Sevgili torunlarım Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün sizler için söylediği iki söz ve bir hitabeyi hatırlatarak başlamak istiyorum mektubuma.
“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”
“Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.”
“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ebediyen muhafaza ve müdafaa etmektir!” diye başlayan ve “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diye biten Gençliğe Hitabeyi”
Yukarıda ki sözler Ulu Önderimizin sizlere verdiği önemin yanında sizlere verilen çok önemli bir görevin “Cumhuriyeti yükseltme ve yüceltme sonsuza dek muhafaza ve müdafaa etmek görevinin ifadesidir…”
Bu görevini yerine getirmek için sizlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş ve kuruluş sürecini çok iyi bilmeniz gerekir. Bu bilgileri okullarınızda ve okuduğunuz çeşitli kitaplardan öğreniyorsunuz. Ancak sizlere bu süreci en iyi anlatacak kitap bu tatil döneminde okumanızı tavsiye edeceğim “NUTUK” dur.
Hadi gelin mektubumuzun başlığına konu olan tarihi sürece bir göz atalım ama önce Nutuk’un kelime anlamına bir bakalım.
Nutuk’un Tanımı:
Nutuk, kelime anlamı olarak, “söz, lakırdı; söyleyiş, söylemek kuvveti” demektir. Türkçede bu kelime daha çok “bir topluluğa karşı söylenilen söz, hitabet” karşılığında kullanılmaktadır.
Dinleyenleri coşturmak ve belli bir amaca yöneltmek; onlara bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir ülküyü aşılamak; önemli açıklamalarda bulunmak için yapılan etkili, coşkulu konuşmalara Nutuk (Söylev) denir. Türk edebiyatının en güçlü nutuk (söylev = hitabet) örneği Atatürk’ ün “Nutku “dur.
Nutuk’u Kim, nerede Yazdı?
Nutuk bizzat Atatürk tarafından 1927 yılı başlarında hazırlanmaya başlamış Çankaya Köşkünde sekiz saatte bir değişen yaverlerine bazen 32 saat süren çalışmalarla yazdırılmıştır.
Nutuk, aylar süren hummalı çabalar ve emekler sonucunda, sadece Atatürk’ün değil, yıllarca birlikte mücadele ettiği arkadaşlarının da fikir ve düşünceleriyle yoğrularak hazırlanmıştır.
Nutuk’un Özü Nedir?
“Nutuk”, tarihin akışını değiştirme gücüne sahip bir önderin, varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milleti, temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmış olan bir imparatorluğun yıkıntıları arasından çekip çıkararak nasıl çağdaş ve millî bir devlet haline getirebildiğinin belgelere dayanan hikâyesidir.
“Nutuk”, Millî bir uyanışın ifadesi olarak, bir milletin maddî ve manevî bütün güçlerini harekete geçiren Kuvayı Milliye ruhu ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşundan Cumhuriyet’in ilânına kadar uzanan başarılı bir milli mücadelenin tarihî akışının hikâyesidir.
Tarihi Süreç. Nutuk Nerede, Ne Zaman Kim Tarafından Okundu? Amaç Neydi?
15 Ekim 1927 günü tarihin derinliklerinde sıradan bir gün olarak görülebilir ancak aynı günü ‘Tarihte Bugün’ kategorisinde incelediğinizde karşınıza çıkacak sonuç tarihe not düşülen bir konuşmanın başladığı gün olarak karşımıza çıkar.
Bu, Gazi Mustafa Kemal’in Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemi ile ilgili kişileri, olayları ve çeşitli fikirleri kendi bakış açısıyla anlattığı bir konuşmadır ve Nutuk olarak adlandırmıştır.
