En Çok İzlenen Videolar

Popüler Videolar

Zorlu bir yaşamın vefa albümü "Uslu Şarkılar"

Müzik 27.08.2019, 12:55

Yaptığı bestelerle sevilen ve doksanların başında “Adını Gelincik Koydum” adlı albümü ile bilinen, 2015 yılında ikinci albümünü yapmak üzere başladığı çalışmalar aşamasında hastalanarak ses tellerini yitiren Bergamalı usta sanatçı Taci Uslu’nun albümü dostları tarafından hazırlandı.

ÖZEL HABER RÖPORTAJ – OBEN ULU

İlk olarak doksanlı yıllarda Grup Yorum ile adını duyuran Taci Uslu ‘Adını Gelincik Koydum’ albümünü çıkardı. ‘Piraye’, ‘Leylim Leylim’, ‘Bu Aşk Burada Biter’, ‘Seninleyim’, ‘Ne Fayda’ ve ‘Özgürlük Şarkısı’ gibi birbirinden değerli besteleri çok sevildi ve Türk Müzik tarihinde yerini aldı. Müzik yaşamını uzun yıllar konserler vererek ve beste çalışmaları yaparak sürdüren Taci Uslu 2015 yılında ikinci albümünü yapmak üzere çalışmalara başladı. Albümün kaydı aşamasında hastalanan sanatçı, geçirdiği bir operasyon sonrasında ses tellerini yitirdi. Bunun üzerine kardeşi Ayşegül Uslu, hastane odasında tamamlama hayalini kurduğu albümü için çalışmalara başladı. Müzisyenin sanatçı dostlarının dayanışmasıyla ‘Uslu Şarkılar’ adlı albümü raflarda yerini aldı.

Bu yıl sanat yaşamında 45’inci yılını dolduran 63 yaşındaki Taci Uslu’nun besteleri sanatçı dostları; İlkay Akkaya, Emin İgüs, Ezginin Günlüğü, Harun Tekin, Hüsnü Arkan, Serdar Keskin, Vedat Sakman, Yasemin Göksu ile Uslu’nun kız kardeşi Ayşegül Uslu ve kuzeni Muhlis Uslu tarafından seslendirildi.

BÜYÜK BİR FEDAKÂRLIK VE EMEK VAR

Bir şarkı ile albümde yer alan ve İzmir Dikili’deki evinde günlerini dinlenerek geçiren Uslu; “İlk albümüm 90’lı yıllarda çıktı. Çok uzun süre ara verdim. Bu arada birçok şey birikmişti. Unkapanı’nda firmalarla da sorunlarım oldu. Beş yıl önce Mazlum Çimen ile görüştüm. Albümü yapmak istedi. Çalışmaya başladım. 4 şarkıdan oluşan bir albüm yapmayı düşünüyordum. Bunları değerli dostum Hüsnü Arkan’ın evinde kaydetmeye başlamıştık. Fakat sağlık sorunlarım bu çalışmalara mani oldu. Kız kardeşim Ayşegül, ben hastanede yatarken sanatçı dostlarıma bu durumdan bahsetmiş, bestelerimden birer tane alıp okumuşlar ve bu albüm ortaya çıktı. Maalesef albüm çalışmalarına direkt katılamadım ama ortada çok büyük bir fedakârlık ve emek var. Bu insanlar ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Teşekkür etmekten başka elimden bir şey gelmiyor” dedi.

ZORLU BİR HAYAT YAŞADIM

Zorlu geçen gençlik yıllarını anlatan Uslu; “İki yıl dereceyle girdiğim Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü’nde okudum. 1980 yılı öncesi çıkan olaylarda çok yoğun baskı görüyordum. Mecburen bıraktım. Devam edebilseydim çok iyi bir piyanist olabilirdim. Hocalarım çok memnundu. Ağlaya ağlaya bırakmak zorunda kaldım. İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzikoloji Bölümü’ne geldim. Bir yıl orada okudum. İzmir’de aradığımı bulamadım. Hâlbuki Ankara’da istediğim her kitaba veya filme rahatça ulaşıyor, her hafta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı dinliyordum. İstanbul’a gitmekten başka seçeneğim kalmamıştı. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü’ne geçtim ve oradan devam ettim. Aslında 3 büyük şehirde, 3 büyük üniversitede okumuş bulundum. İstanbul’da pavyonlarda çalışmaya başladım. 80 darbesinde evimi bastılar. Sazımı, gitarımı, kitaplarımı her şeyimi aldılar. Otel odalarında yaşadım. Daha sonra askere gittim. Askerden sonra İstanbul’a geri döndüm. 1987 yılında yolum Grup Yorum ile kesişti. Birlikte bir dönem albümler kaydedip, konserler verdik. 35 yıldır İstanbul’da yaşıyorum”

