HATAY MKÜ Tıp Fakültesi’ne 103 Öğrenci Kabulü (28 Ağust. 2007) nasıl oldu?

Depreme dayanıklı MKÜ Hastanesi yapımı, donatımı, açılması nasıl yönetildi? (Otobiyografi 6)

Büyük bir proje olan MKÜ Hastanesi yapımı önceden başlamıştı.

28 Kasım 2006 Salı günü göreve gelince, ilk işim MKÜ Hastanesi bilgilerini almak, yapılanları incelemek, denetlemek, hızlandırmak için çalışmaya başlamak oldu.

MKÜ Hastanesi Yüklenicisi Ekinciler firmasıyla görüşüp, işlerin daha sağlıklı yürümesi ve daha hızlı olması, yeni bir sayfa açılması için gayret ettim.

Hatay’ın iklimi dört mevsim çalışmaya uygun olması nedeniyle, işlerin daha hızlı yürümesi için her hangi bir engel bulunmamaktadır.

Ayrıca, ODTÜ’de (Rektör Kemal Kurdaş zamanında öğrenciydim), Cumhuriyet Üniversitesi’nde (Rektör Muvaffak Akman zamanında oradaydım) ve Başkent Üniversitesi’nden (Rektör Mehmet Haberal’dan öğrenmiştim) işlerin, Ankara, Sivas gibi yerlerde bile nasıl hızlı yürütüldüğü konusunda görgüm ve bilgim vardı.

MKÜ Hastanesi’nin yapım işlerini öncelikle ele alıp incelerken,

– Bir yandan Antakya’da sağlık alanında MKÜ’ni büyütmek,

Tıp Fakültesi’ne öğrenci almak, poliklinik hasta sayılarını arttırmak,

– Diğer yandan Diş Hekimliği Fakültesi’ni kurmak,

Yüksek Hemşirelik Programı başlatmak ve öğrenci almak,

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon YO açmak için kolları sıvamıştım.

MKÜ Hastanesi yüklenici firması, işleri kendi programı içinde yürütmek istiyordu.

“Modüler” yöntemle, biten yerleri öncelikle açama isteğim, kabul görmedi.

Çünkü MKÜ Tıp Fakültesi’ne 100 öğrenci kabulü için YÖK’de yoğun çalışıyordum.

YÖK’te MKÜ Tıp Fakültesi’ne öğrenci kabulü için olumlu hava olmasına çok çalıştım,

YÖK Tıp Sağlık Eğitim Kurulu üyeleri, üst yöneticilerinin çoğu ile çağdaştım ve tanışıyordum. Prof. Dr. Enver Hasanoğlu (Gazi Ü. Rektörü), Prof. Dr. Tunçalp Özgen (Hacettepe Ü. Rektörü), Prof. Dr. Yunus Söylet (İstanbul Ü. Rektörü), bu konuda olağanüstü bilgili, öngörülü, yapılan işin önemini kavramış olan kimselerdi.

MKÜ Tıp Fakültesi’ne yeni gelecek öğrencilerin eğitimi için, Antakya, MKÜ Alahan Yerleşkesi’ndeki yeni MKÜ Hastanesi’nin en azından bitmeye yakın bölümlerinin, bitirilmesi, kullanıma açılabilmesinin olamayacağını anlayınca;

– Zorunlu olarak, Antakya Merkez’deki Sağlık MYO’na yöneldim,

– Çalışmalar yaparak, yeni gelecek Tıp Fakültesi öğrencilerinin eğitimi için; Derslikler, Mikroskopi Laboratuvarı, Eğitim Laboratuvarları, Spor Salonu, Sosyal donatı alanları kurma yoluna gitmek zorunda kaldım.

Antakya Merkez’de, eski MKÜ Hastanesi’nde (Eski Antakya Devlet Hast.) görevli,

2006 yılı sonunda;

51’i Yard. Doç.,

71 Öğretim Görevlisi olmasına karşın,

MKÜ Tıp Fakültesi’nin tek bir öğrencisi yoktu.

