Kırmızılı…

Bir oyun muydu yaşam

perdesi kapanan

mutlu olmak değil miydi

sevip sevilerek

kim kararttı gerçeği sevgiden

onuru elimizden alarak kim yazdıysa

yaşam kitabına

acı ve gözyaşını, ayrılığı ve hasreti

Bilemediğindendir aşkı

Yine kötülüğün yeryüzünde kazandığı günlerdeyiz ve Kırmızı yine yetim kaldı. O kırmızı ki enerji, tutku, aşk, cesaret ve hareketliliğin evrensel sembolü. Hem de nasıl bir aşk nasıl bir tutku girmeyeceği kavga çekmeyeceği azap kalmamacasına bir aşk.

Tarihimizde kırmızılı kadın simgeleri vardır ancak pek bilinmezler günümüz iki kahramanı kadar. Kırmızılı kadın denince akla Gezi direnişinin simgesi kırmızılı kadın akademisyen Ceyda Sungur ve aşkın temsilcisi Sultan abla (ÖZCAN). Ozan Emekçi’nin kırmızı gülleri vardır hayatımızın bir köşesinde.

Üstte ikisinin resmi var. Kırmızı onların yılgınlık göstermeyen, pişmanlık izi olmayan bir o kadar da inatla inanmışlığı sevgilerini devam ettirecekliliğin fotoğrafı bu. Ne zaman ne mekan ne de dış etkenler belirleyemez sınırlarını. Zamanı kendileri belirlemeyi ne kadar nereye kadar seveceklerini onların gözlerinin sol göğüslerinin alt köşesinde ki büyüklük belirliyor.

Yavrusunu kaybetmişlerin yürek yakan türküleri dillerimizde, söylendiğini duyduğumuzda da acısı yüreklerimizdedir. “Elma attım yuvarlandı gitti beşiğe dayandı” diyen anneyle beşiğinde yavrusunu kartala kaptıran annenin feryadı hiç birimize yabancı değil, Yitirmişliğin feryadı birçok sokakta bir çok evde tanık olduğumuz hüznümüzdür.

Bir de elmayı atıpta dayanacak beşiği olmayanların feryadı var: Kırmızılı Kadın Sultanın sesi.

Aksaraylı Sultan, kırmızısı o kadar güzel bir aşkı temsil etmiş ki ölümsüzlüğe götürmüştür onu. Kimsesizliğin sessizliğinde değil gezdiği sokaklarda o gözleriyle baktığı insanların ellerinde kucaklandı; Sevdiği, sarılıp yattığı anlayamamıştı onun sevgisinin gücünü ancak gezdiği sokakların insanları fark etti. Çünkü o gözleriyle kalplerine girmenim yolunu bulmuştu. Her yitirişimde ki gibi Sultan’a da yandı içim. Onun sevgisinin güçlülüğünü sevmiş, imrenmiştim. Öylesine sevilmek, o sevgiye sahip olmak şansların en büyüğü. Böylesi aşka sırtını dönmekte körleşmenin sonucu ne büyük famkorluk!

Resmiyetin kırmızısı tehlikedir. Yağacak yağmur şiddetli ise kırmızı alarm verilir. Yangın tehlikesi kırmızı alarm verilir. Uluslararası arana terörist kırmızı bültenle aranır.

Halkın kırmızısı; Bereketi, canlılığı, samimiyeti, aşkı, özgüveni ve tutkulu enerjidir.

Biz korkuyu değil sevgiyi, büyülü aşkı yani tutkuyla seveni kalbimizin tarihine yazarız, yaşatırız. Sevgi ne kadar büyükse onu taşıyanı da büyütür. Sultan abla da yerini almıştır umarım; o kırmızılı kadın olarak.

Yattığın yer incitmesin sevgi yüklü kadın. “ Ben deli gibi sevdim, o deli diye beni sevmedi” Kırmızıyı sevmesi bile kırmızıyı seveni sevmesinden. Sevgisinin delirttiği kadın aşk olsun sana; Işıklar içinde uyu.

Sevgiyle, sağlıcakla kalın….