Ajans Bakırçay
2022-10-29 16:56:57

Cumhuriyet ve Biz

Aysel Korkut

29 Ekim 2022, 16:56

Kaz tüyü giysiler ve yastıklar için canlı canlı yolunur kazın tüyleri.

Kaz tüyü yastıklarda yatmak için tek tek yolunur Cumhuriyet'in ilkeleri.

Kaz tüyü yastıklarda asla yatamayacak kula kul kişilerin çıkarcılık kokulu destekleri ve kendi kaz tüyü yastıklarından vazgeçmek istemeyenlerin sımsıkı yumulmuş gözleri sayesinde olur bu. 

Cumhuriyet de ama şunu şunu yaptı der kimilerimiz.

Cumhuriyet, bizi, dedelerimizin mezar taşlarını bir gecede okuyamaz etti der, o dönemde okuma yazma bilmeyen, bugün de dedesinin mezarını zaten hiç ziyaret etmeyen kimilerimiz. 

Sata sata bitiremez Cumhuriyet’in yaptığı limanları, fabrikaları, binaları, lojmanları; yıka yıka bitiremez kurduğu kurumları, Cumhuriyet bunca yılda hiçbir şey yapmamış, bak biz neler yaptık diyen kimilerimiz.

Cumhuriyet bize işkence etti, bizleri öldürdü der kimilerimiz.

Cumhuriyet bu, İran’daki de cumhuriyet deyip geçer kimilerimiz.

Okul levhalarından, kurum adlarından sökülür adı bu sırada Cumhuriyet’in, kaz tüyü gibi yolunur, cumhuriyetçilik ilkesi, ot gibi biçilir, kimse tık demez. 

Laiklik ilkesi saf dışı bırakılır, kılıçlar çekilir, devlet işleri din işleriyle hemhal edilir.

Halkçılık hepten bitirilir, halk bir lokma ekmeğe muhtaç edilir, borçlarını ödeyemez hale getirilir, icraya verilir, çiftçinin traktörü elinden alınır, kimseler tık demez, herkes bir şeylerden çekinir.

Devletçilik ilkesi özelleştirmeye kurban edilir, karşı çıkanlar dövülür, sindirilir.

Devrimcilik ilkesi tu kaka olur, tırnakları sökülür, beli kırılır, devrimcilikten söz edenler terörist ilan edilir.

Milliyetçilik ilkesi, derin derin bir yerlere indirilir, çetelerin ellerine verilir, kalanı da Arap milliyetçiliğine çevrilir.

Cumhuriyet’in de vatandaşın da tüyleri yolunur, ilikleri sömürülür, nefesi kesilir.

Cumhuriyet’in yetiştirdiği mühendisler, hekimler, bilişimciler, akademisyenler yurtdışına sürülür. Kalanı da ya işsiz, işlevsiz bırakılır ya da içeri tıkılır, hapsedilir.

Bütün bunlara rağmen, iyisiyle kötüsüyle, doğrusuyla yanlışıyla, günahıyla sevabıyla yine de 99. yılına ulaşır Cumhuriyet.

100. yılına ulaşacak mı peki?

TC’yi başka harflerle nokta nokta C yapmak için çabalar canhıraş sürerken buna engel olabilecek kişiler birbirlerini suçlamakla, birbirlerinin altını oymakla meşguldür. Kimileri kendi insanına döner sırtını, kendi ayağına sıkar kurşunu, kimileri kapalı kapılar ardına geçip kayıkçının akrebi olmaya yeltenir ve biraz hain biraz saf, bu halkın akrepleri seveceğini, onları alkışlayacağını, göklere çıkartacağını, buluttan yumuşak koltuklara oturtacağını düşünür.

Kaz, yolunacak tüyü bittiğinde kan revan kümesin içine salıverilir. Daha kuluçkaya yatırılacak, yumurtalarından yavrular çıkartılacak, işi iyice bitince eti kesilip karaciğeri sökülüp satılacaktır. Acı içinde bekletilir aylarca, günlerce. Sürüm sürüm süründülülür.

Ama kazın bir de ayağı vardır Hanımlar, Beyler ve kazın ayağı öyle değildir.

Demem o ki…

Sahiden de büyük adammış Atatürk. Yolda kayıkçıyı sokan akrebe akrep gibi, göz oyan besili kargaya karga gibi davranmış. Ve Cumhuriyet’i kurmuş. İlkelerini belirlemiş, elli yıl, yüz yıl sonra bile neler olacağını görmüş, söylevlerinde bunlara yer vermiş. Cumhuriyet’e, kendine dönmüş, çıkarları keskinleşmiş ve kirlenip kokmuş büyük büyük politikacıların hakkıyla sahip çıkmayacaklarını bilmiş, onu gençlere emanet etmiş.

Ne var ki bizler, padişah kulu olma duygusundan 99 yılda bile kurtulamamış ve ne yazık ki kendimize hep, kulu olacağımız birilerini aramışız.

Oysa Cumhuriyet’te kul olunmaz, birey olunur ama bizler bunu anlayamamışız. Çünkü bile isteye cahil bırakılmışız. Anlayamayalım, kendimize, kulu olacağımız kimseler bulup çıkaralım da ona tapalım diye…

Gençlerin yurdumuzda yaşamalarına olanak verilmemiş, boğazları sıkılmış ve Cumhuriyet’in kendilerine emanet edildiği gençlerin, yurdu ve Cumhuriyet’i terk edip yurtdışına gitmelerine önayak olunmuş. Cumhuriyet’i koruyacak kimse kalmasın diye…

Düzgün siyaset yapanlar için tezkereler verilmiş, önleri kesilmiş, ayaklarına çelme takılmış, hayattan el çektirilmiş. Ortalıkta Cumhuriyet’i savunacak kimseler olmasın diye…

Ortamı tastamam hazırlayalım, Cumhuriyet’e daha ne yapacaksak tereyağından kıl çeker gibi yapabilelim diye.

99. yılın kutlu olsun Sevgili Cumhuriyet!

Biz mızmızlara, biz akreplere, biz kargalara, biz cahillere ve derin mafya yuvalarına, mafyanın atasına, anasına, babasına, yavrularına, bil cümle çıkarcılara, çökücülere rağmen valla çok iyi dayandın.

100. yılını görecek miyiz bilmem!

Yaralarını sarabilecek, söküklerine yama yapabilecek ya da sil baştan seni yeniden kurabilecek miyiz bilmem!

Görebilmek için ben elimden gelen neyse onu yapıyorum. Kendimce çabalıyorum.

Siz de elinizden geleni yapıyor, çabalıyorsunuzdur muhakkak.

Öyleyse hâlâ umut var değil mi? Cumhuriyetin 100. yılına ulaşma umudu.

Var mı?

Yorumlar (2)

Alev Subaşı 2 Yıl Önce

Umut, uyanık insanların rüyasıdır der Aristoteles. Uyumaya hiç niyetim yok.Umut etmeye devam o halde ..Kaleminize Sağlık

Turan Fırat 2 Yıl Önce

Kaleminize bilincinize sağlık. Özlenen gerçek cumhuriyete kavuşmak temennisiyle..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.