05.02.2021, 12:07

Bursa Nutku

“Türk genci, inkılapların ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Rejimi ve inkılapları benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu; ‘Bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır...’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla… Nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.

Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz inkılap ve cumhuriyetin polisi değildir.’ diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkûm edecektir. Yine düşünecek: ‘Demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım…’

Onu hapse atacaklar, kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa’ya ve Meclis’e telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek… Diyecek ki; ‘Ben inanç ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir…’

İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!”

Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 Şubat 1933 yılında Bursa’da Çekirge yolundaki köşkte (bugün Atatürk Müzesi), akşam yemeğinde yaptığı bu konuşma “Bursa Nutku” olarak anılmış ve ilk kez Bursalı gazeteci Rıza Ruşen Yücer'in, 1947 yılında "Atatürk'e Ait Birkaç Fıkra ve Hatıra" adlı kitabında yayımlanmıştır.

19 Mayıs 1958’ de “Nutuk” Ulus gazetesinde yayımlanınca Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma açılmış ancak 25 Haziran 1949’ da DP’nin ikinci büyük kongresinde Celal Bayar tarafından Şeref Balkanlı ’ya okutturulduğu saptanınca soruşturma sonlandırılmıştır…

Ancak iktidar organı Zafer Gazetesi’nin “Atatürk adına sahte metinler kaleme almak ve kendi uydurması olan beyannamenin altına Atatürk imzasını atmakla siyasi sahtekârlık ile kalpazanlığı…” suçlaması ileri yıllarda tekrar gündeme getirilmiştir…

1963 yılında Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına sözlü soru önergesi ile “Atatürk’e atfedilen bir beyanat (Bursa Nutku)” gündeme getirilmiş ve Türk Tarih Kurumu’nun açıklamaları ile doğruluğu belirtilmiştir.

Ege Üniversitesi Fikir ve Sanat Kulübü'nün yayımladığı bir broşürde Bursa Nutkuna yer verilmesi üzerine konu 1966'da yeniden gündeme gelmiştir. Bornova Cumhuriyet Başsavcılığı, Nutku kullanarak halkı kanunlara itaatsizliğe teşvik ettiği iddiasıyla kulübün kapatılması için dava açmıştır. Bornova Asliye Hukuk Hâkimliğinin 27/9/1966 tarih ve 1966/338 sayılı yazısı ve bu yazıya ekli Atatürk’ün Bursa Nutku ile ilgili sözleri üzerine Türk Tarih Kurumu’na başvurulmuş ve yönetim kurulunca 24 Ekim 1966 tarihli toplantısında gerekli incelemeler yapılmıştır. Bu incelemeler sonunda bu sözlerin Atatürk'ün 1933 Şubat'ında Bursa'da yaptığı konuşmadan mealen alınmak suretiyle çeşitli tarihlerde basılmış olduğu kanaatine oybirliğiyle varılmıştır." yanıtı ile Nutkun gerçekliliği mahkeme kararı ile onanmıştır...

Konu AP Genel Başkanı Süleyman Demirel tarafından da gündeme getirilmiş ve 27.11.1966 tarihinde AP Büyük Kongresinde Atatürk’ün Bursa Nutku’nun “Karışıklıklara yol gösteren devlet anlayışını, kanun hâkimiyetini, asayiş ve inzibat fikrinin yıkılmasını tavsiye eden, Atatürk’e nispeti son derece şüpheli” bir nutuk olarak nitelendirmiş ve Atatürk’e ait olduğunun ispatını istemiştir.

1975 yılında; Cafer Tanrıverdi tarafından ilk kez yazılı metin olarak, halka dağıtılmasından sonra, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan kovuşturmada dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Enver Ziya Karal ve Öğretim Üyesi Sami N. Özerdim’in katkılarıyla Atatürk'e ait olduğu mahkemece karara bağlanmıştır…

Bursa Nutku diye bilinen bu konuşma siyasi polemiklere de yol açtığı gibi yargılamalara konu edilmiştir de bu konuşmaya sebep olan nedenler daha doğrusu “Bursa Hadisesi” üzerinde çok fazla durulmamıştır. Nedir bu olaylar?

Yıl 1933,Cumhuriyet’in ilanının üzerinden 10 yıl geçmiş, uygulamaya konulan devrimlerin halka anlatılarak benimsetilmeye çalışıldığı günler de bu devrimlere karşı çıkanlar ülkenin belirli bölgelerinde de itirazlarını bazen gizli saklı, bazen de açıktan toplantı, gösteri ve isyanlarla ortaya koymaktadırlar…

İlk Türkçe ezanın 30 Ocak 1932 günü, Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camisi’nde okunmasının üzerinden 1  yıl, Menemen isyanının üzerinden ise 2 yıl geçmiştir.1 Şubat 1933’te Bursa’da bir takım kişiler, “Ezan her yerde Arapça okunurken neden Bursa’da Türkçe okunuyor” diyerek önce müftülüğe sonra da valiliğe yönelmişler alınan tedbirlerle bunlar derdest edilmiş, sonrasında haklarında yapılan kanuni işlem neticesinde serbest bırakılmışlardır…

Olay daha birkaç gün önce Bursa’da olan ve yurt seyahatine devam eden Gazi Mustafa Kemal’e 3 Şubat’ta İzmir’de bildirilmiş ve bu konuda hassasiyeti bilinen Cumhurbaşkanı bunu bir Karşı Devrim hareketi olarak değerlendirerek şiddetle “Bursa’ya baskın yapacağız” deyip Bursa’ya dönülmesi emrini vermiştir.

