onlara!

Asitli içecekler içmeyin kuzularım!

Yollarda size dokunmak isteyen tanımadığınız büyüklerle hiç konuşmayın, onların uzattıkları yiyecek ve içeceği sakın almayın, maskenizi sakın çıkarmayın…

Terliyken soğuk sular içmeyin, bahçedeki çiçekleri sakın koparmayın, yeşili koruyun, bilemediğiniz her şeyi sorun öğrenin, şiddetten uzak durun, derste de pür dikkat öğretmeninizin anlattıklarını dinleyin ve akşamları öğrendiklerinizi tekrarlayın.

Akşam saat 10.00 dedi mi cumburlop yatağa girin lütfen.

Dediğim gibi, sakın tanımadığınız birinin uzattığı parayı/ şekeri/ çikolatayı ya da oyuncağı almayın ve size dokunmasına izin vermeyin. Paydos saatinden sonra hiçbir yere takılmadan doğruca evinize gidin.

Evinize yakın bir yerde kütüphane varsa annenle ya da babanla gidip oradaki yöneticilerle tanış. Aytül Akal, Feyza Hepçilingirler, Gülten Dayıoğlu,  Muzaffer İzgü, Fatih Erdoğan, Mehmet Atilla gibi yazarların kitaplarıyla tanış. Grimm Kardeşler, Andersen Masalları ilgini çeker belki, onlara göz at… Ülkemizin ve dünyamızın adı en çok bilinen şair ve yazarlarını öğrenmeye çalış.

Okuduktan sonra notlar al, "Ben de ileride yazar olabilir miyim acaba?" diye düşün.

Sevdiğin yazarların özgeçmişlerini mutlaka öğren.

Eğer bir kitapta "Bir sürü insan" diye bir tümce görürsen o tümcedeki 'sürü' sözcüğünün yanlış kullanıldığını, doğrusunun "Birçok insan" olması gerektiğini bunu bilmeyen arkadaşlarına da anlat lütfen. Çünkü insanlar için 'sürü' sıfatı kullanılmaz. O hayvanlar içindir.

Bir de… Her yazılmış olan metni ezberlemeye değil, düşünerek anlamaya çalış.

Bunun yanında bol bol şiir ezberle.

Sabah okula gidiyorken ya çorba iç ya da peynir- zeytin ye. Her sabah bir yumurta yemeyi de unutma bence. Coca Cola gibi içitlerden uzak dur lütfen.

Ellerini sık sık sabunlu sularla yıkarsan koronadan zarar görmeyeceğini bil. Tırnaklarının kirli olmamasına özen göster. İçindeki o siyahlık çok tiksinti verici oluyor çünkü.

Büyüklerinle konuşuyorken de hep 'siz'li konuş lütfen.

Bahçede diyelim ki bir kalem buldun. Ya da para… Ne yapacağını biliyorsun değil mi? Doğruca nöbetçi öğretmene…

Sokakta bulursan ya ne yapacaksın?

Bence bu soruyu da öğretmenine sor. O, daha doğru bir adres verecektir sana.

Sahi… Söylemeyi unuttum. Evinin adresini biliyorsun değil mi?

Muhtarınızın adını öğrenmeyi de unutma sakın.

Hiç müzeye gittin mi bilmiyorum. Gitmediysen lütfen annenle babanla birlikte etnoğrafya müzesi, arkeoloji müzesi ya da herhangi bir tematik müzeye giderek oradaki objeleri/ yapıtları incele.  Bunun çok yararını göreceğine eminim. Hatta bir de anı defterine not al. "Bugün annem ve babamla ilk kez müze ziyareti yaptık."

Ben pırasa yemezdim çocukluğumda. Kereviz de…

Yanlış yaptığımı yıllar sonra öğrendim. Her çeşit sebze ve meyveyi yemelisin. Doğada ne varsa insanlar için… Ne diye yemeyelim ki… Sağlıklı beslenme dedikleri bu çünkü! Elmayı yıkamadan yeme sakın! Üzüm yerken de çekirdeklerini çıkarayım deme. O çekirdekler bir ilaç…

Evinize gazete giriyor mu bilmiyorum. Giriyorsa gazetenin en azından başlıklarına bakmanı/ okumanı dilerim. Kendini sınamak için pekâlâ bulmacasına da göz atabilirsin. Canını sıkarsa boşver!

2004 yılında istemeye istemeye emekli oldum. 25 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra…

Aklıma öğretmenliğim geldi gene. Bunları yazmamın nedeni bu!

Öğretmenler yol gösterici olmalı. Çünkü onlar bu toplumun ışıklı öncüleridir.

Sizlere 6 Eylül’de bir şeyler söylemezsem çatlardım.

Sahi… Bugün aynı zamanda şair-yazar Hidayet Karakuş’un da doğum günü. Biliyor muydunuz?

Son sözüm de şu:

Sizleri çok seviyorum.

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 30 54
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 30 41
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Atletico Madrid 28 57
4.  Villarreal 28 55
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 28 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@