– Bu durumu “kendine dert edinen” bir iki kişi belki vardı,

– “Herkes kendi havasında” idi.

– Benzer durumu daha önce çalıştığım kimi yerlerde de yaşamıştım. Yapım işleri uzar, genç öğretim görevlileri “iki arada, bir derede” kalır, öğrenciler başka yerde eğitim görür, daha sonraki dönemlerini yeni kurulan kurumlarında tamamlardı.

Buna karşın;

– MKÜ 1992 yılında açılmış,

– MKÜ Tıp Fakültesi 1995 yılında kurulmuştu.

Yıllar yılı Antakya’nın alışılmış düzeni içinde yaşayan ve çalışan insanları, yeni bir tempoya geçirmek, bilimsel bir yolda ilerlemesini, atılım yapmasını sağlamak oldukça çaba istiyordu.”

Tüm bu işi başarmanın yolunun;

Tıp Fakültesi’ne öğrenci gelmesi, eğitimin başlaması olduğunu biliyordum.

Öğrenci olunca, dersler başlayınca, herkesin bu yeni düzene uyması kolaylaşır.

– Çünkü derler ki; “Öğrenci, öğretmenin müfettişidir.”

Uyuyan Devi Uyandırmak

İşin, daha önemli yönü, yeni bir bakışla;

– “Uyuyan devi uyandırmak”,

Eşgüdümü ve

– Harmoniyi sağlamak,

– Özgüven,

– Umut, İnanç ve Çaba istiyordu.

Bir başka konu da;

– MKÜ’ye daha önce gelmiş birçok değerli ve nitelikli Hekimin,

– MKÜ’de, gelecek ve ışık görmeyerek,

– Başka yerlere, üniversitelere gitmiş olmasının yaratmış olduğu olumsuz hava idi.

28 Kasım 2006 günü, bu koşullarda, “çok bilinmeyenli” bir ortamda, ancak umut ve iyimserlikle göreve başladım.

30.11.2006 günü, Hatay Valisi Sn. Ahmet Kayhan’ı ziyaretimde, şansım yanımdaydı.

Sakin, içten, saydam, değerli, genç bir “devlet adamı” ile karşılaştığımı, dostça, güven ve sevgiyle baktığını 34 yıllık bir Hekim olarak anlamakta gecikmedim;

– Çok iyi ve içten karşılandım, kendimle ilgili kısa bilgi sundum,

– MKÜ ile ilgili yeterli ilgisi ve bilgisi olduğunu gördüm,

– MKÜ Hastanesi’nin açılması, Tıp Fakültesi’ne öğrenci gelmesi, MKÜ’nin Antakya ve İskenderun’da büyümesinin, Onun da isteği olduğunu gördüm.

– Makamından, özgüvenli ve bu işi “Hatay’ın dalgalı denizinde” başarabileceğime inancım artmış olarak çıktım.

-------------------------------------

30.11.2006

Rektör Canda Tıp Fakültesine Odaklandı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi yeni Rektörü Prof. Dr. Şerafettin Canda, en kısa sürede Tıp Fakültesini hayata geçirip çekim merkezi yapacaklarını söyledi.

Fotoğraf 6-1. Hatay Valisi Sn. Ahmet Kayhan: Samsun, Kavak’da doğdu (1951). İstanbul Üniv. Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1974). Erzurum, Konya, Hatay’da (17.01.2006 - 07.05.2008) Vali olarak görev yaptı.
Fotoğraf 6-2. Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak.’nden, Mustafa Kemal Üniv. Rektörlüğüne atanan Prof. Dr M.. Şerefittin Canda Hatay Valisi Sn. Ahmet Kayhan’ı ziyaret ederek kendini tanıttı. 30.11.2006.

30.11.2006 günü,

Hatay Valisi Sn. Ahmet Kayhan’ı makamında ziyaret eden

MKÜ yeni Rektörü Prof. Dr. M. Şerafettin Canda şunları söyledi:

Halen Tıp Fakültesi’nde; 51’i Yard. Doçent ve 71 Öğr. Görevlisi var;

Hedefim, Tıp Fakültesine kısa sürede öğrenci almak.

