04.01.2025, 10:45

ABD İzlenimleri - son

Ne izlenimlermiş; anlata anlata bitiremedin, diyor musunuz? Ben kendime çoktan dedim de notların son bölümünü paylaşmadan bitirmek istemedim. Uzaklarda yaşanan bir efsane gibi olmasın ABD. Bize benzeyen yanlarını da bilelim Amerikalının benzemeyen yanlarını da. Örneğin bayrak... En az bizdeki kadar yaygın. Her yerde, resmi olan-olmayan pek çok binada, evlerde bile var. Bizden farklı olan yanı ise, Amerikalının gözünde bayrağın pek kutsal bir yanı olmaması. Bilindiği gibi, gömleğinden pantolonuna, montundan şortuna kadar her türlü giyside kumaş olarak kullanabiliyor bayrağı.

Hemencecik bir farkı daha koyalım ortaya. Bir araştırmaya göre Türkler en çok üşümekten korkuyormuş. Oysa Amerikalılar (en azından benim gördüklerim: Kaliforniya’da yaşayanlar) üşümüyorlar. Buz gibi havada ben kazak üstüne mont giymiş durumda, yine de titrerken onlar caddede, sokakta şortla, sandaletle, tişörtle dolaşıyorlar. Atlet, fanila gibi iç çamaşırlarını bilmezler ve giymezlermiş. Zaten satıldığını da görmedim bunların.

Bizden farklı olan bir başka yanları, telefonla mesaj çekme kolaycılığına sığınıp kutlama kartlarından vazgeçmemeleri. Büyük marketlerde bir koridor boydan boya kutlama kartlarına ayrılmış. Üstelik yalnız Noel vb. günlerde değil, doğum günü, evlilik yıldönümü gibi kişisel özel günlerde de kart gönderiliyor. Herhangi bir nedenle gönderilmiş kartı yanıtsız bırakmak ayıp; sizin de karşılık olarak bir teşekkür kartı göndermeniz bekleniyor.

Marketler demişken... Manav reyonlarında rengârenk kabaklar, patatesler, karnabaharlar; dünyanın her yerinden gelme her çeşit meyve, sebze var. Kışın ortasında Şili’den gelme kiraz da bulabilirsiniz, çeşit çeşit tropikal meyve de ama örneğin bizimkiler gibi sivribiber bulamazsınız. Bamya da yok sayılır, olanların en küçüğü, yetişkin bir erkeğin ortaparmağı büyüklüğünde. Zaten Amerika ile ilgili anahtar sözcük: büyük. Her şey çok büyük. Örneğin porsiyonlar o kadar büyük ki çok iştahlı olsanız bile hepsini bitiremeyebilirsiniz. Asla ayıp karşılanmaz, bir işaretinize bakar; garson yiyemediğiniz kısmı anında paketleyip masanıza getirir. Bunca büyüklük içinde iki şeyin küçüklüğü şaşırtıcı: karpuz ve lahana! Bu ikisi neredeyse büyükçe bir yumruk kadar. Kereviz, pancar gibi sebzelerin de sadece yapraklı sapları satılıyor. Ispanak pişirdiğinizi gören biri, “Aa, salatadan yemek mi yaptın?” diye şaşkınlıkla karşılayabilir sizi. En çok bizim süt ya da sos tenceresi diye bildiğimiz, kaçerola tipi tek uzun saplı tencereleri kullanıyorlar. İki kulplu olanlar şimdilerde yaygınlaşan döküm tencereler... Zaten Amerikalı, yaptığı tencere yemeğini çorba sayıyor ve çorba niyetine yiyor. Hemen her evde torna tezgâhı büyüklüğünde, likit gazla çalışan mangallar var. Yalnız et, balık değil, her türlü sebze o mangalda pişiriliyor. Örneğin enginarı ya bütün olarak haşlıyor ya da o mangalda pişirdikten sonra yapraklarını tek tek sosa bandırarak yiyorlar. Rağbet daha çok kuru yiyeceklerden yana olduğu için çeşit çeşit sos kullanıyorlar ve salatadan hiç vazgeçmiyorlar.

İki şeyin tüketimi bizden çok: buz ve şeker. Buzdolaplarında yumurta için ayrı bölme yok ama sürekli buz üreten bir mekanizma var. Restoranda siparişinizden önce masaya ağzına kadar buz dolu bardaklarda su geliyor. Bütün içecekler buz dolu bardaklarda sunuluyor. Çoluk çocuk yaz-kış buzlu su içiyorlar ve ne boğazları şişiyor ne hasta oluyorlar. Çocuklara, özellikle Cadılar Bayramında avuç avuç şeker veriliyor. Pastalar, kurabiyeler derseniz insanın genzini yakacak keskinlikte tatlı. “Tuzlu kurabiye” sözüne bir Amerikalı kahkahalarla gülebilir. Çünkü kurabiye anlamındaki “cookie” sözcüğü yalnız tatlı kurabiyeyi kapsıyor. “Kek” sözcüğünü “pasta” için kullanıyorlar. “Pasta” sözcüğü “makarna” anlamına geliyor. Bizim “kek” dediklerimize ise “ekmek” diyorlar.

Bize yadırgatıcı gelebilecek bir başka uygulama da evlerde artık kullanılmayan eşyaların zaman zaman ön bahçelerde satışa çıkarılması. “Yard Sale” denen bahçe satışlarında, komşular birbirilerinin eşyalarını alıp satıyorlar ama aynı komşular bahçelerindeki narı, portakalı, kendi yaptıkları Noel kurabiyesini karşılık beklemeden sunuyorlar birbirilerine.

Bizim dizilerde zenginle yoksulu ayırt etmenin bir yolunun ayakkabılar olduğunun bilmem farkında mısınız? Eve ayakkabıyla giriliyor, çizmelerle, botlarla salonda turlar atılıyorsa anlıyoruz ki zenginlerin evindeyiz. Yok, ayakkabılar kapının önünde çıkarılıyor, ayağa hemen terlik geçiriliyorsa, demek ki zavallı yoksullar oturuyor o evde. Kime özeniliyorsa artık, diyeceğim de Amerikalıların yatak odasına kadar ayakkabıyla girdiklerini görünce diyemiyorum. Bizim dizilerde zenginlerin kahve, yoksulların çay içtiğinin de farkında olmalısınız. Benzerliğe bakın siz; Amerikalının da çayla hiç işi olmuyor, varsa yoksa kahve.

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 26 57
4.  Beşiktaş 26 49
5.  Göztepe 26 43
6.  Başakşehir FK 26 42
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 26 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Çaykur Rizespor 26 30
11.  Alanyaspor 26 28
12.  Konyaspor 26 27
13.  Gençlerbirliği 26 25
14.  Kasımpaşa 26 24
15.  Antalyaspor 26 24
16.  Eyüpspor 26 22
17.  Kayserispor 26 20
18.  Fatih Karagümrük 26 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 30 54
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 30 41
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Atletico Madrid 28 57
4.  Villarreal 28 55
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 28 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@