Ajans Bakırçay

Gönenç; "Şimdi değilse ne zaman"

ÖZELHABER

Mehmet Gönenç; “Biz hep ‘şimdi zamanı değil’ dedik. Haksız da değildik ama şimdi değilse ne zaman? Artık bu değişimin nasıl olması gerektiğini konuşmanın tam zamanı"

Bergama'nın önceki Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Can Radyo'da 'Doğan Beyazgül ile Özgür Yorum' progamına katılarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Doğan Beyazgül'ün sorularını cevaplayan Gönenç, CHP'de yaşanan değişim tartışmaları, yerel seçimler sürecinde ön seçim ile adayların belirlenmesi, sağ partilerle CHP'nin ittifak yapması, Bergama'da tekrar aday olup olmayacağını yanıtladı. Bergama'nın CHP tarafından tekrar kazananılabileceğini söyledi.

"DEĞİŞİM TALEPLERİ YENİ DÜŞÜNCE DEĞİL"

CHP'nin 4, 5 Kasım tarihlerinde yapacağı büyük kurultay öncesi gündeme gelen değişim talepleri konusunda görüşlerini dile getiren Başkan Gönenç; “Cumhuriyet Halk Partisinde değişim talepleri yeni bir düşünce değil. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra oluşmuş bir düşünce olarak değerlendirmiyorum. Şüphesiz o seçim kazanılsaydı her şey çok farklı olacaktı. Bu talepler belki hiç konuşulmayacaktı. CHP ve ortaklarının iktidar olduğu bambaşka bir Türkiye’ye uyanacaktık. Ama böyle olmayınca tabii ki değişim taleplerinin konuşulması elbette gerekiyordu. Çünkü yıllarca biz birçok yapısal problemi halının altına süpürdük. Karşımızda bir AKP tehlikesi vardı. Ülke bu kadar zor durumdayken öncelikle AKP’nin bize dayattığı o tek adam anlayışından, o totaliter yönetim anlayışından kurtulmak varken, partinin kendi içinde bir mücadele, parti içindeki bir değişim, bir muhalif hareket açıkçası çokta doğru bulunmadı”

"HEP ŞİMDİ ZAMANI DEĞİL DEDİK"

“Biz hep ‘şimdi zamanı değil’ dedik. Haksız da değildik ama şimdi değilse ne zaman? Artık bu değişimin nasıl olması gerektiğini konuşmanın tam zamanı. Tabii ki değişimi konuşurken, bu kazanamama durumunun bütün suçunu sadece ve sadece genel başkanımıza yüklemek gibi haksızlığı kimsenin yapmaması gerekiyor. Ancak bir değişim kaçınılmaz ve bunun doğru tarif edilmesi gerekiyor. Nelerin değişeceğini, nasıl değişeceğini, ne yönde değişeceğini iyi tarif etmemiz gerekiyor” dedi.

"ÖN SEÇİMİN ÖNÜNÜ AÇACAK MEKANIZMALARI ÇALIŞTIRMALIYIZ"

Partide önseçim olması gerektiğini söyleyen Gönenç; “Ancak parti içi demokrasi sadece ve sadece ön seçimden ibaret değildir. Örneğin bir ilçe kongresi olduğunda Divan’a verilen ilk önerge blok listedir. İzmir’de de öyle oldu. Dolayısıyla sadece ön seçim olunca parti içi demokraside her şey güllük gülistanlık olacak diye bir şey yok. Tabii ki ön seçim olmazsa olmazıdır bu işin ama o ön seçimin doğru olmasının önünü açacak değişim ve mekanizmaları da çalıştırmak zorundayız. Tüzüğümüzde de ön seçim olmasını engelleyen bir şey yok. Bu yerel seçimlerde ön seçim olmalı. Çünkü bu dönem seçmenimizde partiye karşı bir kırılganlık oluştu. Sevgili Özgür Özel bunu ‘duygusal kopuş’ diye tanımlıyor. Bence de doğru bir tanım. Maalesef böyle bir kopuş var. Bu kopuş sonrası şeffaf olmayan ve objektif kriterlerden uzak bir aday belirleme süreci maalesef 2024 yerel seçimlerinde hüsrana uğramamıza neden olur. Bu sebeple örgütün taleplerine kulak olacak bir ön seçim mekanizması, bu şekilde adayların belirlenmesi bir nebze de olsa bu kopuşu giderebilir” sözlerine yer verdi.

