20.06.2020, 13:03

Dikili Siyasi Tarihi ve Belediye Başkanları - 1

OSMANLI’DAN BELEDİYE KAVRAMINA KADAR DİKİLİ

Yerel yönetimler halkın doğrudan sorunlarını çözmekle yükümlü birimlerdir. Bu nedenle siyasetin hizmet bağlamında vizyonu konumundadırlar. Dikili de böyle bir siyasi teşkilatlanmanın 1800’lü yıllarda şekillendiğini görmekteyiz.

1868 yılındaki idari düzenlemede Aydın Vilayeti oluşturuldu. İzmir Sancağı ve Bergama Kazası’da buna bağlı yapılandı. Dikili o tarihlerde çiftliklerin sınırlarını oluşturduğu köy konumundaydı. Dikili’nin nahiye olması ise 1881 tarihinde gerçekleşmiştir. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nde bulunan 62 No’lu dosya, 2830 gömlek numaralı belgeye göre; "1297 (hicri) de Bergama’nın iskelesi olan Dikili’nin Nahiye olarak teşkili" ifadesi geçmektedir. Dikili’ye bu tarihten sonra nahiye müdürleri atanmaya başlamış ve idari birimler inşa edilmiştir.

1870 tarihinde Nahiye Müdürlüğü oluşturmuştu. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nde Dikili ile ilgili belgeleri incelediğimizde Nahiye Müdürleri’nin tayin yazışmalarına  göre ilk kez 1888’de Nahiye Müdürü ataması yapılmıştır.

1326 (Hicri) yani 1908 Aydın Salnamesi’nde Dikili Nahiye Müdürü’nün İsmail Sıtkı Efendi olduğu belirtilirken, bir başka dikkat çeken ayrıntıda ilk defa “Belediye” ifadesi kullanılmış ve bu görevin Kosti Efendi’ye verildiği görülmüştür. O dönem de katip Adil Efendi, azalar; Yorgi Efendi, Sarı Kosti Efendi, İbrahim Efendi, Kukli Vasilaki Efendi ve Metru Torame idi. Belediye doktoru ise Nerlidi Efendi idi.

Osmanlı taşra teşkilatında bugünkü kavramına yakın belediyecilik örgütlerinin kurulması 8 Ekim 1864 Vilayet Nizamnamesi ile olmuştur. Ancak batı örnek alınarak yapılan bu reformun uygulanışı zaman almıştır. Dikili örneğinde görüldüğü gibi belediye olarak anılması 1908’de gerçekleşmiştir. 1877'den sonra şehremâneti meclis üyeleri hep tayinle bu göreve gelmişlerdi. Meclis, belediyenin işlerini tartışıp karara bağlar, yıllık bütçeyi hazırlar, inşaatlara karar verir, mukavele hazırlar, malî kontrolü yapardı. Ayrıca personeli işe alma ve işten çıkarma yetkisine de sahipti. Uygulamada, belediye meclisleri şehrin meselelerini tartışırken üyelerin dışında o yerin ileri gelenlerini de toplantılara davet ediyordu. Taşra belediye meclisleri yılda iki defa o yerin vilâyet, livâ veya kaza idare meclisleriyle birlikte toplanıp bütçeyi hazırlar ve tasdik ederdi. Ancak İstanbul dışındaki belediyeler yıllık bütçelerinde gösterilen ve kendilerine ayrılan hayalî gelirleri tahsil edemedikleri için yapacakları hizmetleri yeterince tamamlayamıyorlardı. Örneğin çoğu belediyeler basit bir yangın tulumbasına bile sahip değildi. Çoğu zaman da aydınlatma, hal ve mezbaha gibi tesislerin kurulması da kâğıt üzerinde kalıyordu. Bu yetersiz teşkilâtlanmaya rağmen belediyelerin 1880'lerden itibaren şehir ve kasabalarda varlıklarını hissettirmeye başladığı da görülmekteydi. Belediye reisleri protokolde yerini alıyor, her yerde çok az da olsa bir belediye hizmeti göze çarpıyor ve asıl bu nedenle de aydın kesim ve bürokrasi belediye denen kurumun ne olduğunu düşünüp tartışıyordu. Dikili gibi kıyı kentlerinde 1800’lü yılların sonunda Rumların kurduğu ve yabancılar tarafından finanse edilen kasabaların sayısı giderek arttı. Her ne kadar atama yöntemi ile başkanlar belirlense de merkezi otoritenin etkisini kaybetmesiyle bu kasabalar kendi Rum yöneticilerini belirledi. Dikili özelinde bir değerlendirme yapacak olursak, merkez yönetimin Dikili’nin tamamen Rum kasabası imajını ortadan kaldırmak için Kaptan İsmail Paşa’yı Dikili’ye Liman Reisi olarak atadığını görmekteyiz. Kaptan İsmail Bey’in Bahriyun adından Türk Mahallesi oluşturması ve bayındırlık faaliyetlerinde bulunması nüfus hareketliliği çerçevesinde dengeyi bir nevi sağlama amacı taşıyordu.

