Kozak yaylasında maden kuşatması: 'İnsanlarımız kanser oluyor'

Çok sayıda yasal ve kaçak maden Kozak Yaylası'nda doğal dengeyi bozuyor, yeraltı suları çekiliyor, fıstık çamı üretimi düşüyor, hayvancılık olumsuz etkileniyor.

ÇEVRE 06.08.2025, 12:22 28.08.2025, 16:00
Kozak yaylasında maden kuşatması: 'İnsanlarımız kanser oluyor'

Maden faaliyetleri Kozak'ta doğal yaşamı tehdit ediyor. Bakanlığın “Doğal Sit Alanı” olarak tescil ettiği yaylada bir taş ocağı daha ruhsat için başvurdu. Çevre örgütleri bölgedeki tahribata dikkat çekiyor.

İzmir'in Bergama ilçesi sınırları içerisinde yer alan; Dikili ve kuzeyde Ayvalık'ı içine alan Kozak Yaylası'nda Kozak Grup şirketi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na granit ocağı işletmesi açmak için başvurdu. Ege'de Sonsöz gazetesinde yer alan habere göre, adı geçen şirket “3439815” numaralı ruhsat sahasında granit ocağı açabilecek. Ocağın nerede açılacağı kamuoyuna açıklanmadı. Çevre örgütleri, şirketin bakanlıktan ÇED onayı talep etmesi halinde süreci tüm Kozak köylüleriyle birlikte takip edeceklerini belirtiyor.

Haber: Özgür Duygu Durgun

Bu son başvuruyla birlikte çok sayıda yasal ve kaçak maden Kozak Yaylası'nda doğal dengeyi bozuyor, yeraltı suları çekiliyor, fıstık çamı üretimi düşüyor, hayvancılık olumsuz etkileniyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü geçen nisan ayında Kozak Yaylası'nın bir kısmını üçüncü derece doğal SİT anlamına gelen ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ alanı ilan etmişti ancak Doğal SİT Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı’na göre, SİT kararı çıksa bile bölgede madencilik faaliyetleri yapılması ve yeni ocak açılmasının önünde yasal engel yok.

Kozak bölgesi, Bergama Krallığı’ndan beri fıstık çamı ormanları ile kaplı. Bir çam fıstığının kozalak vermesi için dikiminden yaklaşık 10 yıl geçmesi gerekiyor. Kasım ayından başlayan kozalak toplama işi nisan ayına kadar devam ediyor. Uzun süren toplama döneminin ardından bir ağaçtan sadece 7-8 kilo fıstık çamı elde edildiği için fıstık çamı çok değerli. İçerisinde bulunan minerallerle yararlı bir besin olan çam fıstığı, yurt içindeki ihtiyacın yüzde 80’ni karşıladığı gibi yurt dışına da ihraç ediliyor.

Verim düşüyor

Kozak köylülerinin hayvancılıkla birlikte en önemli geçim kaynağı olan çam fıstığında verim son 10 yılda dramatik biçimde düştü. Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü, Ege Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Orman Genel Müdürlüğü gibi kurumların 2010'lardan bugüne dek yürüttükleri çalışmalar da bunu gösteriyor. Verim düşüşünün nedenleri arasında madencilik faaliyeti, iklim değişikliği, zararlılar, aynı tür ağaç dikilmesinden kaynaklanan genetik çeşitliliğin düşüşü gibi faktörler var.

Öte yandan maden faaliyetlerinin yol açtığı ekolojik ve sosyal sorunlar, bir avuç bilim insanı ve sivil toplumun dışında, akademinin ilgi alanına pek az girebiliyor. Bergama'nın önceki dönem belediye başkanlarından Mehmet Gönenç, Kozak ormanında araştırma yapan Bakanlık yetkilileri ve üniversite üyelerinin rotasyona uğradığını; bölgeyi tanıyan bilim insanlarının 2014’ten itibaren sürgün edildiğini ve yerlerinin doldurulamadığına dikkat çekiyor. Gönenç, geçen dönem AK Parti'de olan Bergama Belediyesinin tüm çevre davalarından çekildiğini ve Kozak'ın savunmasız kaldığını hatırlatarak ''Bu dönemde İzmir Büyükşehir ve Bergama Belediyesi’nin tekrar bu süreçlere dahil olması gerekiyor. Çünkü Kozak ciddi anlamda risk altında. Bu madenler hem çalışırken hem de on yıllar sonra kötü bir miras bırakacaklar” diyor.

