15.12.2024, 10:29

İstanbul ve İzmir Gureba Hastaneleri

Türk Tıp Tarihine Işık Tutan 2 Kitap

  1. Giriş ve Amaç

Türkiye’de, Sağlık ve Tıp alanında; Asklepion döneminden, “Şifahaneler” dönemine ve günümüzün Tıp Fakülteleri ve Hastanelerine dek, var olan çalışmaları, kuruluşları, eğitsel, bilimsel, teknolojik ilerlemeleri, yazılı belgelere dayalı olarak incelemek yerinde olur.

Özellikle Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde, Sağlık ve Tıp alanında kurumları belgeleyen yazılı kaynaklar, güncel olarak önem kazanmıştır.

Çünkü sağlık ve tıp alanında, dünden bugüne elde edilen bilimsel ve teknolojik ilerlemeleri anlamak açısından;

a) Önceki dönem hastanelerinin,

b) Uygulanan Tıp eğitiminin bilinmesi ve

c) Karşılaştırmalı incelenmesi, zaman içindeki gelişimi gösterir.

Bu açıdan; biyografiler, anılar, tarihçeler, özellikle “Hastane Tarihi” ile ilgili yazılı belgeler, “bütünü göstermesi” açısından çok değerlidir.

Osmanlı Devletinin son dönemlerinde, hastanelerin sağlık yanı sıra, mimarlık ve kültürel önemini de gösteren; 

  • İlk olarak İstanbul’da 1843 yılında açılan “Bezm-i Alem Valide Sultan-Vakıf Gureba Hastanesi”,
  • İkinci olarak İzmir’de 1851 yılında açılan “İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi”,
  • Daha sonra Anadolu illerinde “kimsesizler” anlamına gelen “Gureba” adı altında hastaneler kurulmuştur.

Amaç: Türkiye’nin çağdaşlaşma yolunda tıp alanında atılmış olan adımları göstermesi bakımından; Hastane yapıları ve donanımları, Hekimler ve Hemşireler ile diğer görevliler ölçüsünde önemlidir. Bu nedenle amacımız;

  1. İstanbul’da 1928 yılında Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan (1) ve
  2. İzmir’de 2016 yılında Başak Ocak ve Özlem Yıldırır Kocabaş (2) tarafından yazılmış olan,
  3. İki seçkin ve tanınmış “GurebaHastanesi Tarihçesi ile ilişkili bu Kitapları ve ilgili kaynakları incelemek, Türk Tıp ve Sağlık Tarihi açısından önemini vurgulamaktır.
  1. İSTANBUL Vakıf Gureba Hastanesi Tarihçesi (1843, 1928, 1943, 1967)

Vakıf Gureba Hastanesi, İstanbul’da Kolera, Veba, Çiçek, vb bulaşıcı hastalıkların çok görüldüğü bir dönemde, Bezm-i Alem Valide Sultan’ın (II. Mahmud’un eşi, I. Abdulmecid’in Annesi) (1807 - 2 Mayıs 1853) girişimiyle yapılmıştır (1).

  1. “Bezm-i Alem Gurebai Müslimin Hastanesi” (1843)

Başlangıçta, 1843 yılında, “Bezm-i Alem Gurebai Müslimin Hastanesi” adı ile kurulan hastane, 200 yataklı olup,  İstanbul’da halkın sağlık alanındaki büyük bir açığını kapatmıştır.

Hastane’nin ilk Baştabibi Yüzbaşı Ahmet Beydir, 1843-1873 yılları arasında görev yapmıştır.