II. Meşrutiyet'te İstanbul'da ilk belediye seçimleri yapılarak muhtar bir belediyecilik uygulamasına geçilmesi öngörülmüşse de bu projeden çok çabuk vazgeçildi. I. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda, 31 Aralık 1922 tarihli bir 'Teşkilât-i Belediyye Kanûn-ı Muvakkatı' çıkarıldı. Bu kanun, uygulamanın kâğıda dökülmüş biçimi idi.

Ankara'yı başkent ilan eden yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin 1921 Anayasası, mahallî idarelere vilâyet düzeyinde büyük özerklik tanımıştı. Ancak uygulamada bunun hayata geçirilmesine imkân yoktu. Bu dönem sonunda Cumhuriyet idaresi Ankara'ya da İstanbul gibi ayrı bir şehremâneti idaresi getirdi. Türkiye genelinde belediye idareleri bağlamında bu gelişmeler yaşanırken, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Dikili limanı işlevsel olarak hareket kazanarak önemli bir potansiyel barındırıyordu. Bu durum Dikili’nin idari yapılanmadaki önemini de artırdı ve 1928 tarihinde yeni bir düzenleme ile Dikili İlçe statüsü kazanmıştır. Dikili’de Rum nüfusunun ağır bastığı 1800’lü yılların sonundan Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar idarenin Rumlar’da olduğunu görmekteyiz. 1924’de Kurtuluş Savaşı’nın sonuçlanması ve Mübadele ile Rumların Dikili’den ayrılmasıyla Mustafa Devecioğlu, belediye idaresi görevini Kosti Efendi’den devralmıştır.

CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDAN GÜNÜMÜZE

DİKİLİ BELEDİYE BAŞKANLARI VE FAALİYETLERİ

Dikili’de 1908’den 1920’li yıllara kadar olan dönemde Kosti Efendi’nin belediye başkanlığından başka bir bilgiye rastlanmamaktadır. Araya giren savaş yılları ve sonrasında Dikili’nin Yunan işgalinden kurtulmasıyla birlikte Mustafa Devecioğlu’nun belediye işlerini üstelendiğini ve belediye başkanlığı yaptığını görmekteyiz.

MUSTAFA DEVECİOĞLU 1923-1928

Uzunburun Köyü’nde Yörük bir aileden gelen Mustafa Devecioğlu, ailesinin mesleği olan develerle taşımacılık işiyle uğraşmıştı. Dikili’de zamanla ticarete atılmış Mustafa Devecioğlu’nun bir de Midilli’ye ticaret yapan gemisi vardı. Gemisi genellikle palamutdan elde edilen ve Avrupa’da boya sanayisinde kullanılan pelitleri ihraç ederdi. Mustafa Devecioğlu’nun ihracat gemisi bir gün fırtınaya yakalanarak Dikili açıklarında batmıştı.

O yıllarda Dikili Belediyesi, Salimbey Mah. 12. ve 13. Sokağın kesiştiği köşedeydi. Bugün Restorasyonu yapılan Keçecinin Kahvesi’ne doğru belediyenin yanında dükkanlar sıralanırdı ve en köşedeki, bugün brandacı olarak işletilen dükkan Mustafa Devecioğlu’nun manifatura dükkanıydı.

Mübadele’den önce Rumlar ve Türkler Dikili’de ortak bir yaşamı paylaşıyordu. Dönemin belediye başkanı Kosti Efendi ise Mustafa Devecioğlu’nun hem arkadaşı hem de fikir alışverişinde bulunduğu bir kişiydi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında belediye başkanlığı görevi Mustafa Devecioğlu’na verildi. Kosti Efendi ve ailesi Midilli’ye yerleşti.

Mustafa Devecioğlu dönemi Bergama’dan Dikili’ye girişteki yol düzenlenmiş yenilenmişti. 1924 Mübadelesi ile Dikili’ye de göçmenler gelmeye başlamıştı. Mübadillerin geçici olarak ağırlanması ve yerleştirilmesiyle ilgilenen Mustafa Devecioğlu, Şemsi Özay’a ait Çırçır Fabrikası’nın bahçesini ve bazı büyük evlerin bahçelerini de geçici olarak Mübadele göçmenlerine açtı. Mustafa Devecioğlu 1966 yılında kalp rahatsızlığı nedeniyle vefat etti.

1920’li yıllarda Dikili’de sosyal hayat Rumlar’ın ayrılmasından sonra yeni bir hal aldı. Nüfus oldukça az, halkın büyük bölümü tarım işiyle uğraşırdı. Boş zamanlarda Harmanyeri denilen alanda insanlar piknik yapardı. Çeşitli gösteriler, bayram törenleri, güreş müsabakaları da burada düzenlenirdi.

