02.03.2026, 11:51

12 Gün savaşlarından bugüne bir bakış ders alındı mı?

“Ortadoğu bölgesi tarihsel süreç içerisinde incelendiğinde her an patlamaya hazır bir barut fıçısından nükleer bir savaşın kıvılcımlarına evrilen olaylara sebep olacak çatışmalarla anılmıştır. Son bir yılda bölgede yaşananlar tarihin tekerrür ettiğini ama bundan ders alınmadığının göstergesidir…”

Bu satırlar “13 Haziran’da başlayıp 24 Haziran’da” sona eren ve literatüre “12 Gün Savaşı” olarak geçen savaşın ardından ilan edilen ateş kes sonrasında “İsrail+Abd – İran 12 Gün Savaşı ve Türkiye” başlıklı yazımın ilk paragrafıdır hemen sonrasında ise gelen şu satırlar ise bugünün habercisidir.

“…Ateş kes kararına uyulur mu, ne kadar sürer? Bu sorunun cevabını verecek olan ABD lideri Trump ve onun tetikçisi İsrail lideri Netenyahu dur. Peki bu liderlere güvenilir mi? Tabii ki cevap hayırdır.”

Evet, bu liderlere güvenilmeyeceği bugün bir kez daha ortaya çıktı 9 ay sonra ABD Başkanı Trump’ın İran’ı hedef alan açıklamaları, ABD donanmasının harekete geçmesi ve diplomatik görüşmelerin devam ettiği süreçte İsrail’in tetiği çekmesiyle başlayan yeni bir savaş. İki saldırgan ülkenin hava taarruzları ile İran’ın dini lideri Hamaney yanında Milli Savunma Bakanı, Genel Kurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Komutanı dahil üst düzey 48 liderin öldürülmesi ve İran ordusunun komuta kademesi yok edilirken yerine atananlarla görüşeceğini söyleyen bir Trump. Görüşürler mi görüşmelerden ne sonuç çıkar bekleyip göreceğiz. Ancak İran’ın İsrail’den başka Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Ürdün’de bulunan ABD üslerinin hedef alarak cevap vermesi bölgede top yekun bir bölgesel harbe dönüşür mü sorusunu akıllara getirirken Türkiye’nin bu durumda alacağı, aldığı tedbirleri de göz ardı etmememiz gerekiyor…

Yukarıda alıntıladığım yazımda bu konulara değinmiş ve aklımda ki hava savunma sistemimiz, bölgesel bir savaşta ki tarafımız, Elektronik harp, hava kuvvetlerimizin gücü, askeri tababet, toplanma bölgeleri ve sığınaklar, Hürmüz Boğazı ve boru hattına bağlı sektördeki problemler, göç tedbirlerini sorgulamıştım…

Şimdi görüyorum ki dünden bugüne yeni bir savaşın başlangıcı ile devamı açısından fark yok. Yöntem aynı önce tehdit, sonra diplomatik görüşmeler, baskı, saldırı, savaş, seyirci kalan başta Birleşmiş Milletler olmak üzere AB, NATO, BRİCS, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğerleri…

Peki ya Türkiye, yukarıda sorduğum soruların cevabını bu günkü durumla ilgili değerlendirme yaparken Milli İstihbarat Akademisince Ağustos 2025 de hazırlanmış 52 sayfalık bir rapora ulaştım. “12 Gün Savaşı ve Türkiye İçin Dersler” başlığını taşıyan raporda “13 Haziran’da başlayıp 24 Haziran’da” sona eren savaşta 12 günlük süreç farklı açılardan masaya yatırılmış, tarafların attığı adımlar incelenmiş ve Türkiye açısından alınması gereken tedbirler vurgulanmıştır.

