Ajans Bakırçay
2022-05-03 10:46:08

Metaverse, Geleceğimiz İçin Bir Yatırım Mı, Yoksa Teknolojik Hapishanemiz Mi?

Hasan Zeki Sungur

03 Mayıs 2022, 10:46

Nedir Metaverse

Birkaç yıl önceydi yolda aracımda radyoyu dinliyorum, sunucu iletişim kurduklarına “hayallerini soruyor, anlatmalarını istiyor” Ankara’dan bir genç bağlandı yayına hayalini anlattı. “Ankara’da ki evinden Londra’da ki bir müzeyi ziyaret etmek, orada ki objeleri hissetmek, onlara dokunmak, sonra bir kafeye gidip bir şeyler içmek ve şimdi adını hatırlayamadığım bir caddede yürümek.” Sunucu önce sessiz kaldı, ben ise hafif tebessüm ettim ‘Evinden müzeyi ziyaret etmek görüntülü iletişimle problem değildi de hissetmek, dokunmak, kafe de bir şeyler içmek, caddede yürümek’ bunlar nasıl olacaktı? Hayal ötesi gibi geldi hele bir de beynine yerleştirilecek bir chiple bunun olabileceğini açıklayınca yok daha neler dedim kendi kendime. Araştırınca gördüm ki gencin hayali bugün sözünü ettiğimiz Metaversenin de ötesinde bir hayaldi ve o bir adım öndeydi hayaliyle…

‘Metaverse’ Yunancada “öte, sonra” anlamına gelen “meta” ile İngilizce “universe” kelimelerinin birleşimiyle oluşan Metaverse “Evren ötesi” anlamına geliyor. Türkçe ismiyle “Sanal Evren”, son dönemde günlük yaşamımızda adından sık sık söz ettirmeye başlayınca aklıma bu gencin hayali geldi.

Gelişim

Metaverse kavramı ilk defa Neal Stephenson’ın 1992 yılında yayınladığı bilim kurgu romanı Snow Crash’de kullanılmış. Yazar bilim kurgu romanında metaverse kavramı kurgusal bir dünyayı nitelemiş. William Gibson’ın 1984’te yayımladığı bilim kurgu romanı “Neuromancer”da “siber uzay” olarak tanımlanmış. Rus yazar Yevgeni İvanoviç Zamyatin’in 1920 yılında yazdığı “Biz” adlı eseri ise sanal bir dünyayı o günlerden hayal eden bir bilim kurgu romanı. 2018 yılında çıkan bilimkurgu filmi “Ready Player One”, internetin halefi olarak görülen metaverse fikrini ele almakta. George Orwel’in 1984 adlı bilim kurgu romanı da bu örneklerden sayılabilir.

Görünen o ki Facebook’un ismini Meta olarak değiştirmesi ve metaverse alanına yatırım yapacağını açıklaması ile Metaverse haberlerini gittikçe daha sık duymaya başlayacağız… Kayıtsız kalabilir miyiz? Her tarafımızı sarmış olan dijital dünyada zor. Öyle ki bilgisayardan, cep telefonuna ve bu teknolojinin geldiği son noktadan daha kısa bir sürede şu anda doğmuş ve bebeklik döneminde emeklemeden yürümeye başlayan Metaverse hayatımıza girmiş ve insanlığı esir almış olacak.

O zaman esir olmadan önce dost mu, düşman mı sorusunun cevabını alabilmek için gittim Karşıyaka/TESUD da ki Metaverse konferansına (1); oradan aldığım notları önceki bilgilerimle birleştirince hele bir de sosyolojik açıdan konuyu dinleyince ürperdiğimi söylemeliyim. Hep kazandıklarımız konuşuluyor ve yazılıyordu peki ya kaybettiklerimiz ve daha da kaybedeceklerimiz özellikle duygularımız!

İnsanoğlunun yaradılıştan bu güne kadar olan evrimleşmesine baktığımız da taş devrindeki avcı toplayıcı göçebe ilkel teknolojiden, cilalı taş devrinde ki gelişen teknolojiye geçiş, tarım devrimi ile yerleşim aşaması ve toplu yaşamda değişen hayat. Sanayi devriminde buhar makinalarından, elektrik makinalarına ulaşan teknoloji, telgraf ve telefonun icadı, vakum tüplerinden, mikro işlemcilere geçişle başlayan bilgisayar çağı. İnternetin verdiği hizmetler, sunucuların hâkimiyeti ve sunucuları da devreden çıkaran kullanıcıdan kullanıcıya iletişimle bilgisayarın ulaştığı siber hâkimiyet.