Gazi Mustafa Kemal, 15 Ekim 1927’de TBMM toplantı salonunda toplanan Cumhuriyet Halk Fırkasının (1935 de CHP) 2. Büyük Kongresi’nde, Büyük Nutku ’nu okumaya başlamıştır. 20 Ekim de biten toplantıda Gazi Mustafa Kemal Nutuk’u 6 günlük süreçte 36 saat 33 dakikada okumuş (sabahleyin üç saat ve öğleden sonra üç saat olmak üzere her gün iki toplantıda) ve konuşmasını yeri geldikçe kâtibe uzattığı belgelere dayandırmıştır.
Konuşmasındaki amaç 1919-1927 arası son dokuz yılda olup bitenlerin hesabını sormak ve hesabını vermekti… Anlattıklarını dinleyenlerinde ülkenin dört bir yanında bu konuşmayı anlatmaları, böylece olan biteni tüm yurttaşların kaynağından, yani birinci elden, Mustafa Kemal’den öğrenmeleriydi.
Nutuk Neyi Anlatır?
Nutuk Gazi Mustafa Kemal’in Nutuk’un sonunu bağladığı sözleriyle;
“Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım. Efendiler, bu nutkumla milli bağımsızlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını; Bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım…”
607 ana başlıktan oluşan Nutuk 1919 – 1920 yılları arasını ele alır. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı, Osmanlı Devleti’nin genel durumu, Milli Mücadele çalışmaları, Milli Mücadeleyi içeriden ve dışarıdan engelleme çabaları, Kongreler, Mustafa Kemal’in şahsına ve Heyet-i Temsiliye’ye karşı ortaya çıkan tepkiler ve TBMM’yi açma çalışmalarından bahseder. 1920 – 27 yılları arasındaki dönemde ise TBMM’nin açılışı, Kurtuluş Savaşı, İtilaf Devletleriyle yapılan siyasi görüşmeler, Cumhuriyet’in ilanı, Çok partili hayata geçiş ve yapılan devrimler anlatılmıştır.
Kitap Olarak Nutuk;
Evet, asıl konuya geldik sizlere tatil döneminizde okumanızı tavsiye edeceğim kitaba; İlk öğretim ve orta öğretim öğrencilerine “Çocuklar İçin Nutuk” lise öğrencileri için “Gençler İçin Nutuk.”
Okumanızı istediğim bu kitapla ilgili kısa bir bilgi vereyim sizlere “Nutuk “un ilk baskısı, henüz Harf Devrimi gerçekleştirilmediği için 1927 yılında Arap harfleriyle basılmıştır. “Nutuk “ Latin harfleriyle 1934 de, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları tarafından belgeleri de içeren üç cilt, 1938 de ise yalnız Nutuk kısmı tek cilt olarak bastırılmıştır. Sizin okuyacağınız ise kısaltılmış ve tek kitap haline getirilmiş halidir…
SONUÇ:
Kongre’nin son gününde Mustafa Kemal’in sözleriyle…
“Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.”
Ve de çocuklar ve gençler hepimize düşen görev Nutuk’u okumalı ve Nutuk’un daha geniş kesimler tarafından okunması ve içeriğinin iyi anlaşılması için daha çok çaba harcamalıyız… Sizlere inanıyor ve güveniyorum…
(Bu kısa bilgiden sonra eminim ki kitaplığınızda okumaya fırsat bulamadığınız Nutuk’u elinize alıp okumaya başlayacaksınız. Takıldığınız bölümleri aile büyüklerine hatta telefonla bana sorun. Tatil dönemi sona erdiğinde öğretmeniniz tatilde ne okuduğunuzu sorduğunda göğsünüzü gere gere ‘Nutuk’u okudum’ diyerek arkadaşlarınıza kitapla ilgili bilgi vermeye hatta sınıfça bu kitabı okumayı teklif etmeye ne dersiniz? Sonrasında ise memleketinizde Milli Mücadeleyi öğrenmeyi, müzeleri gezmeyi ve bir araya geldiğimizde bunları konuşmaya…
Hasretle ve sevgiyle gözlerinizden öpüyorum sevgili torunlarım...