17.08.2019, 18:27

Ahmet Yasakçı

Her delinin bir köyü vardır... 

Pardon, “Her köyün bir delisi vardır” demişler; demişler ama, bu iş “deli” sözünden ne anladığımıza bağlı. 

Yazı başında, temel kaynağımız Türkçe Sözlük'e başvuralım:

“deli sf. l. Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun...”

Peki, akıl ne? Akıl dengesinin yitirmenin ölçüsü ne?

Erasmus gibi, çağına damgasını vurmuş bilge, deliliği övgüye değer buluyor. Efesli Heraklitos'un, Demokritos'un, Nietzsche'nin son günlerini düşünelim... Ben en çok da, Wieland'ın “Abderalılar” romanındaki deli-akıllı çatışmasına ilgi duyarım.

Şöyle diyemez miyiz?

-Deliliğin çeşidi, biçimi, derecesi değişik olabilir.

Çoğu “deli”, zararsız sayılır, hatta sevimli bile bulunabilir.

Genel anlayışla “deli” damgası vurulan, bence Gökova'nın en sevimli ve en zararsız insanlarından birisi -adıyla soyadıyla yazıyorum- Ahmet Yasakçı idi.

Hikayeye tam ortasından gireyim:

Bizim Ahmet Yasakçı'yı askere çağırmışlar.

Asker almadaki subay sormuş:

-Adın?

-Ahmet.

-Soyadın?

-Yasakçı.

-Kaçlısın?

-Otuzlu.

-Ananın adı?

-Sultan.

Komutan, pek doğal olarak “Tam, sağlam, askere” diye karar vermiş.

Oysa bizim Ahmet'in bütün bildikleri bunlar...

Durum, teslim olduğu birlikte anlaşılıyor da, Ahmet Yasakçı köyüne dönüyor.

Ahmet Yasakçı'nın romanı veya oyunu yazılabilir. Onu tanıyan kişi de az kaldı Gökova'da.

Ben, klavye başında aklıma geliveren anı ve anektodlar aktarayım Gökova'nın sevimli yüzü Ahmet Yasakçı'dan:

Askerde kendisini tam akıllı sayıp talime çıkarmışlar ve bizimki işin ciddiyetini anlayamadığı için hayli hırpalanmış ya... Ömrü boyunca en çok korktuğu şey kendisine “haydi talime” veya “talim zamanı geldi” denilmesiydi.

Gökova'nın namlı avcılarından Tahsin Yasakçı'nın kardeşiydi Ahmet.

Yengesi Bakiye ona, bebekler gibi bakar; her zaman -koyu renk de olsa- tertemiz giydirirdi.

Köylü, yabancı herkes ona sempati duyar ve cömertçe bahşiş verirdi.

Ahmet, asla ve kata tırtıklı (40 para) veya delik (100 para) kabul etmezdi. Aldığı parayı da doğruca Muhtar Mehmet'in bakkal dükkanındaki kavanoza koyardı. Burada bozuk para öyle çabuk birikirdi ki; babam gerektiğinde buradan para bozdururdu. Toplanan paralarla Ahmet'e bayramlık gömlek, pantolon, ayakkabı gibi giyecekler alındığını anımsıyorum.

Ahmet'e bir işi başlatıverin; gerisini kendisi getirirdi. Mesela; 20 dönümlük bir tarla için bir çift öküzü koşup, ilk çiziyi alın, Ahmet tarlanın gerisini mükemmel sürerdi. Ama, öküzü çifte koşmak veya ilk çiziyi almak, Ahmet'e göre değildi. Nitekim bir keresinde, öküzün birini sağdan, öbürünü soldan yanaştırıp boyunlarına boyunduruğu atmış. Bir sarı öküzün arkasına geçip üvendireyi saplıyor, bir kara öküzün arkasına geçip saplıyor sivri uçlu değneği... Sonra kendi kendisine sesleniyor:

-N'olmuş bunlara yahu?

Net hatırlıyorum: Ahmet Yasakçı'nın, dara geldiği zaman söylediği bir söz vardı:

-Benim anamın mezarını derin kazdılar...

Yasakçı'ların evi, İdyma akropolisinin eteğinde, köyün yukarısında idi. Evin önünde yaşlı bir dut ağacı ve orada tavuk kümesi vardı. Bizim Ahmet bakmış, tavuklar kümese giriyor, “gak gak” diye aşağı atlıyor. Bakıyorlar, kümeste yumurta. Ahmet Yasakçı, kendi aklınca; “ben de mendivenle aynı şeyi yapsam, kümeste yumurtam kalır” diye düşünerek, çıkıyor üç-dört metre yüksekteki kümese; “gak gak” diye gıdaklayıp atlıyor aşağı; elbette iki ayağı kırılıyor...

Ahmet Yasakçı'nın bir huyu vardı. Her zaman, Gökova'nın en güzel kızına abayı yakardı. Düğünün ne zaman olduğunu sorduğunuzda cevabı hazırdı:

-Harmana veya tütün satımına...

Sonrası mı?

En kısa zamanda o kıza kısmet çıkar, evlenip gelin giderdi.

Ne gam? Ahmet, hemen yeni bir kıza aklını takar ve ona da hemencecik talip çıkardı. (Bazı kızların, “Ahmet bana yansa da, nasibim çıksa” diye söylendiği bilinir.)

Bizim köyde adı Ahmet olan birçok erkek vardı. Adı Ahmet olmayanlar, “Ahmet'lerden akıllı çıkmaz” dediklerinde Yasakçı:

-Bir ben varım akıllı, derdi.

Yarımadamsı tepecikteki Yazılıtaş semtinin eteğindeki kışlada, bir mangalık bir asker birliği vardı. Birliğin ekmeği, köyün içindeki Halil Amca'nın fırınında çıkarılırdı. Fırıncı da Harun isimli güleç bir askerdi.

Yasakçı'ların Ahmet bir gün, sığır gütmeden şıpıt gibi (sırılsıklam) dönerken Harun bunu fırına alıyor; bir güzel ısındırıp, üzerine asker giysisi giydiriyor mu? Dahası, toprak tasta un çorbası yapıyor; üstelik eline bir de -o zaman köyde pek görülmemiş- bir demir kaşık veriyor. Oluyor mu sana bizim Ahmet, çakı gibi asker?

Harun Ahmet'in omzunu sıvazlıyor:

-Türk askeri korkmaz, dönmez geri, diyor.

O günden sonra kim korkutur Ahmet Yasakçı'yı?

Çomuk çocuk, bir sürü kendini bilmez:

-Ahmet Yasakçı, talim zamanı geldi dedikçe Ahmet, demir kaşığı yürek cebinden çıkarıp, “silah omuza” diye sol omzuna yaslayıp, marş marşla köy içinde sert adım yürümeye başlıyordu:

-Türk askeri korkmaz, dönmez geri!

Gökova'nın simgesi ve sevgilisi Ahmet Yasakçı, bir bayram öngünü (arefe) öldü. Görülmemiş kalabalığın katıldığı törenle mezara verildi.

Ben de cenaze alayındaydım. 

Farkına vardım; Ahmet Yasakçı, yıllarca kendisini alaya alan hemşehrilerine hakkını helal etti.

Ben de mezarının başına ölümsüzlük bitkisi mersin (Murtus communis) diktim; orada Afrodit'le birleşsin diye...

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 31 42
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Villarreal 29 58
4.  Atletico Madrid 28 57
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 29 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@