Teknolojik Yaklaşım

Teknolojinin son gözdesi, fiziksel bir çaba harcamadan tamamen sanal bir dünyada, geleneksel bilgisayarların yanı sıra sanal ve artırılmış gerçeklik cihazları aracılığıyla kalıcı çevrimiçi 3 boyutlu sanal ortamları destekleyen, İnternet’in son sürümü mobil internetten sonraki en büyük atılım Metaverse.

Metaverse’ün temel mantığı en basit anlatımı ile 2 boyutlu internette barınan veya hayatımızda olup da dijitalleştirilebilecek olan her şeyi, 3 boyuta çevirip, dijital bir evrene aktarmaktır. Bilgisayar başında bulunmadan, ekrana bakmaksızın ve klavyeyi kullanmadan sanal gözlükle üç boyutlu olarak içinde olduğumuz, gelişmiş bir internettir.

İnsan beyninin bilgisayar ara yüzü ile birleşmesi ile oluşturulan ‘Avatarın’ gerçek ve sanal evrenin bilim kurgu görünümünde birleştiği bir alanda kişiyi temsilen anı yaşaması ve yaşatması.

Metaverse ile bilgisayarlar, android cihazlar ve 3D cihazlar sayesinde insan algılaması yapay bir fiziksel ortama aktarılıyor ve insanlar farklı cihazlar arasında sanal ortamda iletişime geçerek dijital bir dünyada yaşıyor.

Metaverse, hayalî bir hayatı mümkün kılan bir âlem. Sanal gerçeklik hissi veren elektronik cihazlar sayesinde, kendinizi zihnî olarak içinde hissedeceğiniz sanal bir kâinat. Üç boyutlu bir ortamda, kendi Avatarımızla gerçek hayatımızın yanı sıra ikinci bir hayatımız oluyor. Hologram, yani bir nevi ışınlanma ile gerçekte yerimizden kalkmadan ofisimize gidebilme, toplantılara katılabilme, kafede arkadaşlarımızla bir araya gelebilme imkânları geliyor. Sun’î/yapay bir fizikî ortam var ve o ortamda siz de kendi yapay Avatarınız ile bir hayat yaşayabiliyorsunuz. Sanal şehirler, caddeler, binalar, eşyalar, alış veriş merkezleri, sanal para birimi, arkadaşlıklar, iş görüşmeleri, oyunlar, sergiler, eğitim, gayrimenkul yatırımları sistemin uygulama alanlarından bazıları. Gerçek hayatta yapamadığımız, deneyemediğimiz şeyleri yapabilmek. Dağa tırmanmak, resim yapabilmek, uçağı kullanmak.

Bilincin dijital ortama aktarılması ile kazanılan ‘dijital ölümsüzlük’, kaybettiğimiz aile fertleri ile avatarları vasıtasıyla zaman faktörü olmadan bir araya gelebilmek.Torununuzun çocuğunun düğününde nikah şahidi olabilirsiniz…!

Kısaca bugüne kadar interneti sadece kullanıyorduk, artık dijital kopyalarımızla yani Avatarlarımızla internetin, sanal evrenin içinde olacağız.

Bu teknolojik gelişme kaderimiz miydi? Evet, büyük ölçüde…

Avatar

Peki, bütün bu işlemleri bizim adımıza yapan Avatar nedir? Kelime anlamı ile “Hindu dininde ruhun bir bedende reenkarnasyonu (yeniden doğuşu)” ve “internette sanal kimlik” anlamına gelir. Dijital avatarları kişiyi sanal âlemde, bilgisayar ortamında temsil eden grafik bedenler olarak tanımlayabiliriz. Bu dünyada bizi dijital avatarımız, bilgisayar animasyonlu karakterimiz temsil ediyor.

Bu sanal âlemin arkasında yatan gerçek nedir diye biraz düşündüğümüzde insandaki hayal duygusu öne çıkıyor. Gerçek hayatta yapamadığımız, deneyemediğimiz şeyleri sanal ortamda Avatarımız bizim adımıza yapıyor.

Bu avatarlar, üç boyutlu hologramlar olacak. Metaverse erişimi için sanal gerçeklik teknolojisi kullanılacak. Sanal gerçeklik gözlükleri, akıllı kulaklıklar ya da akıllı saatler gibi. Bu aletler sayesinde; sadece Metaverse içeriği görüntülenmeyecek, kullanıcı direkt sanal evrenin içine girebilecek.

