12 Gün savaşlarından bugüne bir bakış ders alındı mı?
“Ortadoğu bölgesi tarihsel süreç içerisinde incelendiğinde her an patlamaya hazır bir barut fıçısından nükleer bir savaşın kıvılcımlarına evrilen olaylara sebep olacak çatışmalarla anılmıştır. Son bir yılda bölgede yaşananlar tarihin tekerrür ettiğini ama bundan ders alınmadığının göstergesidir…”
Bu satırlar “13 Haziran’da başlayıp 24 Haziran’da” sona eren ve literatüre “12 Gün Savaşı” olarak geçen savaşın ardından ilan edilen ateş kes sonrasında “İsrail+Abd – İran 12 Gün Savaşı ve Türkiye” başlıklı yazımın ilk paragrafıdır hemen sonrasında ise gelen şu satırlar ise bugünün habercisidir.
“…Ateş kes kararına uyulur mu, ne kadar sürer? Bu sorunun cevabını verecek olan ABD lideri Trump ve onun tetikçisi İsrail lideri Netenyahu dur. Peki bu liderlere güvenilir mi? Tabii ki cevap hayırdır.”
Evet, bu liderlere güvenilmeyeceği bugün bir kez daha ortaya çıktı 9 ay sonra ABD Başkanı Trump’ın İran’ı hedef alan açıklamaları, ABD donanmasının harekete geçmesi ve diplomatik görüşmelerin devam ettiği süreçte İsrail’in tetiği çekmesiyle başlayan yeni bir savaş. İki saldırgan ülkenin hava taarruzları ile İran’ın dini lideri Hamaney yanında Milli Savunma Bakanı, Genel Kurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Komutanı dahil üst düzey 48 liderin öldürülmesi ve İran ordusunun komuta kademesi yok edilirken yerine atananlarla görüşeceğini söyleyen bir Trump. Görüşürler mi görüşmelerden ne sonuç çıkar bekleyip göreceğiz. Ancak İran’ın İsrail’den başka Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Ürdün’de bulunan ABD üslerinin hedef alarak cevap vermesi bölgede top yekun bir bölgesel harbe dönüşür mü sorusunu akıllara getirirken Türkiye’nin bu durumda alacağı, aldığı tedbirleri de göz ardı etmememiz gerekiyor…
Yukarıda alıntıladığım yazımda bu konulara değinmiş ve aklımda ki hava savunma sistemimiz, bölgesel bir savaşta ki tarafımız, Elektronik harp, hava kuvvetlerimizin gücü, askeri tababet, toplanma bölgeleri ve sığınaklar, Hürmüz Boğazı ve boru hattına bağlı sektördeki problemler, göç tedbirlerini sorgulamıştım…
Şimdi görüyorum ki dünden bugüne yeni bir savaşın başlangıcı ile devamı açısından fark yok. Yöntem aynı önce tehdit, sonra diplomatik görüşmeler, baskı, saldırı, savaş, seyirci kalan başta Birleşmiş Milletler olmak üzere AB, NATO, BRİCS, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğerleri…
Peki ya Türkiye, yukarıda sorduğum soruların cevabını bu günkü durumla ilgili değerlendirme yaparken Milli İstihbarat Akademisince Ağustos 2025 de hazırlanmış 52 sayfalık bir rapora ulaştım. “12 Gün Savaşı ve Türkiye İçin Dersler” başlığını taşıyan raporda “13 Haziran’da başlayıp 24 Haziran’da” sona eren savaşta 12 günlük süreç farklı açılardan masaya yatırılmış, tarafların attığı adımlar incelenmiş ve Türkiye açısından alınması gereken tedbirler vurgulanmıştır.
Özellikle siber ve EH teknik ve teknolojilerinin modern harp sahasında asli unsurlardan olduğu, dolayısıyla elektromanyetik spektrumun hava, kara, deniz ve uzaya ilaveten bir diğer ana harp sahası hâline gelmiş olduğu gerçeği hatırlatılmış, 21. yüzyılın harp ortamını şekillendiren unsurların başında gelen siber, elektronik ve bilişsel harbin artık bağımsız değil, iç içe geçmiş ve birleşik harekât planlamasının vazgeçilmez bileşenleri olduğunu ortaya koyduğu belirtilmiş, modern harbin yalnızca savaş alanında değil; aynı zamanda kabloların, sinyallerin, yazılımların ve veri akışının yönetildiği görünmez cephelerde de kazanılacağı ifade edilmiştir.
Özenle hazırlanmış mutlaka okunması, değerlendirilmesi ve gereğinin ivedi olarak yapılmasına inandığım 52 sayfalık rapordan çok önemli gördüğüm ve bugün İran’da süren savaşta artısı ve eksisiyle değerlendireceğimiz makul oranda bir bölümü paylaşmak istiyorum.