  1. Vakıf Gureba Hastanesi (26.09.1956)
  • 1 Mayıs 1924’de, “mülkü” Vakıflar’a ait olan Hastane’nin yönetimi Sağlık Bakanlığı’na verilmiştir.
  • 1933 yılı Üniversite Reformu ile Tıp Fakültesi, Haydarpaşa’dan İstanbul’a taşınırken, İkinci İç Hastalıkları, Deri Frengi ve Kulak Burun Boğaz Klinikleri, Vakıf Gureba Hastanesi’ne gelmiş, toplam yatak sayısı 687’ye ulaşmıştır.
  • 26.09.1956’da,  “yönetim” de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlanmış, Vakıf Gureba Hastanesi adını almıştır.
  1. Bezm-i âlem Vakıf Üniversitesi Hastanesi (24 Ekim 2010)

24 Ekim 2010’da, yeni kurulan Bezm-i âlem Vakıf Üniversitesi bünyesi içinde yer alarak, adı Bezm-i âlem Vakıf Üniversitesi Hastanesi olmuştur.

İstanbul Gureba Hastanesi Tarihçesi Kitabı

İstanbul Üniversitesi 11. Rektörü Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan (Fotoğraf 1)’ın asistanlık günlerinde yazdığı ve 3 Baskısı yapılmış olan (1. baskısı 1928, 2. baskısı 1943, 3. baskısı 1967) “Bezm-i Alem Valide Sultan” - Vakıf Gureba Hastanesi Tarihçesiadlı kitap, çağdaşlaşma yolunda ilerleyen Türk Tıp Tarihi açısından;

  • Hastanenin yapısı, yatakları, teknolojik özellikleri, bilimsel düzeyi ve görev yapan hekimler ve
  • İstanbul Üniversitesi’nin 1933’den sonraki gelişim dönemi ile ilgili
  • Kaynak niteliği taşıyan ve günümüze ışık tutan çok değerli bilgiler içerdiği görülmüştür (Fotoğraf 2).

  

Fotoğraf 1. Fotoğraf. Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan (1905, Trabzon - 29 Şubat 1972, İstanbul).

Fotoğraf 2. İstanbul Üniversitesi’nin 11. Rektörü Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan’ın asistanlık yıllarında yazmış olduğu, sonraki yıllarda geliştirerek yeniden yayınladığı; 1. baskısı 1928’de, 2. baskısı 1943’de, 3. baskısı 1967 yılında yapılan   “Bezm-i Alem Valide Sultan” - Vakıf Gureba Hastanesi Tarihçesi adlı kitabı Türk Tıp Tarihine ışık tutmaktadır.

Önsözlerden Öğrendiklerimiz

  1. Baştabip Dr. Ömer Lütfi Eti, 3 Eylül 1928’de, Kitabın ilk baskısının Önsöz’ünde, şunları yazmıştır:

“Mazinin tetkiki, yaşayan nesillere her zaman ibretliktir.”

“Memleketin ilk sağlık kuruluşlarından, halk için bir şifa yurdu olan, yüzbinlerce hastayı barındıran, bu yüksek hayır ve şefkat kurumunun tarihçesi konusundaki eksikliği, genç arkadaşımız Dr. Kazım İsmail Bey gidermiştir.”

  1. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver, 1943 yılında, ikinci baskıya yazdığı Önsöz’de;

Hastanenin 100. Kuruluş Yılında, Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan’ın, Vakıf Gureba Hastanesi Tarihçesi adlı kitabını, yeni bilgilerle yayınlamasının değerli olduğunu” bildirmiştir.

  1. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan, 1967 yılında, üçüncü baskıya yazdığı Önsöz’de;

“Bir Türk anasının, şefkat duygularından ortaya çıkan bu kurumun, ne uğurlu bir büyüme ve toplanma ile gelişerek, bugün İstanbul’un bağrında, yukarıda sıralanan türlü tıp hizmetlerini gördüğünü saptayan bu kitap, Gureba Hastanesi’ne bağlılığımın küçük bir armağanıdır.”

Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan, kısa yaşam öyküsü (1905, Trabzon - 29 Şubat 1972, İstanbul).