SALİM ZEYTİNCİOĞLU  1928-1934

1928’de ilçe olan Dikili’nin belediye başkanlığına Salim Bey uygun görüldü. Salim Bey ve ailesi 1924 Nüfus Mübadelesi’nde Midilli’den önce Söke’ye göç etmiş ancak tütüncüğün bu yöre de yaygın olmamasından dolayı sonradan Dikili’ye yerleşmiştir. Bugünkü karakolun karşısındaki alanda Rumlar’dan kalan büyük bir zeytinlik ve zeytinyağ fabrikası vardı. Salim Bey bu arsalar başta olmak üzere birçok araziyi satın almış ve Dikili’de önemli bir tüccar konumuna yükselmişti.

Dikili Limanı’na yakın bugün sahil boyu uzanan kafelerin olduğu yerde depolar vardı. Bu depolarda ihraç ürünleri olan palamut, zeytin, zeytinyağı ve tütün depolanır, geminin geleceği gün beklenirdi. Depoların olduğu yerde küçük de bir iskele vardı. (Bu iskele günümüzde bir restoran tarafından kullanılmaktadır) Bu iskeleden sandallarla ürünler gemiye taşınırdı. Salim Bey’in fabrikasında üretilen ihraç ürünleri de bu depolardan Midilli’ye ve diğer Yunan adalarına oradan da Avrupa’ya ihraç edilirdi.

Soyadı kanunun çıkmasıyla Salim Bey,

“Zeytincioğlu” soyadını aldı. Dikili’nin 1928’de ilçe olduğu yıl belediye başkanı olan Salim Zeytincioğlu, Dikili’nin bayındır hale gelmesinde önemli hizmetlerde bulundu. Salim Zeytincioğlu kamu binalarının yapılabilmesi için kendi arazilerinin birçoğunu bağışladı. Yeni ilçe olmuş Dikili’nin kamu binalarına ihtiyacı vardı. Salim Zeytincioğlu’nun kamulaştırmak üzere bağışladığı araziler arasında bugünkü mezarlık, Halkevi (günümüzde sağlık ocağı), Hükümet Konağı, Jandarma ve hapishane (günümüzde öğretmenevi lokali ve meteoroloji müdürlüğü) bulunmaktadır. Yapılan birçok kamu binasında Ali Usta (Altınel) ve ekibi çalışmıştır.

Ali Altınel, Salim Zeytincioğlu döneminin en tanınmış inşaat ustalarından biriydi. Bugünkü İş Bankası binası o yıllarda kahvehane olarak, depremden önce ve sonra yapılan yollar, Sahil Palas Oteli onun ustalığı ile yapılmıştır.

Salim Zeytincioğlu hayırsever bir belediye başkanıydı. Çocuk Esirgeme Kurumu’na yardımlar yapardı, yol vergisi ödeyemeyen köylülerin borçlarını karşılardı. Dikili’de bazı panayırlar ve şenlikler onun zamanında düzenlenmeye başlamıştı.

Atatürk’ün 13 Nisan 1934 tarihinde Dikili’yi ziyaret ettiği gün bütün öğrencileriyeni elbiselerle giydirmiş, dönemin değerli öğretmeni Halil İbrahim Zeyrek’in de çabalarıyla bando ve mızıka takımı oluşturulmuş ve Atatürk’ümüz Dikili halkıyla birlikte karşılanmıştı.

Cumhuriyet’in ilk yılları seçim sistemlerinde de çok sık değişikliklerle geçildi. Çok Partili hayata geçiş denemeleri başarısız olmuş, 1931 seçimleri öncesinde Serbest Cumhuriyet Fırkası kendisini feshetmiştir.

1931 yılındaki seçimden sonra toplanan Meclis, seçme hakkının genelleşmesi konusunda önemli bir adım atmıştır. Seçim yasasında bazı küçük değişiklikler yapılmasının yanı sıra, 1934 yılında İntihab-ı Mebusan Kanununun Çeşitli maddelerindeki 18 yaşını bitirenler kaydı 22 yaşını bitirenler şeklinde değiştirilmiş ve bu maddelerdeki ‘erkek’ kaydı kaldırılarak, ‘erkek – kadın’ kaydı konulmuştur. Bu arada 1931’de CHF’nin parti adaylarının belirlenmesi ile ilgili nizamnamede değişikliğe gittiğini görüyoruz. Buna göre aday olacak kişiler parti ileri gelenlerinin yanı sıra kamuoyunun da düşüncesini almakla mükellefti. 1933 yılında ise yurttaşların eğilimlerini anlamak ve buna göre hareket etmek için ‘CHF İntihap Yoklama Talimatnamesi’ yayınlandı. 1934’deki yerel seçimlere bu talimatnameye uyularak gidildi. Ancak Dikili özelinde CHF üyeleri arasında uyumlu bir iş bölümünün olduğunu da görmekteyiz. Dikili’nin ileri gelenlerince oluşturulan bir meclis vardı. Ayrıca o dönemde iyi tahsil görmüş, dürüst ve nüfuzlu olmak CHF ilçe örgütü içinde aranan kriterlerdi.

