Ajans Bakırçay
2021-04-16 12:11:43

“Where İs The One Hundred Twenty Eight” Anladınız Siz Onu..

Recai Şeyhoğlu

recaiseyhoglu1952@gmail.com 16 Nisan 2021, 12:11

Amcalar çok kızıyor 256’nın yarısının kaç olduğunu söyleyince… 512’nin dörtte biri kaç demeye de çekiniyorum komşumun ilkokul 5’teki torununa…

CHP İzmir İl Başkanlığı binasına asılmış o koskocaman afişte ne yazılı olduğunu ağzımı doldura doldura konuşmaya ürker oldum. Amcalar kızıyor çünkü… Savcı amcalar da…

Bir, iki ve sekiz rakamlarının bir araya gelince ne ifade ettiğini söylemeye korkar mı insan, korkuyor işte! Korkutuyorlar çünkü… Korku üreticileri, sabah akşam korku salıyorlar çevrelerine…

Tek işleri kaldı zaten, korkutmak, sindirmek…

Başarılı da olmadılar değil… Baksanıza ne demek istediğimi bile dokuz dereden su getirerek açıklamaya çalışıyorum.

Son on yılda yamuk yumuk işler yapılmasaydı korku üretmeye ihtiyaç duyacaklar mıydı?

***

Katar’ın eski Başbakanı Haned Bin Casim’in 27 Ekim 2017’deki sözleri, başımıza aldığımız dertleri açıklamaya yetiyor aslında:

"Her şeyi Suudi Arabistan, ABD ve Türkiye ile birlikte yapıyorduk ve Suriye’ye taşınan silah ve adamları Türkiye üzerinden gönderiyorduk."

B a, ba bak sen!

Yani… Birileri yolgeçen hanına çevirmiş ülkemizi…

Kullanılmışız…

ABD adına, Suudiler adına, Katar adına…

"Kardeşim Esad" dediğin adamla birlikte tatil yap, sonra da arkadan dolanıp tuşa getirmeye çalış burnunun dibindeki ülkenin başkanını…

Oldu mu ya…

Osmanlıca- Türkçe sözlük ne diyor buna, bakması gerek sayın arkadaşların…

Ali Püsküllüoğlu’nun sözlüğüne baksınlar diyeceğim ama Osmanlıca’yı tercih ederler belki…

Hüsnü Mahalli, bu işlerin bir bileni…

Diyor ki, "Türkiye’nin Suriye’de on bin kadar askeri var. Suriye’nin kuzeyinde birçok yerleşim bölgesini Türkiyeli sivil ve askeri yetkililer yönetiyor ve Ankara’nın kurdurduğu Suriye Milli Ordusu’nun tüm para, silah ve her türlü gereksinimlerini Türkiye karşılıyor."

Türkçe meali şu: Türkiye, o on bin kadar askere milyarlar harcıyor.

O paralarla fabrikalar kurulsa, kütüphaneler açılsa, okullar yapılsa Türkiye Afganistan’dan daha ileri olacak. Türkiye’nin Afganistan düzeyinde kalmasını isteyenler var demek ki…

'Kolay kullanışlılar' diyarı olmamızı isteyenlerin başımıza açtığı dertler bunlar…

El kol işaretlerine bakılacak olursa o askerlerin her birinin TSK mensubu olup olmadığı da kuşkulu… Sosyal medya paylaşımlarına baksanıza…

Babalarının hayrına gitmiş değiller o bölgeye. Maaşları var, iyi de beslendikleri belli hallerinden…

Harcanan paralar, ABD, Katar ve Suudi Arabistan’ı mutlu ediyor gibi…

Ya bizim 83 milyonumuzu?

Asgari ücretin belirleneceği günler geldiğinde koro halinde 'kaynak yok' diyenlerin on bin askere harcadığı paranın kaynağı demek ki bir çırpıda bulunabiliyor.

Hangi kaynaktan?

Aşımızdan ekmeğimizden kesilenlerle mi yoksa?

CHP’nin astığı afişleri görünce öfke küpüne dönenler, bu nedenle mi söktürüyor o afişleri acaba?

Bildiğim yok ama meraktayım herkes gibi…

Başka bir merakım da şu: Suriye konusunda daha önce Türkiye ile birlikte hareket eden Fransa, İngiltere, Almanya şimdi neden Türkiye’yi yalnız bıraktı?

2014’te Obama’nın o günlerdeki yardımcısı Biden’in "Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE Suriye’deki radikal İslamcı El Kaide, IŞİD, NUSRA ve benzeri terör örgütlerinden sorumludur" sözleri nedeniyle olmasın sakın!.

Avrupa ülkeleri, radikal İslamcılara bulaşmak istemediği için mi Türkiye’yi yalnız bıraktı acaba?

HI?

Meraklı olanların bu konuda Hüsnü Mahalli’ye danışmalarında sayısız yarar var.

Diyeceğim şu ki, Türkiye Suriye için çok paralar harcadı. Ne kadar olduğunu tahmin edemeyeceğimiz kadar… Suriye’nin neredeyse nüfusu kadar adam doldu ülkeye ama bir türlü deviremediler Esat’ı.

Bizimkiler neden düşünmez bunu?

Neden kabul etmezler yenilgiyi?

Paramızın günden güne değersizleşmesinde Suriye macerasının bir rolü var mıdır ve neden 512’nin dörtte biri telaffuz edildiğinde savcılar harekete geçmektedir, bilelim ama değil mi?

Parasına güvenmeyenlerin elindeki lirayı dövize ve altına yatırdığı on yılların gerçeği… Bunu bilmeyen yok. İnsan merak ediyor, durduk yerde neden Cumhurbaşkanı "Dövizinizi bozdurun" diyor.

Buna neden ihtiyaç duyar?

Suriye, AKP’li belediyelerdeki yolsuzluklar ve israf, yolcu garantisi verilen köprüler -yollar, dört beş yerden maaş alanların varlığı, üniversitelerdeki rektörler ve aile boyu yapılanmalar, dört fakültenin dekanlık vekilliği, Saray’ın savurganlığı ve pandemi, Türkiye ekonomisine öyle büyük zararlar verdi ki düzeltmek bir hayli zor.

Kayıp olan paralar bulunursa belki…

Oysa şeffaflık olsa kuşku da olmayacak. Nerelere ne kadar para harcandığı bilinse halkımız iktidara güvenecek.

Güven!

İşte gereksinme duyduğumuz o gizemli sözcük…

Ona gereksinmemiz var. Ancak, güveni yok etmek için birileri de elinden ne geliyorsa yapıyor gibi.

Bırakın, insanlar deveyi yutan pireyi/ kartalı avlayan kargayı/ gölün suyunu içip bitiren kurbağayı sorsunlar/ sorgulasınlar…

Ne zararı var bunun?

Bırakın insanlar özgürce konuşsunlar, bırakın insanlar en iyi süpanglenin nerede yendiğini söylesinler, bırakın insanlar 512’nin dörtte birinin kaç olduğunu ve nerede olduğunu bilboardlara assınlar…

Ne var bunda?

Bilinmeyenleri öğrenmiş olacağız.

Sizi rahatsız eden ne?

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.