03.05.2024, 10:28

Dokuz Eylül Üniversitesi: Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün Dönemi

Dokuz Eylül Üniversitesi: Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün Dönemi - (6 Ağustos 2008 – 12 Ağustos 2016) Sağlanan Gelişmeler, İlerlemeler ve Yenilikler

I. Giriş ve Amaç

Cumhuriyetin 1. yüzyılını geçip, 2. yüzyılına başladığımız bu dönemde, Türkiye üniversitelerinin gelişim ve çağdaşlaşma tarihine bakacak olursak, Cumhuriyet ve öncesindeki eğitim ve siyasi tarih ile koşut olduğu görülür.

Avrupa ülkeleri özellikle İngiltere, Fransa, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerin eli sürekli bu coğrafyada olmasına karşın, her nasılsa, Türk toplumunun ve üniversitelerin çağdaş eğitime geçmesi, çok yavaş ve sancılı olmuştur.

Bu nedenle, içinde yaşadığı topuma yenilikler, yeni görüşler, yeni buluşlar, çağdaş dünya ile eş zamanlı bilgiler ulaştırması, ekonomik ve sosyal alanda ilerlemeye, toplumun refahına katkı ve liderlik yapması gereken üniversitelerin, güncel düzeyini incelerken, geçmişten günümüze, sürekli değişen yasal aşamalardan geçildiği görülmektedir.

Örneğin, II. Mahmud’un 14 Mart 1827’de Osmanlı Tıp Okulunu açmasından bugüne dek, 200 yıldır uygulamaya giren üniversite yasaları, Cumhuriyet döneminde 6 kez değişmiştir: 1924, 1933, 1946, 1960, 1973, 1981 (Tablo I).

Tablo I. 14 Mart 1827’den günümüze dek, yaklaşık 200 yıldır Türkiye’de uygulamaya giren üniversite yasaları.

II.Mahmud’un batılılaşma çabası

14 Mart 1827

Osmanlı Tıp Okulu’nun açılması

Tıphane-i Âmire, Cerrahhane-i Mamure

(Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane)

Bernard’ın gelmesi (Viyana)

17 Mart 1839

Yenilikçi eğitimin başlatması

Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane

Gülhane (Seririyat Hastanesi) kuruluşu, 30.12.1898

Alman Rieder (1861-1913) ve

Deycke (1865-1938)’nin gelmesi

1909 (1908 II. Meşrutiyet)

Sivil ve asker tıbbiye birlikte, Dârülfünun Tıp Fakültesini kurulması

Dekan: Prof. Dr. Cemil Topuzlu

1) 1 Nisan 1924 günlü 493 sayılı yasa

İstanbul Darülfünunu, yasal temeli oluşuyor

2) Atatürk:1933 Üniversite Reformu

31 Mayıs 1933 günlü 2252 sayılı yasa,

İstanbul Darulfünunun kapatılması,

İst.Üniversitesi kuruluş (1 Ağustos 1933)

Almanya’dan kaçan Alman Bilim İnsanları (çoğu Musevi asıllı) İstanbul ‘a gelmesi

3) 18 Haziran 1946 günlü 4936 sayılı yasa

Bilimsel, yönetsel özerklik, katılımcılık

4) 27 Mayıs 1960

28 Ekim 1960 günlü 115 sayılı yasa

Özerklik, katılımcılık, demokratikleşme

1961 Anayasası

Anayasa Madde 120

Üniversite özerkliği, anayasaya girmesi

5) 7 Temmuz 1973 günlü 1750 sayılı yas

Öncekilere göre en özgürlükçü yasa

Özerk Üniversite

6) 1981 günlü 2547 sayılı YÖK yasası

Aşırı merkeziyetçi YÖK Yasası

Türkiye’de, özellikle son 200 yıl içerisinde, matbaanın geç gelmesinin eksikliğini gidermek ve eğitimin ilerlemesini sağlamak için çok çalışılmış, çağdaşlaşmada bazı ilerlemeler sağlamış ise de, yeterli başarıya ulaşılamamıştır.

Sonuçta, Osmanlı Devleti dağılmış, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş (29 Ekim 1923), eğitim, kültür, bilim, sağlık, ekonomi ve demokrasi kültürünün gelişmesi için çaba gösterilmiş, çağdaşlaşma yolunda önemli adımlar atılmıştır.

Bulaşıcı Hastalıklar, Çocuk Ölümleri ve Cehalet: Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte, başta Anadolu’daki “Bulaşıcı Hastalıklar, Çocuk Ölümleri ve Cehalet” ile zorunlu olarak savaşırken, toplumun her kesiminin eğitim ve kültürünün, üniversitedeki eğitim ve öğretiminin ilerletilmesi, yaygınlaştırılması için de yokluklar içinde çalışmıştır.

Bu dönemde Atatürk’ün çevresinde, örneğin, Dr. Reşit Galip Baydur (Milli Eğitim Bakanı), Dr. Refik Saydam (Sağlık Bakanı, Başbakan) vb tıp doktorlarının görev yaptığı görülmektedir.

Atatürk’ün 1933 Üniversite Reformu: Atatürk döneminde, Üniversite reformunun yapılması, Almanya’dan kaçan, çoğu Musevi asıllı Alman Bilim İnsanlarının İstanbul Üniversitesi ve Tıp Fakültesinde görev alması, kimi sorunlar aşılarak, üniversitelerde eğitim ve öğretimde gerçekleşen bu gelişmelere, kimileri “Türk Rönesansı” adını vermiştir.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, bu dönemde, Avrupa’da izlenen saygın bilimsel bir kaynak olmuştur.