*Türkiye de sivil savunma alanındaki hazırlık ve kapasitesini ciddi seviyelere çıkarmak zorundadır. Öncelikle yaygın bir erken ihbar hattı kurulmalı, büyük şehirler başta olmak üzere muhtemel hava saldırılarına karşı uyarı ve alarm sistemleri tesis edilmelidir. Kritik devlet kurumları gibi stratejik tesislerde gerekli teknik şartlara sahip sığınaklar kurulmalı, özellikle büyük şehirlerde ulaşımı kolay kitlesel sığınaklar inşa edilmelidir.
*Türkiye’nin de iki ülkenin savaş sürecinde gösterdiği kırılganlıklara yönelik önlemlerini artırması elzemdir. Özellikle savaşın gösterdiği üzere başta hava kuvvetleri ve hava savunma sistemleri olmakla beraber modern askerî teçhizat konusundaki adımların güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
* Çok katmanlı ve yaygın bir hava savunma sisteminin önemi de savaş boyunca ortaya çıkmıştır. Ayrıca İsrail’in, tüm ittifak desteğine rağmen İran’dan gönderilen gelişmiş hipersonik füzeleri engellemede tam bir başarı sağlayamaması, Türkiye’nin bu alandaki girişimlerine daha güçlü bir şekilde odaklanması gerektiğini göstermektedir.
*Kritik istihbarat ve güvenlik teknolojilerinin yerlileştirilmesi, toplumu bir arada tutan millî değerlerin güçlendirilmesi, ekonomik kırılganlıkların hafifletilmesi gibi adımların atılması; belirsizliklerle dolu ve güvenlik risklerinin çoğaldığı ortamda Türkiye için faydalı olacaktır.
* Türkiye’de, istihbarata karşı koyma hususunda kamuoyundaki farkındalık düzeyi artırılmalıdır.
*Türkiye’nin güvenlik bürokrasisi ve savunma sanayisinin özel aktörleri, yabancı aktörlerce daha yakından takip edilip çeşitli saldırılarla karşılaşabilir. Bu nedenle kritik personele yönelik istihbarata karşı koyma eğitimlerinin yoğunlaştırılması, farkındalığın artırılması ve erken uyarı sistemlerinin oluşturulması zaruridir.
Üç farklı senaryonun “İran-ABD Arasındaki Müzakerelerin Yeniden Başlaması”, “Diplomatik Müzakerelerin Sonuçsuz Kalması ve Gerginliğin Sürmesi”, “Savaşın Yeniden Başlaması”, başlıklarıyla değerlendirilen savaşta bugünkü süreçte bölgesel bir savaş senaryosunun dahil edilmesi de kaçınılmazdır.
Sonuç olarak 12 gün savaşları incelendiğinde İran’ın o günden bugüne bu savaştan bir ders çıkarmadığı ABD’nin ise bunun farkında olduğu ve aynı taktiklerle İran’ı vurduğu son karar vericinin ABD, İsrail ittifakının olduğudur…
Türkiye ise jeopolitik durumu, İsrail’in bölgedeki yayılmacı hedefleri içinde Türkiye’nin de bulunması, İran’la olan petrol, doğalgaz bağlantıları, Müslüman körfez ülkeleri ile olan bağlantılarını dengeli bir şekilde kullanmanın yanında, NATO üyesi olmanın siyasi, ekonomik ve askeri etkilerini değerlendirmeli politik, askeri tedbirleri günlük kararla değil Milli Güvenlik Belgesinde belirlenmiş ilkeler ışığında ve bu konuda hazırlanan raporların hayata geçirilmesiyle almalıdır.
İsrail +ABD – İran savaşı tarihsel bir dönüm noktasında olduğumuzu gösteriyor. Bugüne kadar gelişen olaylardan çıkarımlarımızla bu süreci Türkiye olarak en az zararla kapatmalıyız. Kapatabilir miyiz bu sorunun cevabını yeni sorularla devlet kademesinde her görevli, her vatandaş kendine sormalıdır. Kısacası her kademe de yaşanan bu süreç sonunda Faaliyet Sonu İncelemesi (FSİ) yapılmalıdır… Savaşsız yarınlar dileği ile kalın sağlıcakla…
Bergama İl Olmalı mı?
