Ajans Bakırçay
2026-03-01 12:46:38

Yine yeniden laiklik

Muammer Toprakçı

01 Mart 2026, 12:46

Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye genelinde uygulanmak üzere “Ramazan Genelgesi”
yayınladı.

Nerelerde uygulanacak?
Yalnız ilkokul ve ortaokullarda değil…
Okul öncesi eğitim kurumlarında da…

Genelgenin gerekleri yerine getirilmekle kalınmayacak,
ardından bir de “etkinlik değerlendirme formu”
doldurulacak!..

Başka?

Bir dizide, muhafazakar komşusuna domuz eti ikram eden modernistler(!) mi…
Bir okulda teneffüs zili yerine ilahi çaldırmak mı…
Küçücük çocuklara dinci bir cemaatin andını okutmak mı…
Bir okulda, ilkokul 4.sınıftan (daha 9 yaşındaki çocuklar)
liseye kadar ikişer öğrencinin dersten alınarak sorgulanıp,
kendilerine, “Din dersinde ders işleniyor mu?
Din dersinde neler işleniyor?”ve “Derste Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” sorularını sormak mı…

Ramazan ayının duyarlılığında laiklik, siyasi malzeme olarak kullanılıp, toplumu
kutuplaştırma yöntemi olarak yeniden gündemine alınmış görünüyor.

168 akademisyen,gazeteci ve yazar, genelgeye karşı çıkarak
‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’
bildirisini imzaladılar.

Siz misiniz imzalayan!
Hakaret…
Tehdit…
Ne ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri kaldı ne de
çirkin bildirileri!..

Soruşturma başlatılarak, aralarında 90 yaşındaki iktisatçı Prof.Dr Korkut Boratav’da olmak üzere bazı imzacıları ifade vermeye çağırma…

Toplumu inanca karşı çıkanlar(!) ve dindarlar diye ayrıştırıp kutuplaştırarak, bir yandan giderek küçülen tabanını berkitip,
sağlamlaştırmaya,
bütünleştirmeye çalış; diğer yandan amacına yönelik adımları pekiştir…

Nasılsa, dinsel duyguları siyasete alet etmek her dönemde prim yapar!..

Bir taşla çok kuş!..

Daha iktidarlarının ilk yıllarında ne diyordu dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer?
“…laikliğin, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerini daha müslüman bir yapıya terk etmesini düşünüyorum…”

Nedenini de açıklıyor:
“İslam bir hayat tarzıdır ve hayatın bütün yönlerini kapsayan bir sistemdir…”

Bu çatışma yeni değil…

Ortaçağ’dan Yeniçağ’a geçiş sürecine ne diyoruz?
Aydınlanma Çağı…
Özü?
Aklın, inanca dayalı siyasal,
toplumsal yapıyı sorgulaması.
Aklın, inançtan bağımsızlaşması…
Bilimin dinden ayrışması…

Kolay olmadı.
Yüzlerce yıl sürdü…
Evrenin sonsuzluğunu, diğer yıldızların da birer güneş olduğunu savunan Bruno,
diri diri yakıldı…
Dünyanın güneş etrafında döndüğünü, güneş merkezli evren fikrini söylediği için Galileo, ömür boyu hapse mahkum edildi.
Bilimsel çalışmaları dine aykırı bulunarak Servetus yakılarak öldürüldü…

Türkiye Aydınlanma sürecine çok geç girdi…

F.Rıfkı.Atay 1905 yılında okuduğu Rüştiye’deki (bugünün ortaokulu) diploma notlarını yazıyor. Bazıları:
“Kur’an-ı Kerim 9, Tecvid 10,
Ulum-i Diniyye 9, Sarf-ı Osmani 10, Ahlak 9…
Başucu kitaplarımdan olan kitabın adı mı?
“Batış Yılları”…

Köy Enstitüleri ile karşılaştırın:
Beş yıllık öğretim sürecinde;
114 hafta kültür dersleri,
51 hafta tarım dersleri ve uygulamaları,
58 hafta teknik dersler ve uygulamaları,
Hergün bir saat ders dışı kitap okuma,
Düzenli müzik ve folklor çalışmaları…

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen ve emperyalizme karşı verilen Ulusal Kurtuluş Savaşı, yeni bir kuruluşu da birlikte getirir ve bu topraklarda da ‘Aydınlanma’nın çiçekleri açar.
1923 Cumhuriyet Devrimi ile
ümmet yerini ulus’a,
kul yerini yurttaş’a bırakır…

Çağdaş uygarlığa aklın ve bilimin öncülüğünde erişmeyi amaçlayan Cumhuriyet,
Atatürk’ün yaşadığı dönem boyunca, eğitimi laiklik temelinde kesintisiz sürdürdü.

Sonrasında,karşı devrim sürecinde bildiğiniz gelişmeler yaşandı.
Önce Köy Enstitüleri kapatıldı.
Ardından ‘Eğitim Birliği’yasası delindi…
Ve devamı geldi…

Patrona Halil’lerin, Kabakçı Mustafa’ların, Derviş Vahdeti’lerin, Menemen’de Derviş Mehmet’lerin sürdürülücüleri, Atatürk sonrası iktidarların uygulamalarından aldıkları güçle, süreci geri döndürmek için girişimlerini hızlandırdılar…

Aydınlanmanın nice aydınlık insanları öldürüldüler,
yakıldılar…

Cumhuriyet kültürünün cemaat kültürü ile yer değiştirmesi çabaları aralıksız sürdürüldü.

Bu çabanın en önemli ayaklarından birisi de hep eğitimdeki uygulamalar oldu,
oluyor…

Bu gelgitler sürse de,
Anadolu’da yakılan aydınlanma ışığının söndüremeyeceğine,
karınca kadarınca yaşamı bu uğraş içinde geçen bir öğretmen olarak,
yürekten inanıyorum…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.