Kanser vakalarında artış

100'den fazla taş ocağı ile biri Dikili Çukuralan'daki Koza Altın, diğeri Balıkesir İvrindi'deki Tümad Altın işletmeleriyle dört bir yandan kuşatılmış Kozak Yaylası'nda ciddi bir ekolojik yıkım söz konusu. Taş ve altın ocaklarının yaygınlaşmasının yarattığı tahribat çam ormanlarının bütünlüğünü bozuluyor: Patlatmalar, ağır iş makineleri, toz salınımı ve habitat kaybı, ağaçların gelişimini ve tozlaşmasını olumsuz etkiliyor. Maden faaliyetleri kaynaklı yeraltı su seviyeleri değişiyor, kimi kaynaklar kuruyor.

90'ların sonunda İstanbul'da Boğaziçi Köprüsü'nün halatlarına kendilerini bağlamak gibi, siyanürlü altın madenciliğine karşı ses getiren yaratıcı eylemlere imza atan Bergama köylüleri ise bugün Bakırçay havzasını kuşatan şirketler karşısında adeta pes etmiş durumda.

Yaşadıkları tahribatı ve tükenmişliği Yukarıbey köyünden bir Kozak köylüsü ile konuşuyoruz. Adını vermek istemeyen üretici, ''Bugün Kozak'ın hemen her köyüne gidin, bir maden ocağı görürsünüz. Hepimiz toz toprak içinde yaşıyoruz. Türkiye'nin her yerinde köy bitti, hayat bitti. Kozak'ta köylünün huzuru kalmadı. Gençlerimiz büyükşehirlere gitti. Çoluk çocuk sigorta davasına madenlerde işe giriyor. Nasıl girmesin? Soruyorum size, bu Avrupalı şirketler neden gelip bu topraklarda maden arıyor, taş arıyor? Kendi topraklarında yok mu? Aslında bu şirketlerden bize fayda yok. Sağlığımızla oynuyorlar. İnsanlarımız kanser oluyor. Benim ailemde de kanser nedenli ölümler oldu. Memleket bitmiş daha hala ne satabiliriz diye uğraşıyorlar'' diyor.

SİT kararı ile dağ fare doğurdu

Kısa Dalga'ya konuşan Bergama Çevre Platformu sözcüsü Erol Engel, Kozak'ta resmi ocaklar kadar kaçak olarak çalıştırılan çok sayıda maden ve taş ocağı olduğunu hatırlatıyor. Yayla köylerinin taş ocaklarına adeta feda edildiğini söyleyen Engel, 3. derecede SİT kararını sadece Kozak değil tüm ülke genelinde maden faaliyetlerinin meşrulaştırılma yolu olarak değerlendiriyor:

"'Nisan ayında bir yönetmelik çıktı, Kozak 3. derece doğal sit ilan edildi. Ancak yönetmeliği okuduğunuzda mevcut taş ocaklarının önünün açıldığı görülüyor. Yönetmelikte 'ekolojik koridor oluşturma, doğal silüetin korunup, onun dışındaki alanlarda madencilik faaliyetlerinin yapılabileceği, patlatmaların izne tabi olacağı' gibi ifadeler var. Burada bir makyaj söz konusu. 'Patlatmalar izne tabi' deniliyor ancak sabahın köründe başlayarak buradaki insanlar ve doğal hayatın parçası olan hayvanlar ciddi travmalarla baş başa bırakılıyor. Kozak'ta son bir yıldır maden ruhsatı verilmiyordu ancak yeni çıkan bu yönetmelikle var olan madencilik faaliyetlerini meşrulaştırıp, yenilerinin önünü açtılar. Kısacası, dağ fare doğurdu"

“Yeraltı suyu akışı değiştiriliyor”

Haziran ayında TBMM'den geçen; zeytinlikleri madenciliğe açmanın yanı sıra kaçak madenlere af ve özel çevre koruma alanlarında ruhsat kolaylığı gibi düzenlemeler de içeren yasanın Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini etkisizleştireceğini belirten Engel; yasanın madencilik sektörünün çıkarlarını göz ederek hazırlandığını vurguluyor.