1933 Üniversite Reformu ile sağlanan bu olumlu gelişmelere karşın;

-1932’de, İsveç Nobel Komitesi’nce, İstanbul’dan “Nominator” seçilen ve

-“gastrointestinal dizgede en etkili sekretin salınım yerinin, duodenumun derin mukoza tabakası olduğunu” bulan Prof. Dr. K. Cenap Berksoy’u Nobel Ödülü’ne aday gösteren,

-Prof. Dr. Hamdi Suat Aknar’ın 1933’de üniversite dışında kalması üzücü olmuştur.

(Canda MŞ. Turkish Medical Pathology History. Nobel Tıp Kitabevi, İstanbul, 2022;486.)

Cumhuriyet döneminde Üniversite Yasası 6 kez değişmiştir:

Yeni gelişmeler karşısında, üniversite yönetiminde yaşanan güçlükler nedeniyle, 100 yıllık Cumhuriyet döneminde Üniversite Yasası 6 kez (1924, 1933, 1946, 1960, 1973, 1981) değişmesine karşın, Çağdaş Dünya’nın gerisinde olduğumuz da bir gerçektir.

1999’dan beri Avrupa ülkelerinde uygulanan Avrupa Üniversite Reformu’nun iyice dikkate alınması kaçınılmazdır.

Nitelikli ve Entelektüel Öğretim Elemanları

Güncel olarak, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerdeki üniversiteler dışında, hemen tüm illerde üniversiteler kurulmuş olması önemli bir gelişmedir.

Üniversitelerin, nitelikli ve “entelektüel” öğretim elemanları ile çağdaş dünya ölçüsünde, “laik, demokratik” ve “sağlıklı iletişim” kurulabilen bir evrende eğitim öğretim yapması da bilimsel bir zorunluktur.

Aşırı Merkeziyetçi Yasalar

Üniversitelerin, “aşırı merkeziyetçi” yasalar ile yönetildiği dönemlerde, üst yönetimin başarısında, maddi olanaklar ölçüsünde, görevlilerin entelektüel düzeyi, liyakati, yeterliği, vizyonu da önemlidir.

Üniversite iç ortamının sağlıklı, adaletli, üretken ve verimli bir biçimde yürütülmesinde yaşamsaldır.

Bu bağlamda olmak üzere, Türkiye’nin büyük, ulusal ve uluslararası alanda değer üreten, önemli üniversitelerinden birsi de “1979-2011 döneminde” ve kuruluşunda görev yapmış olduğum Dokuz Eylül Üniversitesidir.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin gelişim tarihinde; üst yönetimde, başarılı işlerine tanık olduğum, kurucu Rektör Prof. Dr. Ömer Yiğitbaşı ve birçok bilim insanı görev almış, emek vermiş, değer katmış, “harmoni” içinde çalışmıştır.

Bu makalede, Dokuz Eylül Üniversitesi tarihinde, “özgün bir dönemisimgeleyen, 2008-2016 dönemi, yani Prof. Dr. Mehmet Füzün (Fotoğraf 1)’ün Rektörlük dönemi incelenecektir.

Çünkü a) durumun saptanması, b) gerçekleşen işlerin, c) ulaşılan hedeflerin belgelenmesi, geleceğe ışık tutması, topluma umut vermesi açılarından önemlidir.

Fotoğraf 1. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 5. Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün (6 Ağustos 2008 – 12 Ağustos 2016).

Bu dönemi daha iyi anlayabilmek için, 7 Ağustos 2008 günü, Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün, göreve başlarken, söylediği sözlerini dikkate almak uygun olur:

-“Dokuz Eylül Üniversitesinde maalesef, hiçbir rektörü direkt olarak suçlamıyorum,

-‘Rektör yandaşları’ ve ‘Ötekiler’ ayrımcılığı oldu.

-Böyle bir tablo gelişti.

-DEÜ’nün en büyük sıkıntısı budur.

-Benim temel görevim bu sıkıntıyı sona erdirmektir.

-Bunu başardığımız takdirde, iç barış geldiği takdirde, DEÜ gerek bilim alanında, gerek hizmet alanında, gerek araştırma alanında temel görevlerini çok daha iyi bilecektir.

-Evrensel bilimsel platformlarda yarışacak durumda olacaktır.”

(Coşkun N. ‘Köşk ayarı’ şok yarattı”. Milliyet, 07.08.2008) (https://www.milliyet.com.tr/ege/kosk-ayari-sok-yaratti-975547)

Küçük Kopartmanlar Demokrasisi: Gerçekten, aşırı merkeziyetçi YÖK yasasının etkisi altındaki DEÜ’de de, geçmiş kimi yönetsel dönemlerde oluşan ve sosyolojide “küçük kopartmanlar demokrasisi” denilen bir durum gelişmiştir.

Kimi öğretim üyelerinin, kendi aralarında “kapalı” kümelenmeler oluşturması, “bağımsız bir erk ve entelektüel” olması beklenen öğretim üyelerinin; “delege” niteliği kazanmasına, “benzeş” olmasına, “aykırı düşüncenin” dışlanmasına, özellikle “özlük hakları ile ilgili “gerekçesiz” kararlar alınmasına, sonuçta, “yönetime” ve “oylamaya saygının yitirilmesine” yol açtığı görülmüştür.

Bilimsel erkin ve kutsal adalet duygusunun” zedelenmesi ile ardışık olumsuz gelişmeler, sorunlar yaşanmıştır.

Anabilim Dallı Kurulları, “tek sese” dönüşmüş, “bilimsel ve akademik erk, özlük haklarına saygı” aranır olmuştur.

Buna karşın, toplumda “açık rejim” ve “demokrasi kültürü” geliştikçe, bu tür “sığ” ve “çağ dışı” düşüncelerin de aşılacağının bilimsel bir gerçek olduğunu da bilen pek çok entelektüel öğretim üyesinin bulunduğu görülmüştür.

Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün, söylevlerinde, dikkati çeken bir başka ilginç vurgu da, “adalet” konusunda olmuştur.

Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün, belirtilen bu koşullarda başlamış olduğu DEÜ Rektörlüğü görev dönemini; gerçekleşen değişimi, projeleri, öğretim üyelerinin özlük hakları ile ilgili çalışmalarını, üniversite içi ve dışı topluma güncel ve gelecekteki olası etkilerini, gerçekleşen etkinlikleri, yansımalarını, ana çizgileriyle incelemek yerinde olacaktır.

(Canda MŞ. ‘2000 yılına doğru YÖK ve üniversitelerimiz. İmage Basımevi, İzmir, 1997;50.)

(Canda MŞ. Turkish Medical Pathology History. Nobel Tıp Kitabevi, İstanbul, 2022;486.)

Kısa yaşam öyküsü: Prof. Dr. Mehmet Füzün; Manisa Akhisar’da doğdu (2 Ocak 1952), Akhisar Misakımilli İlkokulu (1963), İzmir Buca Ortaokulu (1966), İzmir Atatürk Lisesi (1969), Ege Üniversitesi Tıp Fakültes’ini (1975) bitirdikten sonra, Genel Cerrahi Uzmanı (1975 - 1979: Buca SSK Hast.) (1978 - 1980: Tepecik SSK Has.) oldu.

Askerlik görevini Isparta Askeri Hastanesi’nde (1980 – 1981) yaptı.

Genel Cerrahi Doçenti (1986) oldu. 1988’de Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geçti, 1993 yılında Profesörlüğe yükseltildi.

DEÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği yaptı (Ekim 1999 - Ağustos 2000).

Rektörlük Dönemi: Prof. Dr. Mehmet Füzün, 6 Ağustos 2008 günü başladığı Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünü, 12 Ağustos 2016 gününe dek sürdürdü, 9 Ocak 2017 günü Emekli oldu.

Yöneticilik görevlerinin yanı sıra başarılı bir Tıp Doktoru ve Kolorektal Cerrahı olan Prof. Dr. Mehmet Füzün, özellikle “Peritonitis karsinomatoza” konusunda, Türkiye’ye getirdiği yenilikler ve bilimsel cerrahi çalışmaları ile tanınmakta ve tıp alanında önemli katkıları bulunmaktadır.

Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün, 100’ü aşkın ulusal, 30 adet uluslararası dergide yayını vardır. 13 kitap bölümü yazmıştır.

Bir kitap çevirisi, 2 kitapta bölüm çevirisi ve 3 kitap editörlüğü yapmıştır.

100’ü aşkın, ulusal ve uluslararası kongre bildirisi vardır.

Prof. Dr. Mehmet Füzün evli ve 3 çocuk babasıdır.

Ege Bölgesinin, Tıp Tarihindeki Önemi

İzmir, Ege Bölgesi ve Anadolu; antik çağlardan günümüze uygarlığın, kültürün, sanatın, tıbbın, felsefenin ve demokrasinin beşiği olagelmiştir.

Antik çağın en önemli Asklepionları Ege Bölgesi’ndedir. Bunlardan;

-İzmir (Smyrna) Asklepionu,

-Bergama (Pergamon) Asklepionu ve

-Efes (Ephesus) Askelepionu İzmir’in sınırları içindedir.

Örneğin Bergama Asklepionu; bin yıl boyunca (İÖ 5. yy - İS 5. yy), dünyanın her yerinden gelen hastaları iyileştiren, özellikle ruh hastalarının sağaltımında öne çıkan bir merkez ve sağlık yurdudur. Bergama’da bulunan Allianoi (İÖ2. yy - İS 2. yy) “Sağlık Tanrısı Asklepios”’un yurdu olarak bilinir.

İzmir’de Diana (Halkapınar) Hamamları ve Agamemnon (Balçova) Kaplıcaları antik çağdan bu yana, sağlık alanında kullanılmaktadır.

Antik Çağ’ın ünlü Bergama Kütüphanesi (İÖ 2. Yy) (Kral I. Attalos: İÖ. 281-133) (Fotoğraf 2) ve Efes-Celsus Kütüphanesi (İS 110-135) (Fotoğraf 3), de İzmir’in kültürel simgelerindendir.

(Canda MŞ. Smyrna Asklepionu’ndan Günümüze: Türkiye’de Çağdaş Tıp ve DEÜTF’nin Kuruluşu. Ajansbakırçay, 01.01.2024.)

Bu nedenle, İzmir’de özellikle ‘tıp’ alanındaki olumlu gelişmeler ve yeni kuruluşlar, bu büyük tarihsel ve kültürel ekolojik çevrenin ve kalıtın (mirasın) üzerinde kurula gelmektedir ve yeniliklere çok açıktır.

İzmir Tıp Fakültesi (1 Mart 1978)’nin de içinden çıktığı Ege Üniversitesi 20 Mayıs 1955’de kurulmuş, 27 yıl sonra Dokuz Eylül Üniversitesi; 20 Temmuz 1982’de kurulmuştur.

1 Mart 1978’de kurulan İzmir Tıp Fakültesi, 20 Temmuz 1982’de Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Tıp Fakültesi adını almıştır.

Fotoğraf 2. Bergama Kütüphanesi. https://www.worldhistory.org/image/14298/ancient-library/

Fotoğraf 3. Efes Celsus Kütüphanesi. https://www.kulturportali.gov.tr/portal/celsus-kutuphanesi

Avrupa Üniversite Reformunun önemi

1999’da başlayan Bologna süreci, Avrupa Üniversite Reform çalışmaları, dünyadaki yenilikler olan teknoloji, “dijital devrim” ile birlikte gelişimini sürdürmüş, Türkiye’de YÖK ve Üniversiteler bu çalışmalara katılmıştır.