OĞLUM BENİ YAŞAMA DÖNDÜRDÜ

Gırtlak kanseri olduğunu ve ciğerlerinden tedavinin devam ettiğini söyleyen Uslu; “Artık müziği sadece dinliyorum. Sağlık konusunda pek umudum yok. Yani müzikte benim için bitti gibi bir şey. İtiraf etmeliyim ki hastanede ve sonrası ölmeyi çok istedim. Kimseyi üzmeden, sakince ortadan kaybolayım istedim. Hem ben kurtulayım, hem de bu insanlar kurtulsun istedim. Sorun, dert, masraf oluyorum diye düşündüm.  Oğlum Ataol aklıma geldi. Kendisi de müzisyen. ‘Baba ben daha albümler yapacağım. Kime danışacağım. Burayı nasıl yapacağım, burasını sen düzelt, bir dinle bakalım nasıl olmuş diye kime soracağım’ dedi. Ağlamaya başladı. Böyle de olsa yaşayacağım başka çare yok dedim ve yaşamaya karar verdim. Gittiği yere kadar böyle gidecek”

GİZLİCE İZLEYİP, AĞLAYA AĞLAYA DÖNÜYORUM

“98 yılında evlendim. 99 Yılında oğlum Ataol dünyaya geldi. Zehir gibi bir çocuktur. Bize hiç yük olmadı. Bütün güzel okulları bursla kazandı. Şimdi Boğaziçi’nde okuyor. 6 Yıl konservatuvarda piyano eğitimi aldı. Çok iyi bir piyanist oldu. Süper müzisyen. Arkadaşları ile bir grup kurdular. Beyoğlu’nda çalıyorlar. Çok kaliteli müzik yapıyorlar. Bazen gizli gizli gidip onu bir kenardan seyrediyorum. Gurur duyuyorum. Duygulanıp ağlaya ağlaya dönüyorum”

ÇEVRE İLE İLGİLİ SON BİR MÜZİK YAPMAK İSTERDİM

“Keşke sağlığım yerinde olabilseydi de Kaz Dağları ile ilgili senfonik güzel bir eser yazabilseydim. Kafamda bir takım ezgiler dolaşıyor ama bunları yapmaya gücüm yok. Hiç olmazsa Allianoi ile ilgili bir şarkı albüme girdi. Çevreyle ilgili yeni şeyler yapmak isterdim. Son sözüm budur”

TACİ USLU KİMDİR?

Taci Uslu 23 Temmuz 1956'da İzmir'in Bergama ilçesinde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Bergama'da tamamladıktan sonra Ankara Gazi Eğitim Fakültesi Müzik bölümüne derece ile girdi. Çok sevdiği okulundan 1980 yılı öncesi çıkan olaylar ve engellemeler sonucunda ayrılmak zorunda kaldı. Eğitimine İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzikoloji bölümünde devam etti. 1978 yılında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler bölümüne geçti ve eğitimini tamamladı. 1987 yılında Grup Yorum ile yolları kesişti; birlikte albümler kaydettiler, konserler verdiler. "Adını Gelincik Koydum" adlı kendi bestelerinden oluşan albümünü yapmak üzere Grup Yorum'dan ayrıldı. Müzik yaşamını uzun yıllar konserler vererek ve beste çalışmaları yaparak sürdüren Taci Uslu 2015 yılında ikinci albümünü yapmak üzere çalışmalara başladı. Albümün kaydı aşamasında hastalanan sanatçı, geçirdiği bir operasyon sonrasında ses tellerini yitirdi.

Yorumlar (0)