Çünkü öğrenci gelirse Tıp Fakültesi ilerler.

– Desteğinizle, MKÜ Hastanesini tamamlarsak Üniversitemiz için iyi olur.

– Yeni MKÜ Hastanesi hizmete geçince, hastalar da başka illere gitmekten kurtulur.”

Çıtayı yükselterek “Tıp Fakültesine iyi doktor, hocalar gelecek” diyen Canda;

– “Yakın illerde çok sayıda Tıp Fakültesi var;

– İyi bilim insanları ve doktorların çekim merkezi olabilire,

MKÜ Tıp Fakültesi istenilen noktaya gelir.”

Döner Sermaye’yi iyi çalıştırır,

– Diğer Tıp Fakülteleriyle eşit ve yüksek ücret ödenebilirse,

Başka doktorların da Hatay’a gelebileceğini” söyledi ve şöyle dedi:

– Bunun için Valimizin de desteğine ihtiyacımız var.

– El birliği ile çalışırsak, halka, fakülteye yararı çok olur.

– Amaç, MKÜ Tıp Fakültesinin bölgenin çekim merkezi olması.

– Hatay halkının özellikleri ve varlığından yararlanarak, buraya insanları çekebiliriz.”

Vali Ahmet Kayhan da;

– “MKÜ genç bir üniversite,

– Yeni görevinizde başarılar diliyorum.

– Hastane Hatay ve Üniversite için çok önemli.

Eğitim öğretim olmaması eksiklik.

– Tıp Fakültesi güçlü olarak faaliyete geçmelidir.

– Bunun için hep birlikte elimizden geleni yapacağız. Sizlere destek oluruz” dedi.

----------------------------

24. 07. 2007

https://www.iskenderun.org/canda-tip-fakultesi-lokomotif

Canda “Tıp Fakültesi Lokomotif!”

Antakya Gönüllüleri Derneği ile Mado evinde bir toplantı düzenleyen MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda Tıp Fakültesi’nin MKÜ ve Hatay’ın lokomotifi olacağını, bu yolda önemli adımlar attıklarını söyledi.

MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda MKÜ Vakfı’ndan Osman Mıstıkoğlu, Tahsin Rende, Osman Ovalı, Ömer Bayraktar ve Orhan Bahadır’ın katılımıyla Rektörlükte bir toplantı gerçekleştirdi.

MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda Hatay’ın gelişimi için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek;

En önemli hedefimiz Tıp Fakültesini hayata geçirmek.

Tıp Fakültesi MKÜ’nün ve Antakya’nın lokomotifi olacaktır.

Bu yolda önemli adımlar attık. Bunlarda en önemlisi MKÜ’nün kuruluşunun 15. yılında Tıp Fakültesine 103 öğrenci alınmasıdır.

Yeni açılan bir Anadolu üniversitesine ilk kez 103 öğrenci verilmiştir.

Tıp Fakültesi’nin Antakya’da açılmasıyla halk ekonomik, kültürel ve sosyal yönden kalkınacaktır.

Polikliniklerimizin sayısını artırmak için çalışmalarımıza hız verdik.” dedi.

Antakya Gönüllüleri Derneği Başkanı Tahir Dönmezer de, ilerleyen günlerdeki hayata geçirilecek olan Antakya ile ilgili projelere vurgu yaparak,

“Rektör Canda’nın her zaman yanında ve destekçisi olduklarını, çalışmalarının Antakya’ya büyük katkılar sağladığını” kaydetti.

Toplantıda MKÜ’nün gelişmesi için çalışmaların hızlandırılması gerektiği belirterek, Hastanenin mevcut polikliniklerin yetersizliği nedeniyle Tıp Fakültesine yeni poliklinikler yapılmasının gündeme getirildi.