Vefa Lisesi’ni (1920) ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni (Darul Fünunu) 1926 yılında bitirmiş, Genel Cerrahi Uzmanlığı eğitimini Vakıf Gureba Hastanesi ve Paris’te yapmıştır (1930-1932).

Kazım İsmail Gürkan daha sonra; Doçent (1933), Profesör (1939), Dekan (1950) ve İstanbul Üniversitesi 11. Rektörü (1951-1953) olmuştur. 

Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan, Türkiye’de Çağdaş Patolojinin ve Kanser savaşının kurucusu olan Prof. Dr. Hamdi Suat Aknar’ın vefatının 10. Yılında (1946) yayınladığı ”monografi” de Hamdi Suat Aknar’ın bilimsel yönlerini yazarak, Çağdaş Türk Tıp Tarihi’ne önemli bir katkı daha yapmıştır (3).

  1. “İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nden İzmir Devlet Hastanesine”Bir Hastane Öyküsü” (2016)

İzmir’de 2016 yılında yayınlanmış, “İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nden İzmir Devlet Hastanesine” “Bir Hastane Öyküsü” kitabı (Fotoğraf 3) ışığında, İzmir Devlet Hastanesi’nin Cumhuriyet öncesinden günümüze dek geçen süre içerisinde, İzmir’deki sağlık çalışmalarını, değişik açılardan göstermesi bakımından, önemli bir bilgi kaynağı olduğu görülmektedir (2).

Fotoğraf 3. Ocak B, Kocabaş ÖY. İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nden İzmir Devlet Hastanesi’ne: Bir Hastane Öyküsü. İzmir Büyükşehir Belediyesi yayını. Kent Kitaplığı, Ünik Binalar Dizisi, No: 4. İzmir: Birleşik Matb., 2016;296.

Cumhuriyet öncesinde İzmir’de “azınlıklara” ait kimi hastaneler bulunuyordu:

  • Katolik Hastanesi (İtalyan Hastanesi, 1939’dan sonra Sağırlar ve Körler Okulu)
  • Fransız Hastanesi (26 Şubat 1979’da Trafik Hastanesi, 1 Temmuz 1986’da Alsancak Devlet Hastanesi),
  • Askeri Hastane (1829, Karantina’da, 1971 ve 1982’de yeni yerine taşınır),
  • Musevi Hastanesi (1843’den günümüze, Karataş Hastanesi).

Cumhuriyet öncesi dönemde ilk Hastane: “İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi”

İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi 1851 yılında, aydın bir devlet insanı olan İzmirli Emin Muhlis Paşa (1811-1874)’nın gayretleri, liderliğii ve halkın dayanışması sonucu açılmıştır (4).

Frengi Hastanesi 1908 yılında Tepecik’te açılmış, 1913 yılında Eşrefpaşa Belediye Hastanesi, 1984 yılında da İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi) adını almıştır

Cumhuriyet sonrası ilk dönemde İzmir’de aşağıdaki hastaneleri görmekteyiz:

  • Göğüs Hastalıkları Hastanesi (1924),
  • Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi (1941),
  • Buca Sanatoryumu (18 Şubat 1944, 1976, SSK Hastanesi).

İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi, 1851 yılında kuruluşundan-Haziran 2012'de kapanışına dek, 161 yıl İzmir’in sağlık ve tıp alanındaki yaşamına ve kültürüne önemli katkı ve hizmet sunmuştur. Bu süre içerisinde başlıca şu aşamalardan geçmiştir:

  1. İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi (1851)

İzmir Konak’ta bulunan, görkemli "Gureba-i Müslimin Hastanesi"  yapısal özellikleri, çevredeki tarihsel doku içerisinde ve diğer tarihsel yapılar arasında, mimarlık ve sanat açısından özgün bir görünümdedir.

"Gureba-i Müslimin Hastanesi" İzmir’in tıp, sağlık alanındaki tarihinde önemli bir aşamayı temsil etmektedir.