Bu yeniliklerin, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin kuruluş yılları ile eş zamanlı olması, öğretim üyesi niteliği, akademik kadroda, Y ve Z kuşağının kendine yer bulmaya başlaması, Üniversitenin ivme kazanmasında önemli etkenlerdir.

Avrupa Üniversite Reformu ile gündeme gelen, güncel hedefleri ortaya koyan kavramlardan bazıları şunlardır:

-Akreditasyon “accreditation”- denklik,

-Saydamlık “transparency”- açıklık,

-Kompetens “competence”- yeterlik, yeterlilik,

-Rekabet “competition” - yarışma, rekabet,

-Mobilite “mobility” - hareketlilik, devinim,

-Multiplisite “multiplicity”- çokluk, çoğulculuk,

-Multisentrisite “multicentricity”- çok merkezli, çoğul merkezli, çok odaklı

-Multidisipliner “multidisciplinary”, birden çok disiplini, bilim dalını kapsamı içine alan,

-Innovasyon “innovation”- yenilik, yenilikçilik,

-“Invention”, “inventive” - buluş, buluşçu,

-Üçlü döngü (eğitim) “three cycle”: ön lisans - lisans - yüksek lisans / doktora,

-Avrupa Kredi Transfer Sistemi “European Credit Transfer System, ECTS”,

-Harmonizasyon“harmonization”-ahenk-uyumlaştırma, farklılıkların uyumlu birliği, “orkestra uyumu”

-Entellektüel “intellectuel”- gelişme,

-Yaşam boyu öğrenme- “lifelong learning”, “LLL”,

-İçinde yaşadığı toplumun sorunlarını çözme /çözüm üretme görevi, sorun çözümü,

-Girişimcilik “enrepreneurship”

-E öğrenme, uzaktan öğrenme “distance education”, “European Distance Education Network, EDEN

-Üniversite-sanayi işbirliği,

-”Geleceğin üniversiteleri”, “yeni kuşak üniversiteler” kavramı,

-Teknopark, Silikon Vadisi, Teknoloji Transfer Ofisi (TTO), T. Gelişt. Merkezi (DTM), Duvarsız T. İnkübatörleri (DTİ).

Amaç

Dokuz Eylül Üniversitesi, Türkiye’nin önemli ve büyük üniversitelerinden birisidir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar altında, DEÜ’nin önemli ve özgün bir zaman dilimini, Prof. Dr. Mehmet Füzün “Rektörlük dönemi” (6 Ağustos 2008-12 Ağustos 2016) kapsamaktadır.

Bu zaman dilimi içerisinde, yerelde, ülkede ve dünyadaki bilimsel, teknolojik ve toplumsal gelişmelerin ışığında;

-Sağlanan yenilikleri,

-Gerçekleşen projeleri,

-Elde edilen ilerlemeleri,

-DEÜ’nin içinde yaşadığı topluma katkılarını,

-Avrupa Üniversite Reformu konusundaki duyarlığını,

-Bu çalışmaların, topluma yansımalarını incelemek bu makalenin amacıdır.

- Canda MS. Avrupa Üniversite Reformu. Medimagazin [427 - 13.04.2009 Pazartesi]. https://www.medimagazin.com.tr/authors/mserefettin-canda/tr-avrupa- universitereformu-72-98-1993.html

- Canda MS. Avrupa Üniversite Reformu İle İlgili Güncel Çalışmalar. Medimagazin [435 - 08.06.2009 Pazartesi]. https://www.medi magazin.com.tr/authors/mserefettin-canda/tr-avrupa-universite-ref. guncel-calismalar-72-98-2070.html

- Canda MS. Geleceğin Üniversiteleri-I. Medimagazin [456 - 09.11.2009 Pazartesi]. https://www.medimagazin. com.tr/authors/ mserefettin-canda/tr-gelecegin-universiteleri I-72-98-2191.htm.

- Canda MS. Geleceğin Üniversiteleri-II. Medimagazin [460- 14.12.2009 Pazartesi]. https://www.medimagazin.com.tr/authors/ mserefettin-canda/tr-gelecegin-universiteleri II-72-98-2237.html

II. Gelişmeler

1.Teknoparklar ve “Bilimin Finansmana Dönüşümü”

Dünyadaki ileri ülkeler, uygarlık ve kalkınma yarışında; kaynaklarını kullanarak, üniversitedeki bilimsel araştırma ve yeni buluş potansiyelini sanayile işbirliği yaparak, yeni teknolojiler kullanarak, “bilimsel üretimi - patentleri - finansmana dönüştürmek, içinde yaşadığı toplumun sorunlarına çözüm üretmek için” çalışmaktadır.

Günümüzde Türkiye açısından, genç ve nitelikli eğitimli insan gücünü, dünya ile eş zamanlı, üretime yöneltmek için üniversitelerin öncü çalışmalar yapması, yeni teknolojileri kullanması, kaçınılmaz görevidir.

Prof. Dr. Mehmet Füzün döneminde; Dokuz Eylül Üniversitesi, “daha çok geç kalınmadan”, İzmir ve Ege Bölgesi için bu alanda (Teknoparklar ve bilimin finansmana dönüşümü), önemli yaşamsal adımlar atılmasına liderlik yapılmıştır.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe ve İnciraltı'na Teknopark Kuruyor (10 Mayıs 2012)

Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe ve İnciraltı (Sağlık) Yerleşkelerinde iki ayrı alanda kurulacak Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin Kurucu Heyet Protokolü, DEÜ Rektörlük Senato Salonu'nda törenle imzalandı.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve teknoparklarla bölgedeki kuruluşların araştırma, geliştirme alanında gerek duyduğu altyapı ve üstyapı oluşturarak, üreticilerin ulusal ve uluslararası alanda rekabet gücü desteklenecektir”.