---------------------

Birkaç Söz

Tüm gücümüzle,

– Antakya’da Tıp Fakültesi’nde eğitimi başlatmaya,

– Hataylıların, hastaları bakılsın diye 450 yataklı MKÜ Hastanesi’ni bitirip açmaya,

– Çağdaş, eğitimli, donanımlı Doktorlar getirmeye,

İskenderun Üniversitesi’ni kurmaya,

İskenderun Müh. Fakültesi’ni, Antakya’dan İskenderun’a götürmeye,

İlçelerde yeni MYO açmaya,

Çocukları okusun diye Okul, Derslik, Mikroskopi salonu, Spor salonu yapmaya,

Esnafın ekmeği büyüsün, sanayi gelişsin diye,

– İş yaşamının gerek duyduğu alanlarda, nitelikli iş gücü yetiştirmeye,

– Eğitim yapmak üzere yeni bölümler açmaya çalışıyorduk.

Gören gözlerin tanık olduğu gibi;

Hatay tarihinin en önemli, en büyük eğitim ve sağlık yatırımlarını, bir ağ gibi Hatay İli ve ilçelerine yayarak, uygulamaya çalışıyorduk.

Hatay’da devlet kuruluşları içinde “yatırımda birinci” olmuştuk.

Dönem sonunda tüm hedeflerimizi de gerçekleştirdiğimizi herkes gördü.

Bu başarıya ulaşılmasında, sınır İlimiz Hatay’da, değerli, seçkin Sn. Valilerimizi ve diğer devlet yetkililerini tanımak, nezaket içerisinde çalışmış olmak, en büyük “şansım” olmuştur. MKÜ’nin, bu yeni düzene destek olan, gönülden, özveri ile çalışan emektarlarına da teşekkürlerimi sunarım.

28 Kasım 2006’da,

Antakya’da, bu koşullar altında başladığım MKÜ Rektörlük görevini, önceden belirlediğim tüm hedeflere ulaşarak, yerine getirmiş, görevimi 28 Kasım 2010 günü bitirmenin huzuruyla, gittiğim gibi, sessizce tek başıma ayrılmıştım.

6 Şubat 2023 depremi sonrası,

MKÜ Hastanesi ve Antakya, İskenderun, Reyhanlı’daki tüm yapılarımızın ayakta kalmış olması ile ilgili hiçbir kuşkum olmadığı gibi hiçbir “zayiat” da olmadı.

Amaçlarımızdan birisi de, Hatay’ı bölgenin ve komşu ülkelerin (Suriye, Lübnan, vb) eğitim, sağlık, kültür, turizm ve ticaret alanında çekim merkezi yapmaktı.

Sınırın iki yanındaki, akraba olan halkın eğitime, ticarete yatkın olduğunu biliyordum.

Bu durumu, herkesin “ekmeğini” büyütecek, eğitimini, kültürünü, iletişimini arttıracak, toplumun huzur ve refahını yükseltecek “çok yönlü” bir konu olarak görüyordum.

Geçmişte, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin çalıştırılması, ameliyathane, laboratuvar, yataklı birimlerin açılması, Anestezi uzmanı bulunup getirilmesi işlerinde önemli katkılarım olmuş, bilgi, deneyim kazanmıştım(1977-1979).

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kuruluş ve gelişmesinde de görev almış ve çalışmalara yakından tanık olmuştum (1979-2006).

Ayrıca, Hatay Valisi Sn. M. Celalettin Lekesiz’in liderliğinde, Hatay İşbirliği Kurulu, Suriye’ye birçok kez, İdlip, Laskiye, Halep ve Şam kentlerine gidilmiş, Üniversite Rektörleri ile tanışmış, bilgilenmeye, anlamaya ve işbirliği için çalışmıştım.

Geçmişte Suriye’de yaşananlarla ilgili, her Hataylı gibi, yeterli bilgim vardı.

Örneğin, Suriye’de, Hatay’ı Suriye içinde gösteren haritalar, değişmeye başladı.

Şimdi, barış ve dostluğu geliştirme, ilerletmek için adım atma zamanı idi.