Hastane yapısı 2 katlı ve kesme taş ve tuğladan yapılmış, yüksek tavanlı ve çeşitli işlemeleri ile döneme özgü tüm özellikleri göstermektedir (Fotoğraf 4-6).

İzmirliler büyük dayanışma yaparak, İzmir’in tarihsel ve simgesel yapılarından birsini yapmayı başarmışlardır.

Fotoğraf 4. İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nin dıştan görkemli görünümü (1951) (5).

Fotoğraf 5,6. İzmir Devlet Hastanesi’nin görkemli görünümü (6)

Başlangıçta, 1851 yılında 60 yatakla açılan Gureba-i Müslimin Hastanesi, 1879 yılında 120 yataklı olmuştur.

1879 yılında,” İzmir’in ilk sivil Türk Tabibi” olan Op. Dr. Mustafa Enver (1849, Birgi - 21 Temmuz 1932, İzmir) Baştabip olarak atanmış, 31 Mart 1923 günü Emekli oluncaya dek 44 yıl bu görevini sürdürmüştür.

Hastane, “Gureba-i Müslimin Hastanesi” adını taşımakla birlikte; her kültür ve inanç üyelerinden hasta kabul etmiş, çalışan hekim, eczacı ve görevliler arasında tüm kültürlerden insanlar görevde bulunmuştur.

Bu dönemlerde, toplumsal yoksulluk ve yetersiz eğitim nedeniyle, insanların doğal olarak sıklıkla hastalanması, bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşması, hastanelere de “Gureba” adı verilmiş olması düşündürücüdür.

  1. Memleket Hastanesi (1914)

26 Mart 1913’de İzmir “Gureba-i Müslimin Hastanesi”, İl Özel İdaresi’ne devredilmiş ve adı 1914’den sonra “İzmir Memleket Hastanesi” olmuştur.

  1. İzmir Devlet Hastanesi (1 Mart 1954)

10 Temmuz 1953’de TBMM’de, Türkiye’de çoğu il merkezlerinde bulunan Özel İdare’ye bağlı tüm hastaneler (toplam 44 hastane), Sağlık Bakanlığına bağlanmıştır.

İşlemler 1 Mart 1954 günü bitirilerek, “İzmir Memleket Hastanesi”, Sağlık Bakanlığı’na bağlanmış, “İzmir Devlet Hastanesi” adını almıştır. Bu dönemde yatak sayısı 480 olmuştur.

1963-1971 döneminde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin İç Hastalıkları, KBB, Göz Klinikleri, v.b.bu hastanede yer almıştır.

İzmir Devlet Hastanesi Mecmuası (29 Ekim 1963) (5)

İzmir Devlet Hastanesi Mecmuası (Fotoğraf 7), Başhekim Dr. Kadri Aslansan döneminde, 1963 yılında yayın yaşamına başlamıştır, editörü Doç. Dr. Namık Kemal Menteş’tir.

Bu Derginin ilk sayısında, “İzmir Devlet Hastanesi” adı ile çok değerli tarihe not düşen bir makale yazmış olan Op. Dr. Hikmet Aladağ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Şefi olarak görev yapmıştır.

Fotoğraf 7. İzmir Devlet Hastanesi Mecmuası’nın ilk sayısı “1963;1(1):3”. Sahibi Dr. Kadri Aslansan (Baştabib), Editör Doç. Dr. Namık Kemal Menteş (GE Kliniği). Derginin kapağında İzmir Devlet Hastanesi’nin fotoğrafı görülüyor (5).

  1. İzmir Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi (Mart 1985)

Mart 1985’den  sonra, İzmir Devlet Hastanesi, Yeşilyurt (Hatay)'a taşındıktan, sonra İzmir Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi olmuştur.

2000 yılında Dr. Ekrem Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi adını almış ve

Haziran 2012'de kapanmıştır.

Bundan sonraki dönemde, Ege Doğumevi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bağlı Konak Ek Hizmet Binası olmuştur.

