-Kültür ve Bilim Dili Türkçe’nin Yazılı Temelleri IV-
Giriş ve AmaçTüm insan toplulukları doğal olarak; yaşadıkları coğrafya ve kültürel çevreden, yaşanan toplumsal olaylardan, değişik komşu ülkelerin kültürlerinden, dillerinden ve inançlarından etkilenirler.
Kırsal alanda yaşayan ve birçok başka nedenle yer değiştiren toplumlarda bu durum daha iyi görülür.
Değişik yeni çevrelerle kültürel etkileşimler, kültürün ve uygarlığın gelişmesi açısından da önemlidir.
Eğitim, bilim, kültür ve “entelektüel” gelişmenin sağlanması, bilginin yayılması açısından; insanların, toplumların yer değiştirmesi, “mobilite” yapması, günümüzde de önemini korumaktadır.
Çünkü bu yolla, kültürler ve diller arası iletişimin gelişmesi sağlanmaktadır.
Türkçe’nin gelişimine, tarihsel süreç içinde bakarsak; özellikle Karahanlı dönemi, kültürler ve inançlar arasında etkileşimin ve geçişlerin aşamalarını ve yönünü gösteren, “ikilemli” özgün bir dönemdir.
Bu döneme bakıldığında, okullardaki eğitimde, biyoloji, coğrafya, astronomi ve fen bilgisi derslerinin de olması, dikkat çekicidir.
Bu durum, Karahanlı döneminde (840-1212), saray çevresinde, bilge ve “entelektüel” kişilerin yetişmiş olması, “Karahanlı” Türkçesi ile yazılmış, günümüze dek ulaşan, değerli yazmalar ve yapıtlar görülmesinin de rastlantısal olmadığını göstermektedir.
Karahanlı yönetimi; bilge, kültürlü ve eğitimli kimselere değer vermiş ve saygı göstermiştir.
Kaşgar, Balasagun gibi kentler kültür merkezi durumuna gelmiştir.
Karahanlı Devleti, Türkçeyi resmi dil olarak kullanmışlardır.
Karahanlı dönemindeki kültürel ve “entelektüel” gelişme, Selçuklu ve Osmanlı döneminde de etkisini sürdürmüştür.
Karahanlı (Hakaniye, Kaşgar) Türkçesi ile yazılan yazmalarda; Türkçe’nin dilsel ve kültürel özellikleri “Arapça ve Farsça’ya” karşı korunmaya çalışılmıştır.
Örneğin, Kaşgarlı Mahmud, Divanu Lugati’t-Türk (Türk Dili Divanı) (1074)’ü yazarak, Türkçe’yi Arapça karşısında, Ali Şir Nevai de yazdığı Muhakemetü’l Lugateyn (İki Dilin Karşılaştırılması) (1499) ile Türkçe’yi Farsça karşısında savunmuştur.
Geçmişten günümüze bir dil ve kültür köprüsü kuran Karahanlı dönemi Türkçe yazmalarından, bilinen ve değer bulan, başlıca yazmalar şunladır:
Kutadgu Bilig (1070, Yusuf Has Hacib), Divanı Hikmet (10.yy, Ahmed Yesevi), Divanu Lugati’t-Türk (1074, Kaşgarlı Mahmud ), Atabetü’l Hakayık (Öğütname) (12. yy, 1125!), Edib Ahmed Yekneki “Yüknekli”) (Tablo I).
Tablo I. Karahanlı döneminde yetişmiş bilginler ve Karahanlı Türkçesi ile yazılmış yazmalar.
“Balasagunlu”
Yusuf Has Hacib
Kutadgu Bilig
(1069-1070)
Türkçe dilbilim,
Yönetim bilgisi. Siyasetname
UNESCO dünya kalıtı (2019).
Karahanlı Türkçe’si, İlk yazılı kaynak, Yazılışının 950. yılında,“Kaşgarlı” Mahmud
Divanu Lugati’t-Türk
(1072-1074)
İlk Türkçe Sözlük,
Türkçe’nin tarihsel dil yapıtı.
UNESCO, Dîvânu Lugâti’t-Türk ‘ün yazılışının 950. yılı (2024)
Türkçe’nin ilk ansiklopedik sözlüğü.“Yeseli”
Ahmed Yesevi (Sayram 1093-Yesi 1166)
Divan-ı Hikmet
(10. yy)
Sözel olarak yaşayan “Hikmetler”,
İlk kez 1878 yılında (Kazan) basılmıştır.
“Türkçe söyleme geleneği”
Türkçe, halkın yaşam, düşünce ve kültürünü yansıtan deyişler, öğütler…
UNESCO, Ahmed Yesevi yılı (1993),
UNESCO, "Hoca Ahmet Yesevî Yılı" (2017), (Vefatının 850. Yılı),
UNESCO tarih kalıtı “Yesevî Türbesi” (2002).
