04.01.2020, 11:20

325 Kabul Oyu ve Gerçekler…

Bana öyle geliyor ki; evlat acısı bilmeyen, oğlunu çürüğe çıkaran ya da kısa süre bedelli askerlik yaptıran siyasetçi babalar, savaşın ve savaş acılarının ne olduğundan habersizler.

Komşu ülkelerle olan anlaşmazlıkların çözümünü savaşta gören siyasiler, ülkelerini ateşin içine atan kararlara imza atarken vicdanları bundan rahatsız olmuyor.

Savaşın yıkım demek olduğunu/evlat acısı demek olduğunu/idrak edemiyorlar mı yoksa?

NATO’ya girmek uğruna Türkiye’nin Kore’ye 1950 yılında 1 tugay asker göndermesi, Kore’de 741 askerimizin bir hiç uğruna harcanması,  2147 askerimizin yaralanması, 234 askerimizin de esir düşmesi, o günlerin işbirlikçi/Amerikancı Menderes İktidarının sorumsuzluğundandı.

24 günlük bir deniz yolculuğundan sonra ancak ulaşılabilen Kore’de Türk askerinin işi neydi sorusunun mantıklı bir yanıtı yoktur. Kore ne komşumuzdu ne de atalarımızın toprağı…

Amerikan Emperyalizmi öyle istemiş, Menderes İktidarı da uşaklıkta kusur işlememişti.

Olan, 741 ana kuzusuna olmuştu. Ölen askerlerin babaları ne milletvekili ne de yüksek rütbeli subaydı. Garip, yoksul, dar gelirli aile çocuklarıydı her biri.

****

Suriye’ye, Irak’a asker gönderen iktidar mensuplarının hiçbirinin oğlu bu askeri harekâtlarda yer almadı. Vatan millet nutukları atan, Mehmetçiğe methiyeler düzen iktidar mensuplarının oğulları ve damatları ya çürüğe çıkarılmış gençler ya da bedelli askerlik yapanlar.

Başta da Başkanın iki oğlu… Birisi testis kanserli diğeri bedelli değil miydi, anımsayın…

Çocukları cepheye gitmediğinden baba ve anne olarak hiçbirinin içi sızlamamakta/acı çekmemekteler. Oğulları askerde olan, cephede savaşmak durumunda kalan bir siyasetçi adı verebilir misiniz?

Cinsel tercihleri nedeniyle hor görülen, hatta aşağılanan Zeki Müren ve Bülent Ersoy’un askerlik yaptığı Türkiye’de, siyasilerin/varsıl ailelerin oğullarının çürüğe çıkması ya da bedelli askerlik yapması komik gelmiyor mu size?

Yüzlerce, binlerce yıl öncesindeydi, egemenlerin, devlet yöneticilerinin ve din adamlarının askerlikten muaf tutulmaları…

Her şey değişirken bu uygulamanın hiç değişmemesi düşündürücü değil mi?

Oğlu askerlik yapan bir Başbakan ya da Cumhurbaşkanı, oğlunu Suriye ve Irak’taki çarpışmalara gönderir mi? Duydunuz mu hiç böyle bir haber?

Libya’ya asker gönderme konusunda şahan kesilen ve ‘evet’ diyen 325 milletvekilinden hangi birinin oğlu Libya’ya gidecektir bileniniz var mı?

Ben söyleyeyim, hiçbiri!

Olan, evinde tenceresini kaynatamayan analara olacak gene. Ağlayacaklar…

Siyasiler de “Şehitler ölmez vatan bölünmez!” diye yoksul aile çocuklarının cenazelerinde boy gösterecekler.

Savaşların önüne geçmenin yolu, biraz ütopik de olsa Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların, Milli Savunma Bakanlarının, bütün milletvekillerinin oğullarına askerlik yaptırmaktan geçiyor bence. Hatta sorumlu siyasetçilerin oğulları savaşta rol model olmak üzere cephenin en önünde bulunmalılar. Halkımıza örnek olmalılar.

Bir günden bir güne Saray’a çıkmayan, hiç uçağa binmeyen, doğduğu toprağın dışında bir ülke ve sofrasında et görmeyen, sinema- tiyatro bilmeyen, yaz tatillerinde ailece deniz kıyısında bir tatil köyüne gidemeyen, elektrik parası çok gelecek diye klimayı çalıştırmayan, ek işler peşinde koşan Alilerin Hasanların Ayşelerin oğullarını ateş çemberine gönderirken kılları kıpırdamayan siyasilerin sorumsuz kararlarına dur denilmelidir.