Burada, İzmir Memleket Sağlık Müzesi “Guraba-i Müslimin Hastanesi Sağlık Müzesi” kurulması için çalışılmaktadır. “İzmir Memleket Sağlık Müzesi, kentin ilk Müslüman Hastanesinin tarihine ışık tutacak, sağlık tarihine dair eşsiz bir yolculuk sunacak”(7,8).

  1. Sonuç
  1. Türk Tıp Tarihi’nin sağlıklı bir biçimde öğrenilmesi,  bilgilerin yeni kuşaklara aktarılması, yaşananlardan örnek alınması, verilen emeklerin gün yüzüne çıkması ve değer bulması, her dönemi değişik açılardan, “güçlü” ve “zayıf” yönerli ile inceleyen ve bilimsel değer taşıyan yayınlar ile olanaklıdır.
  2. Bu nedenle, sağlık yönetimi açısından, ülkeye bir dönem damgasını vurmuş“Gureba Hastaneleri” konusu çerçevesinde zamana tanıklık yapan, araştırmalar, büyük emekle ortaya konmuş olan yapıtlar ve yazarları çok değerlidir.
  3. Gerek Kazım İsmail Gürkan’ın, gerekse  Başak Ocak ve Özlem Yıldırır Kocabaş’ın, Türk Tıp Tarihine yapmış oldukları bu değerli hizmetleri “övgüye” değerdir.
  4. Kazım İsmail Gürkan’ın, 1928 yılında yazmaya başladığı, “Bezm-i Alem Valide Sultan” - Vakıf Gureba Hastanesi Tarihçesi adlı kitabı,  Türk Tıp Tarihi açısından çok değerli bilgiler vermektedir.
  5. Kazım İsmail Gürkan’ın Gureba Hastanesi’nde yetişmiş, geniş halk kesimlerine hizmet etmiş, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne dek, konuları birinci elden  bilen bir bilim insanı olması, bu yapıtın değerini arttırmaktadır.
  6. Başak Ocak ve Özlem Yıldırır Kocabaş’ınİzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nden İzmir Devlet Hastanesi’ne: Bir Hastane Öyküsü” yapıtıda benzer biçimde, İzmir özelinde Türk Tıp Tarihine ışık tutmaktadır.
  7. İncelendiğinde, İstanbul Gureba Hastanesi (1843), İzmir Gureba Hastanesi (1851), yapısal özellikleri, döneminin mimarlık özelliklerini taşıyan görünümü yanısıra, kuruluş dönemlerinde, hastanelere ve sağlığıa verilen önemin bir yansıması olarak “görkemli” bir özellik göstermektedir.
  8. Cumhurriyet döneminin başlangıç evreleri ve daha sonraki dönemler ile güncel olarak yapılan Hastaneler incelendiğinde, Türkiye’de bu konuya özen gösterildiği ve görkemli hastaneler yapıldığı görülür. Bu görkemli yapılara değer katan, içinin teknolojik donanımı, hekimlerin “yeterli” çağdaş tıp eğitimi ile yetişmiş olması, çalışanların niteliği de önemlidir.

SON SÖZ: İnanıyorum ki, genç Bilimciler ve Hekimler, Tıp ve Sağlık alanında olduğu gibi, Hastaneler, Yönetim, Donanım  ve Tekonolji alanıda da Tarihe ışık tutacak yapıtlar ortaya koyacaktır.

--------------

Kaynaklar

1)   Gürkan Kİ. Bezm-i Alem Valide Sultan-Vakıf Gureba Hastanesi Tarihçesi: İlk Baskı 3 Eylül 1928. İÜ Tıp Fakültesi El Kitapları Dizisi, No:4, 3. Baskı, İstanbul: Özışık Matb., 1967;168.

