Ajans Bakırçay
2021-11-15 09:34:23

Uyuşturucunun Etkileri

Recai Şeyhoğlu

recaiseyhoglu1952@gmail.com 15 Kasım 2021, 09:34

Ülkemizde silahtan ve teröristten ziyade, uyuşturucu konusuna el atılması daha önemli gibi geliyor bana. Dağdaki terörist sayısını yakından bilen bir içişleri bakanımız varken, teröristlerin ülkemize çok büyük zararlar verebileceğine inanmıyorum ben. Bakanımız, her daim onların ensesinde çünkü.

Baksanıza her boydan ve soydan teröristin ensesine şak diye biniveriyor bizimkiler.

Gri liste, kırmızı listede ne kadar varsa…

Yakalanan uyuşturucu miktarının çokluğu ve ülkemizde yaşayan çok sayıda kişinin gerçeklerden Merih gezegeni kadar uzak kalması vatandaşın uyuşturucu bağımlısı olduğunu kanıtlıyor gibi geliyor bana. Ödüllü polisimiz bile eroin taşırken yakalanıyor. Hem de milyarlarca liralık…

Uyuyor muyuz, uyutuluyor muyuz bildiğim yok.

Şu var ki uyuduğumuz kesin!

Ay’da yürüyor gibi dolaşanlar, sabah akşam petrol bulmuşçasına bayram edenlerin varlığı, beni böyle düşündürür oldu.

***

77 Vakıf üniversitemiz var. 31 vakıf üniversitesinde tıp eğitimi verilirken sadece 10’unun asgari 200 yataklı hastanesi varmış.

TBMM’deki hangi vekil, bakan ya da cumhurbaşkanı bu tıp fakültesi hastanelerinde tedavi görüyor diye meraktayım.

Övüne övüne açtıkları tıp fakültelerinin hastanelerinde muayene oluyorlar mıdır dersiniz…

Pakistan’da da böyleymiş. Egemen olanlar kolejlerde çocuklarını okuturlarken halka din eğitimi veren okulları tavsiye ederlermiş.

Gazetelerden televizyonlardan biliyoruz, varlıklı aileler ya da önemli siyasi portreler Amerikan hastanelerinde, Amerika’daki hastanelerde tedavi oluyorlar. Hatta onlardan birinin eşi bu konuda ettiği sözlerle alay konusu olmuştu. Unakıtan soyadlı maliye bakanı mı neydi…

Türkiye’deki hastaneler dururken Amerika’ya uçmuş, orada tedavi görmüştü.

Bu konuda örnekler çok…

Türkiye’nin güzelliklerine şiirler yazacak denli övgüler düzenlere bir bakıyorsunuz Seyşel Adalarında, Mauritus ya da Miami’deler… Bunun adına ne deniliyor bildiğim yok ama bir kandırmaca kokusu aldığım kesin.

Kandırmaca, her yerde… Kandırmacanın başkenti Türkiye adeta…

Sokak röportajlarında görüyorum, birileri ülkemizde işsizliğin olmadığını söyleyecek denli kendinden geçmiş. Kokain mi çekti kim bilir…

Kimileri de 20 yıl önce ülkemizde hiçbir şeyin olmadığını söylemekten utanmayacak denli bulutlar üstünde gibi…

AKP, milleti uçurmuş!

Eroin ve kokain ticaretine adı bulaşmış kişilerin kimler olduğunu okuyunca, Sedat Peker’i dinleyince içicilerin ve koklayıcıların bir hayli çok olduğunu söylemek yalan ya da yanlış olmaz.

İktidar şakşakçıları için ülkemiz bir cennet.

Sahiller ağustos ve eylülde doldu taştı ya…

Şakşakçılar için gün doğmuş gibi: "Fakir fukara yok. Baksanıza herkes tatilde!"

Şaşkşakçılara sormak gerek: "Türkiye’nin nüfusunu ve konaklama sektöründeki yatak sayısı toplamını biliyor musunuz?"

84 milyon olduğumuzu belki söyleyebilir ama toplam yatak sayısının 2 milyon 60 bin olduğunu söyleyebileceklerini sanmıyorum.

"84 milyonun sadece 2 milyon 60 bini sahillerde tatil yapıyor" dersek de sağıra köre yatarlar, bundan emin olun.

Murat Muratoğlu, Sözcü’de ne güzel anlatmış, "Para yoksa AVM’ler neden dolup taşıyor!" sorusunun yanıtını.

"AVM’lere giriş parasız. AVM’ler aynı zamanda yazın klimalarla sepserin, kışın da sıcacık."

Isınırsın ya da serinlersin. İki saatin burada geçse neden kötü?

Dümdüz mantıkla iktidarı aklayanlara sormak gerek:

"Son 19 yılda Türkler gidiyor mülteciler geliyor. Türkler satıyor, yabancılar alıyor. Üretim bitiyor, ithalat artıyor. Gelir azalıyor, fakirlik artıyor. Fabrikalar batıyor, işsizlik artıyor. Ve bazıları buna 'istikrar' diyor."

Bu tümcenin Türkçe meali ne oluyor acaba? Aklını kiraya vermeyenlerin yanıtını biliyorum da kiraya verenler ne der?

Şakşakçılara ikinci bir soru:

"100 milyon liraya Bodrum’da külliye yaptıran diyanet, sizden kurban parası istiyorsa Diyanet’te bir sorun yok. Sizde bir kerizlik var demektir."

Bu sosyal medya paylaşım etkiler mi sayın yandaşları acaba?

Başındaki zatın/ iktidarın hık deyicisinin son sözü de şu: "Diyanet mensupları olarak topluma rehberlik eden hizmetkârlarız."

Dünyanın neresinde hizmetkârlar zırhlı arabalarda dolanıp durmakta, zevk sefa içinde yaşamakta?

"Hizmetkâr" sözcüğünün, kendilerine gönül vermiş olanları tavlayacağından adları gibi eminler çünkü.

Daha başka bir soru…

"İstanbul’da 5 milyon Kürt yaşıyor. Bir tane bile Kürtçe tabela bulamazsın. 2 milyon Arap göç etti. İstanbul’un yarısı Arapça tabela oldu."

Siar Başkan imzasıyla sosyal medyada yer alan bu paylaşıma ne derler bilmem.

***

Binlerce kilometre öteden ülkemize nakliyesi yapılan uyuşturucunun ne işe yaradığını şimdi daha iyi anlıyorum.

Birisi / birileri uyuşturuyor bu milleti.

Uyuşturuluyor olmasaydı, üstüne üstüne atılan çay paketlerine itiraz ederdi çünkü…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.