ŞEVKİ SAYGILI 1934-1935

Salim Zeytincioğlu’nun vefatından sonra Belediye Meclisi başkanlık görevini Şevki Saygılı’ya teklif etti. Milli Mücadele yıllarında batı cephesinde görev yapan Şevki Bey, o yıllarda Dikili’ye yolu düşmüş ve burayı çok beğenmişti. Milli Mücadele’den sonra Dikili’ye yerleşen Şevki Saygılı Sakarya Meydan Muharebesi’nde yedek subay olarak mücadele vermiş, İstiklal Madalyası almış vatansever bir kişi olarak bilinirdi

Ziraat Okulu mezunu olduğundan çiftçilik işlerinde uzman olan Şevki Saygılı Dikili’de palamut yetiştiriciliği ile uğraştı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin idaresindeki tek partili yıllarda Dikili Belediye Meclis üyelerinden biri olarak Şevki Bey 1934 yılında belediye başkanlığı görevini üstlendi.

HÜSEYİN GÜVENLİ 1935-1939

Selanik göçmenlerinden Hüseyin Güvenli, 1924 Nüfus Mübadelesi sırasında Selanik’te İlahiyat 3. sınıf öğrencisiydi. Mübadelenin gerçekleşmesi üzerine öğrenim hayatı yarım kalan Hüseyin Güvenli ve ailesi önce Çeşme’ye ardından da Dikili’ye yerleşmişti.  Tahsili ilahiyat üzerine olduğundan Dikili halkı ona “Hafız Hüseyin” diye hitap ederdi.

Tütüncülük üzerine tarımla uğraşmış sonraki yıllarda da bugünkü çarşı içindeki Migros’un bulunduğu yerde manifatura dükkanı bulunan Dikili’nin saygı duyduğu bir esnaftı.

1935 yılında belediye başkanı olan Hüseyin Güvenli, bugünkü yeni garajın bulunduğu yeri zeytin üretimine açmıştı.

1935 yerel seçimlerinin bir anlamı vardı. Bu seçimlerde ilk defa kadınlarımız da oy kullanacaktı. 3 Nisan 1930 tarihli “Belediyeler Kanunu” ile yeni düzenlemeler getirildi. Buna göre kadınlara yerel seçimlere katılma hakkı sağlanmıştı. Bu önemli atılım, o dönemde daha kapsamlı bir devrimin ilk aşaması olarak değerlendirilmişti. Bu devrim 5 Aralık 1934’te gerçekleşti. Anayasa’nın 10. ve 11. maddelerinde yapılan bir düzenlemeyle 22 yaşını bitiren her Türk kadınına seçme ve 30 yaşını bitiren her kadına milletvekili seçilme hakkı verildi. Kadınlar oy verme haklarını ilk kez 1935 seçimlerinde kullandılar. Dikili’de de 1935 seçimlerinde Dikilili kadınlarımız oy verme hakkına kavuştu.

Hüseyin Güvenli’nin belediye başkanlığı döneminde Dikili’nin tarihindeki en acı olay olan Dikili depremi yaşandı. 22 Eylül 1939 tarihinde merkez üssü Dikili - Midilli arasında olan büyük depremde yaklaşık 1000 ev yıkılmış, 41 kişi hayatını kaybetmiş ve 68 kişi de yaralanmıştı.

Dikili’nin yakın tarihinde gelişim sürecini de olumsuz etkilemiş olan Dikili Depremi’nin yaraları hızla sarılmaya başlanmıştı. Halk bir süre çadırlarda yaşamını sürdürdü. Kızılay’ın 1939 yılında kış ayları gelmeden tamamladığı barakalara evsiz kalan yurttaşlar yerleştirildi.

Bugün Merkez Camiisi’nin tam karşısına barakaların bir bölümü, İsmail Bey İlkokulu olarak ayrılmış ve eğitim-öğretim burada devam etmiştir.  İlçenin yeniden bayındır hale getirilmesi ve ülke ekonomisindeki yerini alması, II. Dünya Savaşı’nın başlaması ile askıya alınmıştı. Dikili’nin belki de birçok çevre ilçeye göre geri kalmasında bu süreç etkili olmuştur diyebiliriz.

YAKUP AFYON 1939-1940

1939 yılından itibaren Dikili Belediye Meclisi üyeleri sırayla birer yıl görev almaya başladılar.

Dikili Tarihi’nin beklide en acılı yıllarıydı. 1939’un son aylarıyla 1940’ın başlarında Mübadele muhacırlarından olan Yakup Afyon Belediye Başkanlığı’na vekalet etti. Deprem sonrasında yaraların sarılmasında emek harcadı.

