18.08.2024, 11:53

Tabii afetlerde asker ve sivillerin görevlendirilmesi

İzmir Karşıyaka'da perşembe günü saat 21.10'da çıkan yangın üçüncü gününde halen devam ediyor. Yerleşim yerlerini tehdit eden bir kısım ev ve tesisin yanmasına neden olan binlerce dönüm araziyi küle çeviren ve üç mahallenin kısmen boşaltılmasına neden olan bu yangın AFET yönetiminde asker sivil işbirliğini bir defa daha gündeme getirdi.

2021 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremde asker iki gün sonra devreye sokulurken bundan ders alınmamış ki Karşıyaka da ki yangında da askeri helikopterler ancak ikinci gün akşam saatlerinde bölgeye sevk edilmiştir. Bu bir ihmaldir, görevi savsaklamaktır, eğer ormanların kontrolü ve yangın anında TSK ile işbirliği yapılsaydı yangını kontrol altına almak daha kolaylaşırdı...

Çözüm "Tarihin tekerrür etmesini beklemek değil ondan ders alarak çözüm üretmektir" Yoksa yangın hakkında istatistiki bilgilerle yetinmek yangını söndürmüyor...

Konu ile ilgili 2021 tarihinde yazdığım bir yazıyı tekrar paylaşmak istiyorum...

Daha önceki yıllarda tabii afetlerde ön plana çıkan ve bu konuda özel kurulmuş ve eğitilmiş birlikleri olan TSK bu sefer alanda niye yoktu?

Bu soruyu ben de kendime sordum ve teyit etmek için cevabını beraber görev yaptığımız taburun harekât subayından aldım. Evet, bizim birliğimizin Orman Yangınına müdahalede görevi vardı. Çatalkaya’dan, Seferihisar yolunda Çamlı ’ya kadar olan bölgede keşif ve yangın önleme görevi için bir timle devriye geziyorduk, diğer komşu birlikte ise özel bir bölük/tabur yangına müdahale ile görevliydi… Sadece bu kadar da değil Karaburun yolunda ki İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ağaçlandırılması için Narlıdere’den onlarca Mehmetçik görevlendirdik… Ormanı koruma ve kollamanın yanında yenilerini yetiştirmekte görevimizdi…

Şimdi bu birlikler aynı yerler de duruyor ancak asıl görevlerine ilave afete yönelik bir görevleri var mı, varsa neden kullanılmıyorlar? Yoksa bu görevleri neden kaldırıldı?

Tabii aynı soru İzmir depreminde de sorulabilirdi? Pek gündeme gelmemekle beraber özel eğitilmiş arama kurtarma birlikleri bölgede görevlendirildi mi? Özel kuvvetlerin belki bir timi ve bir komando birliği ki o da arama kurtarma değil asayiş içindi.

Orman yangını ile ilgili sorulan soruya cevap verenlere göre, “Orman yangınlarıyla mücadele edecek TSK unsurları, yurt içi ve yurt dışında devam eden operasyonlarda görev alıyor.” “Orduda profesyonelleşme ile birlikte, birliklerde mevcut azaldı…” açıklamaları yeterli bir sebep midir? Yoksa iktidar da asker kışladan çıkmasın, askeri vesayeti kırdık bu olaylarda ön plana çıkarıp halkın gözünde yüceltmeyelim anlayışı mı hakimdi?

Önce konu ile ilgili kanunu belirlemekte fayda var. “7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” Ancak bu kanun da askeri teşkilat yani MSB lığı ana unsur olarak yok, destek unsuru olarak değerlendirilmiş görünüyor ve bu da askerin görevlendirilmesi için açık ve net değil.

7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu tabii afetleri de içine alsa da bir muamma ve bunu sivillerle ilgili bölümde inceleyeceğiz.

6831 sayılı Orman Kanunu ise şu anda orman yangınları ile ilgili mevzuatı açıklayan kanun olmakla beraber asker işbirliği konusu muallakta…

O zaman daha önce tabii afetlerde, orman yangınlarında TSK nasıl kullanılıyordu?

Gelin biraz geriye gidelim ve iş başında ki iktidar tarafından değiştirilinceye kadar TSK nın görevini belirten İç Hizmet Kanunun 35nci maddesine bir bakalım.

“Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır.”

İşte bu maddeye dayanarak yapılmış kollamak ve korumak görevi ile ilgili Emasya (Emniyet, Asayiş, Yardımlaşma) planları vardı. Bu planlara göre Valilik bölgesinde oluşacak olumsuz durumlar karşısında askeri birliklerden yardım talep eder ve diğer güçlerle koordineli olarak çalışma yapılırdı.

Bu planlara göre de TSK birlikleri kullanılabilecekleri terör, tabii afet, iç güvenlik olayları için özel teşkilat kurar, konu ile ilgili eğitimini sınıf eğitiminden ayrı olarak yapar ve gerekirse diğer sivil unsurlarla koordineli kullanım esaslarına uygun tatbikatlar icra eder ve bunları planlardı.

Mevcut iktidar İller İdaresi Kanunun da yazılı olan bu işbirliğini Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yapılan bir protokolü esas alarak iptal ettiğini açıkladı ve Emasya planları bir bilinmezliğe sürüklendi. Vali, üst makamdan talimat almadan hareket edemiyor, asker ne olduğu belli olmayan Emasya dan elini çekmiş, eğitimlerini bırakmış, teşkilatını iptal etmiş olabilir ve bunda da haklıdır.

Yukarıda yazdığım İç Hizmet Kanunun 35 maddesi ise darbelere yol gösterici oluyor gerekçesiyle 2013 yılında “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurt dışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır” şeklinde değiştirildi.