Özellikle siber ve EH teknik ve teknolojilerinin modern harp sahasında asli unsurlardan olduğu, dolayısıyla elektromanyetik spektrumun hava, kara, deniz ve uzaya ilaveten bir diğer ana harp sahası hâline gelmiş olduğu gerçeği hatırlatılmış, 21. yüzyılın harp ortamını şekillendiren unsurların başında gelen siber, elektronik ve bilişsel harbin artık bağımsız değil, iç içe geçmiş ve birleşik harekât planlamasının vazgeçilmez bileşenleri olduğunu ortaya koyduğu belirtilmiş, modern harbin yalnızca savaş alanında değil; aynı zamanda kabloların, sinyallerin, yazılımların ve veri akışının yönetildiği görünmez cephelerde de kazanılacağı ifade edilmiştir.

Özenle hazırlanmış mutlaka okunması, değerlendirilmesi ve gereğinin ivedi olarak yapılmasına inandığım 52 sayfalık rapordan çok önemli gördüğüm ve bugün İran’da süren savaşta artısı ve eksisiyle değerlendireceğimiz makul oranda bir bölümü paylaşmak istiyorum.

*Türkiye de sivil savunma alanındaki hazırlık ve kapasitesini ciddi seviyelere çıkarmak zorundadır. Öncelikle yaygın bir erken ihbar hattı kurulmalı, büyük şehirler başta olmak üzere muhtemel hava saldırılarına karşı uyarı ve alarm sistemleri tesis edilmelidir. Kritik devlet kurumları gibi stratejik tesislerde gerekli teknik şartlara sahip sığınaklar kurulmalı, özellikle büyük şehirlerde ulaşımı kolay kitlesel sığınaklar inşa edilmelidir.

*Türkiye’nin de iki ülkenin savaş sürecinde gösterdiği kırılganlıklara yönelik önlemlerini artırması elzemdir. Özellikle savaşın gösterdiği üzere başta hava kuvvetleri ve hava savunma sistemleri olmakla beraber modern askerî teçhizat konusundaki adımların güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

* Çok katmanlı ve yaygın bir hava savunma sisteminin önemi de savaş boyunca ortaya çıkmıştır. Ayrıca İsrail’in, tüm ittifak desteğine rağmen İran’dan gönderilen gelişmiş hipersonik füzeleri engellemede tam bir başarı sağlayamaması, Türkiye’nin bu alandaki girişimlerine daha güçlü bir şekilde odaklanması gerektiğini göstermektedir.

*Kritik istihbarat ve güvenlik teknolojilerinin yerlileştirilmesi, toplumu bir arada tutan millî değerlerin güçlendirilmesi, ekonomik kırılganlıkların hafifletilmesi gibi adımların atılması; belirsizliklerle dolu ve güvenlik risklerinin çoğaldığı ortamda Türkiye için faydalı olacaktır.

* Türkiye’de, istihbarata karşı koyma hususunda kamuoyundaki farkındalık düzeyi artırılmalıdır.

*Türkiye’nin güvenlik bürokrasisi ve savunma sanayisinin özel aktörleri, yabancı aktörlerce daha yakından takip edilip çeşitli saldırılarla karşılaşabilir. Bu nedenle kritik personele yönelik istihbarata karşı koyma eğitimlerinin yoğunlaştırılması, farkındalığın artırılması ve erken uyarı sistemlerinin oluşturulması zaruridir.

Üç farklı senaryonun “İran-ABD Arasındaki Müzakerelerin Yeniden Başlaması”, “Diplomatik Müzakerelerin Sonuçsuz Kalması ve Gerginliğin Sürmesi”, “Savaşın Yeniden Başlaması”, başlıklarıyla değerlendirilen savaşta bugünkü süreçte bölgesel bir savaş senaryosunun dahil edilmesi de kaçınılmazdır.