Suriye, Lübnan, Ürdün gibi komşulardan, hastaların, öğrencilerin Antakya’ya gelmesi, olası görülüyordu.

Türkiye için, kültürel ve pek çok açıdan çok önemli bir konuydu.

MKÜ Hastanesi donanımının, uluslararası düzeyde ileri teknoloji ve Robotik teknoloji ile donatımı için çalışıyordum, bir yandan da yeni kaynak arıyordum.

MKÜ ve Hatay, yalnız Suriye, Lübnan, Ürdün değil, tüm Orta-Doğu ülkelerinin sağlık alanında üst düzeyde Teknoloji ve Robotik Teknoloji Destekli Sağlık Merkezi olabileceği görülüyordu. Bu konularda oldukça deneyimli ve bilgiliydim.

Pek çok Uzman Doktoru, eğitimlerinin akademik ve teknolojik açıdan ilerlemesi için, büyük merkezlerde, erkenden görevlendirmeye çalıştım.

Bu konu da, Doktorlarımızın, ailelerinin özverisi ile olabildi.

Türkiye-Suriye ilişkileri o kadar iyileşti ki, hafta sonları Suriye’den çok sayıda insan, varlıklı kesim Hatay’a gezmeye gelmeye ve alışveriş yapmaya başlamıştı.

Bunların bir bölümünün de, çocuklarını Hatay’da üniversitede okutmayı düşünen, Türkçe konuşan, buraları bu açıdan görmek isteyen aileler olduğu anlaşılıyordu.

Büyük giysi firmaları da Antakya’da şube açmaya başlamıştı.

Toplumun ekonomisinde ve hizmet sektöründe önemli gelişmeler gerçekleşti.

Ayrıca Hastalar Suriye’den Hatay’a, MKÜ’ne gelmeye başlamıştı.

Yeni açılan Hatay Havaalanı’nda uçaklarda yer bulunamıyordu.

İskenderun Körfezi ve Hatay İline egemen olan Türkiye için,

Suriye ile iyi dostluk ilişkileri, her zaman gereklidir. Bu nedenle, görevli devlet yetkililerinin ve görevlilerin “liyakatli”, “ufku geniş” ve “öngörülü” olması önemlidir.

-----------------------

Var olan bu koşullar altında, zaman yitirmeden;

Türkiye’nin en az 100 tıp öğrencisini eğiterek,

–Tıp Doktoru yetiştirme gizilgücü boş duruyordu.

– Tıp Fakültesinin eğitime başlatılması, genç Doktorların yetişmesi, gerekli yerlere gitmesi olanaklı görünüyordu, öyle de oldu.

“MKÜ’de Tıp eğitiminin başlaması (Kasım 2007);

MKÜ Tıp Fakültesine ek listeden YÖK’ün onayı ile kabul edilen 103 öğrenciden

37’sinin, 2 Temmuz 2013 ‘de, Tıp doktoru olarak,

Türkiye’nin Sağlık Gücüne katıldıklarını, basından sevinerek öğrendim.”

------------------

Alışılagelmiş düzen, yöntem yerine, yeni bir yöntem, uzun erimli çaba istiyordu.

Amacım, işlerin yeni bir düzende ve daha hızlı gitmesiydi.

a) Bir yandan Tıp Fakültesi öğrencilerinin eğitimi için, derslikler, laboratuvarlar, mikroskopi salonları, öğrenci yurdu, spor alanları kurmaya çalışırken,

b) Diğer yandan da MKÜ Hastanesi yapım işleri aşamalarının hızlandırılması,

c) Gerekli hastane donanımının sağlanması,

d) Nitelikli teknik personelin yetiştirilmesi,

e) Hastanenin hizmete girmesi, eş zamanlı olarak,

f) Hastane yataklarının dolu ve verimli hizmeti,

g) 11 Ameliyathanenin çalıştırılması,

h) Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı bulunup, getirilmesi,

i) Yeni tıbbi teknolojilerin sağlanması,

j) Laboratuvarların kurulup çalışması,

k) Yetkin görevliler yetiştirilmesi gerekiyordu,

l) Bütçenin yerli yerinde kullanımı ve denetimi,

m) Yeni ek kaynak bulmak için gösterilen çabalar.