Bu maddeye göre yurt içinde tabii afetlerde askeri nasıl kullanacaksınız? O zaman elinizde İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma ve Sahil Güvenlik birlikleri kalır ve onları kullanırsınız.
Eğer o yok edilmeye çalışılan ve belirsizliğini koruyan Emasya planları yürürlükte olsaydı;

*Askeri birlikler planlara uygun orman alanlarında keşif, gözetleme ve önleme görevlerini yaparlardı.

*THK nun hangarda bekletilen yangın söndürme uçakları Hv. Kuvvetleri Komutanlığının imkânları ile bakımları yapılır ve kullanılır halde tutulabilirdi.

*Deniz Kuvvetleri Komutanlığının deniz karakol uçakları yangın söndürme uçağına dönüştürülme imkanı varken hurdaya ayrılmazdı.

*İlk müdahaleyi karadan yapacak Orman teşkilatı birimlerine TSK unsurlarınca anında lojistik ve personel desteği verilirdi.

*Özel eğitilmiş birlikler özellikle İstihkam ve Özel Kuvvetler birlikleri hemen bölgede söndürme faaliyeti ile görevlendirilebilirdi.

*Orman teşkilatına bağlı sivil helikopter ve uçaklar söndürme işinde kullanılırken TSK helikopterleri keşif ve planlama görevlerinde kullanılırdı.

*TSK nın Mobil komuta kontrol araçları ile kontrol ve koordinasyon ve diğer mobil araçlarla orman işçilerinin iaşe, barınma ve dinlenme ihtiyaçları karşılanırdı.

*Bölgeden tahliye, sivil unsurlar yanın da askeri araç ve personelin desteği ile daha süratli yapılabilirdi.

Bir diğer konu, Tarım ve Orman Bakanı sivil vatandaşlardan destek isteyen “Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllü olarak bulunmak isteyenler e-devlet üzerinden başvuru yapsın.” açıklaması ise yasa bilmezliğin, koordinesizliğin, adam sendeciliğin açık ve net örneğidir.

Aşağıda ki kanun maddeleri bu konuda ki yapılacak işlemleri ve görevli makamı açıklamaktadır. Bu kanunu bilen kişi öyle laf olsun diye sivil halktan destek istemez, isteyemez, istememeliydi.

7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu;
Md.1 Sivil Savunma; düşman taarruzlarına, tabii afetlere ve büyük yangınlara karşı halkın can ve mal kaybının asgari hadde indirilmesi, hayati ehemmiyeti haiz her türlü resmi ve hususi tesis ve teşekküllerin korunması ve faaliyetlerinin idamesi için acil tamir ve ıslahı, savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami surette desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatının muhafazası maksadıyla alınacak her türlü silahsız koruyucu ve kurtarıcı tedbir ve faaliyetleri ihtiva eder.

Md.3: Hassas bölgelerde sivil savunmayı teşkilâtlandırmaktan ve sivil savunmanın eğitim, idare ve umumi kontrolünden ve mükelleflerin hizmete çağrılmasından İçişleri Bakanı sorumludur. Bu işlerin maksada uygun şekilde plânlanmasını, tatbikini ve hassas bölgeler arasındaki iş birliği ve yardımlaşmayı temin için İçişleri Bakanlığına bağlı ve Bakana karşı sorumlu bir Sivil Savunma Genel Müdürlüğü kurulur. (29 Mayıs 2009 tarih ve 5902 sayılı 17 Haziran 2009 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayımlanmasıyla kapatılarak yetki ve sorumlulukları Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı‘na (AFAD) devredildi.)

Bu maddelere göre soruyorum;
1-Yasa gereği tabii afet ve büyük yangınlarda sivil halkın desteği için planlama ve eğitim İçişleri Bakanlığının görevi iken Tarım ve Orman Bakanı e-devlet üzerinden müracaat edenleri nerede, nasıl, ne zaman eğitecek ve bunlara ne görevi verecek?

2-Orman bölgeleri İçişleri Bakanlığı ile koordine edilerek “hassas bölge” olarak ilan edilmiş midir?

3-Bu bölgelerde Sivil Savunma Bölge Müdürlüklerince (AFAD) yangına karşı sivil halktan destek almak için ne gibi teşkilatlanma yapılmıştır?

4-Yangın bölgesinde Sivil Savunma Birimleri görev yapmış mıdır? Hangi teşkilatla nerede görevlendirilmiştir?

Görünen o ki; Cumhurbaşkanından talimat almamış (!) Tarım ve Orman Bakanı ile İçişleri Bakanı bu konuları Milli Savunma Bakanı ile görüşmemişler ve alt kademelere talimat vermemişler.

Görünen o ki; askeri vesayeti kaldırdık diyenler TSK'nın yok edilen emir komuta zinciri ve askeri hiyerarşisi ile sağlık, eğitim ve öğretim kademeleri yanında yok edilen Emasya planları ile devletin plan, koordinasyon ve işbirliği içinde çalışma becerisini de rafa kaldırmışlar.

Sonuç; itibardan tasarruf etmeyenler ormanlardan tasarruf etmekte bir mahzur görmemişler…

Çözüm; gelin bu yangın bir ders olsun sen, ben kavgasından, siyasi rant elde etmekten vaz geçin. Devletin tüm imkânlarını seferber edecek, tabii afetlerde el birliği ile çalışmayı sağlayacak liyakatli kadrolarla yeni bir planlama yapın ve böyle afetlerle karşılaştığınızda teşkilatınıza güvenin ve başınız dik olarak göreve gidin ve dönün…

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 26 49
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 26 27
13.  Gençlerbirliği 26 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 26 24
16.  Eyüpspor 27 22
17.  Kayserispor 26 20
18.  Fatih Karagümrük 26 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 30 54
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 30 41
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Atletico Madrid 28 57
4.  Villarreal 28 55
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 28 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@