Deprem ve “Princeton Antakya Kazıları” (4 Mart 1932 – Eylül 1939) ile ilgili neler dersiniz?

(Otobiyografi 15)

Giriş ve amaç

Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü4 Mart 1932 – Eylül 1939” günlerinde, Antakya Arkeolojik Kazılarını yönetmiştir.

Çıkarılan Antakya Mozaikleri dünyadaki önemli müzeleri süslemektedir.

Özellikle Roma döneminde, özellikle “2.yy-6.yy” arasında, villaların zeminlerine mozaik döşenmesi “moda” olmuş ve varlıklı üst ve orta sınıfın özenmesiyle olağanüstü mozaik sanat yapıtları ortaya çıkmıştır.

Bu gelişme, büyük depremlerle kesintiye uğramıştır.

Bu mozaikler Antakya adının dünyaca duyulmasına ve ilgi uyanmasına yol açmıştır.

Princeton Üniversitesi Antakya’da yapılan kazının dijital belgelerini yayınlamıştır.

Fotoğraf 15-1. Fotoğrafçı Robert Schirmer ve Mimar C.K. Agle, yemek odası (triclinium) zemin mozaiğini fotoğraflamak için bir kamera köprüsü kullanıyor. https://pi.lib.uchicago.edu/1001/org/ochre/ebad5a68-1705-467f-8483-a799c5533d28
Fotoğraf 15-2. Amazon Avcısı mozaiği, Yakto Villası.Harbiye The Excavation of Antioch-on-the-Orontes, G.E. Kidder Smith
https://collections.visualresources.princeton.edu/Detail/objects/A-008602
Fotoğraf 15-3. Yakto villası, Antakya, Harbiye,
https://collections.visualresources.princeton.edu/Detail/objects/A-003915
Fotoğraf 15-4. Yakto Villası, Antakya, Harbiye, 4/13/1933.
https://collections.visualresources.princeton.edu/Detail/objects/A-003806
Fotoğraf 15-5.Yakto villası. Antakya, Harbiye, 5/31/1933. https://collections.visualresources.princeton.edu/Detail/objects/A-004193
Fotoğraf 15-6. Yakto Villası, Panaromik görünüm. Antakya, Harbiye. https://collections.visualresources.princeton.edu/Detail/places/G-000106

Bu belgelerde, örneğin Antakya Tiyatrosu, Harbiye Tiyatrosu, Antakya Hipodromu, Harbiye Apollon Tapınağı, Antakya ve Harbiye’de Hamamlar, Saraylar, Villaların yerleri belirlenmiştir.

Buna göre, Antik Antakya;

Kolonadlı Caddenin olduğu yerlerde 8.5 m,

Asi Adasının olduğu Küçük Dalyan’da 11.5 m toprak altındadır.

Buralarda, yalnız “3 m sondaj yaparak, yapı izin verilmesi” nasıl olabilir?

Buna karşın, büyük bir deprem bölgesi olan Antakya’da, depremlerin getirdiği yıkımlar sonucu kentleşme aynı yerde devam ede gelmiştir.

Antik Antakya, birçok uygarlığı içeren çok katmanlı bir arkeolojik alan olmuştur

Antik Antakya güncel Antakya’nın altında bulunmaktadır.

Antik Antakya’nın bulunduğu yerlerde, 6-20 Şubat 2023 depremleri sonrası;

Depreme dirençli kentleşme, fay zonları dışında olmalı,

– Aynı zamanda Antik Antakya’nın kurtarılması için çalışılmalıdır.

“Antakya Müze Kent” olması çözüme katkı yapabilir.

Amacımız, deprem bölgesi olan Antakya’da,

Princeton Üniversitesi Antakya Kazı Belgelerinin önemini belirtmek,

– Ayrıca Antakya’da görevli olduğum dönemde (2006-2010) ve bilgilerimin ışığında, Memleketimle ve toplumla ilgili bilgi, deneyim, önerilerimi yazmaktır.

– Çıkarılan mozaikler gitmiş olsa bile, yeni mozaikler bulunabilir, ayrıca yapıların mimari öğeleri yerinde durmaktadır. Yeni arkeolojik kazı yöntemleri “Efes Yamaç Evlerinde” olduğu gibi yapılabilir.