Gazi Mustafa Kemal ve heyeti 5 Şubat’ta Bursa’ya varır ve tahkikat başlar. Hadise sanıldığı kadar büyük değildir, ilgililer müftü, vali, savcı ve hâkim hadisenin takibinde ve kanuni işlemde gevşek davranmışlardır. Tahkikat ertesi gün gelen Dâhiliye ve Adliye vekillerine devredilir. Müftü, savcı ve hâkim görevden el çektirilir. Tespit edilen sanıklar tekrar gözetim altına alınır ve mahkemeye sevk edilir. Atatürk bu konuda ki düşüncelerini şöyle açıklar:

"... Bursa'ya geldim. Olay hakkında ilgililerden bilgi aldım. Olay aslında fazla önemi haiz değildir. Herhalde mürteciler Cumhuriyet Adliyesi'nin pençesinden kurtulamayacaktır. Olaya dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi, dinî siyaset ve herhangi bir tahrike vesile etmeye asla müsamaha etmeyeceğimizin bir daha anlaşılmasıdır. Meselenin mahiyeti esasen din değil, dildir. Kesin olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin millî dili ve millî benliği bütün hayatında hâkim ve esas kalacaktır."

6 Şubat günü Bursa’dan hareket etmeden önce köşkte akşam yemeğinde konu irticai kalkışmaya gelince yemekte bulunanlardan biri “Efendim Bursa gençliği bu hadiseyi hemen bastıracaktı. Fakat zabıta ve adliyeye olan güveninden ötürü… diye başlar ama konuşmasına devam edemez. Gazi Mustafa Kemal bir işaretle sözünü keser. “Bursa gençliği de ne demek, memlekette parça parça, yer  yer gençlik yoktur. Sadece ve toplu olarak Türk gençliği vardır.” der ve konuşmanın devamı gelir. İşte o konuşma yukarıda ki Bursa Nutku olarak adlandırılan konuşmadır…

Doğaçlama olarak yapılan bu konuşma o anda metin haline getirilmemiş ve Anadolu Ajansına verilmemiştir. Ancak daha sonraları bölümler halinde yayımlanmış ve son hali ile yazılı metin haline getirilmiştir. Ki mahkeme kararları da bu yöndedir.

Bu konuşma devlet anlayışını, kanun hâkimiyetini, asayiş ve inzibat fikrinin yıkılmasını tavsiye eden bir konuşma değildir. Aksine Cumhuriyetin, devrimlerin korunmasının altı çizilmekte yetkili kurumlar tarafından Cumhuriyetin, devrimlerin korunmasın da ihmal gösterildiği zaman Türk gencinin ne yapması gerektiğine işaret etmiştir.

Aynı; Gençliğe Hitabe’de belirtildiği gibi “…Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” 

------------------------------------------------------

KAYNAKÇALAR

Reşit Ülker/“Atatürk’ün Bursa Nutku” Cumhuriyet Yayınları 1998

Ayşe Hür/ “Türkçe ezan, Bursa Olayı ve Bursa Nutku” Radikal Gazetesi 08.02.2015

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 19 46
2.  Fenerbahçe 19 43
3.  Trabzonspor 20 42
4.  Göztepe 20 39
5.  Beşiktaş 20 36
6.  Başakşehir FK 20 30
7.  Samsunspor 20 30
8.  Gaziantep FK 20 25
9.  Kocaelispor 19 24
10.  Alanyaspor 20 22
11.  Gençlerbirliği 20 22
12.  Çaykur Rizespor 20 20
13.  Antalyaspor 20 20
14.  Konyaspor 20 19
15.  Eyüpspor 20 18
16.  Kasımpaşa 20 16
17.  Kayserispor 19 15
18.  Fatih Karagümrük 20 9
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 23 45
2.  Amed SK 22 43
3.  Esenler Erokspor 22 41
4.  Çorum FK 23 41
5.  Bodrum FK 23 39
6.  Pendikspor 23 39
7.  Bandırmaspor 23 36
8.  Boluspor 23 35
9.  Iğdır FK 23 34
10.  Keçiörengücü 23 33
11.  Van Spor FK 23 31
12.  Manisa FK 23 31
13.  İstanbulspor 23 31
14.  Sivasspor 23 30
15.  Ümraniyespor 22 27
16.  Sarıyer 23 27
17.  Serik Belediyespor 23 26
18.  Sakaryaspor 23 23
19.  Hatayspor 23 7
20.  Adana Demirspor 22 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 24 53
2.  Manchester City 23 46
3.  Aston Villa 24 46
4.  Manchester United 24 41
5.  Chelsea 24 40
6.  Liverpool 24 39
7.  Brentford 24 36
8.  Fulham 24 34
9.  Everton 24 34
10.  Newcastle United 24 33
11.  Sunderland 23 33
12.  Bournemouth 24 33
13.  Brighton & Hove Albion 24 31
14.  Crystal Palace 24 29
15.  Tottenham 23 28
16.  Leeds United 24 26
17.  Nottingham Forest 24 26
18.  West Ham United 24 20
19.  Burnley 23 15
20.  Wolverhampton 24 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 22 55
2.  Real Madrid 22 54
3.  Atletico Madrid 22 45
4.  Villarreal 21 42
5.  Espanyol 22 34
6.  Real Betis 21 32
7.  Celta Vigo 21 32
8.  Real Sociedad 21 27
9.  Osasuna 22 26
10.  Deportivo Alaves 22 25
11.  Girona 22 25
12.  Elche 22 24
13.  Sevilla 21 24
14.  Athletic Bilbao 21 24
15.  Valencia 21 23
16.  Getafe 21 22
17.  Rayo Vallecano 22 22
18.  Mallorca 21 21
19.  Levante 21 18
20.  Real Oviedo 22 16

Gelişmelerden Haberdar Olun

@