Rektör Prof. Dr Mehmet Füzün ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan (1947- 22 Şubat 2024)'ın imzaladığı protokoller, Tınaztepe'deki yaklaşık 18 bin m alan ile İnciraltı Sağlık Kampsünde bulunan yaklaşık 11 bin m alanı kapsıyor (Fotoğraf 4).

Rektör Prof. Dr. Füzün, teknoparkların önemini belirterek şunları söylemiştir:

“Üniversiteler, eğitim yapmanın yanında bilgi üretmek zorundadır. Günümüz üçüncü kuşak üniversitelerin diğer üniversitelerden farkı, ürettikleri bilgiyi ticarileştirmeleridir. Birçok üniversite girişimci olmak zorundadır. Teknoparklar girişimciliğe önemli hizmetler yapacaklardır.”

- https://www.haberler.com/yerel/deu-tinaztepe-ve-inciralti-na-teknopark-kuruyor-3608141-haberi/

- https://www.gazeteses.com/deu-tinaztepe-ve-inciraltina-teknopark-kuruyor

Fotoğraf 4. DEÜ Tınaztepe ve İnciraltı (Sağlık) Yerleşkelerinde kurulacak Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin Kurucu Heyet Protokolü, DEÜ Rektörlük Senato Salonu'nda, Rektör Prof. Dr Mehmet Füzün ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan tarafından törenle imzalanmıştır (10.05.2012).

DEPARK (Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş.) 3 OCAK 2013 tarihinde resmen kurulmuştur.

DEPARK bünyesinde;

-Türkiye’nin ilk Sağlık Temalı Teknoparkı, ilk binası Zeytin (Sağlık Yerleşkesi, Balçova) 12 Mart 2014 günü,

-Çok Amaçlı Teknopark’ın Alfa Binası (Tınaztepe) 26 Mayıs 2014 ve

-Beta Binası (Tınaztepe) 16 Aralık 2015 günü törenlerle açılarak hızla hizmete girmiştir (Fotoğraf 5).

DEPARK, sanayi, kamu kurumları, üniversiteler ve diğer araştırma altyapılarının Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını aynı ortamda yürüttüğü, aralarında bilgi ve teknoloji aktardığı, akademik, ekonomik ve sosyal yapıyı bütünleştirdiği bir ekosistem olup, 2013 yılında 14 katılımcıyla kurulmuştur.

DEPARK ortaklarından, %77,33 hissesi Dokuz Eylül Üniversitesi'ne aittir.

Türkiye'nin İlk İhtisas Sağlık Teknoparkı DEPARK, sağlık alanında yeni projelere ve işbirliğine açık, vizyonu inovasyon üzerine kurulmuş bir teknoparktır.

DEPARK, Ar-Ge ve inovasyon ikliminin gerektirdiği yenilikçi ortamı ile geliştirilen teknolojilerin ulusal ve uluslararası pazarlanmasında gerek duyulan hizmetleri sağlamanın yanı sıra, TÜBİTAK “1513-Teknoloji Transfer Ofisleri Destekleme Programı Projesi'ni” (DETTO) de yürütmektedir.

Bu proje, Dokuz Eylül Üniversitesi'nin önemli projesidir (https://dokuzeylultto.com/).

Fotoğraf 5. Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme A.Ş. (DEPARK), yeni ana binası Zeytin, 08.03.2014.

“Uyuyan devin uyandırılması”

Atılan bu ilk adımların ve kurulan sistemin, üst düzeyde çalışması, görünür ve topluma yansıyan başarı öyküleri elde etmesi, toplumun yüksek “moral-motivasyon” kazanması, İzmir ve Ege Bölgesi için ‘uyuyan devin uyandırılması’ anlamını taşımaktadır.

Bundan sonraki aşamalarda, özellikle yeni yöneticilerin;

gençlerin bilimsel ve teknolojik alanda lisans, yüksek lisans, doktora, girişimcilik, patent ve finansman eğitimi alması ve bunun için, güven-huzur ortamı” sağlamak amacıyla gösterecekleri yoğun çabalar önemlidir.

Ayrıca hükümetin bu konudaki vizyonu, maliyenin yatırımları, yeni açılımlar, yeni özendirici yasalar ve özelikle dış dünyaya yönelik bağlantılar için sağlanacak olanaklarla da yakından ilgilidir.

Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün döneminde, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapılan birçok yeni ve önemli işlerden, kanımca en önemlilerinden birisi, teknoparkların kurulması erkinin gösterilmesi ve bu alanda liderlik yapılmasıdır.

2.Biyotıp ve Genom Merkezi /Enstitüsü

Önceki dönemde yapımı başlayan ve Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün döneminde yapımı sürdürülen İleri Biyomedikal AR-GE Merkezi, Kalkınma Bakanlığı’nın katkıları ile yapılmıştır (Fotoğraf 6).

2014 yılında İzmir Biyotıp ve Genom Uygulama ve Araştırma Merkezi adını alan kuruluş, 9 - 11 Eylül 2015’de gerçekleşen Bilimsel Program ile açılmış, bugün de Dokuz Eylül Üniversitesi Biyotıp ve Genom Merkezi (Enstitüsü) adı ile çalışmaya başlamıştır. İzmir için yeni bir açılım olan bu kuruluş, Dokuz Eylül Üniversitesi ve doğal olarak Tıp Fakültesi’nin “Bilimsel Çekim Merkezi” olmasına katkı yapmıştır.

Açılış törenine, 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü alan, Prof. Dr. Aziz Sancar (ABD Kuzey Carolina Üniv) da katılmıştır.