"SAĞ PARTİLERLE İTTİFAK YAPARAK BU NOKTAYA GELDİK"

CHP’nin sağ partilerle ittifak yapması konusuna değinen Gönenç; “Çok uzun bir süredir sağ partilerle ittifak yapma, ortaklık kurma, ortak seçime girme çabaları içindeyiz. Bu seçimde sağ partilerle bir ittifak ve o ittifakın içinde hiçte onların seçmen gözündeki karşılığı ya da oy oranlarıyla orantılı olmayan bir sandalye dağıtımı ile bu noktaya geldik. Tabii ki CHP’nin dışında sağ partilerle ortak paydada buluşulabiliyor ise, bu ülkenin daha demokratik bir şekilde yönetilmesi, bu ülkenin totaliter rejimden uzaklaşması, yeniden demokrasi ve güçlendirilmiş bir parlamenter sistem kurmak, ülkenin fabrika ayarları olan Atatürkçülük, Cumhuriyetçilik ilkelerin ortak paydaya dönüştüğü bir masa ise elbette ittifak yapılabilir. Ama sağ partilerle bu birlikteliğe gidilirken soldaki partileri bir kenarda tutup ‘siz bizi destekleyin ama çokta aynı karede olmayın’ demek samimi bir şey değil. Doğru bir şeyde değil. Çünkü o partilerle bizim ortak paydamız daha fazla. Geçmiş öykülerimizde birlikteliklerimiz, yoldaşlıklarımız daha fazla. Olası bir başarısızlıktan sonra o partilerin bizi yalnız bırakma olasılıkları çok çok daha az. Bunu seçmende görüyor ve CHP’nin bu konunda daha fazla cesaretli olması gerekiyor. Türk solu bunu daha önce yaptı ve yine yapabilir. Aksi halde kendi ideolojik tabanımızı kaybetmeye başlıyoruz” 

"BİAT KÜLTÜRÜNDEN UZAK DURMALIYIZ"

“Bunu söylemek pek içime sinmiyor ama galiba Türkiye’de iktidar muhalefeti de kendisine benzetti. CHP’de eskiden bu kadar güçlü biat kültürü yoktu. Şimdi neredeyse herkes kendi küçük iktidarını, kendi ilçe başkanlarını, kendi belediye başkanlarını, kendi milletvekili adaylığını toplumun, sokağın ve hatta parti çıkarlarının üzerinde tutma gibi bir refleks geliştirdi. Bu beni partili olarak rahatsız ediyor. İl ve İlçe kongreleri oluyor, bizim il ve ilçe başkanlarımız hemen toplaşıp uçağa binerek sayın genel başkanımıza ‘biz şu delegasyon olarak arkanızdayız’ diyor. Böyle bir şeye gerek yok. Bunlar çok doğru yöntemler değil. Daha önce partide böyle bir kültürün olduğunu bilmiyorum. Vardıysa da o zamanda yanlıştı şimdide yanlış. Genel başkanımızı desteklememiz zaten çok doğal ve normal. Benim rahatsızlığım bunun bir biat kültürüne dönüştürülmeye başlanmasında. Bu sol bir partiye yakışacak bir anlayış değil” dedi.

"ŞANSLARIN EŞİT OLDUĞUNU GÖRÜYORUM"

Kasım ayında CHP genel başkanlığı için gerçekleşecek olan büyük kurultaya ilişkin konuşan Gönenç; “Her zaman için mevcutlar bir sıfır önce başlar. Bunu kabul etmek lazım. Ama ben bu kongrede şansların eşit olduğunu görüyorum. Genel başkanın aday olmaması gibi bir durum olabileceğini de düşünüyorum. Genel başkanımız bu konuda bir işaret vermiş değil ama böyle bir olasılığın oluşabileceğini düşünüyorum. İki adaylı bir seçimde partinin bir kayıpla çıkacağını da düşünmüyorum. Bu süreçler partimizde çok yaşandı ama herhangi bir savrulma olmadı. Ama genel başkanımız seçimi tekrar kazandığında bugün partideki bu uzaklaşmanın, parti ile bağın zayıflaması ve duygusal kopuşun devam edeceğini düşünüyorum. Ya da şuana kadar elde edilen başarıların ne yerel seçimlerde ne de ondan sonraki genel seçimlerde tekrar yakalanabileceği konusunda şimdilik bir umut taşımıyorum. Dileğim bu kongre değişim ve dönüşüm sürecinin önünü açan bir kongre olsun. Tabii ki sayın genel başkanımız bu süreçte her ne kadar olumlu sonuç alamasak ta seçimi kazanmaya yönelik çabası, çalışkanlığı, ülkenin her noktasında miting yapması azımsanacak şeyler değil. Biz daha önceki seçimleri de hatırlıyoruz, genel başkanımız gerçekten çok şeyi de değiştirdi. Ama yeterli olmadı, şimdi biraz daha aktif, dinamik güçlerin önünü açmakta yarar ver diye düşünüyorum” dedi.

