HAKKI ÜLKÜ’YE VEDA
2026 yılının Nokta’sında ilk yazımda paylaşmıştım şu satırları; “…Ve de dileğimdir sevgili büyüğüm Hakkı Ülkü’nün Yenigün gazetesinde köşesinde ‘2026 Ya Girerken’ başlıklı yazısında ki dileklerinin gerçekleşmesi… 2026’ya girerken dileğim; Daha az gürültü, daha çok iş. Daha az öfke, daha çok adalet. Daha az vaat, daha çok samimiyet.” Dileğinin sonucunu göremeden 21 Ocak tarihinde kaybettik onu sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum Hakkı abimi…
Yenigün Gazetesinde 14 Ocak tarihli yazısında çok sevdiği ve büyük hizmetlerde bulunduğu Aliağa’dan yola çıkarak kent belleği üzerine yazdığı yazıda ki şu satırlar sanki onun bir hafta sonrasının vedasıydı “Hakkıyla Geçen Yıllar” kitabında yazdıklarıyla…
…Ama bir kentin hafızası yok sayılıyorsa, yapılanlar unutuluyorsa, o zaman susmak da doğru değildir. Ben bir beklentiyi dile getirmiyorum. Bir talepte bulunmuyorum. Sadece bir ilkeyi hatırlatıyorum. Bugün Aliağa’yı kim yönetiyor olursa olsun, hangi siyasi görüşten gelirse gelsin, bir kente bu kadar hizmet etmiş insanların isimlerini yaşatmak o kentin kendisine duyduğu saygının göstergesidir. Bir parkta, bir kültür merkezinde, bir eserde… Ya da sadece bir köşede, bir tabelada. Bu bir kişiye yapılan iyilik değildir. Bu, kentin kendi geçmişine sahip çıkmasıdır.
Kentler betonla değil, hafızayla büyür. Hafızasını kaybeden şehirler, yönünü de kaybeder. Benim söylemek istediğim sadece budur…
Üç dönem Aliağa Belediye Başkanlığı, 22. Dönem CHP İzmir Milletvekili olarak görev yapan Hakkı Ülkü’ye karşı görevini yerine getirmelidir Aliağa yerel yönetimi…
66 NCI KÜTÜPHANEDEN 70NCİ KÜTÜPHANEYE UZANAN HEYACAN
Gazeteci, yazar ama en önemlisi o bir kütüphane sevdalısı, kitap ve kütüphane denildi mi yerinde duramayan kıpır, kıpır oradan oraya koşturan, sonuca ulaşmak o kütüphaneyi açmak için hiç durmayan ama bir aksilik olursa hele bir de açılanı kapatırlar ve kitapları darmadağın ederlerse sonuna kadar mücadele eden hesap soran, sorgulayan bir kitap dostu. Kim mi bu bahsettiğim kişi? Sevgili dostum emekli öğretmen Recai Şeyhoğlu...
Türkiye’nin dört bir yanında toplam 65 kütüphane ve 14 Aydınlanma Evi açan Recai öğretmenim Karşıyaka Bahariye Mahallesi’nde bulunan Prof. Kahve’de bilardo ve briç sevenler derneğinde 2 bin kitap ile bilim, sanat ve edebiyat dergilerinin yer aldığı Rasime Şeyhoğlu – Özcan Durmaz Aydınlanma Evi (15’nci) ve Kütüphanesi (66’ncı) İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ve kitap dostlarının katılımıyla açıldı. Sırada Soma Belediyesi bünyesinde ve Recai Şeyhoğlu’nun 40 yıl önce öğretmenlik yaptığı Bergama’daki 100. Yıl İlkokulu ve Ortaokulu’nda Rasime Şeyhoğlu Çocuk Kütüphanesi var.
Çalışmalarını yakından takip ettiğim ve her konuda destek verdiğim öğretmenime teşekkür ediyorum, hep destek, tam destek sözümü yeniliyorum ama nereye ve ne zamana kadar maddi ve manevi zorluklar yanında sağlık sorunlarını da hatırlatıyor ve 70nci kütüphane ile jübile diyorum. Sonrasında belki yerel bir kuruluşta konu ile ilgili danışmanlık ne dersin öğretmenim?