Evsiz kalan halkın ikametini sağlayacak 25 adet barakanın inşası Kızılay tarafından tamamlanarak, 9 Ocak 1940’da 386 aileye teslimi sağlandı.

Çok partili hayata geçildikten sonraki yıllarda Yakup Afyon, Demokrat Parti’de siyasi hayatına devam etti.

HASAN BAHATTİN AKGÜN 1940-1941

Boşnak kökenli bir aileden olan Hasan Bahattin Akgün bugün çamlaraltı sokağında Hasanın Yeri Lokantası’nın bulunduğu yerde fırın işletirdi. Boşnak Süleyman Efendi’nin oğlu olan Hasan Bahattin Akgün 1939’dan sonra meclis üyeleri arasından görev alan belediye başkanlarından biriydi. Çalışkanlığı ve vatandaşların sorunlarını çözmeye çalışma arzusu ile bilinirdi.

Hasan Bahattin Akgün ve sonrasında 1946’ya kadar sırayla görev yapan belediye başkanlarının Dikili için üstendikleri önemli görev, deprem sonrasında Dikili’nin yeniden ayağa kaldırılması konusunda yoğunlaşmıştı. 1940’lı yılların başları aynı zamanda II. Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllardı. Tüm ülkede olduğu gibi karartma geceleri uygulanıyor, ekmek karne ile veriliyor, erkek nüfusun büyük bölümü askerlik vazifesi dolayısıyla Dikili’den uzaktaydı. Sıtma, dizanteri, verem gibi hastalıklar Dikili halkının en büyük korkusuydu. Barakalarda geçen yıllar o dönemi yaşamış büyüklerimizin hala hafızasında yerini koruyor.

ADİL ÖZEN 1941-1942

Mübadele göçmenlerinden Adil Özen, Dikili’nin önde gelen çiftçilerinden birisiydi. Mısır’da yaşayan ablasının da  desteği ile Dikili’de bir çok tarımsal araziyi satın alarak tarımsal faaliyette bulunan Adil Bey, Dikili’de üretimin artmasında büyük katkıda bulundu.  1941 yılında Belediye Meclisi’nin teklifi ile belediye başkanı oldu.

Adil Özen, çağdaş düşünceye sahipti, kızların okuması gerektiğini savunuyordu. Kendi kızının da Cumhuriyet değerleri ile yetişmesi için çabaladı. Daha sonraki yıllarda belediye başkanlığı yapacak olan Seniha Tınay, Adil Özen’nin kızıydı.

ŞEVKİ SAYGILI 1942-1946

1942-1946 yılları Adolf Hitler’in çılgın siyaseti ve yayılmacı politikaları Avrupa’yı kasıp kavururken, Türkiye, ilerleyen Alman orduları ve çıkabilecek savaşa karşı tedbirlerini daha da artırmıştı. Midilli Adası’nın bombalanması ve Yunanlıların kayıklarla Dikili sahillerine sığındığı bir dönem yaşanıyordu. Dikili halkından kıyıya çıkan Rumlara yardım eli uzanıyordu.

Böyle bir dönemde askerlik tecrübesi de olan Şevki Saygılı meclis üyeleri arasında en bilgili ve tecrübeli idareci olarak görülmüş belediye başkanlığı görevini uzun süre sürdürmüştür.

‘Pepe Şevki’ lakabı ile halkın güvendiği bir belediye başkanıydı. Saman taşıyan at arabalarına sokakları kirlettiği için cezalar vermesi, yoksulların temel ihtiyaçları konusunda ilgili olması, halkın sağlığı ile ilgili tedbirler alması Şevki Saygılı ile ilgili akılda kalan çalışmalar oldu.

ENVER BEŞORAK 1946-1948

Makedonya Florinalı mübadele göçmenlerinden olan Enver Beşorak, Dikili’de tarım işleriyle uğraşmış, canlı hayvan, bakla, nohut ihracatı yapmıştı. O yıllar Midilli ile Dikili arasında ticaret sınırlı da olsa yapılabiliyordu. Enver Beşorak, gemisiyle bu ticaretin içinde yer alıyordu.

 Dikili’de 1947 yılında göreve başlayan  kaymakam Vefki Ertür, çalışkan ve iş bitirici bir mülki amirdi Belediye Başkanı ve aynı zamanda il genel meclis üyesi olan Enver Beşorak’la uyum içinde çalışıyordu. Barakalarda bulunan İsmailler ilkokulundan mezun olanlara orta okul yetersiz kalıyordu. Başöğretmen Halil Zeyrek’in müracatı ile başlayan çalışmalar dahilinde öncelikle “Ortaokul Yaptırma ve Yaşatma Derneği” kuruldu. Bu dernekte Enver Beşorak, Ahmet Ulu, Adil Özen, Hüseyin Güvenli ve bizzat yapımında da işçi olarak çalışan Yusuf Mergen yer aldı.

