30.08.2022, 11:48

Esinlenmek

Bir kurgu yazarın kendi yaşantısından izler taşıyabildiği gibi, yaşamın içinden her hangi bir görüntüyü, bir olayı ya da bir duygulanma anını aktarıyor olabilir. Okuduğumuz bir roman ya da öykünün nelerden ve nasıl etkilenerek yazıldığını, ancak yazar isterse, onun anlattıklarından öğrenebiliriz. Öyle ki duygu ve düşüncelerini daha içtenlikle ele aldığı mektup, günce ya da anılarda, bu gerçeği ayrıntılarıyla görebiliyoruz.

Bu konuda düşünürken Gabriel Garcia Márquez‘in Aşk ve Öbür Cinler romanını anımsadım. Olay örgüsü ve kahramanları ile ilgili belleğimde hiçbir şey kalmamasına karşın, ilk sayfalarında yer alan sunuşunu hiç unutmadım. Kitabı bulup bu sayfaları yeniden ilgiyle okudum. Yazar, gençliğinde günlük bir gazetenin muhabiriyken bir olaya tanık olmuş, aradan kırk beş yıl geçtikten sonra, oturup bu konuyu romana dönüştürmüş.

Márquez, bir manastırdaki mezarların boşaltılmasını izliyormuş. Ana mihrabın duvarında, kazmayla kırılan yazıtın arkasından, yoğun bakır renginde, canlı bir saç yığını mezardan dışarı taşmış. Ustabaşı, işçilerin yardımıyla bunları tümüyle çıkarmak istemiş, ama ne kadar çok çekerlerse o kadar uzun ve gür görünüyorlarmış. Sonunda bir kız çocuğunun kafatasına yapışık, yirmi iki metre on bir santim uzunluğunda saçlar yere yayılmış.

Yazar, bu olay karşısında doğal olarak şaşırmış. Devamını onun diliyle aktaralım:
“Ustabaşı, en ufak bir şaşkınlığa kapılmadan, insan saçının ölümden sonra da ayda bir santim uzadığını anlattı bana; yirmi iki metre de, iki yüz yıllık bir süre için iyi bir ortalama gibi görünmüştü ona. Oysa bana hiç de bu kadar olağan gelmemişti bu olay, çünkü çocukluğunda büyükannem, saçları arkasında bir gelin duvağı gibi yerlerde sürünen ve bir köpek ısırması sonucu kuduzdan ölerek, gerçekleştirdiği pek çok mucize nedeniyle Karayib halkları arasında yüceltilen, on iki yaşında küçük bir markizin efsanesini anlatırdı bana. İşte o mezarın onunki olabileceği düşüncesi, gazeteye o gün yazdığım haberi ve bu kitabın kökenini oluşturdu.”

Bu ünlü yazara, esin kaynağı olan olayı okumak da ilginç değil mi?
Yine önceki okuduklarımdan esinlenerek, ünlü Alman yazarı Goethe’yi çalışma odasında düşlüyorum:

Masasının başında, yoğunlaşmasına olanak sağlayan tahta sandalyesine oturmuş. Günlerdir yorgunluk ve uykusuzluktan kan çanağına dönmüş gözleri, önündeki kâğıtlara odaklanmış. Sıkıca kavradığı kalemi, dilinden coşkun bir ırmak gibi dökülen sözcükleri yazmakta zorlanıyor. Lotte’ye yazdığı her bir mektup yüreğinin sesini çoğaltıyor sanki. Bir ara önündeki kâğıtlardan başını kaldırıp elinden kalemi bıraksa, gözleri masanın üstünde duran sivri bıçağa takılıyor. Uzanıp bıçağı aldıktan sonra kabzasını avucunda sıkıyor, parmağıyla ucuna dokunup keskinliğini deniyor. Ne kadar bir süre geçtiğini kestirmeksizin, ansızın bir düşten uyanır gibi bıçağı elinden bırakıyor. Bir boşluk anında o yaralı yüreğine saplamamak için kendini tutuyor. O ana değin bu sahne kaçıncı kezdir yineleniyor, kim bilir!

Bıraktığı kalemi yeniden eline alıyor. Gözlerinden uzun süredir tutamadığı gözyaşları dökülürken, çılgın gibi yazmayı sürdürüyor: Karmaşık duygular gelgiti içinde, dizginlenemez bir tutku, tanımlanamayan bir acı, karşılıksız bir sevgiyle...

Goethe, Genç Werther’in Acıları’nın son noktasını koyduktan ancak günler sonra kendine gelebiliyor.

Dünya yazını içinde, Werther kadar yazarı ile birlikte okurunu etkisi altına alan, duygu seli içinde sürükleyen pek az roman vardır. Ömrünün sonlarına doğru Goethe, bir söyleşi sırasında Eckermann’a şöyle söylüyor:

“...tıpkı bir pelikan gibi onu kendi yüreğimin kanıyla besledim. İçinde kendi yüreğimden çıkmış, bu kitabın on misli kalınlığında bir romanı dolduracak kadar duygu ve düşünce var. Ayrıca daha önce de söylediğim gibi, kitap yayımlandıktan sonra onu sadece bir kez okudum ve bunu tekrarlamaktan kaçındım. Kitapta bir sürü patlayıcı madde var! Benim için ürkütücü bir duygu, kitabı var eden hastalıklı duruma yeniden düşmekten korktum.”

Ünlü düşünür ve yazarın bu kitabı yazma nedenini de şu satırlarda bulabiliyoruz:
“Beni harekete geçiren, bana bir kitap yazdıran, bana o ruh halini yaşatan şeyler, Werther’i ortaya çıkaran şeyler, daha çok kişisel, yakın ilişkilerdi. Yaşadım, sevdim ve çok acı çektim! Hepsi bu.”

Ben bu romanı okuyalı en az elli yıl oluyor. Ayrıntılarını unuttuysam da bir solukta bitirdiğimi ve günlerce onun etkisinde kaldığımı anımsıyorum. Nitekim bu kitabın yayınlandığı dönemde, Almanya’da, bunu okuduktan sonra birçok genç kendini öldürme girişiminde bulunmuş.

Yazarların özel hayatlarına, onları yazmaya iten nedenlere ne denli ilgi duysam da, sonuçta önemli olan ortaya koydukları yapıtlardır. Bir kurguda yer alan olaylar ve onun kahramanları, bizi kendilerine bağladıkları ve gerçekliklerine inandırdıkları oranda başarılı sayılabilirler.

Yorumlar (1)
Özgür Duygu Durgun 4 yıl önce
ne güzel yazıyorsunuz... yazarın, sanatçının iç dünyasını dökmesi ne zahmetli bir süreç...
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 26 57
4.  Beşiktaş 26 49
5.  Göztepe 26 43
6.  Başakşehir FK 26 42
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 26 27
13.  Gençlerbirliği 26 25
14.  Kasımpaşa 26 24
15.  Antalyaspor 26 24
16.  Eyüpspor 26 22
17.  Kayserispor 26 20
18.  Fatih Karagümrük 26 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 30 54
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 30 41
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Atletico Madrid 28 57
4.  Villarreal 28 55
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 28 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@