Sosyolojik Açıdan

Yeni sanal evren Metaverse, sosyal hayatımızda neleri değiştirecek? Psikolojimizi nasıl etkileyecek? Henüz klasik sosyal medyanın yol açtığı ‘bağımlılık’ ve sosyal, psikolojik meseleleri tartışılırken bu ‘üst düzey’ sanal evren hangi sorunlarla geliyor?

Sosyolog Ceren Güler şöyle cevaplıyor bu soruyu;

- Evet, sosyal medya belli düzeylerde bağımlılıklar yaratıyor, sosyal psikolojik olarak kişileri yalnızlaştırıyor veya asosyal bireyler haline getirebiliyor. Metaverse evreninde de benzer etkilerin olacağını düşünüyorum. Ancak beni asıl düşündüren henüz yeni medya/ sosyal medyanın getirdiği belirli yeniliklere uyum sağlayamamış kitleler var ve bu kitleler genelde literatürde baby bommer ,x kuşağı ve y kuşağı diye adlandırılan yaş aralığında. Ben açıkçası bu kuşakların metaverse evrenine uyum sağlamalarının çok daha zor olduğunu düşünüyorum. Bu adaptasyon sorunu nesilleri teknolojik ürünler ile eşleştirecek şekilde tanımlayacak ve nesiller arasındaki kuşak farkı sorunu daha da derin hale gelecek diye düşünüyorum. Yani özetle kuşak farkı daha derin hale gelecek ve aynı toplum içerisinde birbirini anlayamayan yaşlılar, yetişkinler ve gençler arasında bariz bir ayrışma ve hatta kopma yaşanması muhtemel olacaktır. Bahsettiğim uyum sorunu elbette ki bu yaş aralığının her bireyini kapsamamaktadır. Her yaş grubundan yaşanan teknolojik değişimlere uyum sağlayan veya sağlamaya çalışan üyelerde mevcuttur. Ancak burada uyum sağlanırken her hangi bir kişisel veya toplumsal yozlaşma yaşanıp yaşanmadığı iyi incelenmeli ve irdelenmelidir.

İnsan sosyal bir varlık ve bu sosyalliğin teknolojik ürünler üzerinden sağlanması kişilerin yalnızlaşması, asosyalleşmesi, empatiden yoksun hale gelmesi, insani ve toplumsal değer kaybı yaşamaları gibi pek çok sorunun yaşanması aşikârdır. Sanal ile gerçek arasındaki ayrımın zamanla yok olması da pek çok ruhsal sıkıntıya varabilecek etkiler yaratacaktır.

- Yarattığımız sanal evrenlerimize yalnızca kendi istediklerimizi dahil edebileceksek toplum içerisinde bir arada bulunan farklı kültür, eğitim ve sosyo ekonomik düzeydeki kişilerde ayrışacaktır. Örneğin bilgisayar mühendisi bir yetişkin yarattığı sanal evrenine yalnızca kendi sosyal statüsüne denk gördüğü kişileri dahil edecek ve kendi gibi olmayanları o evrenin dışarısında bırakacaktır. Bu da kişilerin dünyayı algılayış ve yorumlayış biçimini değiştireceğinden dünya sorunlarına duyarsız, kendinden olmayanı dışlayan hatta yok sayan, empati yoksunu toplumlar oluşacak ve toplumsal değişim yaşanacaktır.

Son olarak emek ve üretim kavramları da değişecek, bireyselleşmiş ve teknoloji bağımlı işler ön plana çıkacaktır. Kalabalık ofisler, kamu kurumları hatta hükümetler bile sanal evrene taşınabilecektir…

Sorulara ve cevaplarını aramaya devam ettiğimizde karşımıza çıkan diğer görüş ve değerlendirmeler ise şöyle;

Metaverse ’de sanal bir cennet oluşturulmaya çalışılıp gerçek hayat cehenneme mi dönüşecek? Bu teknolojik gelişme gelecekteki hapishanemiz mi? Sanal evrendeki yaşantı bir nevi ‘Biri Bizi Gözetliyor Evine’ mi dönüşecek?

- İki nesne ne kadar yakınsa sosyal ilişki o kadar başarılıdır ilkesi zaman ve mekân kavramın koptuğu sanal evrende yıkılacak ve insanlar arasında ki sosyal ilişki zayıflayacak belki de giderek yok olacaktır.