Mehmetçik, ne piyon ne de kelledir. Harcanacak can, hiç değildir!

Libya, Türkiye’ye 4403 kilometre uzaklıkta. Uçak ile 2336 km.

Üç’e bölünmüş Libya’da, Türkiye, Müslüman Kardeşler Örgütü lideri Sarrac’ın Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin isteği üzerine, Hafter’in liderliğindeki Tobruk merkezli Libya Ulusal Ordusuna karşı savaşacak.

Türk ordusu, ne Sarrac’ın ne de Hafter’in yanında yer almalıdır. Türk ordusu, Anadolu insanının ordusudur. Bir başka ülkenin iç sorunlarının muhatabı değildir.

Hafter’in kim olduğunu bilmeyen Mehmetçik, neden Hafter’in düşmanı olsun ki…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Libya Tezkeresi ile bölgede oynanan oyunları bozmaya ülkemizin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz. Umuyorum ki tezkerenin kabulü ile Libya’da saldırgan tutumlarını sürdürenler gerekli mesajı alırlar.” Derken saldırganın kim, saldırıya uğrayanın kim olduğunu da söyleseydi keşke.

4403 kilometre ötede bulunan biz Türkiyeli Libyalılar mı saldırıya uğradık da Libyalılara ders vermeye gidiyoruz?

Türk ordusu, dünya jandarması ABD’nin lejyoneri değildir.

Mehmetçik, Amerikan çıkarlarının bekçisi değildir.

Pahalılık, işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, kadın cinayetleri, savurganlık, nepotizm ve çocuk tecavüzleri gibi konuların yanı sıra yıllarca terörle mücadele eden ve terörü bitiremeyen Türkiye’nin Libya topraklarında bir maceraya girmesi, Suriye’de olduğu gibi halkımıza bir şey kazandırmayacak, aksine yeni acılara neden olacak.

Üretim, yatırım ve istihdam yaratma yerine halkımıza acıyı/savaşı ve gözyaşını yaşatan/layık gören bir iktidarın yaşadığı bütün sıkıntıları şiddet/terörle mücadele ve topraklarımız dışındaki bir macerayla çözme çabası halkımızı dağ gibi sorunlarla karşı karşıya getirecek, ağır vergiler ve yağmur gibi gelecek zamlarla yaşamı daha da çekilmez hale getirecek.

Libya; bilelim ki ülkemizdeki ekonomik çöküntüyü unutturmak içindir.

Libya, partisi içinde de prestiji sarsılmış olan diplomasız Başkanın popülaritesi artsın diyedir.

Libya, kadın cinayetleri ve Kanal İstanbul unutulsun diyedir.

Libya, olası bir başarı karşısında RTE için seçim yatırımı ve çok oy demektir.

****

Unutmayalım ki savaş; zenginler için fırsat, generaller için onur, yoksullar için ise ölümdür.

Savaşın yoksullar için bir ölüm demek olduğu hepimizce malumken, askerimizi Suriye, Irak ve Libya’ya göndererek kırdırmak kimin için zaferdir acaba, bunu düşünmek gerek.

Düşünmeden edemiyor insan…

Libya için yola çıkmaya hazırlanan AKP’ye “Reis bizi de götür!” diyen tosuncuklar nerede?

Mehmetçik yerine neden Bahçeli’nin komandoları, AKP’nin Osmanlı Ocakları, Destici’nin Alperenleri ile Ethem Sancak’la birlikte şarkı söyleyen Perinçek’in Öncü Gençliği Libya için seferber olmazlar…

Ankara’da meydanlara çıkıp Mehter Takımıyla neden “Haydi Libya’ya!” yürüyüşü düzenleyip milli duygularımızı kabartmazlar bu milliyetçi-mukaddesatçı gençler?

Gün, tam da onlara göre bir gün değil midir?

Neden Reis, Mehmetçik yerine onlara görev vermez?

Onlar ki; toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çok değil midirler?

AK Gençlik ne güne duruyor, Libya’nın/Sarrac’ın tam da yardıma ihtiyaç duyduğu şu günlerde…

Gün, Reis’e ve Libya’ya omuz verme günü değil midir?

