Ajans Bakırçay
2021-07-28 19:27:39

Turgay Yıldız ve Nazar Muhammed

Aysel Korkut

28 Temmuz 2021, 19:27

Turgay Yıldız’ın kalple ilgili bir sorun nedeniyle ölmesine aklım bir türlü yatmıyordu. Beni tedirgin edip duran bu şüphe, Nazar Muhammed’in öldürülmesi haberiyle daha da kuvvetlendi.

Karı koca ikisi de çok değerli iki kalp damar uzmanına sordum. Sağ olsunlar sorumu yanıtladılar. Soru şuydu: Kalp hastası olduğu bilinen bir insana kalp krizi geçirtilebilir mi? Devamında başka komplikasyonlar gelişmesine sebep olunabilir mi?

Onlar da bana kalp hastalığı olan birisinin çok kolaylıkla kendiliğinden kalp krizi geçirebileceğini söylediler. Örneğin o kişi peş peşe yirmi sigara içse kesinlikle kalp krizi geçirirdi. Bir şeye aşırı sinirlense geçirebilirdi. Daha birçok sebepten olabilirdi kalp krizi. Yani dışarıdan bir etkiye gerek yoktu.

Ama, ama, ama yine de böyle bir şey olabilir miydi, kötü niyetli bir etki? (Doktorlar, hemşirelerle ilgili bir şüphe olduğu sanılmasın lütfen, bendeki şüphe araya kaynayabilecek karanlık kişilerle ilgili.)

Bunun için bir Sherlock Holmes gerekli elbet. Benim boyumu aşar ne yazık ki ama yine de kendimce sorgulamaya çalışıyorum. Çünkü aldığım cevaplar şüphemi yatıştırmaya yetmedi, yetmiyor.

Ülkece paranoyak olduğumuz doğrudur. Ben de bundan payıma düşeni alıyorumdur. Hepsi doğrudur... Ama aklımda böyle de bir soru işareti vardır, vardır, vardır.

Yirmi bir kişilik bir infaz listesi varmış. Üstüne bir de elli dört kişilik infaz listesi çıktı. Söylenti değil bu. Ferhat Tunç, Alman polisinin, adının listede olduğunu bildirerek kendisini uyardığını açıkladı. Erk Acarer daha geçenlerde evinin önünde saldırıya uğradı. (Dayak yiyen gazeteci gırla. Levent Gültekin dövülmedi mi daha kaç gün önce, üstelik de ortalık yerde?)

Erk Acarer gazeteci. Ferhat Tunç sanatçı.

Listedekilerin çoğu ya gazeteci ya da sanatçı.

Bu listeler yurt dışı listeleri. Ya ülke içindeki listeler? Bu listelerin içinde Turgay Yıldız’ın adının geçmediğini kim kanıtlayabilir? Geçtiğini de kanıtlayamayız mutlaka ama geçmediği de kanıtlanabilir değil. Hele de Nazar Muhammed’in öldürülmesinden sonra ve hele de “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok.” denilmesinden sonra…

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Çetin Emeç, Turan Dursun, Abdi İpekçi, Hrant Dink…

Bu yetkin isimler gürültüyle öldürülmüşlerdi. Şimdi artık sessizce yok ediyorlar insanları ya da Tahir Elçi gibi katakulliye getirerek. Düşününce aklımıza, çok yakınlarda ölümü şüpheli birçok isim gelecektir.

Yetmiş, seksen ve doksanlarda insanları gürültüyle öldürüyorlardı evet. Şimdiki katiller işlerini kitabına uydurarak çok sessiz ve çok daha kalleşçe yapıyorlar.

Konuşanı susturmak sadece bizim ülkemize has değil biliyorsunuz. Kim ki yaşadıkları ülkelerin kirli çamaşırlarını ortaya döküyor ya da hayranlık duyulan insanların maskelerini indirip gerçek yüzlerini topluma gösteriyor, onun ensesine hemen çökülüyor. John McAfee’nin yakalanıp da atıldığı hücresinde ölü bulunuvermesi, Jullian Assange ve Edvard Snovden’in aynı sona uğramamak için yersiz yurtsuz kalmaları…

Rusya’nın Snovden’e oturum verirken kendi muhalifi Aleksey Navalny’nin zehirlenmesi girişimi, sonrasında onun da hücreye tıkılması. Bir muhalifi yakalamak için Belarus’un müdahale ederek yolcu uçağını indirtmesi…

Dünya tarihinin bozuk para misali harcadığı bu isimler (tarihin seyrini etkileme gücü olan isimler) bir yanda dururken Turgay Yıldız’ın kalp krizine şüpheyle bakmak çok da aykırı bir şey değil. Hatta Sedat Peker’in yaşadığı yere covid19 kolonileri salınmış olabileceğini düşünmek bile çok uç bir fikir değil. Daha çok yakınlarda, üstelik yandaş ama çok şey bilen bir gazeteci hiç de covid değilken covidden ölmedi mi?

Konumuz o değil, Turgay Yıldız’ın -bence şüpheli- ölümü.

Kalp krizini aşıya bağlayanlar oldu. Aşı karşıtları için bulunmaz bir nimetti bu olay ve haliyle tepe tepe kullandılar.

