Bergama’yı Sevenler Turizm Derneği (BERSEVTURDER) tarafından düzenlenen "Nefes Alan Tarih Bergama" söyleşileri, Türkiye’nin emek ve kadın tarihi açısından ezber bozan bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Yapılan araştırmalar ve paylaşılan belgeler, Osmanlı tarihindeki ilk makine kırıcılığı eyleminin (Luddizm) sanılanın aksine Uşak’ta değil, 151 yıl önce Bergama’da yaşandığını ortaya koydu.
Odeon Pergamon Kültür ve Sanat Alanı’nda gerçekleştirilen söyleşi dizisinin odağında, 1875 yılında Bergama’da patlak veren ve literatüre "Kanlı Fabrika Olayı" olarak geçen direniş yer aldı. Bergama’nın eski Belediye Başkanı Mehmet Gönenç’in konuşmacı olduğu söyleşide, Bergamalı kadınların ekmek kavgası tüm detaylarıyla anlatıldı.
Literatür değişiyor: Uşak değil, Bergama
Bugüne kadar tarih kitaplarında Osmanlı Devleti’ndeki ilk "makine kırıcılığı" (Luddizm) eyleminin 1908 yılında Uşak’taki halı işçileri tarafından gerçekleştirildiği kabul ediliyordu. Ancak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde açıklanan yeni bilgiler, Bergamalı kadınların bu eylemden tam 33 yıl önce (1875) makineleri durdurarak hak arayışına girdiğini ortaya koydu.
"Kadınların büyük başkaldırısı"
Söyleşide konuşan Mehmet Gönenç, olayın sadece bir işçi hareketi değil, aynı zamanda kadınların toplumsal hafızadaki gücünü gösteren bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Gönenç, konuşmasında: "151 yıl önce Bergamalı kadınların başlattığı bu makine kırıcılığı eylemi, Osmanlı topraklarında kadın işçilerin kendi hakları için gerçekleştirdiği ilk örgütlü başkaldırıdır" dedi.
Gönenç; "Kanlı Fabrika Olayı, 1875 yılında Bergama’da iplik üretimi yapan bir fabrikada çalışan kadın işçilerin, başlattığı tarihi bir direniştir. Osmanlı Devleti’ndeki ilk "makine kırıcılığı" (Luddizm) eylemlerinden biri kabul edilen bu olayda, kadınlar haklarını aramak ve ekmek kavgalarını büyütmek amacıyla fabrikadaki makineleri tahrip etmişlerdir. Bu başkaldırı, literatürde 1908 Uşak olaylarından çok daha önce gerçekleşmiş, örgütlü bir kadın işçi hareketi olarak dönemin toplumsal hafızasına kazınmıştır. Bergama'da yaşanan toplumsal isyanların yarattığı asayiş kaygısı ve kentin ekonomik merkez olan İzmir Limanı ile artan ticari bağı, bölgenin daha sıkı denetlenmesi amacıyla İzmir'e bağlanmasını sağlamıştır" sözlerine yer verdi.