2)   Ocak B, Kocabaş ÖY. İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nden İzmir Devlet Hastanesi’ne: Bir Hastane Öyküsü. İzmir Büyükşehir Belediyesi yayını. Kent Kitaplığı, Ünik Binalar Dizisi, No: 4. İzmir: Birleşik Matb., 2016;296.

3) Gürkan Kİ, Çambel P, Kazancıgil TR. Ölümünün 10. Yıl dönümünde, Hamdi Suat Aknar (1876-1936). İstanbul: Kenan Matbaası, 1946;24.

4) Kuneralp S. Bir Tanzimat Bürokratı: Emin Muhlis Paşa (1811-1874). Tarih ve Toplum 1987;7(39):411-43.

5) Akdağ H. İzmir Devlet Hastanesi. İDH Mecmuası 1963;1(1):3.

6)  https://www.visitizmir.org/tr/destinasyon/14970#gallery-6.

7) Özer M. Guraba-i Müslimin Hastanesi'nden İzmir Sağlık Müzesi'ne. Kentyaşam.com 26.08.2019.  https://kentyasam.com.tr/haber_detay.php?id=101522

8) İzmir Memleket Sağlık Müzesi hakkında bilgiler, nerede, nasıl gidilir? Haber Ekspres  25.08.2024

https://www.haberekspres.com.tr/izmir-memleket-saglik-muzesi-hakkinda-bilgiler-nerede-nasil-gidilir

----------------------

Diğer Kaynaklar

  •  Aslan S, Erdem  A. Hastanelerin Tarihsel Gelişimi. SD Üniversitesi SBE Dergisi 2017;2(27):7-21.
  •  Ocak B. Osmanlı Dönemi’nde Faaliyetleri Süren İzmir’deki Gayrimüslim Hastaneleri. Belgi Dergisi 2019;2(18):1607-1624.
  •  Canda MŞ. Cumhuriyetin 100. Yılında, Çağdaş Tıp Eğitiminin gelişmesi ve Türkçe yazılı kaynakların önemi. Ajans Bakırçay 27.12.2022.
  •  Canda MŞ. 45. Yılında, İzmir Tıp Fakültesinden, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesine (1 Mart 1978–1 Mart 2023). Ajans Bakırçay 01.03.2023.
  •  Canda MŞ. Smyrna Asklepionu’ndan Günümüz: Türkiye’de Çağdaş Tıp Eğitiminin Gelişmesi ve Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nin Kuruluşu. Ajans Bakırçay 01.01.2024.
  •  Canda MŞ. Turkish Medical Pathology History I: Hamdi Suat Aknar Biography, 1873-1936. Nobel Kitab, İstanbul, 2022;486.

Prof. Dr. M. Şerefittin Canda

[email protected]

