Ajans Bakırçay
2026-01-17 10:22:19

Okuduklarım / Karaço ve Hoşça Kal Midilli

Hasan Zeki Sungur

17 Ocak 2026, 10:22

KARAÇO (Yolların Bittiği Yer) - Hüseyin YURTTAŞ

Yazar Hüseyin Yurttaş; “1946 yılında Foça’nın Kozbeyli köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Menemen’de okudu. Parasız yatılı okuduğu Edirne Erkek İlköğretmen Okulu’ndan 1964 yılında mezun oldu. Van, Amasya, İzmir illerine bağlı köylerde on yıl çalıştıktan sonra İzmir merkezine atandı. Öğretmenliği sırasında çocuk edebiyatında tanık olduğu eksikleri giderme düşüncesiyle 1975’te çocuklar için roman ve öyküler yazmaya başlamıştır. 1983 yılında öğretmenlikten istifa etti, yazma serüveninin başlarından itibaren şiir dışındaki alanlara da ilgi göstermiş deneme, anı, günce, öykü, oyun ve roman yazmıştır. Yalnızca yazarak yaşamaya çalıştığı bir dönemin ardından Bornova Belediye Kitaplığı ve Okuma Evi’nin kuruluşunu üstlendi ve gerçekleştirdi. Bu görevinden 1994 yılında ayrılarak emekli oldu. Çeşitli dergi ve gazetelerde şiir ve yazıları yayımlanan Yurttaş, arkadaşlarıyla birlikte Dönemeç isimli bir dergi çıkardı. Cumartesi Sohbeti adlı köşesiyle, 1995-2001 yılları arasında Yeni Asır gazetesinde yazıları yayınlanmıştır. Hüseyin Yurttaş, TÖMER’in 1997 yılında düzenlediği ankette en başarılı on çocuk yazarı ödülü yanında şiirleri ile de çeşitli ödüller almıştır Hüseyin Yurttaş halen İzmir’de yaşamakta ve yazın faaliyetlerine devam etmektedir. “

Karşıyaka Sancar Maruflu Sivil Toplu Yerleşkesi Kitap Kulübünde emekli Tarih öğretmeni Gündüz Özsoy yönetiminde ki toplantımızda onur konuğumuz olan yazar Hüseyin Yurttaş, çift atla sürülen araba anlamına gelen Karaço’da Bakırçay Vadisinde Soma, Dikili, Aiağa, Bergama ve Foça yöresinde bir dönemin tarihine ışık tutuyor… Kuvayı Milliye saflarına katılan, siperlerde cesurca direnen Fakı adlı kahramanın yaşadıkları üzerinden hem geçmişin iyi bilinmeyen bazı olaylarını aydınlığa kavuştururken hem de yaşanmış olayları düşlerle harmanlayan özgün bir çalışma ortaya koyuyor.

Yazar tarihçi değil ama yaptığı araştırmaları tarihsel gerçekleri bağlarından koparmadan anlatmanın bunu doğduğu ve yaşadığı yere karşı bir görev olduğunu belirtirken gelecek nesillere belgesel niteliğinde bir eser hediye ediyor.

Milli Mücadele ile ilgili pek çok kitap okudum memleketim Alaşehir’deki Milli Mücadelede sürecini inceledim. İnceleme yanında bunları kurgulayarak bir romana yansıtmak o anları yaşamak ve okura sunmak çok büyük uğraş gerektiriyor. Yazar bunu bölge insanı olmanın o bölgede doğup yaşamanın araziyi, coğrafyayı ve sosyal hayatı bilmenin verdiği avantajla yerine getirmiş ve ortaya Kent Belleği arşivi için çok değerli bir eser meydana çıkarmış…

Yazarın gazeteci Aydın Saka kimliğinde anlattığı Yuhan, Stelyo ve Kalyopinin peşinde intikam duygusu gelişen hikayelerde şu satırlar kitabın özeti diyebilirim; “…Yollar uzun, olaylar çoktu ve değişikti. Karaço amcamla konuşmak, bir dereden ya da bir çaydan, taştan taşa atlayarak geçmek gibiydi. Gerçekler. Sanki suyun içindeki kimi yüksek taşlar gibi azdı, seyrekti, öbür tarafı suydu ya da bana öyle geliyordu…”

Kitabın tanıtım bölümünden;

Bergama bu kez kesin olarak işgal edilmişti. Bu habere, Dikili’ye çıkan birliklerin de İzmir’den gelenlerle orada birleştiği haberi eklenince, havayı saran karamsar bulutlar adam akıllı yoğunlaşmıştı. Bir teselli gibi kulaklara ulaşan, daha gerilerde, Soma’ya doğru bir cephe kurulduğuydu. Bizimkiler orada tutunmuşlardı. Söylenenlere bakılırsa, Yunan ordusu adım atamıyordu. Subaylar, siviller, efeler, zeybekler müfreze müfreze kilitlenmişler; onlara geçit vermiyorlardı. Kurtuluş Savaşı’nın en şiddetli günleri… Kuvayı Milliye’nin Yunan işgaline ve saldırılarına karşı oluşturduğu Batı Cephesi…İşgal kuvvetlerine on dört ay gibi uzun bir süre direnmiş olan Soma/Cinge Cephesi’ne “karaço” adı verilen arabasıyla malzeme ve mühimmat taşıyan savaşçı Fakı… Hüseyin Yurttaş’ın canlı karakterler ve tarihi gerçeklik zeminindeki kurgusuyla destansı bir anlatım…”