Karahanlı Türkçe’si, Halk diliyle yazılmıştır. Yalın ve etkili deyişler, şiirler. Hikmet: Gerçeği bilme, düşünme yeteneği, sezgi ve doğru yargı gücü.“Yüknekili”
Edip Ahmed Yükneki (Yüknekli)
Atabetü’l Hakayık
-Gerçeklerin Eşiği
12.yy (1125!)
“Türkçe söyleme geleneği”
Öğütname
UNESCO, “Atebetü'l Hakayık 100. Yayın Yılı (1918-2018),
Ayasofya yazması (1480) Kaşgar dili ve Uygur yazı, Semerkand yazması (1444). Necip Asım 1918’de ilk yayını, Hollanda yazması, GroningenBu makalenin amacı, Türkçe’nin yazılı temellerini oluşturan eski yazmalardan, Karahanlı Türkçesi ve Uygur Yazısı ile yazılmış bir “Öğütname” olan Edip Ahmed Yeknekli (Yekneki)’nin 12 yy (1125!) da yazdığı, günümüz Türkçesi ile “Gerçeklerin Eşiği” adı verilen “Atabetü’l Hakayık” yazmasıdır.
Döneminde, büyük insan toplulukları üzerinde, geniş bir etki alanı oluşturması nedeniyle ilginç bulunan bu “Yazmanın”, Türkçe’nin gelişim tarihi içindeki yeri ve katkısının incelenmesi uygun bulunmuştur.
Atabetü’l Hakayık (Gerçeklerin Eşiği)Atabetü’l Hakayık, "Gerçeklerin Eşiği" ya da “Gerçeklere Giriş” diye tanımlanabilen öğretici, öğüt veren, “iyi insan” olmayı anlatan, dönemin kültürünü yansıtan bir yazmadır (Fotoğraf 1).
Fotoğraf 1. Atabetü’l Hakayik (Gerçeklerin Eşiği): 12. yy’da (yaklaşık 1125 !), Edip Ahmet Yüknekli (Yükneki) Karahanlı (Hakaniye, Kaşgar) Türkçesi ve yalın bir dille yazılmış “Öğütname” dir. Geniş halk kitlelerine ulaşmıştır.
https://ogretmensosyalbilgiler.wordpress.com/2026/01/09/atabetul-hakayik-infografik-gorseli/
Atebetü'l-Hakayık, 12. yy’da (yaklaşık 1125 !), Edip Ahmet Yükneki (Yüknekli) tarafından, Karahanlı (Hakaniye, Kaşgar) Türkçesi ve yalın bir dille yazılmıştır.
Edib Ahmet Yükneki, Taşkent yakınlarında bulunan Yüknek köyünde doğmuştur.
Karahanlı dönemi, bilgelerinden olan Edip Ahmet Yükneki, yazmada; “müslümanlık” inancı temelinde “iyi insan olmak için, uyulması gerekli değer, kural ve davranışları” öğretme amacı taşımaktadır.
Yazmada; bilginin, iyiliğin, erdemin, cömertliğin, alçakgönüllü olmanın önemi vurgulanmıştır.
Bilgi ve erdemin önemini, “bilginin insanı güçlendireceğini, cehaletin kötü olduğunu” bildirmektedir.
Atabetü’l Hakayik, bir “Öğütname” ya da “Siyasetname” olarak tanımlanabilir.
Önemi: Bozkırda yaşayan Türkçe konuşan geniş halk kitleleri içerisinde etkin olmuş, değer bulmuştur.
Bu nedenlerle, Türkçe’nin yazılı kaynaklarının, tarihsel gelişim dönemleri içinde önemli biri yeri vardır.
Atabetü’l Hakayik, Kutadgu Bilig’den (1070), yaklaşık yarım yy daha sonra yazılmıştır.
Bu nedenle, Kutadgu Bilig gibi Kaşgar Türkçesi ile yazılmış olmakla birlikte, daha geç dönemde yazılmış olması nedeniyle, Türkçe dışında daha çok Arapça, Farsça sözcük içermektedir.
Edib Ahmet Yükneki’nin adından, Ali Şir Nevai de söz etmiştir.
Demirel, E. Karahanlı Dönemi Eserlerinden “Atebetü’l-Hakayık”ın Metindilbilim Ölçütlerine Göre Değerlendirilmesi. Söylem Filoloji Dergisi 2021;6(1):221-246. https://doi.org/10.29110/soylemdergi.872992
Bulunuşu Necip Asım (Yazıksız) (1861-1935)Atabetü’l Hakayık’ın Karahanlı Türkçesi (Kaşgar dili) ve Uygur yazısı ile yazılmış ilk yazması İstanbul’da Ayasofya Kitaplığı’nda bulunmaktadır (Fotoğraf 2).
