18.05.2022, 15:49

Deli mi Bu Kadınlar?

Neden kadınlar kendilerine kibar kibar “bayan” dendiğinde çileden çıkıyor, “Bayan değiliz, kadınız biz,” diye itiraz ediyorlar? Neden kendilerine iltifat edilmek için söylenen bayan sözcüğünü hakaret gibi algılıyorlar? Nezaket gösterdiğini, kibar davrandığını sanırken sözleri kadınlar tarafından hoş karşılanmayan erkekler bu duruma haklı olarak bir anlam veremiyor, sinirleniyor. O sinirlenen erkeklerden birinin yazısını okudum geçenlerde. Bayan sözcüğünü beğenmeyip kadın sözcüğünün kullanılmasını isteyenlere ateş püskürüyordu yazar. “Bayan kelimesinin geçmişini benden öğrenin isterim,” diye iddialı bir girişle bayan sözcüğünü açıklayacakmış gibi yapıp bir daha ona değinmiyor, bay sözcüğü üzerinde duruyordu. Ondan da önce Soyadı Kanunu’nu anlatıyordu ve kendisinden başka kimse o söylediklerini bilmiyormuş gibi anlatıyordu. Efendim, Soyadı Kanunu Atatürk tarafından getirilmiş ve yurttaşları eşit insanlar haline getirme amacını gütmekteymiş. Tabii ki öyle! Ama bunun bayan sözcüğüyle ne ilgisi var; “bayan” sözcüğü soyadı değil ki!

Bu kanunla birlikte Atatürk’ün lakapları kaldırdığını belirtiyor, “Tam bu noktada, tek bir hitap getirilmiştir. Bundan böyle erkeklere BAY, kadınlara BAYAN diye hitap edilecektir,” diyor. Çok doğru! Biz kadınlar da bunu savunuyoruz zaten: Erkeklere BAY dediğiniz her yerde biz BAYAN olmaya çoktan razı ve hazırız. Ama... İşte o “ama” kısmını bilmiyor yazarımız, hiç düşünmemiş. O, yalnızca kadınların “bayan” sözcüğünden hoşlanmamasına öfkelenmiş, bunun acısını çıkarıyor. Atatürk’ün, “Erkeklere BAY kadınlara BAYAN diye hitap edilmesini en uygun hitap tarzı olarak benimsetmiş,” olduğunu söyleyip gerekli açıklamaları yapmış gibi, “BAY ve BAYAN kelimeleri buradan gelmektedir,” diyor. Oysa bizim bay ve bayan kelimelerinin nereden geldiğini değil, nereye gittiğini konuşmamız gerekiyor.

“Bay” sözcüğünün Orhun yazıtlarında geçtiğini, “zengin” anlamına geldiğini, Atatürk’ün “bay”ı bu yüzden seçtiğini söylemek yetmez. Yazarımızın aklına gelmemiş ama Atatürk’ün bay - bayan sözcüklerini önermesinin bir başka nedeni de Fransızcadaki “mösyö - madam” ile İngilizcedeki “mister - mrs” karşılığı olarak, seslenmelere çağdaş bir ayırt edicilik kazandırmak istemesidir. Ancak bu da yetmez. Yetmez çünkü kadınlar o günkü kadınlar değil artık. Köprülerin altından çok sular aktı. Kız mı kadın mı oldukları vurgusunun öne çıkarılmasını istemiyorlar. İngilizcedeki kadının evli mi bekâr mı olduğunu vurgulayan “miss - mrs” ayrımının çoktan beri yapılmadığının, ikisinin yerine ve ikisini de kapsayacak biçimde “ms” dendiğini de biliyorlar.

