Ajans Bakırçay
2020-12-19 20:13:39

Yaşanılan Süreçler ve Sevgi

Sedat Özgüven

19 Aralık 2020, 20:13

İnsanlarımızın ezici çoğunluğunun gündelik yaşamlarına yansıyan, geçim ve benzeri ekonomik sıkıntılar, saldırgan-bulaşıcı Covid-19 virüsü ile birlikte daha da arttı.

İşsizliğin, pahalılığın, geçim sıkıntılarının daralttığı yaşamlar, tam uygulanmasa bile, alınmaya çalışılan koruma tedbirleri altında, korku, endişe ve sıkıntının egemen olduğu duygularla donandı.

Yüksek perdeden; ‘evde kalın’, ‘dikkat edin’, ‘bir araya gelmeyin’ çağrıları yapan yönetenler, büyük patronlara her tür desteği verirken, çalışmak zorunda olanlara, küçük, orta esnaf ve zanaatkarlara, köylülere “Bir ay yaşamı kapattık-İşe gitmeyin, dükkanınızı açmayın, işlerinizi erteleyin, kiralarınızı ödeyeceğiz, geçiminizi biz sağlayacağız” demiyor.

Yaşlı diye adlandırılan kesimle adeta dalga geçiliyor.

Söz konusu insanlarımıza yaşam zorlaştırılıyor, bir anlamda yasaklanıyor.

Duygu dünyaları alt üst ediliyor.

Tüm bu söz konusu sıkıntılı sürecin, doğal olarak aile içi ilişkiler ve yakınlar başta olmak üzere, tüm dostluk ve arkadaşlıklara ve bu ilişkilerin harcı, tutkalı olan SEVGİ duyusuna etkileri oluyor mu?

Ya da ne denli ve nasıl oluyor?

Ne yapmalıyız?

Neler yapabiliriz diye düşündüm ve birlikte düşünelim istedim.

Evet, yaygınlaşan dünyada ve ülkemizde binlerce insanımızı teslim alan virüse karşı, devletin aldığı, alacağı, almak zorunda olduğu tedbirler dışında, bireyler olarak bizler de, çok dikkat etmeliyiz. Korumacı her tedbiri almalıyız.

Bu anlamda, eski muhabbet toplantılarını, kahve buluşmalarını, kalabalık aile içi buluşma ve görüşmeleri, iş nedeniyle ve zorunlu olarak, dışarda ilişkileri yoğun olan aile fertleriyle ilişkilere dikkat etmeye özen göstermeliyiz.

Dikkatsizlik yüzünden bir kazaya uğrarsak, bir daha hiç görüşemeyiz, hiç kucaklaşamayız.

Oysa kısa bir süre uzak kalır ve koruyucu tedbirlere katlanırsak, daha sonra çok uzun yıllar, hep birlikte olabilir ve yaşamlarımızın tutkalı olan SEVGİ ile kucaklaşabiliriz.

Hepimiz Sevgisiz yaşanmayacağını biliyoruz. Sevgisizlik, yaşam dışı kalmak, bir anlamda yaşamın anlamsızlaşması demektir.

Sevgiden yoksun kalmak, aklın da olumsuz etkilenmesine yol açar.

Karşılıklı ortak mutluluğumuzun yaratıcısı olan sevgi bağının olumsuz etkilenmemesi, azalmaması, diğer yandan korumacı tedbirlerin yalnızlaştırıcı yanlar taşıyan duygularından uzak durabilmek için, gerekli özeni gösterebilmeliyiz.

İşte burada da en etken güç yine SEVGİ-dir.

Gerçekleri ve yaşamın önemini algılayan, insana, hayata ve tüm haksızlıklara karşı, olumlu katkılar koyabilmenin SEVGİ değerini kavrayan herkes, bu özeni yaşama geçirmek için, elinden gelebilen her şeyi yapma gayreti içinde olacaktır. Olmalıdır.

Bu zamanları aşmanın yolu SEVGİ-den geçiyor.

Düzlüğe çıkmanın, yaşamı savunmanın, iyiliği etken kılmanın, her tür haksızlığa karşı başarılı sonuçların, beni ilgilendirmez demeden söz söylemeyi de kapsayan SEVGİ-den geçiyor.

Savaşsız ve sömürüsüz, mutlu ve SEVGİ ile harmanlanmış bir dünya inşasının taşıyıcısı da SEVGİ ile donatılmış insanlar olacaktır...

Israrla ve özenle koruyun kendinizi ve sevgiyle kalın.

Unutmayın ki SEVGİ-siz yaşamlar, bütün çiçekleri solmuş bir bahçeden farksızdır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.