- Metaverse, sosyal ilişkileri sosyal medyadan daha fazla bozabilir, nesiller arası uçurumu daha fazla açabilir, daha fazla kutuplaşmaya, daha fazla sömürüye neden olabilir.

- Metaverse de neyin gerçek ve neyin hayal olduğu arasındaki çizgiyi net olarak göremeyenler arasında sanal gerçekliğe bağımlı milyonlarca insan olacaktır. Bu günkü televizyon dizileri bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı yerini sanal evren bağımlılığına bırakacaktır.

- Cansız ve ruhu olmayan bir makine ile sanal evrende dolaşmak insani özellikleri ve duyguyu yok edecektir. İnsan, duygularını yüz yüze ilişkilerde daha sahici yaşarken, sanal evrende ‘mış’ gibi yaşayacaktır.

- İnsanların sanal evrende kendilerine farklı bir dünya kurmaları, onları gerçekte bulundukları çevrede asosyal, yalnız ve bencil bireyler haline getirecektir.

Kopya ile gerçek bir değildir. Avatar sen değilsin o bir kopya ruhu ve canı yok. Biyolojik varlığımızla, sosyal varlığımız kaybolacak.

İnsanlar arasında ki hareketlilik azalacak. Emek ve üretim bundan etkilenecek. Daha bireysel iş hayatı, evden çalışma, uzaktan eğitim, proje bazlı işler, daimi olmayan yarı zamanlı işler daha da yaygınlaşacak.

Küresel kültürün, yerel kültürü etkilemesi ve teknolojinin gelişmesiyle beraber bireyler, birbirini taklit eden ve birbirlerine benzeyen özneler haline gelir. Bu durumla beraber bireyler beceri ve kabiliyetlerini kaybetmeye başlayabilir.

Yeni dünya düzeni (New World Order) peşinde koşan bazı küresel girişimciler, yeni bir dünyayı kendi dünya devletini sanal evrende kurabilirler. George Orwel’in 1984 bilim kurgu romanında ki ‘Okyanusya’ sanal evrende yaratılırsa rakipleri ortaya çıktığında sanal evren savaşları tetiklenebilir mi?

Metaverse bir denetime tabi olacak mı? Eğer olacaksa kim ya da hangi yapı tarafından denetlenecek?

Günümüzde internet ortamında kullanıcılar olarak savunma sistemimiz çok güçlü değil ve sunucuların kontrolü altında. Sanal evrende dijital savunma sistemimiz nasıl oluşturulacak?

Sanal evrende kişi haklarının nerede başlayıp biteceği, özgürlük tanımının ne olacağı ve bu sınırlamalar nasıl ve kimler tarafından kontrol edileceğini kimler nasıl tespit edecek? Yeni bir sanal evren hukukuna ihtiyaç olacak mı?

İnançlarımız, değerlerimiz, servet, güç, makam, kariyer gibi özelliklerimiz sanal evrende değiştirilerek, din, ahlak, siyaset, ideoloji vb alanlarda yönlendirme ve etkileştirme yapılabilir mi?

Sonuç

Metaverse, insanlığın en büyük teknolojik gelişmelerinden biri olarak ortaya çıkabileceği gibi insanlık için kaos da olabilir… Sonucu, şimdi yaptıklarımız belirleyecek…

Metaverse’nin teknolojik gelişmesi yanında sosyolojik, ekonomik, stratejik etkilerini; toplum psikolojisine, eğitime, sağlığa muhtemel yansımalarını incelemek, fırsatları ve tehditleri ortaya koymak ve bir eylem planı hazırlamak kaçınılmaz bir gerçektir.

Hatta bunun bir sonraki adımı kesin olan beyin çipleri ile görsel, işitsel, kokuya dayalı etkileşimleri sağlayacak, beynimize direkt sinyal olarak gönderilecek yeni bir teknolojinin hazırlıklarını da yapmak insanlığın geleceği açısından zorunludur. Unutulmaması olan gerçek: Elinde gücü olan kuralları koyar!

(1) Metaverse; Genişletilmiş Evren mi? Gelecekteki Hapishanemiz mi? Toplumsal Açıdan Siber Uzay ve Artırılmış Gerçekçilik. Doç. Dr. Emir Haliki. Ege Üniversitesi Fen Fak. Fizik Bölümü. Doç. Dr. Gülnur Ege. Ege Üniversitesi Edebiyat Fak. Sosyoloji Bölümü. 02.05.2022

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.