UMUDA YOLCULUK
Karikatürist Hasan Efenin bu karikatürüne ‘Umuda Yolculuk’ dedim kendimce. Gülen yüzüne ve kürek çekerken ki mum aydınlığını ise yolculunda ki azim olarak değerlendirdim. Biter mi bu yolculuk, ulaşır mı umuda ve mutluluğa ne dersiniz? Hele bir de aşağıda ki rakamları okuyunca…
3 TÜR YALAN VARMIŞ
İngiliz politikacı ve roman yazarı Benjamin Disraeli, “Üç tür yalan vardır: yalan, kuyruklu yalan ve istatistik” olduğunu söylemiş. TÜİK 2026 yılının ilk enflasyon verisini açıkladığı rakamları okuyunca aklıma geliverdi bu söz. Haksızda sayılmaz hani. TUİK’e göre Aralık ayında %0,89 olan enflasyon Ocak’ta enflasyonu yüzde 4,84 olmuş, yıllık enflasyon ise yüzde 30,65 olarak hesaplanmış. Yeni yılda maaşları düşük tutma adına aralık ayı enflasyonu düşük gösteren, ocak ayı verileri ile emeklinin cebinden 968 lirayı, asgari ücretlinin cebinden bin 355 lirayı hortumlatan TÜİK Tüketici İnfaz Kurumu olarak vazifesini yapmış görünüyor…
GAVUR İZMİR’E BİR TOKAT DAHA
CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, 2026 Yatırım Programı’nın Resmi Gazete ’de yayımlanmasının ardından İzmir’e ayrılan ödenekleri paylaştı medyada…
Halkapınar–Otogar Metrosu için 3 bin TL, İzmir Havalimanı deprem güçlendirmesi için 5 bin TL, Ödemiş–Kiraz Demiryolu ÇED-etüt projesi için bin TL, Selçuk–Ortaklar yeni demiryolu ve ikinci hat yapımı için bin TL, Urla–Çeşme Devlet Yolu için 10 bin TL, Kemalpaşa–Torbalı il yolu için 10 bin TL, Foça ayrımı–Seyrek–İzmir ayrımı yolu için 10 bin TL.
İnanasım gelmedi bu rakamlara birkaç gün bekledim iktidar kanadından açıklama gelir diye tık tok. İktidarın hiç hazzetmediği illerden biri İzmir onların bakış açısıyla Gavur İzmir ve ellerinden geleni ardına koymuyorlar İzmir’i cezalandırmak adına.
İzmir’e yapılacak yatırımlara ödenek ayırmayan iktidarın Kütahya Zafer Havalimanının yap işlet devret kapsamında işleten şirkete devletin garanti ettiği 878 bin 489 yolcu sayısı tutmayınca zarar eden şirkete ödeyeceği tutar ise 340 milyon TL.
TERÖRSÜZ TÜRKİYEDE SON EŞİK
Terörsüz Türkiye sürecinde TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun bugüne kadar gelinen aşamayı kaleme aldığı “Ortak Raporun” yazımının tamamlanmasının ardından komisyonda müzakere edilmesi ve ardından TBMM Genel Kurulu’na sunulması bekleniyordu ki MHP liderinin grup toplantısında yaptığı …Büyük halk ozanımız Yunus diyor ya, “az söz erin yükü, çok söz hayvan yüküdür.” Çok sözle yüzümüzün kızarıp mahcubiyet duyacağımıza, az ve öz söyleyip hafızalarda derin anlam ve akisler bırakacak maharete sahip olmak lazımdır… sözü ile örneklediği uzun konuşma kafaları karıştırdı.
…Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye mesajı verdiği grup toplantısını, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” sözleriyle kapattı. Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan”
Eğer Bahçeli, terörist başı katil Öcalan’ın “umut hakkı” meselesi, Ahmet Türk ve Ahmet Özer’in makamlarına iade edilmemeleri, Demirtaş hakkındaki AİHM kararının hâlâ uygulanmıyor olmasının ardında ki iradenin ‘Beştepe’ olduğunun farkında değilse boşa kürek çekiyor. Yolundan döndürmesi gereken kişi bellidir dönmezse yolu açacak anahtardır ‘erken seçim.’
Son söz sevgi, saygı ve rahmetle andığım emekli Orgeneral Doğu Aktulga’dan “Akıl kirliliği sorgulama yetersizliği ile başlar, dogmalara takılıp gelişir, aklın kendisini çağdaş, yaratıcı ve bilimsel verilere kapatmasıyla son bulur. Sonuç aklın ölümü ve güdülen insandır.