Ajans Bakırçay
2019-08-19 21:45:59

Beni Duyuyor musun?

Recai Şeyhoğlu

recaiseyhoglu1952@gmail.com 19 Ağustos 2019, 21:45

Milliyet gazetesindeki ilk yazısında şöyle demişti 68’li Hakkı Öcal: "1968 Kuşağı diye anılan ve ne aradığını bilmeyen gençlerin arasında belki de yok olup gidebilirdim."

Tek bir 68’liden yanıt gelmedi Hakkı Öcal’a. Uyuyorlar mı, hiç mi okumuyorlar bildiğim yok. Geçenlerde sosyal medyadan bu kuşağı aradım. Karşıma çıkan Beyoğlu adresindeki notta şunlar yazılıydı: Çalışma saatleri: Kapalı. Açılış zamanı: Pazartesi saat 09.00

68 Kuşağı denince herkesin aklına yiğit Deniz Gezmiş ve arkadaşları geliyor. Anti- Emperyalist, ulusal bağımsızlıkçı, mücadeleci gençler… 78’li olarak şimdi 68’lileri ben anlatmaya çalışırsam doğru olmaz. Destan yaratan o kuşağı saygıyla selamlarken Hakkı Öcal’a ne diye yanıt vermediklerini de hâlâ anlamış değilim. Demek ki 68’liyim demekle olmuyor bu işler. Hele İzmir’de bir 68’li var, hem milliyetçi- ülkücü, hem devrimci, hem liberal hem de sosyalist! Arkadaşlarından da birinin olsun gıkı çıkmıyor bu duruma… Hem 68’li hem Türkçü nasıl olunuyorsa?

Seçimler öncesinde Cumhur İttifakının Adana/ Kozan Belediye Başkan Adayı Nihat Atlı "… Rabbimizin izniyle bunları içte ve dışta, yurtta da analarını belleyeceğiz arkadaşlar." derken Dilbilginimiz Ahmet Cevat Emre’nin "Vatan bizim anamızdır. Anamızı belleyelim." sözüne mi nazirede bulunmak istedi acaba diye düşünmekteyim hâlâ.

Bir başkan adayının bu denli düzeysizleşeceğini düşünmüyorum ben, mutlaka espri yapıyor olmalı. Kim bilir, belki de Ahmet Cevat Emre’nin esprili akrabalarından biri.

İstanbul’da 752 bin 800 Sivaslı varmış. Oysa Sivas’ın il nüfusu 646 bin 608, merkez nüfusu ise 377 bin 561. Bayburt’un nüfusu 82 bin. İstanbul’daki Bayburtlu sayısı ise 120 binin üzerinde.

Garabet dedikleri bu olsa…

Muş’ta AKP’li bayanların bir toplantısını verdi gazetenin biri. Bir tanesinin bile gözü görülmüyor. Nedenini anlamıyor değiliz. Muhafazakâr kadınlar… Normal. İtiraz da aklımın ucundan geçmez. Sonuçta bir tercihtir bu. Türkiye’nin Batı’ya açılan aydınlık yüzü İzmir’in Karşıyaka’sında ise AKP’nin Başkan adayı sarışın, başı açık bir Karşıyakalıydı. İster istemez Cumhurbaşkanımızın Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken Batı’da Atatürkçü, Doğu’da bölücü der gibi eleştirileri geliyor gözümün önüne. AKP, Bodrum, Marmaris gibi ilçelerde Muş’taki kadınlar gibi giyinen birini başkan adayı yapar mıydı dersiniz… CHP’nin Siverek Belediye Başkan Adayının, "İlçede benden başkası belediye başkan adayı olursa mezarını kazdırsın." sözüne ya ne demeli…

Bir başka enteresanlık da şu. Çok sayıda aday dürüst olduğunu / olacağını söyleme yarışına çıkmış gibi "Görev yaptığım sürece belediyenin makam arabasını kullanmayacağım. Şahsi arabama bineceğim." Bunu söyleyen de CHP’nin Narlıdere Başkan Adayı. Gerek var mı böyle konuşmaya? Seçilirseniz tabii ki belediyenin makam aracına bineceksiniz. Sayın müteahhit Başkanın popülizm yaptığı ayan beyan ortada. Cumhurbaşkanı, "Tasarruf ve şeffaflığın, yeni dönemde belediyelerimizde çok daha önemli bir yönetim ilkesi haline geleceğini taahhüt ediyoruz." derken çok büyük yolsuzlukların AKP’li belediyelerde gerçekleştiğini bilmiyor olabilir mi? Sayıştay raporları ortadayken bu söze biz nasıl inanacağız?

Ülkemizde her gün 202 hırsızlık olayı yaşanıyormuş. TÜSİAD Başkanı "Güçlüyüz demekle güçlü olunmuyor." derken camilerden halıların, çeşmelerden muslukların neden çalındığını hep birlikte düşünmemiz gerekmiyor mu?

CHP’den umudunu kesen, aday gösterilmeyenlerin DSP’ye yuvalanmalarına alışmışken benzer kırgınlığı yaşayan bir başka adayın Ayvalık’ta Demokrat Parti adayı olmasına ve kazanmasına ne dersiniz? Şu da bir gerçek ki Mesut Ergin, Ayvalık’ın sevilen bir işadamı/ siyasetçisi. Kaldı ki Demokrat Partili bir geçmişi de olmayan biri…

İSPARK’ın kârını soran Barış Yarkadaş ifade veriyor. Yılda 358 milyon lira cirosu olan bir şirketle ilgili kâr- zarar hesabı sormak neden ifade vermeye neden olsun ki…

Ya son günlerde durduk yerde maaşı 5 bin lira artan YİK üyelerinden Bülent Arınç’ın densiz konuşmaları…

Cenaze töreni bitmeden çelenklerin üzerindeki çiçekleri yolanların varlığına tanık olduk Demet Akbağ’ın eşinin cenazesinde. Halılar, ayakkabılar çalınıyordu ama çaktırmadan… Bu ise aleni yapıldı. Yüzsüzleşiyor muyuz ne? Türkiye’deki AKP’lileştirilmek istenen Suriyeli lümpenlerden ve İstanbul’da oğlan çocuklarına dadanan Afganlı sığınmacılardan ne farkımız kaldı?

Ergenekon Davası beraatla sonuçlandı ya… "Ergenekon terör örgütüdür. Ben bu davanın savcısıyım." diyen Cumhurbaşkanı, şimdi ne düşünüyor acaba? Mahcubiyet duyuyor mudur o sözleriyle acaba…

En büyük zaferini askeri vesayetle hesaplaşma vaadi üzerine kuran iktidar, başta toplum olmak üzere bazı solcuları da kandırmıştı bu vaatleriyle. Şimdi ne olacak?

Leyla Navaro’nun bir kitabı vardı, yıllar önce okumuştum. Adı mı: Beni Duyuyor musun?

Leyla Hanım yazmış. Ben de konuşuyorum: BENİ DUYUYOR MUSUNUZ?

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.