Fotoğraf 6. Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün AR-GE ve Teknopark ile ilgili görüşleri. Yeni Asır (Sarmaşık) 19 Şubat 2013.

2.Avrupa Birliği (AB) Eğitim Sistemi İçinde yer alınması

a.ORPHEUS: DEÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü ORPHEUS (Organisation for PhD education in Biomedicine and Health Science in the European System) Doktora etiketini almıştır (08.10.2015) (Fotoğraf 7)

Fotoğraf 7. Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ORPHEUS (Organization for Phd education in Biomedicine and Health Science in the European System) Doktora etiketini almıştır (02.10.2015).

b.DEÜ Hemşirelik Doktora Programı ORPHEUS etiketini almıştır (2015-2016)

2015’den sonra, doktora programına başlayan öğrenciler;

- ORPHEUS etiketi ile diplomaları alacak,

- Avrupa ülkelerinde kabul edilecek,

- kolaylıkla doktora sonrası çalışma izni alıp, iş bulacaktır.

c.ECTS etiketi: DEÜ ve Tıp Fakültesi Avrupa Birliğinde uygulanan ECTS etiketi almıştır

Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS-ECTS) Uygulama Yönergesi (DEÜ Senato kararı; 20.08.2013, 415/10 sayı).

d.Erasmus Programı: DEÜ Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Hareketliliği Yönergesi

4.Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Servisi, yenilenerek törenle hizmete açılmıştır (26 Mayıs 2014)

İnciraltı Sağlık Yerleşkesi'nde kanser hastalarına şifa dağıtan Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı bünyesindeki yataklı servisin fiziki koşulları iyileştirildi, yenilendi, 11 olan yatak sayısı 19'a yükseltildi.

-Poliklinik ve yataklı servis hizmetlerini yürüten ve

-Kemoterapi Ünitesi'nde ayaktan tedavileri uygulayan Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı'ndaki yenilenme,

-Çalışanlara ve kanserli hastalara moral veren bir ortam sağlamıştır (Fotoğraf 8).

Fotoğraf 8. Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Başhekimliği’nin yenilediği kliniğin açılışı, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Köse, Genel Sekreter Prof. Dr. Can Karaca, Başhekim Prof. Dr. M. Refik Mas, Tıbbi Onkoloji BD Başkanı Prof. Dr. İlhan Öztop, Prof. Dr. Nur Olgun, Tıbbi Onkoloji BD kurucu öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Çehreli, Prof. Dr. Mehmet Alakavuklar, Baş Müdür Tevfik Eser, akademisyenler, sağlık çalışanları katılmıştır.

(https://www.haberhurriyeti.com/haber/3325263/deu-hastanesi-tibbi-onkoloji-servisi-yenilendi).

Tıbbi Onkoloji BD Başkanı Prof. Dr. İlhan Öztop, “her yıl 1500'ü yeni olmak üzere 30 bin hastaya” hizmet verildiğini belirterek şöyle konuştu:

"Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı 1991 yılında, ilk Başkanımız Prof. Dr. Cavit Çehreli'nin önderliğinde, Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı olarak kuruldu, 2006 yılından sonra Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı adını aldı.”

“Yıllık 30 bin hastanın 12 bini kemoterapi biriminde, 11 yataklı servis bölümünde olmak üzere, yılda 600 hasta sağaltım görmektedir.”

“Bu yoğun hasta sirkülasyonu içinde yatak kapasitemizi artırırken, fiziki alanların da daha konforlu olmasından memnuniyet duyuyoruz.”

“Bugünlere gelmemizde emeği geçen;

- Prof. Dr. Cavit Çehreli (Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Kurucusu) ile

- Prof. Dr. Ertan Özdemir,

- Prof. Dr. Mehmet Alakavuklar,

- Prof. Dr. Uğur Yılmaz,

- Başhekim Prof. Dr. M. Refik Mas ve

- DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün Hocalarımıza’e teşekkür ediyorum."

5.Göz Kliniği ve Poliklinikleri, teknolojisi yenilenerek hizmete açılmıştır (18. 01. 2014)

Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, ilk olarak İzmir Tıp Fakültesinin, İzmir Belediye Hastanesi’ndeki çalışma döneminde, Prof. Dr. Güray Çıngıl tarafından 1979 yılında kurulmuş ve 1983 yılında İnciraltı yerlekesine taşınmıştır.

Güncel olarak, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde, günde ortalama 300 hastaya hizmet veren Göz Hastalıkları Polikliniği, makine parkı ve fiziki alanları yenilenerek törenle hizmete açılmıştır (18. 01. 2014) (Fotoğraf 9).

Acılaş töreninde, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün, Türkiye'nin göz bebeklerinden biri olan hastanelerinin dünya ölçeğinde yarışabilecek bir kapasiteye sahip olduğunu belirtmiştir.

(https://hurseda.net/saglik/73712-izmir-de-gogus-cerrahisi-ve-geriatri-bilim-dali-yenilendi.html)

Fotoğraf 9. Çağdaş görüntüsü, öğretim üyeleri ve uzman hekimleri ile Türkiye’nin gözde merkezleri arasında yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniği’nin yenilenme açılışı; DEÜ Göz Hast AD Başkanı Prof. Dr. Hakan Öner ve ilk başkan Prof. Dr. Güray Çıngıl’ın ev sahipliğinde yapıldı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün, MKÜ önceki Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, Rektör Yard Prof. Dr. Halil Köse, Prof. Dr. Murat Özgören, G Sek Prof. Dr. Can Karaca, Dekan Prof. Dr. Tülay Canda, Başhekim Prof. Dr. M. Refik Mas, öğretim üyeleri, çalışanlar katılmıştır.

