Ajans Bakırçay
2020-10-15 09:07:44

15-20 Ekim 1927 Altı Günün Hikâyesi: Nutuk

Hasan Zeki Sungur

15 Ekim 2020, 09:07

15 Ekim 1927 günü tarihin derinliklerinde sıradan bir gün olarak görülebilir ancak aynı günü ‘Tarihte Bu Gün’ kategorisinde incelediğinizde karşınıza çıkacak sonuç tarihe not düşülen bir konuşmanın başladığı gün olarak karşımıza çıkar.

Bu, Gazi Mustafa Kemal’in Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemi ile ilgili kişileri, olayları ve çeşitli fikirleri kendi bakış açısıyla anlattığı bir konuşmadır ve Nutuk olarak adlandırmıştır.

Tarihi konuşmanın yazılı basımından sonra bugüne pek çok araştırma yapılmış ve yayımlanmıştır. Okuyacağınız çalışma ise belirlenen kaynakçalardan alıntılarla Nutuk’un okunmasının 90ncı yılında kısa bir bilgilendirmedir.

Kaynakçalar:

Kemal Atatürk: Nutuk cilt 1-2-3 Türk Devrim Tarihi Enstitüsü 1960

Kemal Atatürk: Nutuk. Atatürk Araştırma Merkezi yayını 2007

Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç: 80nci yılında Büyük Nutuk (Söylev) T.C. Maltepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü sunum

Doç.Dr. Hasan GÜRKAN: Atatürk’ün Söylev’i (Nutuk) Üzerine Bir Bibliyografya Denemesi. Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi 2013

Milliyet Gazetesi Kültür Sanat 80. yaşında "Nutuk" 'Nihayet mazi olmuş bir devrin hikâyesi' mi? 2007

Nutuk’un Tanımı:

Nutuk, kelime anlamı olarak, “söz, lakırdı; söyleyiş, söylemek kuvveti” demektir. Türkçede bu kelime daha çok “bir topluluğa karşı söylenilen söz, hitabet” karşılığında kullanılmaktadır.

Dinleyenleri coşturmak ve belli bir amaca yöneltmek; onlara bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir ülküyü aşılamak; önemli açıklamalarda bulunmak için yapılan etkili, coşkulu konuşmalara Nutuk (Söylev) denir.

Türk edebiyatının en güçlü nutuk (söylev = hitabet) örneği Atatürk’ ün “Nutku”dur.

Nutuk’u Kim Ve Nerede Yazdı?

Nutuk bizzat Atatürk tarafından 1927 yılı başlarında hazırlanmaya başlamış Çankaya Köşkünde sekiz saatte bir değişen yaverlerine bazen 32 saat süren çalışmalarla yazdırılmıştır.

Nutuk, aylar süren hummalı çabalar ve emekler sonucunda, sadece Atatürk’ün değil, yıllarca birlikte mücadele ettiği arkadaşlarının da fikir ve düşünceleriyle yoğrularak hazırlanmıştır.

Falih Rıfkı Atay’ın anlatımıyla; “…Çalışma odasında yarı ayaküstü, yarı oturarak ve yüzlercesi arasından vesikalar ayırarak Nutkunu dikte ederdi. Yorulan değişirdi. Bir defasında pek genç bir arkadaşı baygınlık geçirmişti. Akşama doğru bir banyo aldıktan sonra, hiç dinlenmeden sofraya iner, o gün yazdıklarını bize okur veya okutur, hadiseler üzerinde terütaze bir muhakemeyle tartışmalar yapardı.”

Nutuk’u seslendirmeden önce 1927 yazında Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlediği akşam toplantılarında arkadaşlarına okumuş ve onlarla tartışmıştır.

Nutuk Neden Ve Kime Hitaben Yazıldı?

Gazi, Nutuk’ta Millî Mücadele’yi anlattığı bölümden hemen sonra bu soruyu soruyor ve gene kendisi yanıtlıyordu:

“…Maksadım, inkılabımızın incelenmesinde tarihe kolaylık sağlamaktır. Bütün bu olguların ve olayların cereyanında TBMM ve hükümeti başkanı, Başkomutan ve Cumhurbaşkanı olmaktan çok, teşkilâtımızın Genel Başkanı olarak bu görevi yapmaya kendimi mecbur sayarım.”

Parti teşkilatı mensuplarının ve ülkenin dört bir yanından gelmiş delegelerin önünde konuşmasındaki maksat, anlattıklarını onların da ülkenin dört bir yanına anlatmaları, böylece olan biteni tüm yurttaşların kaynağından, yani birinci elden, Gazi’den öğrenmeleriydi.1919-1927 arası son dokuz yılda olup bitenlerin hesabını soruyor, hesabını veriyordu.