1939 depreminde zarar gören Tınaz Tepe Okulu’nun bulunduğu yere Dikili Ortaokulu inşaatı Eylül 1948’de tamamlandı. Ancak İlkokul düzeyinde eğitim baraka okulda hem sayıca yetersiz geliyor, hem de çok soğuktu. Yeni okul binalarına ihtiyaç vardı. 1948 yılı içinde Ali Çetinkaya İlkokulu’da tamamlanmış ve hizmete girmişti.

1946’da Enver Beşorak’ın Dikili’nin ağaçlandırılması konusundaki girişimleri ile Kaymakamlığın bahçesindeki çamlar dikildi. Ali Zeytincioğlu ve Yusuf Mergen ile birlikte Ayvalık girişindeki çamlık örnek alınarak, Ali Potra yamacının sırtlarına yeni bir çamlık oluşturma fikri doğdu. Çiftçi Malları Koruma Derneği’nin desteği ile Karşıyaka Kent Ormanı’ndan ve çeşitli fidanlıklardan çam fideleri getirilerek ağaçlandırma yapıldı.

1948 yılında Enver Beşorak, belediye başkanlığını bıraktığını açıkladı. Belediye Fen Memuru ve aynı zamanda değerli bir usta olan Yusuf Mergen 1950 seçimlerine kadar belediye başkanlığı görevini vekaleten sürdürdü.

YUSUF MERGEN 1948-1950

Ailesiyle 1910 yılında Demirhisar’dan İstanbul’a gelen Yusuf Mergen burada  çocuk yaşta ailesini kaybediyor. Bunun üzerine kimsesizler yurduna yerleştirildi. Eğitim hayatına Edirne’de yatılı olarak öğretmen okulunda devam ediyor. Ancak 1919’da Edirne’nin işgalinden sonra İstanbul’a geri dönüyor ve eğitimi yarım kalıyor. İşgal yıllarının ardından 1924’de Dikili’ye göç ediyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında Dikili CHP’nin kurucuları arasında yer alan Yusuf Mergen Dikili Halkevi’nin açılmasında önemli hizmetlerde bulundu.

Foto: CHP Heyeti

Dikili’de Kaymakam Vefki Ertür zamanında birçok yapı inşa edilmişti. Bu çalışmalar sırasında Belediye Fen İşleri Müdürü olarak Yusuf Mergen’de büyük katkılar koydu. Dikili Ortaokulu için Ortaokul Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin hem üyesi hem de ustalığı ile bizzat çalışanı oldu. Okulun yapımında görev aldı.

Yusuf Mergen’in bir başka çalışması Dikili Mezarlığı’nın planlı hale getirilmesi oldu. Yusuf Mergen doğayı ve yeşili severdi. Çamlık daha da geliştirildi. Yusuf Mergen, öğretmen okulunu yarım bırakmak zorunda kalsa da öğretmen bilinciyle Dikili’de okuma-yazmanın yaygınlaşması için de çabalarda bulundu.

ŞEVKET SERT 1950-1953

1946’da Türkiye çok partili hayata geçtiğinde CHP ve Demokrat Parti arasında yaşanan siyasi rekabet Dikili’de de yaşandı. Ancak Demokrat Parti üye sayısı 1950’lere doğru artmaya başlamış,  “Yeter! Söz Milletin” sloganıyla yola çıkan Demokrat Partililer Türkiye genelinde ve bilhassa Ege Bölgesi’nde seçimi önde tamamlamıştı.

Dikili’de de yerel seçimleri Demokrat Parti kazandı. O yıllarda yerel seçimlerde uygulanan statü partilerin oluşturduğu listelerin oylanması şeklindeydi. Seçim sonrası kazanan partinin listesi içinden belediye başkanı belirleniyordu.  Bu statünün anti demokratik yanı ise seçimi hangi parti kaç oyla kazanırsa kazansın meclis üyelerinin tamamı o partiden oluşuyordu. 1950 seçimlerinde ise kazanan Demokrat Parti Listesi şu isimlerden oluşuyordu; Ahmet Solmaz, Halil Eltem, Hasan Şengül, Hüseyin Çancılar, Celil Akıncı, Ahmet Şükrü Pırnar, Hazım Anayurt, Şevket Sert, Ahmet Ulu.

Parti meclis toplantısında Arnavut İsmail olarak anılan İsmail Sağlam’ın desteği ile meclis üyeleri oy birliği ile Şevket Sert’i belediye başkanı seçti. Esas mesleği kasaplık olan Şevket Sert ilçe genelinde temizlik işlerini düzenleyerek çalışmalarına başladı. İlçeye umumi tuvalet kazandırıldı, 1 at ve 3 eşek arabasıyla düzenli olarak çöp toplanmaya başlandı. İlçedeki tek at arabasını Rıza Yurttaş kullanırdı. Ayrıca Çamlık genişletildi. Buranın güvenliği için bekçi görevlendirildi.