------------------------

Bunların tümünde de başarılı olduk.

Özellikle ek kaynak yaratma konusunda, şanslı ve başarılı olduğumu düşünüyorum.

En önemli konu, Tıp Fakültesine 100 öğrenci kabulü için YÖK’ün izin vermesiydi, onu da başardık,

103 öğrenci kabulü için izin çıktı (28 Ağustos 2007).

Tüm bu işlerin gerçekleştirilip, YÖK Tıp Eğitim Kurulunun görüşüne sunularak;

– Antakya’da, Tıp Fakültesi’ne öğrenci kabulü,

– Eğitime başlamanın yolunun açılabilmesi için,

– Yüksek tempoda ve çok yönlü çalışma yürütüldü,

– Herkes, özveri ile çalıştı ve çok çaba gösterdi.

Göreve başladıktan 9 ay sonra MKÜ Tıp Fakültesi’ne 103 öğrenci alınması

Göreve başladığım 28 Kasım 2006 gününden tam 9 ay sonra (28 Ağustos 2007), YÖK’den gelen “ileti”, MKÜ Tıp Fakültesine ek listeden 103 öğrenci kabul edilebileceği “mutlu sonuç” bildiriyordu.

Tüm bu işlerin gerçekleşmesi için herkes çalıştı, yoruldu.

Eşgüdüm” ve “Harmoni” başarının anahtarıdır.

Örneğin, 1992’de kurulmuş olan MKÜ’ne bağlı olarak,

1995 yılında kurulmuş, 2006 yılı sonunda 51’i Yard. Doç., 71 Öğr. Gör. olan Tıp Fakültesi’nde 28 Ağustos 2007’ye dek, tıp öğrencisi yoktu.

Buna karşın, aynı yılda (1992) kurulmuş olan Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Isparta, Kocaeli, Manisa, Mersin, Muğla, Urfa’da Tıp eğitimi, yıllar önce başlamıştı

Rektörlük görevinde bir dönem kalabildim”.

“DEÜTF’deki görevim, öğrenciler, mesleğim ve ailemden daha çok kopmak istemediğim gibi, yetkililerce de genç öğretim üyelerinin işi yürütebileceği kanısı oluştuğu görülüyordu.”

Fotoğraf 6-3. Mustafa Kemal Üniv. Sağlık Uyg. ve Araş.. Hastanesi (Orijinal Mimari Görünüm) (2009).

Türkiye Cumhuriyeti’nin; “bu topraklarda göklere yükselen sonsuzluğunu”, ve “görkemini”, “insanlığa verdiği huzuru ve güveni”, “en gerçek yol gösterici” olan “bilime açılan” kapısını simgelemektedir.

Bu görkemli mimari yapının, orijinal görünümü korunmalı, gölgeleyecek hiçbir şey yapılmamalıdır.

Fotoğraf 6-4. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama. Araştırma Hastanesi. Bu Hastane 450 yatak ve 11 Ameliyathane ile 2008 yılı sonunda tarafımdan açılmış, 6 Şubat 2023 depreminde ayakta kalmış, depremzedeler buraya sığınmış, işlevine devam ede gelmiştir.

Ayrıca 20 Şubat 2023 Hatay Yayladağı Depremi sonrası, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından, istek üzerine yapılan inceleme ile sağlam raporu almıştır.

Fotoğraf 6-5. 8 Şubat 2023; Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uyg.. Araştırma Hastanesi.

Açılış: 450 yatak ve 11 Ameliyathane ile 2008 yılı sonunda tarafımdan açılmıştır.

Deprem: 6 Şubat 2023 depreminde ayakta kalmış, depremzedeler sığınmış, işlevine devam etmiştir.

CAN BURSALI VE KADİR CESUR’un Haberi (8 Şubat 2023) Gazete Duvar 08 Şubat Çarş. 2023.