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Galatasaray |
24 | 58 |
2. Fenerbahçe |
24 | 54 |
3. Trabzonspor |
24 | 51 |
4. Beşiktaş |
24 | 46 |
5. Göztepe |
24 | 42 |
6. Başakşehir FK |
24 | 39 |
7. Samsunspor |
24 | 32 |
8. Kocaelispor |
24 | 30 |
9. Gaziantep FK |
24 | 29 |
10. Çaykur Rizespor |
24 | 27 |
11. Alanyaspor |
24 | 26 |
12. Gençlerbirliği |
24 | 24 |
13. Antalyaspor |
24 | 24 |
14. Konyaspor |
24 | 23 |
15. Eyüpspor |
24 | 22 |
16. Kasımpaşa |
24 | 20 |
17. Kayserispor |
24 | 20 |
18. Fatih Karagümrük |
24 | 13 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Erzurumspor FK |
28 | 60 |
2. Esenler Erokspor |
28 | 59 |
3. Amed SK |
28 | 55 |
4. Çorum FK |
28 | 50 |
5. Bodrum FK |
28 | 48 |
6. Pendikspor |
28 | 48 |
7. Iğdır FK |
28 | 44 |
8. Bandırmaspor |
28 | 42 |
9. Keçiörengücü |
28 | 40 |
10. Manisa FK |
28 | 40 |
11. Boluspor |
28 | 38 |
12. Van Spor FK |
28 | 38 |
13. Sivasspor |
28 | 38 |
14. İstanbulspor |
28 | 38 |
15. Sarıyer |
28 | 35 |
16. Ümraniyespor |
28 | 32 |
17. Serik Belediyespor |
28 | 29 |
18. Sakaryaspor |
28 | 25 |
19. Hatayspor |
28 | 7 |
20. Adana Demirspor |
28 | 3 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Arsenal |
29 | 64 |
2. Manchester City |
28 | 59 |
3. Manchester United |
28 | 51 |
4. Aston Villa |
28 | 51 |
5. Liverpool |
28 | 48 |
6. Chelsea |
28 | 45 |
7. Brentford |
28 | 43 |
8. Everton |
28 | 40 |
9. Fulham |
28 | 40 |
10. Bournemouth |
28 | 39 |
11. Brighton & Hove Albion |
28 | 37 |
12. Sunderland |
28 | 37 |
13. Newcastle United |
28 | 36 |
14. Crystal Palace |
28 | 35 |
15. Leeds United |
28 | 31 |
16. Tottenham |
28 | 29 |
17. Nottingham Forest |
28 | 27 |
18. West Ham United |
28 | 25 |
19. Burnley |
28 | 19 |
20. Wolverhampton |
29 | 13 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Barcelona |
26 | 64 |
2. Real Madrid |
25 | 60 |
3. Atletico Madrid |
26 | 51 |
4. Villarreal |
26 | 51 |
5. Real Betis |
26 | 43 |
6. Celta Vigo |
26 | 40 |
7. Espanyol |
26 | 36 |
8. Real Sociedad |
26 | 35 |
9. Athletic Bilbao |
26 | 35 |
10. Osasuna |
26 | 33 |
11. Sevilla |
26 | 30 |
12. Girona |
26 | 30 |
13. Valencia |
26 | 29 |
14. Getafe |
25 | 29 |
15. Rayo Vallecano |
25 | 27 |
16. Deportivo Alaves |
26 | 27 |
17. Elche |
26 | 26 |
18. Mallorca |
26 | 24 |
19. Levante |
26 | 21 |
20. Real Oviedo |
25 | 17 |
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
Beşiktaş
Göztepe
Başakşehir FK
Samsunspor
Kocaelispor
Gaziantep FK
Çaykur Rizespor
Alanyaspor
Gençlerbirliği
Antalyaspor
Konyaspor
Eyüpspor
Kasımpaşa
Kayserispor
Fatih Karagümrük
Erzurumspor FK
Esenler Erokspor
Amed SK
Çorum FK
Bodrum FK
Pendikspor
Iğdır FK
Bandırmaspor
Keçiörengücü
Manisa FK
Boluspor
Van Spor FK
Sivasspor
İstanbulspor
Sarıyer
Ümraniyespor
Sakaryaspor
Hatayspor
Adana Demirspor
Arsenal
Manchester City
Manchester United
Aston Villa
Liverpool
Chelsea
Brentford
Everton
Fulham
Bournemouth
Brighton & Hove Albion
Sunderland
Newcastle United
Crystal Palace
Leeds United
Tottenham
Nottingham Forest
West Ham United
Burnley
Wolverhampton
Barcelona
Real Madrid
Atletico Madrid
Villarreal
Real Betis
Celta Vigo
Espanyol
Real Sociedad
Athletic Bilbao
Osasuna
Sevilla
Girona
Valencia
Getafe
Rayo Vallecano
Deportivo Alaves
Elche
Mallorca
Levante
Real Oviedo