Yorumlar (11)
Şeref Gülseren 1 yıl önce
Merhaba,
Çok güzel çok değerli bir yazı olmuş. Elinize emeğinize sağlık. Bu tarihsel geçmişi yeni kuşaklara aktarmanın belki bir görev hepimiz için, ama bu ve benzeri yazılar ve anlatılar daha çok tıbbi uygulamanın kuşaklar boyu bir usta çırak ilişkisinde nasıl işlediğini göstermesi bakımından çok kıymetli bir kayıt olmuş. Okurken çok duygulandım. Umarım tıbbi uygulamanın bu insani yanı bu tür yazı ve anlatılarla devamlılık duygusu vermeye devam eder. Baştan bu yana emeği geçen herkesi ve değerli hocam Prof. Dr. Şerafettin Canda’ yı kutluyorum.
Tülay Canda 1 yıl önce
Kutluyorum, hastanelerimiz ile ilgili tarihi bilgileri edindim.
Dr. Sabri Toksöz 1 yıl önce
Elinize, emeğinize sağlık hocam, bu bilgileri bir araya toplamanız çok değerli olmuş. Teşekkürler.
A.Sibel Bilgin 1 yıl önce
Çok güzel bir çalışma ,emeğinize sağlık
Nizameddin Duran 1 yıl önce
Harika bir analiz yapılmış bu yazıda. Mustafa Kemal Üniversitesi kadim rektörü Muhterem hocamız Şerefittin Canda hocamızı tebriklerimizle birlikte böylesine tarihe not düşen bir çalışmayı bize lütfettiği için kendisine Candan teşekkür ediyoruz.
Seref Gülseren 1 yıl önce
Harika bir derleme olmuş hocam . Hem sizin, hem de bu yolda emeği geçen herkesi, tıpta süreklilik duygusunu kuşaktan kuşağa aktarılmasındaki katkılarınızdan dolayı kutluyorum
A. Seref Gülseren 1 yıl önce
Harika bir derleme olmuş hocam . Hem sizin, hem de bu yolda emeği geçen herkesi, tıpta süreklilik duygusunu kuşaktan kuşağa aktarılmasındaki katkılarınızdan dolayı kutluyorum
Hasan Dural Eren 1 yıl önce
Hocam elinize emeginize sağlık çok güzel bir çalışma sağlık ve esenlik dileklerimle selamlar saygılar
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 20 49
2.  Fenerbahçe 19 43
3.  Trabzonspor 20 42
4.  Göztepe 20 39
5.  Beşiktaş 20 36
6.  Başakşehir FK 20 30
7.  Samsunspor 20 30
8.  Gaziantep FK 20 25
9.  Kocaelispor 19 24
10.  Alanyaspor 20 22
11.  Gençlerbirliği 20 22
12.  Çaykur Rizespor 20 20
13.  Antalyaspor 20 20
14.  Konyaspor 20 19
15.  Eyüpspor 20 18
16.  Kasımpaşa 20 16
17.  Kayserispor 20 15
18.  Fatih Karagümrük 20 9
Takımlar O P
1.  Amed SK 23 46
2.  Erzurumspor FK 23 45
3.  Esenler Erokspor 22 41
4.  Çorum FK 23 41
5.  Bodrum FK 23 39
6.  Pendikspor 23 39
7.  Bandırmaspor 23 36
8.  Boluspor 23 35
9.  Iğdır FK 23 34
10.  Keçiörengücü 23 33
11.  Van Spor FK 23 31
12.  Manisa FK 23 31
13.  İstanbulspor 23 31
14.  Sivasspor 23 30
15.  Ümraniyespor 22 27
16.  Sarıyer 23 27
17.  Serik Belediyespor 23 26
18.  Sakaryaspor 23 23
19.  Hatayspor 23 7
20.  Adana Demirspor 23 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 24 53
2.  Manchester City 24 47
3.  Aston Villa 24 46
4.  Manchester United 24 41
5.  Chelsea 24 40
6.  Liverpool 24 39
7.  Brentford 24 36
8.  Fulham 24 34
9.  Everton 24 34
10.  Newcastle United 24 33
11.  Sunderland 23 33
12.  Bournemouth 24 33
13.  Brighton & Hove Albion 24 31
14.  Tottenham 24 29
15.  Crystal Palace 24 29
16.  Leeds United 24 26
17.  Nottingham Forest 24 26
18.  West Ham United 24 20
19.  Burnley 23 15
20.  Wolverhampton 24 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 22 55
2.  Real Madrid 22 54
3.  Atletico Madrid 22 45
4.  Villarreal 21 42
5.  Real Betis 22 35
6.  Espanyol 22 34
7.  Celta Vigo 22 33
8.  Real Sociedad 22 28
9.  Osasuna 22 26
10.  Deportivo Alaves 22 25
11.  Athletic Bilbao 22 25
12.  Girona 22 25
13.  Elche 22 24
14.  Sevilla 21 24
15.  Valencia 22 23
16.  Getafe 22 23
17.  Rayo Vallecano 22 22
18.  Mallorca 21 21
19.  Levante 21 18
20.  Real Oviedo 22 16

Gelişmelerden Haberdar Olun

@