Sonuç olarak 12 gün savaşları incelendiğinde İran’ın o günden bugüne bu savaştan bir ders çıkarmadığı ABD’nin ise bunun farkında olduğu ve aynı taktiklerle İran’ı vurduğu son karar vericinin ABD, İsrail ittifakının olduğudur…

Türkiye ise jeopolitik durumu, İsrail’in bölgedeki yayılmacı hedefleri içinde Türkiye’nin de bulunması, İran’la olan petrol, doğalgaz bağlantıları, Müslüman körfez ülkeleri ile olan bağlantılarını dengeli bir şekilde kullanmanın yanında, NATO üyesi olmanın siyasi, ekonomik ve askeri etkilerini değerlendirmeli politik, askeri tedbirleri günlük kararla değil Milli Güvenlik Belgesinde belirlenmiş ilkeler ışığında ve bu konuda hazırlanan raporların hayata geçirilmesiyle almalıdır.

İsrail +ABD – İran savaşı tarihsel bir dönüm noktasında olduğumuzu gösteriyor. Bugüne kadar gelişen olaylardan çıkarımlarımızla bu süreci Türkiye olarak en az zararla kapatmalıyız. Kapatabilir miyiz bu sorunun cevabını yeni sorularla devlet kademesinde her görevli, her vatandaş kendine sormalıdır. Kısacası her kademe de yaşanan bu süreç sonunda Faaliyet Sonu İncelemesi (FSİ) yapılmalıdır… Savaşsız yarınlar dileği ile kalın sağlıcakla…

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 24 58
2.  Fenerbahçe 24 54
3.  Trabzonspor 24 51
4.  Beşiktaş 24 46
5.  Göztepe 24 42
6.  Başakşehir FK 24 39
7.  Samsunspor 24 32
8.  Kocaelispor 24 30
9.  Gaziantep FK 24 29
10.  Çaykur Rizespor 24 27
11.  Alanyaspor 24 26
12.  Gençlerbirliği 24 24
13.  Antalyaspor 24 24
14.  Konyaspor 24 23
15.  Eyüpspor 24 22
16.  Kasımpaşa 24 20
17.  Kayserispor 24 20
18.  Fatih Karagümrük 24 13
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 28 60
2.  Esenler Erokspor 28 59
3.  Amed SK 28 55
4.  Çorum FK 28 50
5.  Bodrum FK 28 48
6.  Pendikspor 28 48
7.  Iğdır FK 28 44
8.  Bandırmaspor 28 42
9.  Keçiörengücü 28 40
10.  Manisa FK 28 40
11.  Boluspor 28 38
12.  Van Spor FK 28 38
13.  Sivasspor 28 38
14.  İstanbulspor 28 38
15.  Sarıyer 28 35
16.  Ümraniyespor 28 32
17.  Serik Belediyespor 28 29
18.  Sakaryaspor 28 25
19.  Hatayspor 28 7
20.  Adana Demirspor 28 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 29 64
2.  Manchester City 28 59
3.  Manchester United 28 51
4.  Aston Villa 28 51
5.  Liverpool 28 48
6.  Chelsea 28 45
7.  Brentford 28 43
8.  Everton 28 40
9.  Fulham 28 40
10.  Bournemouth 28 39
11.  Brighton & Hove Albion 28 37
12.  Sunderland 28 37
13.  Newcastle United 28 36
14.  Crystal Palace 28 35
15.  Leeds United 28 31
16.  Tottenham 28 29
17.  Nottingham Forest 28 27
18.  West Ham United 28 25
19.  Burnley 28 19
20.  Wolverhampton 29 13
Takımlar O P
1.  Barcelona 26 64
2.  Real Madrid 25 60
3.  Atletico Madrid 26 51
4.  Villarreal 26 51
5.  Real Betis 26 43
6.  Celta Vigo 26 40
7.  Espanyol 26 36
8.  Real Sociedad 26 35
9.  Athletic Bilbao 26 35
10.  Osasuna 26 33
11.  Sevilla 26 30
12.  Girona 26 30
13.  Valencia 26 29
14.  Getafe 25 29
15.  Rayo Vallecano 25 27
16.  Deportivo Alaves 26 27
17.  Elche 26 26
18.  Mallorca 26 24
19.  Levante 26 21
20.  Real Oviedo 25 17

Gelişmelerden Haberdar Olun

@