Şevket Sert 1953 yılında kalp krizi geçirerek vefat etti. Demokrat Parti yönetimi toplanarak belediye başkanlığı görevini 1955 seçimlerine kadar Ethem Paker’in sürdürmesine karar verdi.

ETHEM PAKER 1953-1955

Aslen eski adıyla Tilkitepe olan Esentepe Köyü’nden olan Ethem Paker Demokrat Parti’nin önde gelenlerinden biriydi. Salim Zeytincioğlu’nun katibi olarak yetişen Ethem Paker ithalat işleri ile uğraşırdı.

Bu kısa dönemde yaşanan en önemli olay 1954 son baharında Bademli’de yaşanan sel felaketiydi.  Can kayıplarının da yaşandığı bu felakette Kaymakamlıkla birlikte belediye kurtarma çalışmalarında yoğun çaba harcamıştı.

Foto: 1950’li yıllarda D.P. Ayaktakiler: Halil Eltem, Celil Akıncı, Hasan Şengül, Sekreter Bahri Hışcan Oturanlar: Ethem Paker, A.Şükrü Pırnar, Adil Tekin, Ahmet Ulu, Yakup Afyon

ETHEM PAKER 1955-1959

Ethem Paker belediye başkanlığı döneminde 14 Eylül Dikili’nin Kurtuluş Bayramları’na ve Kabotaj Bayramları’na önem vererek coşkuyla kutlanmasını sağlamıştı. Fakir çocuklarının topluca sünnetlerini de yapardı.

1950’li yıllarda Belediye Binası olarak günümüzde Atatürk Meydanı’ndaydı. Sahil Palas Otel ve Belediye Binası yan yanaydı. Geniş camla kaplı tek katlı bir yapıydı. Sağlık Ocağı’na doğru bahçesi vardı.

Dikili’nin elektriği bugün Örs Ticaretin bulunduğu binanın olduğu yerdeki İtalyan Şirketi’ne ait bir elektrik santralinden karşılanıyordu. Hemen yanında da eşek damı vardı. Daha sonra bu santral çıkan yangınla büyük zarar görmüştü.

1953’de başlayan vapur seferleri de o yıllarda Dikili’ye hareket kazandırmıştı. İstanbul’dan hareket eden yolcu vapurları Tekirdağ, Gelibolu, Çanakkale, Edremit, Ayvalık, Dikili, Foça limanlarına uğrayıp İzmir’e giderdi. Ülgen ve Saadet Vapurları en bilinenleriydi. Halkın ‘Dilenci Vapuru’ olarak lakap taktığı vapurlara binmek için Adem Keskin’in yazanesinden bilet alınırdı. Yolculuk 6 saat sürer ve Çandarlı’dan sonra genellikle rüzgara yakalanan gemi yolcular için sıkıntı yaratırdı.

MİTHAT TINAY 1959-1960

1959 Yerel Seçimlerine gidilirken ülke genelinde Demokrat Parti otoritesini daha da artırmaya başladı. Demokrat Parti’nin büyük bir seçmen kitlesi İzmir merkez, Aliağa, Bergama ve Dikili’de toplanıyordu. Siyasi tablonun böyle olduğu 1959 seçimlerini Demokrat Parti Listesi kazanıyor ve parti içinde Mithat Tınay’ın başkanlığına karar veriliyordu.

Mithat Tınay, hububat ve bakliyat üzerine ticaretle uğraşıyordu. Dikili’de bir çok fırına un temin eden önde gelen bir toptancı esnafıydı aynı zamanda.

Mithat Tınay’ın kısa süreli belediye başkanlığı sırasında yolların düzenlenmesi, elektriğin daha çok eve ulaştırılması, yaya kaldırımlarının işgalinin engellenmesi gibi çalışmalar öne çıkıyordu.

Ülke genelinde yaşanan CHP-DP çekişmesi yaşanırken bu durum Dikili’de de benzer bir tabloyu ortaya koyuyordu. Mithat Tınay’ın seçildiği 1959 yılından itibaren Türkiye’de gergin bir döneme giriliyordu. 27 Mayıs 1960 yılında ordu yönetime el koyarak Demokrat Parti iktidarına son veriyordu. Dikili’de ise Mithat Tınay’ın başkanlığı düşüyor kısa bir süreliğine de olsa kaymakam Saim Tuncel belediye işlerini de üstlenmiş oluyordu.

1960-1963 İHTİLAL YILLARI

27 Mayıs 1960’da ihtilal yaşandığında Dikili’de kaymakam Saim Tuncel’di. Askeri Yönetim, Saim Tuncel’in bir süre daha belediye işlerini de yürütmesini kararlaştırdı. Bu süreçte ilk olarak muhtarların mühürleri, belirlenen öğretmenlere verildi. Örneğin Salihler ve Kemente muhtarlıkları öğretmen Bilal Durmuş’a verildi. 15 gün süre verilen muhtarlar mühürlerini teslim ederken sadece Salimbey Mahalle muhtarı Osman Balaban direnç gösterdi ve mührünü teslim etmedi.

