Baba, Kadınlar Günü neden var?
Baba, Kadınlar Günü neden var?” Boyner Grup’un 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırladığı videoda (https://www.youtube.com/watch?v=BKrK06Us7YA) kızı babasına bu soruyu soruyor.
Gelin bu sorunun hepimize sorulduğunu varsayalım. Erkekler ve kadınlar eşitse anneler ve babalar günü varsa, kadın ve erkek hayatın her alanında eşitse bu eşitlik yasalarla korunmuşsa O kız çocuğunun babasına sorduğu soruya ne cevap verirdiniz?
Siz sorunun cevabını düşüne dururken bugünün tarihçesine bir göz atalım…
“8 Mart 1857 tarihinde ABD nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında grevinde polis şiddeti ve yangında ölen çoğu kadın 129 işçinin anısına 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2.Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçilerin anısına saygı duymak maksadıyla, 8 Mart’ın gününün “Internationaler Frauentag” International Women’s Day – “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılması önerisi, oybirliğiyle kabul edildi. Türkiye’de ise, ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya ve anılmaya başlandı.“
Halen düşünmeye devam ediyorsanız ‘Boyner Grubun’ konu ile ilgili açıklamasına bir bakalım
…Bir asrı aşkın süredir takvimlerde olan bugün, diğer tüm özel günlerden farklı. Özel günler kutlanır… Özel günlerde güzel mesajlar paylaşılır… Hediyeler verilir, çiçekler alınır…
Ancak 8 Mart sadece bir kutlama değil, aynı zamanda farkına varma, hatırlama, unutmama günüdür.
Çünkü;
Sadece kadın olduğu için yaşam hakkı yok sayılan tek bir insan bile hâlâ varsa,
Çalışan kadınların yarısından fazlası hâlâ ayrımcılığa maruz kalıyorsa ve hâlâ iş görüşmelerinde %42 gibi yıkıcı bir oranla engelleniyorsa, eşit işe eşit maaş alamıyorsa,
Ebeveynlerin ortak sorumluluğu olan “çocuk” hâlâ sadece kadının sorumluluğu olarak görülüyorsa,
İnsanın kendini en güvende hissetmesi gereken yerde, evinde, kadına yönelik şiddet her geçen gün artıyorsa,
Dünyanın bütün çiçekleri bir araya da gelse bu gerçekleri örtemez.
İşte bu yüzden 8 Mart sadece bir kutlama değil; hatırlama ve farkına varma günüdür aynı zamanda.
Bu yüzden bugün sadece bir kampanya yapmıyoruz; herkesi kendini sorgulamaya davet ediyoruz”
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana değin sormaya devam edeceğiz.
Bu yıl, en temel soruyu soruyoruz:
Kadınlar Günü Neden Var?”
Eğer cevabı ararken yüzleştiysek kendimizle aynı videoda babanın verdiği cevapta ki gibi “erkekler atık öğreniyor” açıklamasında erkek üzerinden bir sorgulamaya gidiyor ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için sadece özel bir günde değil her an, her yerde çalışıyorsak biz görevimizi yapıyoruzdiyebiliriz. Peki toplumun duyarlılığı, saygınlığı ve bu eşitliği sağlayacak, devam ettirecek siyasi erk?
Bugün kadınların çeşitli alanlarla uğradıkları haksızlıklar, katledilmeleri ve de halen gerici, şeriatçı ülkeler ve maalesef ülkemizde onların yandaşlarınca ikinci sınıf vatandaş olarak görülürken bunların gündeme getirilmesi gerekirken bir tüketim gününe döndürülmesi ve sıradanlaştırılması 8 Mart’ı kadınların hak, eşitlik, özgürlük ve dayanışmayı temsil eden bir günü olmaktan uzaklaştırmaktadır…
8 Mart sadece bir kutlama günü değildir, 8 Mart bir yüzleşme ve sorgulama günüdür, ulaşılacak hedef “yarına bir gün öncesinden daha mutlu, hayatın her alanında kadınlarla eşit ve adil bir dünyayı 365 gün paylaşmaktır…”
Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle kadınlarımıza sevgi ve saygıyla;
“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”