Fotoğraf 2. Atabetü’l Hakayık’ın Karahanlı Türkçesi ve Uygur yazısı ile yazılmış ilk yazması İstanbul’da Ayasofya Kitaplığı’nda bulunmaktadır. https://www.bilgiustam.com/atabetul-hakayik/
1906 yılında ilk kez Necip Asım (Yazıksız) (1861-1935) Ayasofya Kitaplığı’nda bulmuştur.
Aynı yıl, “Necip Asım Balhasanoğlu” imzasıyla tanıtılmış, Macar Keleti Szemle dergisinde,
“Un Texte Ouïgour de XII Siècle” (XII. Yüzyıldan Kalma Uygurca Bir Metin) adlı bir makale yazmıştır.
Balhasanoğlu NA. Un Texte Ouïgour de XII Siècle (XII. yy.’dan Kalma Uygurca Bir Metin). Keleti Szemle 1906.
UNESCO Atabetül Hakayık Yılı, 2018
Necip Asım, 1918 yılında “Türkiye Türkçesi’ne” çevirerek yayımlamıştır (Fotoğraf 3).
UNESCO 2018 yılını, bu yayının 100. yılı anısına, Kazkistan ve Kırgızistan’ın desteği ile “Atebetü’l Hakayık Yılı” olarak kabul etmiştir.
Böler T. Necip Asım Yazıksız ve Türk Diline Katkıları.Türkiyat Araş Derg 2009;25: 195-208.
Asım N. Hibetü’l-Hakayık (Atabetü’l Hakayik), Matbaa-i Amire, İstanbul 1334 (1918);112.
Fotoğraf 3. “Atebetü’l-Hakayık” 2. Kısım Metin (Ahmet b. Mahmut Yuknaki). Yayınlıyan: Necib Asım, Matba-i Amire, İstanbul, 1918; 55. (Birinci kısım: 112 sayfa İkinci kısım: 55 sayfa).
Sarıay E. Necip Asım Yazıksız – Hayatı ve Eserleri. Alka yayınevi, İstanbul, 2020;160.
Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat1951 yılında, Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat (1900-1964) tarafından Türkiye Türkçesi’yle yayınlanmıştır (Önsöz, transkripsiyon, Türkiye Türkçesi çeviri, bibliyografya) (Fotoğraf 4).
Fotoğraf 4. Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat tarafından hazırlanan Atabetü’l Hakayık’ın Türkiye Türkçesi çevirisi. Türk Dil Kurumu, Yayın N0:32, Ateş Kitabevi, İstanbul, 1951;163+
Arat RR. “Edib Ahmed B. Mahmud Yükneki” Atebetü’l-Hakayık, Türk Dil Kurumu Yayınları. Ankara, 2006.
Çakmak S. Atebetü’l-Hakayık. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, N0:115. İstanbul, 2019.
Atabetü’l Hakayik (Gerçeklerin Eşiği) yazmasının, en önemli beş örneği şunlardır.
Ayasofya Yazması (Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphan., Ayasofya Bölümü, N0: 4757)Karahanlı Türkçesi ve Uygur yazı ile yazılmıştır.
İlk bulunan ve bilgileri Necip Asım tarafından verilen ve yayınlanan yazmadır.
Ayasofya yazması, 1480 yılında İstanbul’da Hattat Şeyhzade Abdürrezzak Bahşı yazmıştır.
Üst satırlar siyah renkli Uygur yazısı, alt satırlar kırmızı renkli Arap yazısı ile yazılmış, 174 sayfa.
Semerkand Yazması (Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphan. Ayasofya Bölüm, No:4012)1444 yılında, Semerkand’da, Karahanlı Türkçesi ve Uygur yazı ile yazılmıştır.
Hattat Zeynel Abidin tarafından, süslü ve güzel bir “Hat” ile Uygur yazısı ile yazılmıştır, 123 sayfadır. Bilinen en eski yazmadır.
Topkapı Yazması (Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine Bölümü, N0:244)Uygurca olup, Arapça yazı ile yazılmıştır.
Fatih ya da 2. Beyazıt döneminde, İstanbul’da yazılmıştır.
Ayasofya yazmasına benzemektedir.
Hollanda Yazması (Groningen Üniversitesi Kütüphanesi, HS 474)Yazılış tarihi açısından, 2. Beyazıt’ın mührünün bulunması tek göstergedir.