Saim Tuncel’in ardından İzmir Vali Yardımcısı Binbaşı Salim Altay ve hemen ardından Necati Gündüz kaymakam ve belediye başkanı olarak görevlendirildi.

Necati Gündüz, 1963’te yapılacak yerel seçimlere kadar belediye işlerini de yürüttü. Dikili’nin çevre düzenlemesini gerçekleştirdi. Sağlık Ocağı’nın yanında yer alan Kaymakamlık Lojmanı tamamlandı. Necati Gündüz bu binanın yanına da sosyal tesis ve otel de inşa etmek istemişti. Ancak burada han sahibi olan Halil İbrahim Dörtkardeş direnç göstermiş ve bir takım sorunlar yaşanmıştı.

Necati Gündüz döneminde yaşanan bir olayı o dönemde Dikili Belediyesi’nde başkâtiplik yapan Resul Yay şöyle anlatıyor: ‘ 1950’li yıllarda bugünkü Atatürk Meydanı’nda bir Atatürk Büstü vardı. Bu büstün ön cephesinde ‘Reis-i Cumhur Celal Bayar’ın Armağanıdır’ yazıyordu. Necati Gündüz, belediyenin tüm harcamalarını kalem kalem incelemişti ve bu çalışmanın sonucunda Atatürk büstünün tüm harcamasının belediye tarafından karşılandığını tespit edince oldukça öfkelenmişti. Beni, zabıta müdürünü ve Sıtkı Kaynak’ı görevlendirerek bir gece de mermerin diğer yüzünü taktırdı. Mermerde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi yazılıydı.’ Bu olay yıllarca Adalet Partililer ve CHP’liler arasında siyaset konusu oldu.

Yorumlar (9)
ilkin 2 hafta önce
Çok güzel emeğine sağlık.
Ercan üstgörül 2 hafta önce
Cok güzel tarihi ögrenmekiçin yardımcı olanlara cok. Teşekkürler
Arif Parmaksız 2 hafta önce
Hazırlayanlara teşekkürler
Ahmet Kaan 2 hafta önce
Çok güzel yazılmış.Elinize sağlık
Harika ÖZMEN 2 hafta önce
Murat bey !
Dikili ile ilgili araştırmalarınızdan dolayı sizi tebrik ederim.Bizim yerel tarihimizi bize öğrettiğini için ayrıca tebrik ederim.
Emeğinize Sağlık
Aydemir Ceylan 1 hafta önce
Teşekkürler, Dikili yerel yönetim ve siyaset tarihine çok yararlı bir çalışma olmuş, kutlarım
Leyal Karar Kesirli (Hüseyin Güvenli'nin torunu) 1 hafta önce
Sevgili Murat, bu güzel çalışman için seni kutluyorum. Ailene sevgi ve saygılarımı ilet lütfen.
Sezai Erdül 1 hafta önce
Tebriklerimi iletiyorum.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
banner19
26°
açık
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Antalyaspor 29 37
10. Gaziantep FK 29 35
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 29 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 30 57
2. Erzurum BB 30 53
3. Adana Demirspor 30 51
4. Bursaspor 30 49
5. Akhisar Bld.Spor 30 48
6. Altay 30 47
7. Fatih Karagümrük 30 47
8. Giresunspor 30 44
9. Keçiörengücü 30 41
10. Ümraniye 30 41
11. Menemen Belediyespor 30 39
12. Balıkesirspor 30 35
13. İstanbulspor 30 34
14. Altınordu 30 32
15. Boluspor 30 27
16. Osmanlıspor 30 24
17. Adanaspor 30 20
18. Eskişehirspor 30 12
Takımlar O P
1. Liverpool 31 86
2. Man City 31 63
3. Leicester City 31 55
4. Chelsea 31 54
5. Wolverhampton 32 52
6. M. United 31 49
7. Tottenham 31 45
8. Burnley 32 45
9. Sheffield United 31 44
10. Arsenal 31 43
11. Crystal Palace 32 42
12. Everton 31 41
13. Southampton 32 40
14. Newcastle 31 39
15. Brighton 31 33
16. Watford 32 28
17. West Ham 31 27
18. Bournemouth 31 27
19. Aston Villa 32 27
20. Norwich City 31 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 71
2. Barcelona 32 69
3. Atletico Madrid 32 58
4. Sevilla 32 54
5. Villarreal 32 51
6. Getafe 31 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Valencia 32 46
9. Athletic Bilbao 32 45
10. Granada 32 43
11. Osasuna 32 41
12. Levante 32 41
13. Real Betis 32 37
14. Real Valladolid 32 35
15. Eibar 32 35
16. Deportivo Alaves 32 35
17. Celta de Vigo 32 34
18. Mallorca 32 26
19. Leganés 32 25
20. Espanyol 32 24