"BEN İSTEMİYORUM, HADİ GÜLE GÜLE DİYEMEZSİNİZ"

Gönenç, Bergama’da yeniden başkan adayı olacak mı sorusuna ise; “Ben bir dönem meclis üyeliği iki dönem de belediye başkanlığı yaptım. Bu 'politikayı bıraktım ya da hiçbir zaman politika yapmayacağım, görev almayacağım' anlamına gelmiyor. Bunu şimdiye kadar asla söylemedim. Tabii ki önceki dönemde belediye başkanlığı yapmış biri her zaman potansiyel adaydır. Şuanda Bergama’da ismi konuşulan ve adaylığını açıklayan arkadaşlarımız var. Benim şuana kadar bir talebim olmadı. Bundan sonrada henüz 'adayım' demeyi düşünmüyorum. Ama parti bir şekilde tabii ideali ön seçim olması gerek onu söyleyeyim, her zaman içinde bir açık kapı bırakmak lazım. Yarın ne olacağını kimse bilemez. Belki arkadaşlarımızdan birisi ya da ikisi vaz geçecek, parti belki zor durumda kalacak, belki bize diyecekler ki ‘gel tekrar kararını gözden geçir, bu parti görevidir’ diyecekler. ‘Ben istemiyorum, hadi güle güle’ de diyemezsiniz. Bu iş çocuk oyuncağı değil. Ama çok samimi söylüyorum şuan için adaylık düşüncem yok. Bu partinin karar vereceği bir süreç diye düşünüyorum” 

"CHP, HER ZAMAN BERGAMA'DA SEÇİM KAZANMA POTANSİYELİNE SAHİPTİR"

"Ortada kötü yönetilen bir Bergama Belediyesi var. Bu somut olarak belli. Son 4 buçuk yılda inanılmaz bir şekilde bir mülk satışı gerçekleşti. Belediye ciddi oranda mülklerini sattı. Yaklaşık 2 buçuk milyon metrekarelik alanı, 2 bin 5 yüz dönüm bir alanı sattı. Bu çok ciddi bir rakam. Bu satılan yerlerin büyük bir bölümü verimli tarım arazisi. Bugünkü piyasa değeri 650, 700 milyona aşağı değil. Şuanda benim tahminim yaklaşık 350, 400 milyon gibi Bergama Belediyesi’nin borcu var. 65, 70 milyon lira olan borç bu seviyeye geldi ve üzerine 700 milyon liralık satılan bir gayrimenkul var. Karşılığında yapılan ne var diye bakarsak; sadece şehir içinde yapılan bir takım veya yapımı devam eden yollar var. Onun dışında Bergama Belediyesi’nin kendi bütçesiyle kendi kasasından harcayıp bitirdiği somut ve büyük elle tutulur bir projesi yok. Bugün Bergama’da yürütülen Millet Bahçesi, Selinos Projesi bunların hepsi kamu parasıyla, bakanlıkların parasıyla yapılan işler. Bu kadar borç ve bu kadar mülk satışından sonra ‘ortada ne var?’ diye sorarsanız koca bir hiç var. Dolayısıyla seçmenlerin bunu bilmesi gerekiyor ve CHP örgütünün gücü her zaman iyi ve etkili bir aday ve çalışmayla seçimleri kazanma potansiyeline sahiptir. Biz bunu geçen dönemlerde gösterdik. Bu süreçte işi başarıyla yürütebilecek dinamik, genç, Bergama ile aidiyet bağı güçlü olan, başka hesabı kitabı değil de gerçekten Bergama’ya bir şey verme konusunda idealleri olan insanlarla seçimi kazanabilir. Cumhuriyet Halk Partililerin bu konuda içi rahat olsun” dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.