Nutuk, aynı zamanda birinci elden bir kaynaktır; çünkü bu eserde tarihi yapan ile o tarihi tahlil ve değerlendirmelerden geçirerek tarihi yazan, aynı kişide birleşmiştir.

Nutuk, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ana kaynaklarından biridir ve bir devre büyük bir ışık tutmaktadır. Atatürk, eserinde Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemi ile ilgili kişileri, olayları ve çeşitli fikirleri kendi bakış açısıyla tarihe not düşmüştür.

Nutuk, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teori ile pratiğinin muhakemesinin bir ürünüdür.

Nutuk Nerede, Ne Zaman Kim Tarafından Okundu?

Gazi Mustafa Kemal 93 yıl önce, 15 Ekim 1927de TBMM toplantı salonunda toplanan Cumhuriyet Halk Fırkasının (1935 de CHP) 2. Büyük Kongresi’nde, Büyük Nutku ’nu okumaya başlamıştır. 20 Ekim de biten toplantıda Gazi Mustafa Kemal Nutuk’u 6 günlük süreçte 36 saat 33 dakikada okumuş (sabahleyin üç saat ve öğleden sonra üç saat olmak üzere her gün iki toplantıda) ve konuşmasını yeri geldikçe kâtibe uzattığı belgelere dayandırmıştır.

Nutuk Neyi Anlatır?

Gazi Mustafa Kemal’in nutkun sonunu bağladığı sözleriyle;

“Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım. Efendiler, bu nutkumla millî bağımsızlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını; Bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım…”

Nutuk, Gazi’nin eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurtuluş ve Kuruluşuna giden süreçte o “uzun ince yol” Gazi’nin ağzından tüm ayrıntısıyla ve bütün dünyaya hitaben olayların akışı hemen hemen kronolojik bir sıra ile anlatılmaktadır.

"Nutuk “ta önce, 1919'da İstanbul ve Anadolu'nun içinde olduğu durum tasvir edilmiş, sonra da alınan kararlar doğrultusunda hangi adımların atıldığı, bu sırada ne tür engellerle karşılaşıldığı ve bu engellerin nasıl aşıldığı detaylı bir şekilde anlatılmıştır.

607 ana başlıktan oluşan Nutuk iki bölüm halinde değerlendirildiğinde birinci bölümde 1919 – 1920 yılları arasını ele alır. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı, Osmanlı Devletinin genel durumu, Milli Mücadele çalışmaları, Milli Mücadele’yi içeriden ve dışarıdan engelleme çabaları, Kongreler, Mustafa Kemal’in şahsına ve Heyet-i Temsiliye’ye karşı ortaya çıkan tepkiler ve TBMM’yi açma çalışmalarından bahseder.

İkinci bölüm de ise 1920 – 27 yılları arasındaki dönem ele alınmıştır. Bu bölümde ise TBMM’nin açılışı, Kurtuluş Savaşı, İtilaf Devletleriyle yapılan siyasi görüşmeler, Cumhuriyet’in ilanı, Çok partili hayata geçiş ve yapılan devrimler anlatılmıştır.

Ancak 19 Mayıs 1919’la başlayan kurtuluş süreci ve Cumhuriyet’in ilk yılı ayrıntılı olarak anlatılmasına rağmen, son üç yıllık (1924–1927) sürecin anlatımı çok kısadır.

Nutuk’un Özü Nedir?

“Nutuk”, tarihin akışını değiştirme gücüne sahip bir önderin, varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milleti, temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmış olan bir imparatorluğun yıkıntıları arasından çekip çıkararak nasıl çağdaş ve millî bir devlet haline getirebildiğinin belgelere dayanan hikâyesidir.

“Nutuk”, Millî bir uyanışın ifadesi olarak, bir milletin maddî ve manevî bütün güçlerini harekete geçiren Kuvayı Milliye ruhu ile bir yandan dış düşmanlara karşı koyarken bir yandan da içerideki ihanet çetelerine, iç politikası iflâs etmiş ve düşmana boyun eğme politikasının temsilcisi durumuna gelmiş bulunan İstanbul Hükümeti'yle Saray'a karşı verdiği mücadelenin hikâyesidir. Türk milletine, düşmanla boğuşa boğuşa yenilmeyi değil, yenmenin ve zafere ulaşmanın ince yollarını öğreten bir eserdir.

“Nutuk”da "Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. İstiklâlinden yoksun bir millet, medenî insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden kurtulamaz" gerçeğinden ve "ya istiklâl ya ölüm" ilkesinden yola çıkılarak verilen Millî Mücadele safhalarını ve alınan başarılı sonuçları adım adım dile getiren bir eserdir.

“Nutuk ”’un temalarından en önemlisi “Tam Bağımsızlık” ilkesidir. Eser bünyesinde bu ilkeyi barındırır ve sömürge altında olan tüm mazlum uluslara rehber olabilecek niteliktedir. Gazi Mustafa Kemal, söylevinde dört bir yandan sarılmış bir ulusun bağımsızlık ve özgürlüğünü kazanma azmini anlatarak, bir anlamda mazlum uluslara bağımsızlık savaşı azmine sahip olmanın dersini vermektedir.