Oysa “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok.” sözünün yan etkisi, aşının yan etkisi hikayesinden daha gerçekçi duruyor. Hele bir de büyük büyük yetkililer aman çok ilgilenmişler Turgay Yıldız’ın sağlığıyla yanı var ki bu olayın, insanı daha bir gerim gerim geriyor.

Hiç ilgilenmeselerdi keşke! O zaman içimiz daha rahat olurdu.

Bilmiyorum, bütün bunlar deli saçması gibi görünmüş olabilir gözünüze ama bana hiç de öyle gelmiyor. Çünkü çağ delirdi. Olaylar delirdi. Ülke delirdi. Dünya delirdi. Bu ortamda düşüncenin en delisine ihtiyaç var.

Ve bütün bu tehditler, çok az insanın konuşmasından kaynaklanıyor. Kolayca hedef alınabilir sayıda insanın konuşmasından ve haliyle onların göze batmasından…

Lütfen bizler de dertlenelim dünya ve ülke sorunlarıyla. En azından bu insanlar arada kaynasın, o kadar göze batmasın, hedef tahtası gibi ortada kalmasınlar.

Ülke bizim ülkemiz ama bir süredir yabancıyız. Kendi ülkemizde yabancı. Hiç olmazsa bunun için bir şeyler düşünelim. Söyleyelim.

Türkiye de tek Dünya da tek. Başka Türkiye, başka Dünya yok.

Aydınlara sahip çıkılmazsa, türlü bahanelerle yalnız bırakılırlarsa, kendi kaderlerine terk edilirlerse dünya daha iyiye gitmez. Birer birer sinsice yok edilirler ve bizler bir bataklığın içine düştüğümüzle kalırız. Kalmayız aslında çünkü o bataklıkta boğuluruz.

Mülteci olup yollara düşmemize ramak kaldı. Bu gamsızlığımızı üstümüzden atmaz isek pek yakında hepimiz mülteci olacağız. Herkes bir Turgay Yıldız olsun demiyorum, olamayız zaten ama en azından… Ne bileyim işte…

İnsanlar düşünmeli, konuşmalı, kıpırdamalı diyorum.

Bir şeylere itiraz etmeden yaşa yaşa bu hale geldik.

Devamında mülteci olacağız. Ses çıkarın ey millet!

Tencere tava çalın hiç değilse ama ses çıkarın. Üstünüze ölü toprağı serpilmiş gibi durmayın kuzum, lütfen!

Biliyorum, neresinden tutacağınızı bilemediğinizden sustuğunuzu ama tutun bir yerinden, neresi olursa olsun… Yoksa deveyi hamutuyla yutanlar, yeryüzündeki bütün deve katarlarını yutacaklar. Ya ülkenizi savunun ya da mülteci bohçanızı hazırda tutun.

Ve hiç susmayan aydınlar, sakın susmayın…

Yalnız, konuşurken kendinize ve çevrenize daha çok dikkat etmeyi unutmayın.

Keşke Turgay Yıldız sağ olsaydı!

Sağ olsaydı da bir skeç patlatsaydı şimdi bu son durumlar üstüne… Afgan göçü, İstanbul’da eli silahlı Afganlar, nefret sözleri saçarak Afgan ve Suriyeliler üzerinden ırkçılık yapanlar, insan haklarını savunmak niyetiyle kullanışlı aptallık sergileyenler, çaresiz Afgan mülteci hapını yutup insanlara da yutturmaya çalışanlar, ortasını bir türlü bulamayan halkımız üstüne… Çözüm üretemeyen, belki de bu göçleri, bu demografik değişimi çözümün bizzat kendisi gören yetkililer üstüne… Kendi halkını ülkeden kaçırtan, boşalan yerleri arada fark olmayanlarla dolduran yetkililerle…

Ben aşağıya eski bir skecini bırakayım: “Sağlık Bakanı Sayıyı Açıkladı!”

Belki izlersiniz. Ne bileyim…

Aysel Korkut 

video linki

https://www.youtube.com/watch?v=pfrdJ0PAtVE

Yorumlar (5)

Oktay Kip 3 Yıl Önce

Delilik yetişkinlerin çocukluklarında dört nala koşmasıdır bence. Yurdum insanı farklı derecelerde buhran geçiriyor. Çaresi antidepresan değil elbet...

Ayşe Hanım 3 Yıl Önce

Evet, keşke Turgay Yıldız sağ olsaydı. :( Yazı için emeğinize sağlık...

Saniye 3 Yıl Önce

Kaleminize sağlık... yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum

Turan Fırat 3 Yıl Önce

Neler görmedik ki, nelere tanık olup üç maymunu oynamadık ki.... Kaleminize sağlık.

Alev Subaşı 3 Yıl Önce

Paranoyak omak için çok fazla nedenimiz var. Bu ülkede gördüğü , duyduğu , yaşadıklarını topladığında yalnızca paranoyak olmuşsa insan şanslı bile sayılır.İyi insanları bu kadar çabuk yitip gittiği her türlü haksızlık ve ahlaksızlığa bulaşanların keyif sürdüğü bu dünyada paranoyak omuşuz çok mu ?? Kaleminize Sağlık Aysel Hanım

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.