Milli Mücadele dönemine ışık tutan bu kitap konuya meraklı okurlar ve araştırmacılar tarafından okunmanın yanında halk, ortaokul ve lise kütüphanelerinde bulundurulmalı ve Kent Belleğinin bir başvuru kitabı olarak değerlendirilmelidir…

HOŞÇA KAL MİDİLLİ - Kemal Anadol

Büyük Ayrılık, Son Durak, En Uzun Gün ve Kulağım Karadeniz’de kitaplarını daha önce okuduğum yazarla Karşıyaka Belediyesinin Çatı Bostanlı’daki Rasime Şeyhoğlu Kitaplığı ve Aydınlanma Evinde ki Hoşça Kal Midilli kitabı söyleşi programını okuyunca kitabı aldım ve birkaç günde okudum. Aldığım notlar, soracağım sorularla söyleşide yerimi aldım. Açılış konuşmasını yapan Belediye Kültür Müdürü hanımefendi yazarı tanıyorsunuz siyasetçi ve yazardır hayatıyla ilgili teferruata girmeyeceğim deyip sözünü Kemal beye bırakınca yadırgadım halbuki kısa bir araştırmayla yazarı tanıtması gerekirdi ki bu söyleşilerin olmazsa olmazıdır…

Kemal Anadol Anadol 1941’de Karabük Safranbolu’da doğdu. Büyük Ayrılık, Son Durak, En Uzun Gün ve Kulağım Karadeniz’de kitaplarını daha önce okuduğum yazarla Karşıyaka Belediyesinin Çatı Bostanlı’daki Rasime Şeyhoğlu Kitaplığı ve Aydınlanma Evinde ki Hoşça Kal Midilli kitabı söyleşi programını okuyunca kitabı aldım ve birkaç günde okudum. Aldığım notlar, soracağım sorularla söyleşide yerimi aldım. Açılış konuşmasını yapan Belediye Kültür Müdürü hanımefendi yazarı tanıyorsunuz siyasetçi ve y Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi (1963). 1966-1973 arasında Karadeniz Ereğlisi’nde avukatlık ve gazetecilik yaptı, Ereğli Memleket gazetesini çıkardı. 15 ve 16’ncı dönem Zonguldak (1973, 1977), 18, 22 ve 23ncü Dönem İzmir Milletvekili (1987, 2002-2011) seçildi… Türkiye Barış Derneği’nde genel başkan vekilliği yaptı. 1994’te Yeni Demokrasi Hareketi’nin kurucuları arasında yer aldı. Siyasi kariyerinde verdiği demokrasi ve barış mücadelesini kitaplarına yansıtan yazar, Türk Yunan ilişkilerini özellikle adalar ve karşı sahillerde ki Türk şehirleri ile mübadil hikayelerini belgesel niteliğindeki kitapları ile tarihe ışık tutmuştur. 1963 yılında makale dalında Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Armağanı’nı ve 1994 Abdi İpekçi Barış Dostluk Ödülü’nde İletişim Özel Ödülü’nü kazandı. Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Bilim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (BESAM) üyesi olan Kemal Anadol, evli ve iki çocuk babasıdır. İzmir’de yaşamaktadır. Okuduğum kitaplarında ki belgelere dayalı çalışmalarıyla siyasi ve milli tarihimize ışık tutan Kemal Anadol bu çalışmalarını bir de sözlü olarak anlatınca sorulacak ve edinilecek bilgileri not almış ve söyleşiye konu olan kitapla ilgili değerlendirmelere sıra gelmişti ki yönlendiricinin olmadığı söyleşiyi teşekkürle sonlandırıverdi kültür müdürü… Sonrasında nedenlerini sorduğumda aldığım cevaplar ise kısa ve netti ‘uygulaması böyleydi” ve de üstelemedim diğer sorumu söyleşinin yapıldığı salonda ki kitaplıkta yazarın kitabı niye yoktu?

1912’den 1944 yılına uzanan süreçte bir aşk hikayesinden yola çıkan yazar Midilli adasının işgali, halkın direnişi, kurulan gizli örgütün çalışmaları, direnişçilerin Türkiye’den gördükleri destek ve eğitilmelerini, Ege’nin iki yakasında ki göç olgusunu, mübadeleyi, aidiyet duygusunu, Ayvalık ve Midilli arasında ki sosyal ve kültürel bağlantıyı belgeler ve tanıklarla anlatırken okuru dünden bugüne yaşananlarla ilgili düşünmeye sevk ediyor…

Kitabın Tanıtım Bölümünden;

“Ege’nin bir adı da Adalar Denizi’dir. Doğanın en güzel adaları Anadolu ile Yunanistan arasına serpiştirilmiştir. Gelgelelim bu coğrafyada tarih boyunca kavga ve savaşlar eksik olmamıştır. Ancak şurası kesindir ki bu adalara barış ve esenlik silahlanarak değil; ekonomik, sosyal, kültürel ve turizm ilişkileriyle gelecektir.

Büyük bir savaş sonrasında iki büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ile Eleftherios Venizelos’un başlattıkları dostluk ilişkileri günümüzdeki politikacılara ders olmalıdır.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.