“Nutuk”, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan "vahdet-i milliye" (millî birlik) ilkesi etrafında bilinçlendirip kenetlendirerek, millî irade ve millî hâkimiyet kavramlarının aksiyona dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan Cumhuriyet'in ilânına kadar uzanan başarılı bir tarihî akışın hikâyesidir. “Nutuk”, ulaşılan başarının “Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığı” olduğuna işaret edilerek bu sonucun özlü bir Hitabe ile Türk gençliğine emanet edildiği bir eserdir.

Nutuk Basılı Hale Ne Zaman Getirilmiştir? "Nutuk"un kitaplaştırılma serüveni, 1927'de başlar. İlk olarak Türk Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) tarafından iki cilt halinde 100 bin adet basılır. İlk cilt "Nutuk" metnini, ikinci cilt ise belgeleri içerir. 543 sayfa, bez ciltli, 19x27 cm ebatlarında, başta Mustafa Kemal portresi ve sonda 7 tabaka halinde 10 ayrı harita eki mevcut olan kitabın tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. "Nutuk"un bu ilk baskısı, henüz Harf Devrimi gerçekleştirilmediği için Arap harfleriyle basılmıştır. Rusça hariç diğer yabancı dillerde yayımlanması işi ise Almanya'nın Leipzig kentinde kurulu K.F. Köhler Yayınevi'ne verilmiş ve yabancı dildeki ilk baskılar 1930'da İngilizce ve Fransızca yapılmıştır. Almanca, Fransızca, İngilizce, Japonca ve Rusçaya çevrilmiş ve İtalyanca özeti yayınlanmıştır

"Nutuk” Latin harfleriyle 1934 de, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları tarafından üç cilt, 1938 de ise yalnız Nutuk kısmı tek cilt olarak bastırılmıştır.

1950 yılında ise Türk Devrim Tarihi Enstitüsü tarafından 3 Cilt (son cilt 299 vesikadır) olarak bastırılmıştır ve değişik yıllarda basım devam etmiştir...

Dilinin sadeleştirilmesi ise 1980'li yıllarda Türk Dil Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yapılan Nutuk, telif hakkının olmaması nedeniyle bu gün çeşitli yayınevleri ve kuruluşlar tarafından Çocuklar, İlköğretim, Orta Öğretim, Gençler, yetişkinler kategorilerinde özet ve sadeleştirilmiş olarak basılmaktadır…

Sonuç: "Nutuk” söylenen her sözün belgesi ile Milli Mücadele tarihimiz için ilk ve en güvenilir dayanak, günümüze ise ışık tutan bir rehber olarak okunmalıdır.

Nutuk’ta Gazi Mustafa Kemal bu günleri adeta o günlerden görmüş ve milletine tavsiyesini şu sözleriyle belirtmektedir.

“…Sayın milletime şunları tavsiye ederim ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki asıl cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın.”

Söylevinin son kısmı olan gençliğe hitabında, Nutuk’un felsefesi hakkında ipuçları vermiş; geçmişi anlatıp aynı zamanda gelecekte olabilecek tehlikeleri önceden sezmemiz için alınacak derslerden bahsetmiştir.

Kongre’nin son günü olan 20 Ekim 1927’de Mustafa Kemal sözlerini şöyle bağlamıştı:

“Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.”

Bu cümleyi okurken sesi daha kısılmış, titremiş, gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı. Gözyaşları içinde “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ebediyen muhafaza ve müdafaa etmektir!” diye başlayan ve “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diye biten Gençliğe Hitabeyi okuduktan sonra cebinden çıkardığı mendil ile gözlerinin yaşını silmiş ve alkış tufanı arasında kürsüden inmişti. Bu sırada neredeyse herkes onunla birlikte ağlamaktaydı…

Ve Türk Gençliğine, hepimize düşen görev Nutuk’u okumalı ve Nutuk’un daha geniş kesimler tarafından okunması ve içeriğinin iyi anlaşılması için daha çok çaba harcamalıyız...

Ve de gönlüm ister ki her yıl 15 -20 Ekim tarihleri “Nutuk Okuma Haftası” olarak ilan edilsin. Nutuk okunsun, paneller, söyleşiler yapılsın, konferanslar verilsin, Nutuk öğrenilsin ve öğretilsin, İzmir/ Çiğli Harmandalı İlk Okuluna 150 adet Nutuk hediye eden Osman Öz gibi iş adamlarımızın bu örnek davranışları yayılsın ve okullarımıza Nutuk kitabı bağışları çoğalsın her öğrencinin bir NUTUK'U olsun...

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.