Antakya’da yeniden yapılaşmaya giderken nelere dikkat edilmelidir?

6-20 Şubat 2023 ve 20 Şubat 2023 depremleri sonrasında,

Yaşanan bunca deneyimden sonra, dersler çıkarılarak,

Antakya’da, yeniden yapılaşmaya gidilirken, olabildiğince;

Sağlam zeminli yerlere doğru yapılaşmanın kaydırıldığı,

– Yapıların, yeterli teknoloji, bilgi, deneyim ile yapıldığı,

– Sağlıklı ve yeterli denetim yapıldığı,

Depreme dirençli kentler ve

Depreme dirençli, Hastaneler, Okullar ve Konutlar yapıldığı,

– “Yörenin doğa koşullarını”,

Antik Antakya’nın varlığını unutmadan,

– “Toplumun psikolojik, sosyal yapısını ve kültürünü” dikkate alarak, işlerin yürütüldüğünü düşünüyorum.

Bu nedenle;

Yapılaşmada, yer seçimi, zemin etüdü, projenin yapılması, uygulanması, gerçekleştirilmesi, sonuçlandırılması aşamasına dek;

– Bilimsel, teknoloji kurallarına uyulmalı,

– Kentsel planlama, kentsel altyapı dikkate alınmalı,

– Toplumsal bilinçle uygulamalar yapılmalı,

– “Yerel kültürün etkisinde kalmadan”,

– Denetimin ve tüm işlerin yeterli “ciddiyetle” yapılmasının yolu bulunmalıdır.

Önerim;

Özellikle, “Yapı Denetimi bağımsız olmalı, sorumluluğu daha yüksek olmalı, denetim 7X24 yapabilmeli, yüksek ücreti almalıdır.

Antik Antakya tanımı içine giren yerlerde;

• Antakya (Antiochia),

• Defne (Daphne),

• Çevlik (Seleucia Pieria), çoğu yer altındaki antik değerlerin kurtarılması için, yeni teknoloji (havadan görüntüleme, jeoradar “GPR”, “yer radarı”, arkeofizik, vb.) ve bilimsel yöntemler ile çalışılması gereklidir.

Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü;

Princeton Üniversitesi'nin 1932–1939 yıllarındaki Antakya Arkeoloji Kazıları, Türkiye’deki en önemli uluslararası kazılarından birisidir.

Bu kazılar; Antik Antakya, Defne (Daphne/Harbiye) ve Çevlik (Seleucia Pieria)’de yapılan 8 kazı sezonunu içerir.

Kazı Başkanı, Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü Başkanı, Prof. Dr. Charles Rufus Morey’dir.

Antakya Kazıları, 4 Mart 1932'de başlamış, Eylül 1939'da II. Dünya Savaşı (1 Eylül 1939 - 2 Eylül 1945) nedeniyle sona ermiştir.

Çıkarılan 300 mozaik, “paydaşlar” arasında pay edilmiştir.

4 Mart 1932 - Eylül 1939 döneminde;

Antakya, Harbiye, Çevlik’de (Selucia Pieria) (1937-1939) yapılmış olan kazı çalışmalarının dijital arşiv belgelerini Princeton üniversitesi yayınlamıştır.

“O dönemin ve o günün koşullarında” yapılan kazı çalışmaları, değişik yönlerden tartışılabilirse de, çalışmaların, o gün ”var olan” bilimsel yöntemler ile kayıt altına alındığı ve geleceğe ışık tutulduğu görülüyor.

Düşüncem;

Deprem sonrası, Hatay İli üst yönetiminin; “çok yönlü”, “yeterli eğitimli”, aynı zamanda yerel kültür konusunda bilgili kimselerden oluşan, bilim kurulları kurarak, Princeton belgelerinin de ışığında çalışmış olmasıdır.

--------------------------

Antakya Kazı Arşivi (4 Mart 1932 - Eylül 1939)

Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü tarafından,

1930'larda Antakya kazılarından derlenmiş olan aşağıdaki belgeleri içermektedir:

Günlükler ve alan raporları,

– Fotoğraflar,

– Filmler,

– Buluntu kartları, çizimler ve yazışmalar içermektedir.