Korkmaz Ş. ÇAKMAK, S. (2019). Edîb Ahmed Yüknekî: Atebetü’lHakâyık, İnceleme-Tenkitli Metin-Tıpkıbasım, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2019, ss. 468, ISBN: 978-975-17-4150-9. JOTS, 2020;4(2):742-749.
Ankara Yazması (Seyid Ali Yazması, Maarif Kütüphanesi)Arap harfleri ile yazılmıştır, yazmanın baş, orta ve son bölümlerinde eksiklikler vardır.
Nas GE. Atebetü’l-Hakayık ve Kudatgu Blig’deki tema ortaklıkları: dünya ve iyilik kavramları.423-428.
Edib Ahmet Yükneki (Çeviri: Ayşegül Çakan). Atebetü’l-Hakayık. İş Bankası Yayını,222016;96.
İnce Ö. Atebetü’l-Hakayık’da Yer Alan Bilgi ve Konuşma Âdâbı Üzerine Bir Değerlendirme. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 2019;12(32):240-268.
Sonuç ve ÖnemiAtabetü’l Hakayık (Gerçeklerin Eşiği), günümüze ulaşmış diğer “Kültür ve Bilim Dili Türkçe’nin Yazılı Temellerini” oluşturan yazmalar gibi, değerli bir yazmadır.
Karahanlı dönemi Türkçesi’nin özelliklerini taşıyan bu yazma da, “Bilim ve Kültür Dili Türkçenin Yazılı Temel Kaynakları” arasında yer almıştır.
Karahanlı Türkçesi (Kaşgar Dili, Hakaniye Türkçesi), Türkçe’nin gelişim tarihindeki önemli bir evredir. .
Karahanlı Yazmaları, Türkçe’nin gelişim tarihinin, kimi bilinmeyenlerini aydınlatan ışık olmuştur.
Örneğin bu dönemdeki Türkçe’nin yazılı kaynaklarındaki toplam söz varlığı 11 519 sözcüktür.
Dîvânü Lügâti’t-Türk 8624, Kutadgu Bilig 2961, Atebetü’l Hakayık 1306, Divanı Hikmet 2208 toplam sözcük içermektedir.
UNESCO bu yazmaların tümünü de kendi dalında “Dünya Kültür Kalıtı” içerisinde yer almasını kabul etmiştir (Fotoğraf 5).
Fotoğraf 5. UNESCO’nun dünya kültür kalıtı içerisinde yer almasına değer bulduğu Türkçe yazılı kaynaklar: Dîvânü Lügâti’t-Türk, Kutadgu Bilig, Atebetü’l Hakayık, Divanı Hikmet. https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/8238
Ercilasun AB. Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara. 2004.
Üşenmez E. Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında. Akademik İncelemeler 2008; 3(1):247-253.
Atabetü’l Hakayık bir “öğütname” olup, inanç temelli öğütlerde, bilginin, erdemin önemini belirtmiştir.
Yalın bir Türkçe ile yazılmış olması nedeniyle, geniş halk kesimleri tarafından; tanınmış, okunmuş, benimsenmiş ve günümüze ulaşmıştır.
Sonuç olarak, Karahanlılar dönemi, Türkçe yazılı kaynaklar açısından, kültür ve inançlar arasındaki bir ara dönemi ve geçilen aşamayı göstermektedir.
Karahanlılar Devleti’nin “Resmi Devlet Dili Türkçe” olmakla birlikte, gelişen kültürel ve toplumsal olaylar sonucu, Türkçe’nin gelişiminde, bir geçiş evresi olması önemini artırmıştır.
Bu dönemin ikinci yarısında, daha çok olmak üzere, Türkçeye; Arap ve Fars yazı dillerinden “sözcükler” girmeye başlamıştır.
Bu dönemin en önemli özelliği, eğitimde astronomi, matematik, fen derslerinin de olması, “entelektüel” ve bilge bir kuşağın yetişmesine katkısı olmuştur.
Bu nedenledir ki, “Karahanlılar Dönemi, “Bilim ve Kültür Dili Türkçe’nin Yazılı Temellerini Oluşturan Kaynaklar” açısından verimli ve kendisinden sonrasını da etkilemiş olması ile “altın bir dönemdir”.
Sonuç olarak;
Edib Ahmed Yükneki’nin yazmış olduğu ve bir “Öğütname” olan “Atabetü’l Hakayık” (Gerçeklerin Eşiği) adlı yazması, Türkçe’nin yazı dili olarak kullanımı yanı sıra, “inanç” temelli bir yazma olması nedeniyle, çok geniş kitlelere ulaşmış ve tanınmış olması önemini daha çok arttırmaktadır.
Üşenmez E. Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında. Akademik İncelemeler 2008; 3(1):247-253.
Kaynaklar (Türkçe’nin gelişimi ile ilgili yayınlarım)