Depremzedeler cenazeler arasında tedavi ediliyor (Kentte, ayakta kalan tek güvenli yapı.

www.gazeteduvar.com.tr/depremzedeler-ceset-torbalari-arasinda-tedavi-ediliyor-haber-1602466

20 Şubat 2023 Yayladağı Depremi sonrası, istek üzerine İTÜ inceleme yapmış, sağlam raporu almış.

Fotoğraf 6-6. MKÜ Alahan Yerleşkesinde, 2008’de kullanıma açılan MKÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı.28 Ağustos 2007 günlü YÖK kararı ile 103 öğrenci kabul edilmiş ve eğitime başlamıştır.

Fotoğraf 6-7. MKÜ Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesinin eğitim öğretime başlayabilmesi için yapılan YÖK denetimi: Prof. Dr. Yunus Söylet (İÜ Rektörü), Prof. Dr. Tuçalp Özgen (HÜ Rektörü), Prof. Dr. Enver Hasanoğlu (GÜ Rektörü), Prof. Dr. Mustafa İlhan (YÖK Üyesi), Prof. Dr. M. Şerefettin Canda (MKÜ Rektörü),…(2007)

Fotoğraf 6-8,9. MKÜ Tıp Fakültesi açılış dersi (Türkiye’de çağdaş tıbbın kuruluş tarihi), Rektör Prof. Dr. M. Şerefettin Canda (15 Kasım 2007).

MKÜ öğrenci sayısı 30.000’e dayanmıştı.

Benden sonra da işlerin sorunsuz yürüyebilmesi için, öncelikle odaklanmam gerekli başlıca işleri, ayrılmadan önce, hızla gerçekleştirmek için çaba gösterdim:

– Uzman hekim sayılarının artması,

– Tıp Fakültesinin eğitime geçmesi,

– Eğitimin rayına girmesi,

– MKÜ Hastanesi yapım işinin sağlıklı biçimde bitirilmesi,

– MKÜ Hastanesi donatımı, ileri teknolojinin sağlanması ve açılması,

– “MKÜ’nün Orta-Doğunun Laparoskopik ve Robotik Cerrahi Merkezi” olması için gerekli çalışmaları da yaptım, var olan koşularda, yenileşmeye istekli, öngörülü, teknolojiye yatkın gençlerin, özenddirilmesi, istekli ve umutlu olması için çaba gösterdim.

Antakya, İskenderun ve ilçelerde kurulan yeni Fakülteler, Yüksek Okullar ve Meslek Yüksek Okulları, Avrupa Birliği Projeleri, MKÜ’nin 30.000’e ulaşan öğrenci sayısı ile İskenderun Üniversitesi kurulması ile ilgili çalışmalara, daha sonraki bölümlerde ayrıca değineceğim.

--------------------

Tüm alanlarda, işleri yürütürken;

– “Özverili çalışma gösterebilen”,

– “İşten geri durmayan”,

– “Düzgün çalışma becerisi gösteren”

– Çok sayıda genç MKÜ öğretim elemanları ve çalışanın, beceri, özgüven ve deneyim, yönetim bilgisi (personel alımı ve ihale yapımı, vb.) kazanmasına katkı yapmış, kendilerini tanımış oldum.

Bu yolda emeğini, desteğini esirgemeyen, gönüllü gelip (beklentisiz), çıkar gözetmeden, sadece MKÜ için, birlikte koşanlara saygılarımı sunarım.

-----------------------

Sonuçların; üst düzeyde ve çok iyi olduğu, zaman içinde daha iyi anlaşıldı.

6 Şubat 2023 depremi, yıkımlar, acılar içinde herkese test-sınanma oldu.

Hatay ve Antakya’nın;

Antik bir kent olduğu gibi,

Bir deprem kenti olduğunun da

Toplum ve yönetim tarafından unutulmamasını dilerim. 04.07.2026

Bu yaşam testini-sınavını “onuru” ile geçenlere “selam olsun”.