Derlenmiş raporlara, günlüklere, belge setlerine buradan erişim vardır.

Proje web sitesi

vrc. princeton.edu/researchphotographs/s/antioch/page/introduction

https://collections.visualresources.princeton.edu/Detail/collections/C-000004

Daha çok okuma kaynağı

– Saliou C. Historie Urbaine de l'Orient romain tardif.[online]

– Morey CR. The Excavation of Antioch-on-the-Orontes. Parnassus, 1935;7(4): 9-12.

- https://doi.org/10.1080/15436314.1935.11467439

- Morey CR. The Excavation of Antioch-on-the-Orontes. Proceedings of the American Philosophical Society. 1936;76(5):637-651.

-----------------------

Antakya Kazı Kurulu Üyeleri

Antakya’da alan çalışmasının başlaması (4 Mart 1932 günü)

Charles Rufus Morey (Başkan)

Richard Stillwell

Jean Lassus

Apostolos Athanassiou

Donald N. Wilber

William A. Campbell

Adolph G. Cotton

Glanville Downey

George W. Elderkin

Clarence S. Fisher

William Gad Gabriel

Adib Ishak

John W. Lincoln

G.E. Kidder Smith (Fotoğrafçı)

Robert Garrett

Dana Carlton Munro

Robert Schirmer

Vittoria A. Athanassiou

Dorothy Waage

Fadeel Saba

Margaret Surre

Fotoğraf 15-7. Charles Rufus Morey (20 Kasım 1877 - 28 Ağustos 1955), Kazı Başkanı.
Fotoğraf 15-8. George W. Elderkin (1879-1965) (Princeton), Genel Yönetim,
Fotoğraf 15-9. Clarence S Fisher (Kudüs Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu), Alan Direktörü,

Fotoğraf 15-10. William A. Campbell (Wellesley Koleji), Alan Direktör yardımcısı,
Fotoğraf 15-11. Jean Lassus (Şam Fransız Enstitüsü).
Fotoğraf 15-12. G.E. Kidder Smith (Fotoğrafçı) https://en.wikipedia.org/wiki/G._E._Smith#/media/File:G_E_Smith.jpg

Fotoğraf 15-13. Princeton Üniversitesi Antakya Kazı üyeleri bir arada (1938, Narlıca).
Reis Mahmud Kriem, Lassus, Louisa Dresser, William A. Campbell, Fedeel Saba.
Item Type, Album Photograph, Image Number 6000
Picture from Album. Note on back reads: 1938 Narlidja. Sector; Toprak-en-Narlidja (Narlıca)
Item sets, Antioch Album Photographs
http://vrc.princeton.edu/researchphotographs/s/antioch/item/26646#?c=&m=&s=&cv=&xywh=-332%2C17%2C1704%2C813
Fotoğraf 15-14. Clarence Fisher, W.A. Campbell, Jean Lassus, 1933 Arkeoloji Üyeleri. https://pi.lib.uchicago.edu/1001/org/ochre/d0e4b446-3f20-4be2-8aeb-1a3baf81e23d

Princeton Üniversitesi Antakya Kazısının göstermiş olduğu bilgiler nelerdir?

Antik Antakya’nın dönemin büyük merkezlerinden birisidir.

– Antik Antakya’nın ve Antakya Mozaiklerinin dünyaca tanınmasını sağlamıştır.

– Antik Antakya Roma döneminde varlıklı ve çok kimlikli bir kenttir.

– Antik Antakya kültürlerin buluşma yeridir.

– Özellikle Doğu-Batı kültürleri, Antakya’da bir araya gelmiştir.

– Kazılarda çıkarılmış olan mozaikler, Hatay Arkeoloji Müzesi ile Princeton Üniversitesi ve diğer paydaş müzelerde (Worcester Sanat Müzesi, Boston Güzel Sanatlar Müzesi, Baltimore Sanat Müzesi, Harvard Üniversitesi) sergilenmektedir.

– Mozaiklerin betimlediği konular, dönemin kentsel yaşamını gösteriyor.

– Princeton Üniversitesi Antakya kazıları, bölgenin tarihine ışık tutmuştur.

