27.09.2020, 18:20

Eylül İkinci Yarısı Bireysel Kültür Etkinlikleri

Yazıma kısa bir öyküm ile başlamak istiyorum:

Şık ve Pis

Sitelerinde çocuk gelişimi öğretmeni olduğunu söyleyen bir kadın vardı. Çok şıktı. Onu izlemeye doyamazdı. Giysilerindeki renk, biçim uyumu ona mutluluk verirdi. Gerçekten çok zarifti. Boylu poslu, endamlı bir kadındı. Aynı zamanda gizemliydi. İki çocuğundan söz eder ama çocuklarının babasından hiç söz etmezdi. Bir gün “herkes istediğini yapmakta özgür” deyip ondan beklentilerini kesmiş. O da bu siteye yerleşmişti. Sesinin volümü çok düşüktü, ama bir şeyler anlatmaktan da vaz geçmezdi. Aynı zamanda sürekli her şeyi eleştirirdi. Dayanma sınırına gelince, daha kafeye gelirken eleştirmeye başladığını, hiç olumlu bir şey söylemediğini, hep kötü ise bu ortama gelmeyebileceğini söylemek zorunda kalmıştı. Bir süre bozulmuş, eleştiriye gelemeyen bir insan olduğunu anlamıştı. Sonuç; yalnızlıktı. Hiç arkadaşı, sohbet edebileceği kimsesi yoktu. Önyargısız ve ortama yeni gelmiş biri olduğundan onu anlamaya çalışıyordu. İkinci bir özelliği daha vardı. Kedilerle sarmaş dolaştı. Artık yemekleri uygun yerlere değil, en yakınına koyar, bütün eleştirilere karşın kimseyi takmaz, aynı davranışı göstermeyi sürdürürdü. Pervasızdı. Üstelik bir kadına yakışmayacak biçimde dayılanır gibi konuşurdu. Kafenin sonundaki minik gül bahçesini çöplüğe döndüğünü görünce yine dayanamamış, kibarca eleştirisini yapmıştı. Daha sonra ortamı terk etmiş, bir daha oraya gitmemeyi düşünmüştü. Hayvan severler olarak kurulan whatsapp grubuna da duygularını, üzüntüsünü yazmıştı. No 0 diye yanıt verdiğini daha sonra fark etmişti. Piyano çalışırken de telefonla aramış, yazının anlamını kavramaktan uzak olduğunu fark etmişti. Var olan mesafeyi koruyarak o bölgeye bir daha gitmemeye karar vermişti. Zaten gitse bile ortamın pisliğinden dayanamayıp 5 dakika bile kalamayıp terk ediyordu. Anlamakta zorlanıyordu. Bu kadar şık bir kadının, pis, kabadayı gibi, umursamaz, pervasız, sorumsuz olmasını bir türlü anlayamıyordu. Önemli bir gizemi olmalıydı. Hoş, bu onu ilgilendirmezdi. Onu da “bu kadar çok alçakgönüllü olma” diye uyarmıştı. Aslında kompleks doluydu. Yapayalnızdı. Şık ve pisti. Buna oksimoron deniyordu. Birbirine zıt olguların bir arada olması… Bu sözcüğü iyi kavramalıydı. İlerde bir yararı olabilirdi. İnsanların yaptıklarına şaşırıp kalmaktan kurtulabilirdi… oksimoron… oksimoron… oksimoron…

***

Elimde Klasik Müzik Dergisi Andante’nin 157. sayısı var. Kapak konusu, hiç operaya gitmemiş insanları, sosyal medya kanalıyla operayla tanıştırıp sevdiren soprano Burcu Soysev. Röportaj ve youtube kanalından anladığım kadarıyla parçaları titizlikle seçiyor. Bu yaptığı da bir misyon olarak değerlendirilebilir. Akmerkez Cinemapink’te Metropolitan Opera filmleri de dikkate değer gösterimler. Efsane Gürcü besteci Giya Kançeli ile siyah inci soprano Jessye Norman’a veda yazıları da okunmaya değer yazılardan. Müzik tarihine ilgisiyle tanıdığımız Emre Aracı bu kez Rus besteci Çaykovski’nin Londra anılarını ele almış. 17. albümünün kaydı dolayısıyla da değerli piyanist Gülsin Onay ile de buluşulmuş. CRR’nin Sanat Yönetmenliği’ne getirilen şef Cem Mansur ile Tefken Filarmoni Orkestrası’nın birinci flütçüsü Aslıhan And ile röportajlar da önemli yazılardan. Klasik müzik dergisi olarak benzersiz olan bu dergiyi de desteklemeli,  yaşatmalıyız diye düşünüyorum. Sahi, bir de Opera ve Bale Dergisi vardı. Şu sıralar Corona Virüs nedeniyle bu tür etkinliklerin çoğu da iptal olduğuna göre dergisinin de basılmasını beklemek boş bir umut olmaktan öteye geçemiyor… Şimdilik! En azından çok uzun sürmemesini dileyelim…

***

Livaneli yaşamını anlattığı kitaba "Sevdalım Hayat" adını vermiş. Doğan kitap tarafından bastırılmış olup elimdeki 64. baskı. Önce özgeçmişinden belli başlı notlar: Anakara Maarif Koleji okuyup Stokholm’de felsefe ve müzik eğitimi gördü. 1972’de düşüncelerinden ötürü askeri cezaevinde yattı ve 11 yıl da sürgünde yaşadı. Harvard ve Princeton gibi saygın üniversitelerde konferanslar, dersler verdi. Edebiyat, müzik ve sinema dalında ürünler verdi. 1996 ve 2016 yılları arasında UNESCO’nun Paris büyükelçiliği ve Genel Direktör danışmanlığı yaptı. 2002 ve 2006 yılları arasında TBMM ve Avrupa Konsey’inde milletvekilliği görevinde bulundu. 466 sayfa olan kitap, fotoğraflarla da beslenmiş. Yaşamı boyunca çok ilginç olaylar, insanlar, acılar, büyük sevinçler, mutluluklar, gurur duyulacak yaratıcılıklar ve daha neler neler. Babaannesinin ona keçi sıfatını takması, ortaokula giderken bir kitap kurduna dönüşmeye başlaması, bol kırıklı karne alınca evden kaçıp bir balıkçı köyünde iki ay yaşaması ve dönüşte ailesinin onu sessizlikle cezalandırdığı yorumu, çocukluk anılarından bir bölüm… Sanatçıların nevrotik oldukları, kendisinin de her konuda aşırıya gitme eğiliminde olduğu, saz ile müziğe girişi, tambur ve gitar da çalıştığı, İonescu’nun "kel şarkıcı" oyununu izleyince âdeta ülke dışına çıktığı, Jean Paul Sartre’ın "Bulantı"sını okuyunca yepyeni bir döneme girdiğini belirtmesi dikkat çeken hususlardan. Bir yandan varoluşçu ve gerçekçi akım kitapları, bir yandan da günde beş, altı saat saz çalışmaları ve sonunda sol yayınlarla tanışıp dünyayı değiştirme arzusu. Bir de önce edebiyatla, yazı yazma ile uğraşması, sonra müziğe asılması ilginç olaylardan. Ve daha neler neler. Hem ülkemizde hem özellikle Avrupa’da sevilen, geniş çevresi olan, örnek alınacak bir insan. Hem politikaya hem edebiyata hem de müziğe ilgi duyan insanlar için ders niteliğinde bir kitap…

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 31 42
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Villarreal 29 58
4.  Atletico Madrid 28 57
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 29 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@