6.Radyasyon Onkolojisi AD’nda yeni teknolojiler hizmete girmiştir (Hedefe odaklı kanser tedavisi ve Robotik görüntüleme, Truebeam STx) (28 Mart 2014) (Fotoğraf 10).

Fotoğraf 10. Radyasyon Onkolojisi AD’nda yeni teknolojiler hizmete girmiştir (Hedefe odaklı kanser tedavisi ve Robotik görüntüleme, Truebeam STx) (28 Mart 2014). Prof. Dr.İlknur Bilkay Görken, Prof. Dr. Hilmi Alanyalı, Prof. Dr. Fadime Akman, Doç. Dr. Zümre Arıcan, Y.Doç. Dr. Oğuz Çetinayak.

7.Patoloji AD yenilendi, Moleküler Patoloji Laboratuvarı açıldı (Mayıs 2014)

“Tanı ve Tedavide Önemli Moleküler Patoloji Ünitesi Hizmete Girdi”

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD’nda açılan yeni laboratuvarda, tanısal özellik taşıyan cihazların bulunduğu yeni sistem ile sağaltıma yönelik olarak, 8 saat içinde hızlı sonuç alınabildiği belirtildi.

Sadece bölgemiz değil Türkiye için önem taşıyan yeni birimin açılışı (Fotoğraf 11);

- Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün,

- Patoloji Anabilim Dalı’nın Kurucu Başaknı ve duayen Öğretim Üyesi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi önceki Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda,

- Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda,

- Başhekim Prof. Dr. M. Refik Mas,

- Başhekim Yardımcıları,

- Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdener Özer, öğretim üyeleri, personelin katıldığı törenle açılış yapıldı.

(https://hastane.deu.edu.tr/index.php/kurumsal/46-hastanemizden-haberler/199-tani-ve-tedavide-onemli-molekuler-patoloji-unitesi-hizmete-girdi.html)

Fotoğraf 11. Patoloji ABD Laboratuvarları yenilenmesi, Moleküler Patoloji Laboratuvarı açılış töreni (Mayıs 2014). Prof. Dr. Tülay Canda, Doç. Dr. Mehtat Ünlü, Prof. Dr. Mehmet Füzün, Prof. Dr. Erdener Özer.

Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün, Patolojinin tıpta zor ve önemli dallardan olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Üniversite yıllarında en zor iki dersler Patoloji ve Çocuk Bilim Dalı idi.”

“Patolojinin önemini yurtdışındaki deneyimlerimde daha iyi anladım. Olmazsa olmaz bir Bilim Dalı. Bu alanda kurumumuz ne kadar gelişse azdır. Ümit ediyorum bu ivme ile daha büyük başarılara imza atacaksınız. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum, hayırlı olsun”.

DEÜTF Patoloji AD’nın kurucu Başkanı Prof. Dr. M. Şerefettin Canda “bölüm olarak tarihi bir gün yaşıyoruz” dedi ve şöyle konuştu:

“DEÜTF Patoloji AD’na Tülay Canda ile birlikte 1979’da geldik, kurucu olduk. O günden bu güne DEÜTF Patoloji AD’na emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

“Sağlam temeller üzerinde kurulmuş bir bölümüz. Bundan büyük mutluluk duyuyorum. Rektörümüz Sn. Prof. Dr. Mehmet Füzün’e de çok teşekkür ediyorum.”

Dekan Prof. Dr. Tülay Canda,

“Bu yeni dönemde, Patolojinin tüm mekânsal açıdan, araç gereç, kadro açısından gelişimi Rektörümüzün Sn. Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün desteği ile oldu. Büyük bir onarım geçirdi.”

“Uzun, masraflı bir süreç oldu. Amacımız, hocalarımızın daha konforlu ortamda çalışmalarının sağlanmasıdır. Bütün akademik kadrolarımız verildi. Laboratuvar donanımlarımız çağdaş teknolojiyi ülke bazında yakaladı ve geçti.”

“Ekibimiz genç ve özverili. Türkiye’de bildiğim en hızlı en doğru rapor çıkaran tek merkez.”

“Özelde bile böyle bir hizmet verilemiyor.”

“Raporlar günü gününe çıkıyor. Koşullar ne olursa olsun amacımız hastanın işini aksatmadan yapmak.”

“Rektörümüz Sn. Prof. Dr. Mehmet Füzün’e,

Başhekim Prof. Dr. Refik Mas’a ve

Prof. Dr. Erdener Özer’e girişimleri için teşekkür ediyorum”.

“Yakın gelecekte Moleküler Patoloji Bilim Dalı olarak YÖK tarafından da onanacağına inanıyorum. Herkese çok teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

8.Türkiye’nin Merkezi Tek Multidisipliner Endoskopi Birimi, yenilendi, hizmete açıldı (28. 1. 2015) “Türkiye’nin Merkezi Tek Endoskopi Ünitesi DEÜ Hastanesi’nde Yenilenerek Hizmete Açıldı”

(https://hastane.deu.edu.tr/index.php/kurumsal/46-hastanemizden-haberler/200-turkiye-nin-merkezi-tek-endoskopi-unitesi-deu-hastanesi-nde-yenilenerek-hizmete-acildi.html)

Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün ve Başhekim Prof. Dr. M. Refik Mas’ın katkısı ile yapılan modernizasyon sonrasında;

- Gündüz Hastanesi içerisinde yer alan Endoskopi ve Bronskoskopi Ünitesi’nin

- Daha önce 4 olan işlem oda sayısı 8’e yükseltildi,

- Endoskopi ve Bronskoskopi cihazları üst modelleri ile geliştirildi,

- Uluslararası standartlara uygunluk sağlandı.

