18.01.2021, 10:14

Demirel’i Neden Özlüyorum!           

Henry Ford, otomobil yapma düşüncesini bir Fransız yazarın makalesinden almış.

Ampulü icat eden Edison, kitap okumak için gecesini gündüzüne katmış. Uçağı icat eden Wright Kardeşler, bu fikri bir kitaptan esinlenerek ortaya atmışlar. Elektriğin dehası Faraday, okuduğu kitaplardan esinlenerek elektriği bulmuş. Walt Disney, ünlülerin yaşam öykülerini okuyarak, onlardan esinlenmiş. Charles Dickens da...

Jack London, sokakta bulduğu bir kitaptan etkilenerek yazarlık serüvenine başlamış. Maksim Gorki, fırında çırak olarak çalıştığı yıllarda Tolstoy'un bir öyküsünden esinlenmiş. Telefonu icat eden Alexander Graham Bell, Alman yazar Helmholtz'un 'ses' hakkında yazdığı bir eserden esinlenmiş.

Muzaffer İzgü, çocukluğunda ısınmak için girdiği bir kütüphanede tanışmış kitaplarla.

***

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün…

Tokat'ın Erbaa'sındaki müftünün, aşı ve CHP ile ilgili sözleri ile Cumhurbaşkanının, kayyım rektöre karşı protesto gösterisi yapan öğrencilerle ilgili olarak CHP İstanbul İl Başkanını elinde hiçbir mahkeme kararı olmadan DHKP-C Militanı olarak suçlayıcı konuşmasını bir araya getirince her ikisinin yaşamları boyunca ne kadar roman ve şiir okuduğunu düşünüyor insan ister istemez. Çünkü bu sözlerde bir olgunluk yok.

Nedenine gelince…

Okumak insana olgunluk verir.

Sahte diplomayla üniversiteye kayıt yaptırmış bir pehlivanın, gerçek ortaya çıkmış olmasına karşın hâlâ diretiyor olması, seçimlerde hile olmamasına karşın Trump'ın ortalığı velveleye vermesi ve abuk sabuk konuşması gibi hamlıkların altında ne var derseniz, bu soruyu 'kitapsızlık' diye yanıtlarım.

Hitler'in, Mussolini'nin, Franko'nun, Salazar'ın, Kenan Evren ve benzerlerinin konuşmalarında hep kitapsızlığın izini bulurum.

Ürpertim de bundan !

Dünyayı yıllarca Pinochet ve Sukarno benzeri kitapsızlar yönetmiş hep.

Diplomasızların, okumamışların elinde kalmış gezegenimizin dört bir yanı…

***

Saray'a yakın / trilyonlarca vergi borcu silinen bir müteahhit, "Milletin a..... koyacağız." dedi ya…

Bu sözün altında ne var diyorsunuz?

Bence saygısızlık!

Bir başkası ya da sizler saygısızlık yerine daha başka sıfatları da kullanabilirsiniz tabii ki… Paşa gönlünüz bilir.

O müteahhit, hangi şairimizi / hangi yazarımızı ya da hangi ressamımızı tanıyordur dersiniz?

Gerçi, merak ettiğim de yok. İncelik nedir bilmeyen bir para delisi sayın müteahhitimiz… Okusa, incelecekti zaten…

Bir şiir oku deseniz, ne okur acaba?

Evrim teorisi ne deseniz komşusu Evrim Hanımın bahçesindeki kameriyenin güzelliğinden söz edecek büyük olasılıkla…

İmamın konuşması, yaşamı boyunca felsefeyle / tarihle ilgili konularda Fransız kaldığının kanıtı.

Tarih okumuş olsa bilgili olacak.

Matematik okumuş olsa, daha dikkatli olacak çünkü. Neden derseniz?

Çünkü okunan kitaplar insanın benliğine işler.

Dostoyevski, çok çok okuduğu için çok çok büyük bir yazar olmadı mı?

Ömrünün son günlerini ailesine ve yakınlarına üzüntü vererek yaşayan/ yaşatan darbeci Kenan Evren'in "Asmayalım da besleyelim mi?" sözünde bir matematik/ bir şiirsellik ya da bir tarihsellik var mı hiç?

Ya idam sehpasında "Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!" diye haykıran mangal yüreklide?

Tarih var, matematik var, edebiyat var, felsefe var dediğinizi duyar gibiyim.

Yanılmıyorsunuz!

Tarih okuyan, şiir okuyan, felsefeyi bilen biri olunca insanın konuşması da güzelleşiyor. İdam sehpasında bile bilimin izleri görülüyor.

***

Yazmak daha başka...

Güzel yazmak bir sanat. Yetenek ve çok çalışmak isteyen bir konu... Daha çok derken, okumak, okumak, okumak...

Demek istediğimi seziyor olmalısınız. Yazmak; öncelikle birikim, sabır, gözlem, titizlik, istiyor. Örneklerimiz çok bu konuda...

Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Bekir Yıldız ve onlarcası...

Herkes okuyabilir ama okuyan herkes yazar olabilir mi?

Çok okuyan arkadaşlarım var ama yazmak için hiçbir çabaları yok. Ya canları istemiyor, ya üşeniyorlar, ya da yazmanın sorumluluğundan kaçıyorlar.

Yazmak, bir şeyleri göze de almak demek çünkü… Herkes yaz(a)maz.

Ancak… Şunu da belirtmek gerek, yazmıyor diye de kimsenin yazmayan birilerini yargılama hakkı da  yok!

Çok iyi okur olup da yazmayanlara ben şaşarım. Ama kınamam!

Zamanı ve olanağı varken okumayanları ise garipsiyorum. Sorumluluk gerektiren koltuklarda oturanların ise belli konularda bilgili olmasını beklemek hakkımız olsa gerek.

Bir üniversite hocasının karşısındaki doçent olmuş bayana ağza alınmayacak galiz küfürler ettiğine tanık oldum bir videoda. Pis pis küfretmesi bir yana, bir de "Biz senin nasıl doçent olduğunu biliyoruz" diyordu.

Bir bildiği vardı sanki…

Hemen aklıma yıllar önce satılan sorular geliverdi. Soruları çalan  hırsız Fetöcüler… Bu konuda örgütlü hareket eden Fetö yandaşları…

Küfreden ve karşısındaki bayanı aşağılayan rektör olduğu söylenen hoca,  o çalınan sorular nedeniyle mi bugünlere geldi acaba diye düşünür oldum.

Doçent olan bayan da, "Nasıl doçent olmuşum anlatın o halde?" demiyordu.

Çok enteresan bir doçent ve profesördü gördüklerim. 20 yıl önce yoktu böylesi tipler!

***

Üniversite mezunu olduğuna dair dört yıllık fakülte diploması bulunmayan Cumhurbaşkanımız, Başbakan Ecevit’e "Zavallı, yaşlı, fiziken çökmüş, bitmiş, bakın her tarafı kırılıp dökülmeye başladı."  Demişti yıllar önce.

Süleyman Demirel’e "Otur da bey zannetsinler.", Hüsamettin Cindoruk’a "Ulan kendine gel, terbiyesiz, beyni sulanmış, be ahmak!", Deniz Baykal’a "Virüs, düzeysiz, çirkin, dönek, ahlaksız, çamur…", Kemal Kılıçdaroğlu’na "Cibilliyetsiz, yüz karası, bahtsız bedevi, DHKP- C  Avukatı…", Devlet Bahçeli’ye de "Vampir, kan  emici, kafatasçı, şehit sömürücüsü, eşkıya, adi, alçak, çirkin, bostan korkuluğu, özürlü, çakal, zehirli dil, aile nedir bilmez…" dedi. (Yılmaz Özdil- Sözcü/ 13.01. 2021)

Selahattin Demirtaş’a, Meral Akşener’e, Temel Karamollaoğlu’na, Mansur Yavaş’a, Ekrem İmamoğlu’na da "Vampir, ceberrut, ateist, seviyesiz, çapsız, bu kadın şirazesinden çıkmış, zavallı, sahte senet cambazı, vergi kaçakçısı, Sisi"

Ağza alınmayacak sözler…

Şimdi, Devlet Bahçeli’yle iç içe…

Demek ki konuşurken sonraki günleri de düşünmek gerek. Satranç oyuncusu, bir sonraki hamlenin hesabını yaparak oynar ya…

Cumhurbaşkanımız satrancı bilmiyor olmalı.

Necip Fazıl ve yurtsever Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri dışında da şiir bilmiyor. Tarihi gerçeklikler konusunda hep yanlış yapıyor. Yanlış üstüne yanlış yapıyor.

Demirel’i hiç sevmezdim. Turgut Özal’ı ve Vehbi Koç’u da…

Bugünün siyasilerini ve o müteahhiti  gördükçe / dinledikçe  Demirel’i özler oldum.

Vehbi Koç’u, Turgut Özal’ı da…

Yorumlar (3)
Ömer Karcı 1 ay önce
Döktürmüşsün gene gardaş.Ağzına sağlık.
Nermin Aksakal Barçak 1 ay önce
Uzun yılların iyi anımsanmış, iyi irdelenmiş arşivi değerindeydi yazınız .
Ne yazıktır ki unutuyoruz yaşanmışlığı! Kendi payıma sık sık,unutmadan okuyacağım yazınızı.
Sağolunuz efendim.
abdullah inaler 1 ay önce
Teşekkürler arkadaşım yüreğine sağlık... çok çok güzel..
11°
açık
banner19
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 22 37
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 22 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Balıkesirspor 22 23
14. Menemen Belediyespor 22 23
15. Boluspor 22 22
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 22 13
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19

Gelişmelerden Haberdar Olun

@