Yazarın birkaç kez vurguladığı gibi, Atatürk bay ve bayan sözcüklerinin seslenme / hitap sözcükleri olarak kullanılmasını istiyordu. Kadın sözcüğünün geçtiği her yere bir “bayan” yerleştirin, demiyordu. Bay sözcüğü ne kadar kullanılıyorsa bayan da o kadar kullanılsın, buna kimse karşı çıkmıyor. Peki ne kadar kullanılıyor bay sözcüğü? Aklınıza “Bay Kemal” kadar sık duyduğunuz başka bir kullanım geliyor mu? “Bay Kemal” diye bir aşağılama, bir küçümseme yüküyle kullanılmasının, sözcüğü ne kadar eskittiğinin farkında mısınız peki? Anlam kötüleşmesi dediğimiz bir dil olayını yaşıyor şu andan “bay” sözcüğü. Üzülecekseniz asıl buna üzülün. Ayrıca bay sözcüğüyle bayanın kullanım sıklığı aynı mı? Bay diye bir sözcük var diye erkeklere “erkek, delikanlı, adam, bey, efendi, beyefendi...” denmekten vazgeçilmedi ki...

Bay sözcüğündeki anlam kötüleşmesi ibrenin öbür yanındaki bayan için değil, “kadın” için uygulanıyor. Hızla gözden düşürülmeye çalışılıyor bu sözcük. “Kadın mıdır, kız mıdır, belli değil,” diye cinsel çağrışımlı bir bağlam içinde, kız olmayan, bekâreti giderilmiş anlamında kullanılıyor. Bay sözcüğü neredeyse hiç kullanılmazken kadın denmesi gereken her yerde, her durumda daima “bayan” deniyor.

Böyle hor kullanılıp yıpratılan, hukuk hariç genel kullanımın dışına itilmiş bir sözcüğümüz var. Anımsayın. Karı. Onun başına getirilen şimdi kadın sözcüğüne uygulanmaya çalışılıyor. Oysa karı da kadın gibi, yalnızca bir cinsiyetin adı olan masum bir sözcüktü başlangıçta. Şimdi “karı-koca” kullanımı dışında yalnızca aşağılama ve hakaret amaçlı kullanılıyor. Dişi ve erkek cinsiyetlerinin birine “bey, efendi, adam, erkek” gibi çeşitli adlar verilirken terazinin öteki kefesini “bayan”da sabitlemek kadını olmak istemediği bir yere getirip oraya kilitlemek anlamına geliyor.

Övünerek kullanılması gerekilen bir hitap tarzı iken ‘Bayan değil kadın!’ tepkisinin Türk ve Atatürk düşmanları tarafından bilinçli bir şekilde bilinçsiz kadınlarımıza aşılandığını düşünüyorum,” diyor o beyefendi. Yok, beyefendi değil, kendi istediği gibi söyleyelim: O BAY, bayan olmayı reddedip kadın olmakta ısrar edenlerin ya bilinçsiz ya da Atatürk düşmanı olduğunu söylüyor. Bayanın kibar, kadının kaba olduğu algısı yaratılarak kadın olmayı utanılacak bir durum haline getirme çabasının farkında bile değil. Kadınlar, özellikle kendilerine “bayan” denmesini istemeyen, “kadın” olmakta ısrar eden kadınlar, Atatürk’e neler borçlu olduklarını, saçma sapan bir akıl yürütme ile kadınları Atatürk düşmanı ilan eden bu beyefendiden çok daha iyi biliyorlar.

Kadınlar KADIN olmaktan utanmıyorlar. Bayan denerek cinsiyetsiz varlıklar haline getirilmek istendiklerinin farkındalar ve buna razı olmayacaklar. Kadınları kadınlıklarından uzaklaştırıp bayan yaparak süs bebeği gibi bir köşeye oturtamazsınız. Erkekler bay olduğu zaman kadınlar bayandır ama cinsiyetlerden birinin adı erkek ya da adam ise ötekinin adı bayan değil, kadındır.

Yorumlar (2)
Lütfiye Güner Seçer 1 ay önce
Sizi ben, bu güzel bilgilerinizi ve o bilgileri cesurca, insan gibi, dobra dobra yazıp kendini bir şey biliyor sananları aydınlattığınız için çok seviyorum. InşAllah o BAY okuma şansına erisir de biraz bilgilenir.
Mehmet Binboğa 1 ay önce
Küçücük kız çocuklarına da mı "kadın" denecek artık? Anadolu'da "delikanlı kız, delikanlı erkek" diye tabirler vardı ocukluğumuzda. Genç kızlara "kız" demek de cinsel ayrımcılık sayılacaksa tüm dişi insanlara "kadın" mı demeliyiz Sayın Hocam, netameli bir konu bu :)
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@