- Başhekim Prof. Dr. Mehmet Refik Mas,

- Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atalay Arkan,

- Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç,

- GE Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hale Akpınar ve

- Pediatrik GE Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Öztürk’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene;

- Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün,

- Üniversite üst yönetimi,

- Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda,

- Başhekim Vekili Prof. Dr. Yücel Arısoy,

- En yeni teknik tıbbi cihazları DEÜ Hastanesine sağlayan Jun Higuchi Japon Fujifilm’in Türkiye Başkanı,

- Ege Üniversitesi’nden Emekli Prof. Dr. Hanefi Çavuşoğlu, öğretim üyeleri ve çalışanlar katıldı (Fotoğraf 12).

Fotoğraf 12. Türkiye’nin Merkezi Tek Multidisipliner Endoskopi Birimi, yenilenmiş, törenle hizmete açılmıştır (28 Ocak 2015).

Prof. Dr. Hanefi Çavuşoğlu, Prof. Dr. Hale Akpınar, Prof. Dr. Tülay Canda, Prof. Dr. Mehmet Füzün, Prof. Dr. İlkay Şimşek, Prof. Dr. Oğuz Kılıçoğlu, Ömer Selahattin Topalak Prof. Dr. Yücel Arısoy.

Fotoğraf 13. “Türkiye’nin Merkezi Tek Endoskopi Ünitesi DEÜ Hastanesi’nde Yenilenerek Hizmete Açıldı”

9.İzmir'de Göğüs Cerrahisi ve Geriatri Bilim Dalı yenilendi (21.03.2013)

(https://hastane.deu.edu.tr/index.php/kurumsal/46-hastanemizden-haberler/200-turkiye-nin-merkezi-tek-endoskopi-unitesi-deu-hastanesi-nde-yenilenerek-hizmete-acildi.html )

(https://hurseda.net/saglik/73712-izmir-de-gogus-cerrahisi-ve-geriatri-bilim-dali-yenilendi.html)

Dokuz Eylül Ü Tıp Fakültesi'nde 2002 yılından bu yana hizmet veren Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı ve 1,5 yıl önce kurulan Geriatri Bilim Dalı Poliklinikleri yenilenerek hizmete girdi (Fotoğraf 14).

Fotoğraf 14. DEÜTF Göğüs Cerrahisi AD ve Geriatri AD Klinikleri yenilenmiş ve törenle açılmıştır (21.03.2013).

Prof. Dr. Mehmet Füzün, Prof. Dr. Refik Mas, Prof. Dr. Nezih Özdemir, Prof. Dr. Tülay Canda, Prof. Dr. Can Sevinç.

10.Türkiye’nin en modern Geriatri Servisi DEÜ Hastanesi’nde hizmete girdi

(https://hurseda.net/saglik/73712-izmir-de-gogus-cerrahisi-ve-geriatri-bilim-dali-yenilendi.html (21-03-2013)

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı bünyesinde açılan Türkiye’nin en modern Geriatri Servisi, 13 yatak ile Ocak 2015’de açıldı (Fotoğraf 15).

Başarılı ve sağlıklı yaşlanmaya yönelik sağaltımların gerçekleştirildiği birim, uluslararası standartlarda altyapısı ile diğer kuruluşlara örnek oldu.

Başhekim Prof. Dr. Mehmet Refik Mas ile Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Turan Işık’ın önderliğinde kurulan klinik; özel hijyenik hasta banyo sistemi, müzik terapisi için özel ses sistemli hasta odaları, acil durumlar için çift yönlü kapı sistemleri gibi çeşitli özellikleriyle ülkemizdeki en donanımlı geriatri kliniği olarak öne çıkıyor.

Fotoğraf 15. Türkiye’nin en modern Geriatri Servisi DEÜ Hastanesi’nde törenle hizmete girmiştir (Ocak 2015).

11.Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim Anabilim Dalı 2010

(https://hastane.deu.edu.tr/index.php/kurumsal.html?id=176)

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim Anabilim Dalı 2010 yılında kurulmuştur.

Anabilim dalı kurucu başkanı Prof. Dr. Hülya Ellidokuz, 2010 yılında başladığı bu görevi sürdürmektedir.

Anabilim Dalı, sağlık bilimleri ile ilgili biyoistatistik ve tıbbi bilişim konusunda çağdaş gelişmeleri izlemek, eğitime katkıda bulunmak, araştırmaları yürütmek ve araştırma yapmak amacıyla kurulmuştur (Fotoğraf 16).

Fotoğraf 16. Prof. Dr. Hülya Ellidokuz, Prof. Dr. Yasemin Başbınar Baskın, Prof. Dr. Pembe Keskinoğlu

Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu
banner17
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 37 99
2. Fenerbahçe 37 96
3. Trabzonspor 37 64
4. Başakşehir 37 58
5. Beşiktaş 37 56
6. Kasımpasa 37 53
7. Alanyaspor 37 51
8. Sivasspor 37 51
9. Rizespor 37 50
10. Antalyaspor 37 48
11. A.Demirspor 37 44
12. Samsunspor 37 43
13. Kayserispor 37 42
14. Konyaspor 37 41
15. Gaziantep FK 37 41
16. Ankaragücü 37 40
17. Hatayspor 37 38
18. Karagümrük 37 37
19. Pendikspor 37 37
20. İstanbulspor 37 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 94
2. Barcelona 37 82
3. Girona 37 78
4. Atletico Madrid 37 73
5. Athletic Bilbao 37 65
6. Real Sociedad 37 60
7. Real Betis 37 56
8. Villarreal 37 52
9. Valencia 37 48
10. Deportivo Alaves 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Getafe 37 43
13. Sevilla 37 41
14. Celta Vigo 37 40
15. Las Palmas 37 39
16. Rayo Vallecano 37 38
17. Mallorca 37 37
18. Cadiz 37 33
19. Granada 37 21
20. Almeria 37 18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@