****

Libya’ya harekât izni için Cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM’ye sunulan tezkereyle hükümet Meclis’ten yetki istedi ve aldı.

İktidarseviciler ve yukarıda adlarını saydığımız Alperenler, AK Gençlik, Öncü Gençlik, Ülkücü Gençlik, Mehmetçikten önce bu sefere hazırlandığını neden ilân etmediler, şaştım.

Yerli ve milli böylesi cengâver kadrolar varken ve cenge hazırken(!) neden tezkereye gereksinim duyuldu? Türkiye’nin yüksek çıkarları(!) adına, evinde zor tutulan 1 tugay ‘Gönüllü Ordusu’ bulamaz mıydı Başkan?

Neden Orhan Gencebaylar, Ferdi Tayfurlar, Acun Ilıcalılar,  Engin Ardıçgiller, Yavuz Bingöller, Serdar Ortaçlar, Emre Belezoğulları, Fatih Terimler “Reis, bizi de götür Libya’ya!” diye ortalığa dökülmediler?

****

Siyaset, magazin ve spor dünyasının Saray’da ağırlanan ağır topları körleşip sağırlaştılar mı yoksa…

Gün, Libya’ya için yola çıkma günü değil midir de sessizdir bu yandaş kadrolar?

****

Ülkemizin inançlı insanları, savaşın ve yıkımın yaşandığı toprakların çoğunun İslam ülkesi olduğu gerçeğini görmeli ve bunun nedenlerini düşünmeli-sorgulamalı.

En çok da AKP’ye oy veren dindar kardeşlerimiz…

Libya’ya gönderilecek asker; soframızdaki ekmeğin küçülmesi, elimize geçen maaşın kırpılması, her Türkiyelinin Libyalılarca birer düşman ilan edilmesi ve anaların gözyaşlarının çoğalmasıdır.

Suriye ile yaşadığımız sorun devam ediyorken bir de Libya ile sorun yaşayacak olmamız hepimizi düşündürmelidir.

 İslam dini barış diniyken AKP İktidarının İslâm ülkeleriyle alıp veremediği nedir diye düşünmekte yarar yok mu sizce…

Libyalı Müslümanları boğazlamak bizim neyimize?

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 26 49
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 26 27
13.  Gençlerbirliği 26 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 26 24
16.  Eyüpspor 27 22
17.  Kayserispor 26 20
18.  Fatih Karagümrük 26 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 31 66
2.  Amed SK 31 64
3.  Esenler Erokspor 31 63
4.  Çorum FK 31 59
5.  Bodrum FK 31 54
6.  Pendikspor 31 53
7.  Bandırmaspor 31 47
8.  Iğdır FK 31 45
9.  Keçiörengücü 31 44
10.  Sivasspor 31 44
11.  Manisa FK 31 43
12.  Van Spor FK 31 42
13.  Boluspor 31 41
14.  İstanbulspor 31 39
15.  Ümraniyespor 31 38
16.  Sarıyer 31 38
17.  Sakaryaspor 31 32
18.  Serik Belediyespor 31 32
19.  Hatayspor 31 7
20.  Adana Demirspor 31 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 30 54
4.  Aston Villa 30 51
5.  Liverpool 30 49
6.  Chelsea 30 48
7.  Brentford 30 45
8.  Everton 30 43
9.  Newcastle United 30 42
10.  Bournemouth 30 41
11.  Fulham 30 41
12.  Brighton & Hove Albion 30 40
13.  Sunderland 30 40
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 30 32
16.  Tottenham 30 30
17.  Nottingham Forest 30 29
18.  West Ham United 30 29
19.  Burnley 30 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 28 70
2.  Real Madrid 28 66
3.  Atletico Madrid 28 57
4.  Villarreal 28 55
5.  Real Betis 28 44
6.  Celta Vigo 28 41
7.  Real Sociedad 28 38
8.  Espanyol 28 37
9.  Getafe 28 35
10.  Athletic Bilbao 28 35
11.  Osasuna 28 34
12.  Girona 28 34
13.  Rayo Vallecano 28 32
14.  Valencia 28 32
15.  Sevilla 28 31
16.  Mallorca 28 28
17.  Deportivo Alaves 28 28
18.  Elche 28 26
19.  Levante 28 23
20.  Real Oviedo 28 21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@