Kardeşim Hrant

Aynı kaldırımda iki kişi,

Biri önde, “güvercin ürkekliği”yle

Biri arkada, yıkanmış beynin keskinliğiyle

Yürümekte.

Az sonra,

Biri, savunmasız birini vuracak

Ve kahraman olma sanrısıyla katil olacak.

Biri vurulacak,

Çığlık bile atamadan,

Kaldırıma yığılacak.

İnsan öldürmenin pis tortusu

Öldürenin ellerinden hiç çıkmayacak.

***

Birini canım cicimlerle alıp götürecekler,

Birinin üstüne kederli bir gazete örtecekler.

İki fotoğraf kalacak akıllarda, yıllar sonrasına.

Biri, neşeli polislerin arasında bir sefil oğlan,

Biri, bir çift ayakkabıyla bir gazete,

Boylu boyunca kaldırımda yatan.

Sonra,

Sonra kabına sığmayan bir insan seli akacak

Her yerden Halaskargazi’ye,

Halaskargazi’den ülkenin her yerine.

Ve o sel, “Hepimiz Hrant’ız” diye bağıracak,

“Hepimiz Ermeniyiz. Hepimiz insanız. Hepimiz kardeşiz.”

Sebat Apartmanı’nın önünde biz, hepimiz,

Her yıl sırtımızdan vurulacak,

Her yıl yeniden kaldırıma yığılacak,

Her yıl aynı gün, aynı saatte doğrulup

Irkçılığın habis bir ur kadar öldürücü,

Virüs kadar kolay bulaşıcı olduğunu

Anlatmaya çalışacağız.

On beş yıldır anlatamadık,

Başaramadık farkındayız

Ama başarmak zorundayız.

Kardeşim Hrant,

Başka Hrantlar olmasın diye,

Ülkemiz 40’ların Almanya’sına dönmesin diye

Başarmak zorundayız.