'Bölgede iki büyük altın madeni işletmesi mevcut. Balıkesir, İvrindi'deki TÜMAD ile Dikili Çukuralan'daki Koza Altın. Her ikisi de yeraltı su rezervini hızla tüketiyor. Özellikle Çukuralan'da korkunç bir eko kırım söz konusu. Zengin yeraltı su kaynakları üzerindeki Koza Altın Madeni, 400 metreden cevher çıkarıyor. Suyu kesmeden cevheri alamadıkları için; orada binlerce yıldır süren su altı akış rejimini değiştiriyorlar. Suyu kesmek için oraya yüzlerce ton kimyasal beton döktüler. Dikili Ovası’nda kuraklığa neden oldular. Madra Nehri tarihinde ilk defa 2023 yılında kurudu Biz buralardaki davaları kazanmamıza rağmen Bakanlık bu kararları etkisiz hale getirdi. Suyun bu kadar değerli olduğu bir zaman diliminde Madra'nın zirvesinde TÜMAD, eteklerinde Koza, bölgeyi hızla çoraklaştırıyor. Buralarda yargı ve adalet çabalarımız maalesef siyasal iktidarın antidemokratik uygulamalarıyla, özellikle de Çevre Bakanlığının ÇED süreçlerini devreden çıkaran 2009 /7 sayılı genelgesi ile yok sayılıyor. Bu genelge şirketlere mahkemelerden çıkan itiraz gerekçelerini ortadan kaldırmaları için fırsat tanıyor. Çukuralan Altın Madeni, 2009/7 sayılı genelgenin birden çok kez uygulanmasıyla faaliyetini sürdürmeye devam ediyor. Genelgenin uygulandığı projelerin sayısı saymakla bitmiyor."

Kaynak: AJANS BAKIRÇAY
Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
banner17
Günün Karikatürü Tümü
Günün Anketi Tümü
Bergama İl Olmalı mı?
Bergama İl Olmalı mı?
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 21 52
2.  Fenerbahçe 21 49
3.  Trabzonspor 21 45
4.  Göztepe 21 40
5.  Beşiktaş 21 37
6.  Başakşehir FK 21 33
7.  Samsunspor 21 30
8.  Gaziantep FK 21 28
9.  Kocaelispor 21 27
10.  Alanyaspor 21 23
11.  Gençlerbirliği 21 22
12.  Çaykur Rizespor 21 20
13.  Konyaspor 21 20
14.  Antalyaspor 21 20
15.  Eyüpspor 21 18
16.  Kasımpaşa 21 16
17.  Kayserispor 21 15
18.  Fatih Karagümrük 21 12
Takımlar O P
1.  Amed SK 24 49
2.  Erzurumspor FK 24 48
3.  Esenler Erokspor 24 47
4.  Bodrum FK 24 42
5.  Çorum FK 24 41
6.  Pendikspor 24 39
7.  Iğdır FK 24 37
8.  Keçiörengücü 24 36
9.  Bandırmaspor 24 36
10.  Boluspor 24 35
11.  Van Spor FK 24 34
12.  Manisa FK 24 34
13.  İstanbulspor 24 32
14.  Sivasspor 24 30
15.  Sarıyer 24 30
16.  Ümraniyespor 24 28
17.  Serik Belediyespor 24 26
18.  Sakaryaspor 24 23
19.  Hatayspor 24 7
20.  Adana Demirspor 24 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 25 56
2.  Manchester City 25 50
3.  Aston Villa 25 47
4.  Manchester United 25 44
5.  Chelsea 25 43
6.  Liverpool 25 39
7.  Brentford 25 39
8.  Everton 25 37
9.  Sunderland 25 36
10.  Fulham 25 34
11.  Bournemouth 25 34
12.  Newcastle United 25 33
13.  Crystal Palace 25 32
14.  Brighton & Hove Albion 25 31
15.  Tottenham 25 29
16.  Leeds United 25 29
17.  Nottingham Forest 25 26
18.  West Ham United 25 23
19.  Burnley 25 15
20.  Wolverhampton 25 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 23 58
2.  Real Madrid 23 57
3.  Atletico Madrid 23 45
4.  Villarreal 22 45
5.  Real Betis 23 38
6.  Espanyol 23 34
7.  Celta Vigo 23 33
8.  Real Sociedad 23 31
9.  Osasuna 23 29
10.  Athletic Bilbao 23 28
11.  Getafe 23 26
12.  Girona 23 26
13.  Sevilla 23 25
14.  Deportivo Alaves 23 25
15.  Elche 23 24
16.  Mallorca 23 24
17.  Valencia 23 23
18.  Rayo Vallecano 22 22
19.  Levante 22 18
20.  Real Oviedo 22 16

Gelişmelerden Haberdar Olun

@