Cahit Külebi 1971 yılında yazmış ‘Amerika’ şiirini:
“…Bir çocuk ağlarsa dağ başında
Gözyaşında Amerika akar.
Vurdularsa birini,kanı şorladıysa
Bilin ki o kurşunlarda Amerika var…”
Bir önceki yazıda ABD’nin haydutluğunu yazmıştık.
Egemen bir devletin devlet başkanı ve eşini kaçırmıştı.
Haydutluktu. Çünkü:
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi? Çiğnendi.
BM şartları? Çiğnendi.
Uluslararası hukuk? Çiğnendi.
Bir devletin egemenlik hakkı?
Çiğnendi…
Yalnız haydut mu?
Hem haydut hem korsan…
‘Karayip Korsanları’ filmlerini izlediniz mi?
Neydi ilkinin adı?
‘Siyah İnci’nin Laneti’
Şimdi gerçeği oynanıyor:
Kara petrolün laneti…
Korsanlar serseridirler,
soyguncudurlar.
Öldürür, kafa keserler…
Tecavüz eder, esir alır, köle olarak satarlar…
Bayrakları mı?
Kara Bayrak çekerler…
Amerikanın kovboy filmlerini anımsayın; soyguncular gözlerini açık bırakacak şekilde yüzlerini kapatırlar…
Bugünün ABD’si ne yüzünü kapatıyor ne de kara bayrak çekiyor…
Haydutluk ve korsanlığını göstere göstere yapıyor…
ABD’nin, Venezuela’daki haydutluk ve korsanlığını ABD’nin başkanı, genelkurmay başkanı, CIA başkanı ve savunma bakanı (doğrusu savaş bakanı) ve üst düzey yetkililer film seyreder gibi seyrettiler.
“Venezuela'yı,başta petrol doğal kaynaklarını biz yöneteceğiz!” diye açıklama yaptılar…
Devamını da getirdiler:
“Bu daha ilk, sırada Kanada ve Grönland var. Onlar da bizim olacak… İyilikle ya da zorla!..”
Bu yeni bir dünya düzeni…
Haydutluk ve Korsanlık…
Tehdid et!..
Yetinme, saldır!..
Korku ve yılgınlık yarat!..
ABD emperyalizmi, girdiği krizi bu yolla aşmaya çalışıyor.
Çünkü, ayaklarının altındaki toprak hızla kayıyor.
Çin’in atılımlarından sonra hiçbir şey ABD için eskisi gibi gitmiyor.
Çin imalat sektöründe ABD egemenliğini yıktı…
ABD’nin Pasifik, Afrika, Orta ve Güney Amerika ve Asya’daki egemenliğine set çekti.
Bu bölgelerdeki ülkelerle ilşkisini geliştirdi…
Hele de BRİCKS…
Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu iş birliği platformu…
Bu birliğe daha sonra Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’de katıldı…
Birlikte “Yeni Kalkınma Bankası” kurdular…
Afganistan, Arjantin, Lübnan,
Meksika, Nijerya, Sudan,
Bangladeş, Yunanistan… gibi ülkeler de katılma yolunda adım atıyorlar… (Suriye'de Esat döneminde katılmak istemişti ama bildiğiniz gelişmelere maruz kaldı.)
İlginçtir, Türkiye’de BRİCKS ülkelerinin vereceği proje ve fonlardan yararlanmak amacıyla üye olmak istediğini açıkladı. (Vikipedi)
Hele bir de aralarındaki alış verişlerde (özellikle de petrol)
dolar yerine kendi para birimlerini kullanmaya başlamaları, doların dünya egemenliğinin sarsılması,
ABD için tabuta çivi çakılmasıydı…
Kabul edilemezdi!..
Ve tüm bu gelişmelerin sonunda ABD, uygulamasını gördüğümüz yeni saldırı stratejisini başlattı…
Yazı şiirle başlamıştı, şiirle sonlansın…
Sanırım 1965 yılıydı.
İzmir Atatürk Lisesi’nde öğrenciyim. Okulun bulunduğu çevre, ABD’li askerlerin ağırlıklı yerleşim bölgesi… Marketleri de çocuklarının okulları da genellikle o bölgede…
Ve bir gün Atatürk Liseli öğrenciler, Amerikalı öğrencilerle kavga eder ve onları döverler…
Amerikan okulunun müdürü ve okulumuzun müdürü rahmetli Enver Demir, okul bahçesinde toplanan bizlere iki ülkenin dostluğuna vurgu
yaptıkları bir konuşma yaparak olayı yatıştırmaya çalışırlar…
Tam da o günlerde, ezberimizde Şükran Kurdakul’un dizeleri mi vardı?
“İzmir’in içinde Amerikan neferi
Nereye baksam
Cemseler mi, cipler mi,
arabalar mı…
Bu mu benim Güzelyalı’m,
Bu mu benim Karşıyaka’m
Bre dostlar gönlünüze
sığar mı
İzmir’in içinde Amerikan neferi
Yiğit olan evinde durmaz gayrı”
Dünya bu haydutluk ve korsanlığa izin vermemelidir…