– Antik Antakya’nın çok kültürlü, çok inançlı, bilim, ticaret, siyaset, asker açısından önemli bir merkez olduğunu göstermiştir.

– Siyasi tarih, kültür tarihi, bilimsel düşünce, sanatın gelişimi ve birbirleri ile etkileşimi açısından Antakya bir laboratuvar olmuştur.

– Princeton Üniversitesi’nin 1932-1936 yılarında yapmış olduğu kazılar ile güncel Efes kazılarını karşılaştırmak gereklidir.

Sonuç

6-20 Şubat 2023 depremleri sonrası, diğer yerlerde olduğu gibi Antakya ve çevresinde büyük yıkımlar olmuştur.

Bu nedenle yeniden yapılaşmaya giderken, bir yandan depreme dirençli kentler kurarken, diğer yandan da toprak altında bulunan ve yerleri belli olan Antik Antakya’nın da kurtarılması gereklidir.

Antik Antakya, Seleukos, Roma, Roma sonrası dönemleri içine alan;

– Çok katmanlı arkeolojik bir bölge olmakla,

– Türkiye ve bölge için ikinci bir Efes gibi dünyanın dikkatini üzerine çeken,

– Olası ileri bir Turizm Merkezi özelliği taşımaktadır.

Bu bölge, erken Hristiyanlık (Yahudilik, Müslümanlık) açısından da önemlidir.

Hristiyanlığın ilk Mağara Kilisesi olan,

Saint Pierre Kilisesi (St. Pierre Anıt Müzesi) ile

Anadolu’nun ilk Camisi olan

Habib-i Neccar Camisi Antakya’dadır.

Papa VI. Paul tarafından 1983 yılında Hristiyanlar için hac yeri olarak kabul edilmiştir.

Her yıl 29 Haziran’da Katoliklerce ayin düzenlenmektedir.

Ayrıca, Amik Ovası’nda Anadolu ve Dünya tarihine ışık tutan; 300’den çok Hitit dönemi Höyük bulunmaktadır.

Bu antik değerler, dünya uygarlığı için olduğu gibi, Türkiye ve bölge halkı için de önemlidir.

Bölgenin taşıdığı bu büyük antik ve turizm değerleri toplumun kültürü ve refahı içinde çok büyük değer taşımaktadır.

Öneriler

MKÜ Arkeoloji Fakültesi kuralım

Daha önce (28 Kasım 2006-2010) görev yapmış olduğum Mustafa Kemal Üniversitesi’nde, kapsamlı ve bölgenin gereklerini karşılayacak bir Arkeoloji Fakültesi kurulması için gerekçeli hazırlık çalışmalarını yapmış, dosya hazırlatmış ve YÖK’e sunmuştum.

– Günümüzde, Hatay ilinde bulunan iki devlet üniversitesinin (MKÜ, İSTE), yerel kültürü çok iyi bilen genç yöneticilerini, güncel bilgi ve gelişmelerin ışığında, bu konuyu yeniden gündeme getirmelerini, düşünmelerini, doğup büyüdükleri, okullarında okuyarak geldikleri topraklara ve topluma karşı sorumluluk alarak, öncülük yapabileceklerine inanıyorum ve öneriyorum.

Antakya Müze Kent olursa, Antik Antakya’nın değerleri koruma altına alınabilir.

– Bu çalışmalara, Amik Ovası Höyükleri ve Hitit dönemi arkeolojik kalıntıları da girmektedir.

– Çünkü fotoğraflarla da görüldüğü gibi, bu alanlarda değer üretebilmek için eğitimli gençlere çok gereksinim bulunmaktadır.

– Bunun en kestirme yolu, bu konulara ilgili gençlerin eğitimini sağlamak, üretken bir yola girmesine yol açmaktır.

Son olarak, genç yönetici ve bilim insanlarının, bu konuları öğrenmeleri ve özellikle Princeton Üniversitesi Antakya Kazısı Belgelerini okuyup, incelemeleri gereklidir.

Bu düşüncelerle, bu makalede, 1932-1939 yıllarındaki Princeton Üniversitesi Antakya kazılarının önem ve değerini anlatmaya ve bu konunun güncel öneminin duyurulmasına çalıştım.